Şarapçı Ayhan (‘Mahalle Hikayeleri; Bizler iki çağ arasına sıkışmış bir nesiliz’)

80’li yıllarda doğan nesilin diğer nesillerden çok daha bedbaht dönemlerden geçtiğini hepimiz çok iyi biliyoruz, herşeyin değişimine dönüşümüne biz denk geldik. Bizler iki çağ arasına sıkışmış bir nesiliz. Teknolojiden öncesini de gördük sonrasını da görüyoruz.

  • Toplumsal konularda da birçok şeye şahit olduk. Mesela biz 10’lu yaşlarımıza geldiğimizde halen sokaklarda çeteler vardı, bunların işlediği olaylara da şahit olduk. Bir sürü çete ismi bilirim çocukluğumdan, Uçan Kazlar, Leşler, Resul’un Uşakları, Baraklılar gibi.
  • Ortadoğunun göbeğinde geçen çocukluğumda büyüdüğüm mahallenin belki yüz bin nüfusu vardı, biriketten yapılmış, sıvasız, düzensiz onlarca birbirine sıkışmış evin ağaçsız sokaklarında büyüdük, öyle her yerde arabalar yoktu, kuru çocuk gürültüsü ve yaşanılan onlarca farklı kültür.
  • Belediye mahallenin göbeğine koca bir park yapmıştı, içinde düğün salonu, kütüphane, çocuk parkı, kafeterya vardı. Bu park tamamlandıkça şehrin sokak hayatını girdap gibi içine çekmeye başlamıştı, her olay parkta olmaya başlamıştı, düğünden eğlenceye herkes buraya akıyordu.
  • Birgün sokaktaki arkadaşlarla gülle(misket) oynarken, bizden yaşça büyük olan biri çıkıp bugünden sonra gülle zamanı bitti, gazoz kapağı zamanı başladı diye bağırdı, bizim orada oyunlar dönemseldi, ortalama iki ayda bir oyunlar değişirdi. Gülle gitmiş yerine gazoz kapağı gelmişti.
  • Herkes güllesini eve bırakıp sokağata yana yana gazoz kapağı arıyordu, biri yolda ender bulunan bir kapak bulmuştu, diğer çocuk da onun kendisine ait olduğunu iddia ederken kavga çıktı, gürültü patırtı. Derken yeni evlenmiş genç bir kadın bize bağırdı, gidin burdan diyerek.
  • Kadın bizi sokaktan kovunca biz de hep beraber o parka gitmiştik, orada envai çeşit kapak bulabilirdik. Çöpleri karıştırıyoruz sağa sola bakıyoruz ceplerimiz kapakla dolmuştu. Hepimiz yorulunca çimlere uzandık, kapakları sayıyoruz.
  • O zamanlarda mahallenin en tehlikeli adamlarından biri cezaevinden yeni çıkmış, mahallede dedikodusu dönüyordu. Tam da çetelerin hafiften sönümlendiği sadece liderler arası ufak tefek çekişmelerin olduğu zamanlardan bahsediyorum. 23 Yaşında afiili bir psikopat Şarapçı Ayhan…
  • İspanyol paça pantolonu, arkası yatık kundurası, tavuk götü saçlarıyla, mahallenin korkulu rüyası Ayhan içerden çıkıp parka gezmeye gelmişti. Parka piknik yapmaya, oturmaya gelen ailelerin tadı kaçmıştı, herkes kısık sesle Ayhan’ı işaret ediyordu. Kimse yüzüne bakmıyordu.
  • Ben daha önce Şarapçı Ayhan’la ilgili çok hikaye duymuştum ama hiç görmemiştim, herif bildiğin psikopatmış, gözünün altına göz yaşı damlası dövmesi yaptırmış, bağrı açık ipek bir gömlek giymişti. Yanında bir iki de çakalı vardı, biz de çimlerde gazoz kapaklarıyla oynuyorduk.
  • Birden karşı yönden gelen bir adam Ayhan’a omuz attı, Ayhan omuz atan elemana; senin ağzını yüzünü sikerim dedi. İnsanlar dondu kaldı, herkes buz kesti, iki sn’lik bir sessizlikten sonra Ayhan’ın kösele ayakkabısının yerde çıkardığı sesi duydum ve ardından.
  • Adama indirdiği tokatın sesini, adam yere düştü, Ayhan’ın çakalları da adama yerde tekme attılar, adam ayağa kalktı, biraz sağda solda koşuşturup birşeyler aradı, bir çam ağacının dibindeki sopayı aldı, Ayhan’a saldırdı. İtiş kalkış çıt çıkarmadan epeyce dövüştüler.
  • Sonra Ayhan’ın çakallarından biri belinden keskin bir dahra çıkardı. Adama salladı ama beceremedi, Ayhan çakalın elinden dahrayı aldı, adamın gerdanına doğru indirdi, adam yere yığıldı, dahra adamın boynunun yarısını kesti, herkes kaçıştı, biz de ağaçların ardına saklandık.
  • Adam yerde debeleniyordu, her yer kan oldu, adamın ilk başlarda eliyle tutmaya çalıştığı boynu yere düşünce serbest kalmıştı, kan uzağa doğru fışkırıyordu, adam yerde biraz çırpındı, ğğğğk ğğğk diye boğazından ses geliyordu..
  • Biz korkudan hemen oradan kaçtık, bizden yaşça büyük olan gülle devrini bize kapattıran çocuk, ölen kişi Temem Ablanın kocasıydı, gidelim haber edelim dedi, onlar Temem Abla’nın evine doğru gittiler, ben gitmedim.
  • Temem Abla da bizi gürültü yaptığımız için sokaktan kovan yeni gelindi. Çocuklar gidip kadına Şarapçı Ayhan kocanın kafasını kopardı demişler, kadın bayılmış, ambulans iki saat sonra gelmiş. Ben de ambulans kadını götürken sokağa geldim.
  • Kadın kalp krizi geçirmiş, ölmüştü. Mahalle çalkalandı Ayhan ve Çakalları yakalandı. Müebbet aldılar diye duydum. Günlerce o sokak genç bir kadının cenazesi için gelenlerle doldu taştı. Herkes kadına üzülüyordu, ailesi paramparça olmuştu. Feryatlar figanlar, ahh! gerçekten zor.
  • Ben en çok da Temem Ablanın kocasına üzüldüm, daha yeni evlendiği karısı ölmüştü, adam anlam veremiyordu. Kendisinin öldüğünü sandığı için karısı ölmüştü, ölen başkasıydı oysa, çocuklar yanlış eve haber vermişlerdi. Okuyanlardan A.R.O.

Bu Konu,  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar