Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Liberalizm Nedir? Liberal ideolojinin temelleri nelerdir?

Liberalizm Üzerine

  • Gelişmiş devletlerin neredeyse tamamında gördüğümüz “liberal ideoloji”, aydınlanma çağından günümüze kadar hem siyasetin hem de siyaset felsefesinin inceleme konusu olmuştur. Temellerinin 18. Yüzyıla dayandığı bu görüşün babası, şüphesiz Adam Smith’tir. İskoçyalı bir ekonomist ve aynı zamanda siyaset felsefecisi olan Adam Smith, ulusların zenginliği isimli toplamda 2 cilt eser ortaya çıkarır.
  • Kitap yalnızca liberalizmin ekonomik temellerini değil, aynı zamanda bireysel, toplumsal ve sosyolojik temellerini de ortaya koyar. Ancak yine de ağırlıklı olarak ekonomik bir temel anlatımı hakimdir. Liberalizmi tam anlamıyla felsefi perspektiften değerlendiren ve 19 yüzyılın en önemli fikir adamlarından biri olan John StuartMill, “On Liberty” (Özgürlük Üzerine) isimli kitabı da, liberal dünya görüşünün kutsal kitaplarından biri olarak kabul edilir.
  • Liberal ideolojinin temellerinin 18. Yüzyıla dayandığı bilgisi kimi siyaset tarihçileri ve felsefeciler için görecelidir. Bunun nedeni, 17. Yüzyılda Descartes ile birlikte gelen büyük bir paradigma değişimidir. Modern felsefenin babası olarak kabul edilen Descartes, sanat ve felsefeyi insan perspektifine taşıyan ilk filozoflardan biridir. Burada bahsedilen “insan perspektifi”, tanrı perspektifinin geride bırakılmasını tanımlar.
  • 17. Yüzyıl öncesi sanat ve felsefe, tanrının bir kavrayışı olarak ele alınmaktaydı. O dönemde n önce yapılan tüm sanat eserleri ve tüm felsefi fikirlerin öznesi “tanrıydı.” Ancak öznenin insana geçmesi sonucunda “bireyci” bakış açısı, kaçınılmaz olarak sanat ve felsefede kendini göstermiştir. Liberalizmin tek kelimelik tanımı olarak bireycilik, aslında modern felsefenin, dolayısıyla 17. Yüzyılın, nihayet Descartes gibi filozofların ortaya koyduğu bir paradigmadır.
  • Liberal sistemin de tüm hareket noktası “bireyden” başlar. Kamusal düzenden ekonomik yasalara, hukuk kurallarından ifade özgürlüğüne kadar her bir kompleks kavram, temelinde “bireyin” özgürlüğü ve çıkarı üzerine kurulmuş sistemlerdir. Ancak bu bireysellik kavramı zaman ilerledikçe devleti dahi gereksizleştiren bir düşünce sistemi ortaya koyacaktır. İşte tam bu noktada liberallerin kendi içerisinde büyük ayrışmalar söz konusu olacaktır. Bunlar kısaca Klasik Liberalizm, Modern Liberalizm ve Neo Liberalizm olarak üçe ayrılırlar.
  • Her biri kağıt üzerinde ya da bir tasarı olarak mükemmel bir ideali temsil ederken, henüz hiçbiri, hiçbir ülke tarafından tamamıyla uygulanabilmiş değildir. Dolayısıyla günümüz Liberal devletlerin problemleri, liberal düşünürler tarafından “liberalizmin” kendisi ile ilgili problemler değildir. Çünkü onların görüşlerine göre tüm sorunlar, “tam anlamıyla” uygulanmamış olan ideal politikaların ortaya çıkardığı problemlerdir.

Elbette insan, tüm varlığını bir mantık çerçevesi içerisinde yaşamayacak kadar kararsız ve duygusal bir canlıdır. Bu nedenle çeşitli ideolojik doktrinler, hiçbir şekilde revize edilmeksizin tüm dünya vatandaşlarını kapsayacak şekilde bir içerik sunamaz. Ancak ne yazık ki her bir doktrin, bu içeriği kendi içerisinde barındırdığını iddia etmektedir.

Güncelleme: 2 Kasım 2018 — 20:56

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |