Mizah nedir? Mizah Teorileri Nelerdir?

Mizah teorisi okuyorum. Oldukça ilginç şeyler var. Şimdi klasik olarak kabul gören üç temel mizah teorisi var. Hobbes’un Üstünlük Teorisi, Freud’un Rahatlama Teorisi ve Kant’ın Uyuşmazlık Teorisi.

  • İsimlerinden de anlaşılabilir zaten. Hobbes’a göre mizahın temelinde üstünlük hissinin yarattığı oforinin dışa vurulması var. Mesela, The Office izlerken, Michael Scott karakterinin kendini salak duruma düşürmesini izlemenin yarattığı üstünlük hissi beni gülmeye itiyor.
  • Rahatlama teorisine göreyse kahkaha veya komik durum, gergin veya tansiyon dolu bir durumun sonunda oluşan boşalım ve rahatlama hissinin bir sonucu. Mesela devlet baskısının yarattığı gerilim karşısında devletle edilen alay bir tür rahatlama ve gerginlik boşalımı yaratır.
  • Uyuşmazlık teorisine göre ise mizah, beklenildik ile olan arasında bir uyuşmazlık olması sonucu oluşan sürpriz hissinin dışa vurumuyla ortaya çıkar. Mesela bir çocuğun “aman çok yaşlandık be” demesi mizahı olarak okunabilir çünkü beklenilen retorik ile gerçek retorik arasında bir uyuşmazlık var.
  • Neyse, sosyal teoristlerce kabul edilen en temel mizah teorileri bunlar. Burada benim şu an okuduğum Michael Billig’in Kahkaha ve Alay adlı kitabı devreye giriyor. Billig’e göre bu teorilerin temelindeki sorun mizahı bireye ve bireyin bazı durumlara verdiği bireysel tepkilere indirgiyor olmaları.
  • Billig’e göre bu tür bireyselci mizah okuması kahkahanın ve mizahın “öğrenilen”, “retorik” ve “toplumsal” özelliklerini gözardı ediyor, ve mizah ve kahkahayı olduğundan daha apolitik bir eylem olarak gösteriyor. Ancak kahkaha ve mizah dibine kadar politiktir.
  • Ve politik olduğu için, hiçbir zaman mizah “kusursuz bir pozitif” değildir. Mizahın toplumsallığını, kahkahanın öğrenilen bir pratik olmasına bağlıyor. Mesela çocukken annem yolda birinin düşmesine gülüyor, sonra ben de bu harekete karşı gülünmesi gerektiğini öğreniyorum etc.
  • Yani kahkahanın temelinde belli bir anlamsallık var, anlam-öncesi bir şey değil. Nelere kahkaha atılması gerektiği kadar, nelere veya nerelere kahkaha atılmaması gerektiğini de öğreniyoruz. Mesela Türkiye’de bize İstiklal Marşı sırasında gülünmemesi öğretiliyor.
  • Biri gülerse cezalandırılır veya eleştirilir. Bu tür iletişimler ve pratiklerle nelere gülünmesi, nelere gülünmemesi gerektiğini öğreniyoruz. Bu toplumsallık, mizaha iki rol biçiyor; bunlar “disipline edici mizah” ve “devrimsel mizah”.
  • Devrimsel mizah hakkında daha fazla fikrimiz var çünkü çoğunlukla devrimsel mizah konuşulur ve teorize edilir. Rus linguist Mikhail Bakhtin’e göre mesela, Ortaçağlarda karnavallar mazlum halkın otoriteye karşı çıkarak otoriteyle alay ettikleri devrimsel uzamlardı.
  • Karnaval zamanında kişiler otoriteyle alay eder, otoriteye güler ve bu toplumsal kahkaha ile “hükümet” karşısına bir “halk” oluştururlardı. occupy Wall Street hareketi sırasında mizahlar ve meme’ler hükümetsel ciddiyete karşı, alaycı bir halk yaratarak devrimsel bir momentum yaratmıştı.

  • Bunların karşısında ise, daha az konuşulan, ama aslnda çok daha önemli “disipline edici mizah” var. Disipline edici mizah, ya da Saara Sarma’nın dediği gibi “hegemonik mizah”, kahkaha yoluyla baskın bir toplululuk yaratır ve bu kahkahanın karşısında veya dışında kalanları dışlar ve aşağılar, ve bu şekilde onları ya disipline eder, ya da baskılar.
  • Michael Billig’e göre bunun bir örneği, toplumsal bir konsept olan “utanç” konsepti. Billig’e göre utanç bir toplumsal pratiktir. Gündelik normlar utanç konsepti ile ve karşısında konuşlanır.
  • Gündelik normların dışında çıkmak “utanç verici” olarak görülür ve utanmamak için birey gündelik normların dışına çıkmaz. Bu sayede alaycı kahkaha ve utanç korkusu bireyi disipline der.
  • Mesela yolda kıvırtarak yürüyen feminen bir erkeğin maruz kaldığı alaycı kahkaha, onu disipline eder, ve eril bir toplumu sağlar ve yeniden üretir.
  • Bu pratik ile toplum yeniden oluşur. Bunu mesela günümüz sağcı ınternet trollerinin “cringe” mizahına da bağlayabiliriz, cringe başkası adına utanmak demek.
  • Troller, bir şekilde toplumsal mücadeleler vermeye çalışan bir uğraş içinde olan insanların bir takım özelliklerini alay malzemesi haline getirip, “utanç verici” bularak, bu mücadele veren insanların disipline etmeye çalışmaktadır mesela. Ama en önemli sorun burada ortaya çıkıyor.
  • Ofansif mizah nedir? Günümüzde oldukça yaygın olan ofansif mizahı nasıl anlayabiliriz? Ofansif mizah devrimsel mi yoksa disipliner bir mizah mı?
  • Ofansif mizah yapan insanlar kendilerini devrimsel olarak algılıyor ve kendini devrimsel olarak sunuyor. Ve bir noktada devrimsel olduklarını kabul edebiliriz. Sonuçta amaçları bir takım tabuları yıkmak.
  • Ama ofansif mizahın temelinde çok daha derin disipline edici bir ethos da bulunuyor. Mesela, çok seks yapan kadınların vajinalarını mızah malzemesi haline getirerek, normatif cinsellik kodlarının ve bekaret koşullarının dışına çıkan kadınları alay malzemesi, utanç objesi ve bu yolla da disipline edilmesi gerektiren bireyler haline getiriyorlar. Bunların da bir takım tesirleri oluyor.
  • Bu hareketleriyle de baskın bir toplumsal fikri pekiştirip, bu fikir üzerine bir halk yaratıyorlar.
  • Mizah, o yüzden, temelde ve önemli şekilde siyasidir. Bu siyasilik de belli sorumluluklar ve bilinç ihtiyacı gerektiriyor. Mizahın her zaman ve her daim masum olmadığını, mızahin ne tür güç ilişkileri içinde bulunup ne tür şekillerde araçlaşabildiğini unutmamak lazım o yüzden. Öyle, güzel bir kitap okudum paylaşayım dedim.

 


Kaynaklar:


  • Yorum; Eğer ilginizi çekerse buna da bir bakabilirsiniz. çok güzel bir flood, teşekkürler.

  • Cevap; Ah okudugum kitapta Bergson hakkinda ayrintili bir bolum de var bu kitabi almayi dusunuyordum! Cok tesekkurler!

Yazar; Il Matto

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
mutlakaoku.com | #Bilgiseli | #Flood | © 2016 | Tanıtım Yazıları | Glovo Kurye Olmak İstiyorum |