Yeni Zelanda Saldırısının Arka Planı! Neler oluyor? (‘5G ile Gelen Mesaj’)

5G İLE GELEN MESAJ; Evet sevgili dostlar geçtiğimiz günlerde önce Yeni Zelanda’da hemen ardından Hollanda’da yaşanan saldırılar Dünya gündemine otururken bu saldırılar sonrasında “Neler oluyor?” sorusu akıllarda yer etti…

  • Aniden Dünya’nın gündemine oturan bu saldırılar sıradan ırkçı ve İslamofobik bir şiddet ve terör olayı mıydı yoksa saldırıların aslında çok farklı bir mana mı taşımaktaydı…Bugün sizlerle birlikte bu floodumuzda bu saldırıların perde arkasını aralayacağız…
  • Bugün yaşanan olayları ve gelişmeleri anlayabilmek için tarihsel arka plana vakıf olmak gerekmektedir ve bugün biz o tarihsel arka planı en detaylı ve en başından itibaren sizler ile paylaşacağız…
  • O nedenle floodumuzun ilk maddeleri bugün yaşanan saldırılar ile çok alakasız gibi gözükse de floodumuzun sonuna geldiğimizde en başta verdiğimiz bu bilgilerin nasıl anlam kazandığını şaşırarak okuyacaksınız…
  • Başınızın döneceği uyarısını peşinen yaparak sizler de hazırsanız işte başlıyoruz…Haydi çayı,kahveyi kapan gelsin…
  • Az önce dediğimiz gibi bugün yaşananları anlamak için dünü yani tarihsel arka planı bilmek gerekiyor…İşte tam da bu sebeple takvim yapraklarını biraz geriye sarıyoruz… Tarih:1910 Yer:Amerika Birleşik Devletleri
  • Amerikan devlet yapılanması yaklaşmakta olan “Büyük Savaşı” görmüş ve bu savaşta avantajlı konuma geçmek için pek çok devlet sadece silaha yatırım yaparken silah dışında çok farklı bir alana daha yatırım yapmaya başlamıştır:KRİPTOLOJİ
  • İşte bu bağlamda ABD’nin ilk “sivil kod kırma teşkilatı” olan “KARANLIK ODA” kod adlı yapılanma 1910’da faaliyetlerine büyük bir gizlilik içinde başlamıştır…
  • ABD’de New York City’deki bir taş evde son derece hızlı biçimde çalışan bu birim 1.Dünya Savaşı sonuna gelindiğinde o denli etkin çalışmıştı ki,iki düzineye yakın ülkenin şifreli üst düzey mesajlarını çözmüş,şifrelerini çözdüğü belge sayısı 10 bini geçmişti…
  • Barış görüşmeleri esnasında da faaliyetlerini tüm hızı ile sürdüren KARANLIK ODA birimi görüşmeler esnasında yabancı ülkelerin diplomatik kriptolu mesajlaşmalarını deşifre ederek ABD delegasyonuna ileterek,ABD delegasyonunun büyük avantaj elde etmesini sağlamıştır…
  • Ancak bu çok özel birimin 1.Dünya Savaşı ve sonrasında zirveye çıkan parlak günleri ABD’de Dışişleri Bakanlığı görevine Henry Stimson’un getirilmesi ile sona erecektir…
  • Stimson,KARANLIK ODA biriminin sadece düşman ülkelerin değil ABD’nin dostu olan ülkelerin kriptolu mesajlarını da çözümlediğini öğrendiğinde buna tepkisi çok sert olacak ve KARANLIK ODA biriminin tüm evrakı ile birlikte lağvedilmesi emrini verecekti…
  • Dışişleri Bakanı Henry Stimson’un talimatı ile lağvedilen KARANLIK ODA birimi elemanları da başta birimin şefi Herbert Osborne Yardley başta olmak üzere emekliye sevk edilmişti…
  • Ancak Dünya üzerindeki hesaplaşmanın bitmediğini ve çok da uzun sürmeyecek bir zaman sonra bir büyük 2.savaş yaşanacağını ön gören ABD ordusu durumdan rahatsızdı… Ve ABD ordusu duruma el koyarak son derece gizli bir proje için 1929 yılında start verdi…
  • 1929 yılında ABD ordusu bürokrasinin karanlık dehlizleri içerisine sakladığı çok gizli bir birimi kurdu:”PAROLA İSTİHBARAT SERVİSİ”
  • PAROLA İSTİHBARAT SERVİSİ,1929 yılında ilk kurulduğunda tek bir çalışanı vardı:Rusya doğumlu kriptoloji uzmanı William Frederick Friedman…
  • William Frederick Friedman 1930 yılı Haziran ayına kadar çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde tek başına sürdürdü… Ve nihayet 1930 yılının Haziran ayında PAROLA İSTİHBARAT SERVİSİ’ne 3 yeni üye alındı…
  • Bu 3 yeni üyenin isimleri;Frank B. Rowlett,Abraham Sinkov ve Solomon Kullback’tı… Daha sonra küresel bir istihbarat servisine dönüşecek yapılanmanın temel nüvesi Friedman ile birlikte işte bu 3 kişiden oluştu… İlk toplantı ise ünlü 3416 numaralı odada gerçekleştirdi…
  • İkinci Dünya Savaşı sonuçları itibariyle tüm Dünya dengelerini de değiştirmişti… Ve ABD-İngiltere ikilisinin karşısında artık komünist SSCB vardı. SSCB en büyük tehditti ve iki ülke bu tehdide karşı ortak hareket etmeye başladılar. Soğuk Savaş’ın silahı bilgi ve istihbarattı.
  • ABD ve İngiltere,SSCB tehdidine karşı o zamana dek başlatılan en geniş kapsamlı projeyi başlattılar…Bu projeye ilk başta SIGINT adı verildi…
  • Proje “İş Sinyal İstihbaratı” olarak biliniyordu.Amaç hem haberleşme istihbaratı olan COMİNT’in hem de elektronik istihbarat denilen ve radar gibi cihazlardan gelen sinyali kapsayan ELİNT’in sinyallerini ele geçirerek çözümlemesini yapmaktı.
  • İkinci Dünya Savaşı esnasında ABD ile İngiltere elektronik sinyal istihbaratı alanında birlikte hareket etmiş,çok sayıda operasyona birlikte imza atmış ve önemli deneyimler kazanmıştı…
  • İkinci Dünya Savaşı devam ederken ABD’nin Avrupa Sinyal İstihbarat Bölüm şefi Albay George A.Bicher’in imza ve onayı ile 1944 yılında TICOM isimli yapılanma planlanarak devreye alındı…
  • TICOM’un elektronik istihbarat alanındaki tüm operasyonları gerek ABD gerekse İngiltere hükümetleri tarafından “TOP SECRET” damgası ile en üst düzeyde gizlilik seviyesinde gizli tutuldu…

  • 2.Dünya Savaşı sonrası TICOM yapılanması lağvedilmedi ve SSCB karşısında yapılacak elektronik istihbarat faaliyetlerinin belkemiğini oluşturması için yetiştirilmek üzere 6 TICOM timi İngiltere’ye gönderildi…
  • İngiltere Buckinghamshire içerisindeki Bletchley Park ismi ile bilinen bir malikane ilk ana üs olurken yapılanmanın İngiltere’deki resmi adı DEVLET KOD VE ŞİFRE OKULU oldu.Bu isim sonrasında DEVLET HABERLEŞME KARARGAHI (GCHQ) şekline dönüştü…
  • ABD’de ise Kara-Hava-Deniz Kuvvetleri Güvenlik Daireleri ASFA adlı yapılanma bünyesinde toplanmıştı ancak ASFA, Kore Savaşı’nda sınıfta kaldı…
  • Bunun sonucunda Başkan Turuman 1952 yılında 24 Ekim tarihinde saat 15.30’da Beyaz Saray Oval Ofis’te “Kayıtdışı”bir toplantı yaptı. Toplantıya Savunma Bakanı Robert Lowett,NSC’den Everet Gleasson ve Dışişleri Bakanlığı’ndan David K.Bruce katıldı …
  • Bu toplantıda ASFA tasfiye edilirken Kongrr’den ve kamuoyundan gizli bir istihbarat yapılanması olacak çok geniş yetkiler ile donatılmış NSA resmen hayata geçti…
  • ABD’de KARANLIK ODA birimi ile başlayıp PAROLA İSTİHBARAT BİRİMİ ile devam eden yapılanma NSA ile son şeklini alırken İngiltere’de de DEVLET HABERLEŞME KARARGAHI (GCHQ) işte böyle kuruldu…
  • 1950’lerin ortasına doğru NSA’nın bütçesi 500 milyon doları bulmuştu.Bu rakam ABD’nin tüm istihbarat faaliyetlerinin yarısından fazlaydı…
  • Ancak NSA resmen hayata geçmeden 4 yıl önce hayata geçen bir anlaşma vardı: ABD-İNGİLTERE arasında yapılan Haberleşme İstihbarat Anlaşması UKUSA olarak biliniyordu
  • ABD ayrıca 1948 yılında benzer bir anlaşmayı Kanada ile CANUSA adı ile imzaladı daha sonra Kanada UKUSA anlaşmasına dahil edildi…
  • Kanada 2.Dünya Savaşı esnasında Dış İlişkiler Departmanı’nın önerisi ile,179 personeli olan Ulusal Araştırmalar Konseyi’nin Haberleşmeler bölümünü kurdu…
  • Bu yapılanma CBNRC adı ile kodlandı…Kuruluş 1972 yılında CSE adını alırken ana üssü ise Riedau Nehri yakınlarında Ottowa Konfederasyon tepelerinde bulunan Road No:719’daki Sir Leonard Tilley binası oldu
  • 1996 yılına gelindiğinde kuruluşun 900’den fazla çalışanı ve yıllık 116,8 milyon Kanada doları bütçesi vardı…
  • İkinci Dünya Savaşı sonrasında yapılan UKUSA anlaşmasına ABD ve İngiltere’nin ardından “Çelik çekirdek” olarak 3 ülke daha dahil edildi.Bunlar Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda oldu. Kanada yapılanmasını az önce anlattık…
  • Bu 5 ülkeye Dünya’nın her yanını elektronik istihbarat ile dinledikleri ve gözledikleri için 5 GÖZ ÜLKELERİ denildi…
  • 2.Dünya Savaşı sonrası Avustralya Savunma Sinyal Direktörlüğü reorganize edildi ve DSD adını aldı. Karargahı ise Melbourne St.Kilda Road üzerindeki Victoria Kışlası oldu…
  • DSD,UKUSA üyesi ülkeler içerisinde Japonya,G.Kore ve Pakistan’da ait diplomatik haberleşmeleri kontrol eder ayrıca Güney Afrika ve İran-Irak sınırındaki haberleşme faaliyetlerinin kontrolü de DSD sorumluluk alanındadır…
  • 1977 yılında ise Yeni Zelanda Devlet Haberleşmeleri Güvenlik Bürosu (GCSB) kurularak faaliyete geçti… Yapılanmanın merkezi Wellington’da parlamento binasının karşısındaki Freyberg Binasının üst katlarıdır…
  • İşte 1970’lerin sonuna gelindiğinde bu 5 ülke dünyanın her bir karış toprağını dinleyebilmekteydi. Ama planında amaç da çok daha büyüktü…
  • NSA,her bir UKUSA üyesi ülkeyi yarattığı gayrıresmi ve “sanal” bir ülkenin başkenti “KRİPTO ŞEHİR” olarak adlandırılan bir ülkede birleştirme projesini başlattı.
  • 5 GÖZ ÜLKELERİ olarak bilinen UKUSA ülkeleri yani ABD-İNGİLTERE-KANADA-YENİ ZELANDA ve AVUSTURALYA’ya bağlı tüm bilgisayarlar bu projeye göre 52 süper akıllı bilgisayar üzerinden “PLATFORM” adı verilen bir ortak ağa bağlanacaktı…
  • Merkez ise NSA’nın Ford Meade’daki karargahı olacaktı…Böylece 5 GÖZ ÜLKELERİ sinyal istihbaratı birimleri entegre olacak ve ortak bir havuz yaratılacaktı…
  • Bu proje için özel olarak tasarlanan bir yazılım vardı ve o yazılımın adı da “ECHELON” olarak kodlanmıştı.
  • Bu sistem şöyle işliyor:Avrupa-Asya ve Afrika’daki tüm telefon,fazla,mail yani aklınıza gelebilecek her türlü veri iletişimi aynı anda minimum 90 bin veri olmak üzere INTELSAT 707 uyduları tarafından UKUSA ülkelerinin sinyal istihbarat dinleme karakollarına aktarılıyor…
  • Bilgilerin ilk gittiği yer ise İngiltere’de Cromwell yakınlarındaki GCHQ’nun Bude yakınlarındaki Morwenstow dinleme karakolu…Yani “Alo” deseniz sesiniz İngiltere’de…
  • Uzakdoğu ise Japonya’daki büyük bir Amerikan dinleme karakolu tarafından dinleniyor.Bu karakol Honshu Adası’nın Kuzey ucundaki Misawa Hava Üssü’dür…
  • Bu hava üssüne INTELSAT 8 uydusundan aynı anda 112.500 veri akışı sağlanır …
  • 5 GÖZ ÜLKELERİ bu devasa sinyal istihbarat birliğinin iç “Çelik Çekirdek” kısmını oluşturan 1. çemberidir…
  • İkinci Çembere ise 9 GÖZ ÜLKELERİ adı verilir.Bu çemberde ilk çemberdeki 5 GÖZ ÜLKELERİ ile birlikte Hollanda,Danimarka,Norveç ve Fransa vardır…
  • Üçüncü Çembere ise 14 GÖZ ÜLKELERİ adı verilir ve burada ilk iki çemberdeki ülkelere ek olarak Almanya,İtalya, Belçika,İsveç ve İspanya bulunur…
  • 9 ve 14 GÖZ ÜLKELERİ aslı yapı olan 5 GÖZ ÜLKELERİ yani UKUSA ülkelerinin uzantısıdır …
  • Şimdi tim bu bilgileri ve bu devasa istihbarat ağını geriye dönmek üzere bir virgül koyarak bir yana bırakın…
  • Tarih yaprakları 1987’yi gösterdiğinde Çin’in çok kötü durumda olan haberleşme altyapısını yeniden kurması ve modernize etmesi için Çin hükümeti çok önemli bir adım atar…
  • Bu bağlamda ABD’den AT&T, Fransız Alcatel, İsveçli Ericsson,Japon NEC ülkeye yatırım yapmaya davet edilir. Ancak bu firmaların teknoloji paylaşımı yapmamaları Çin hükümeti tarafından güvenlik endişesi yaratır ve Çin devleti farklı arayışlara yönelir…
  • 1987 yılında Çin ordusunda bir mühendis ve asker kritik noktalarda görev yaptıktan sonra emekliliğini ister…Bu kişinin adı Ren Zhengfei’dir…
  • Ren Zhengfei HUAWEİ firmasını kurar ve kısa süre içinde haberleşme teknolojisi konusunda Çin devleti büyük kredi ve yardımlar verdiği HUAWEİ firması üzerinden bu alandaki tamamen yerli sistemini üretir…
  • 1992 yılına gelindiğinde HUAWEİ artık Çin devleti için “Stratejik” bir teknoloji şirketi halini alır.Zira 1992 yılında Çin devleti HUAWEİ firmasına Çin Ordusu’nun haberleşme sistemini baştan sona yeniden kurma işini verir…
  • Bu işle birlikte Çin Devlet bankaları HUAWEİ’Yİ adeta paraya boğar…
  • HUAWEİ artık arka planda gizli ortağı Çİn Devleti olan bir teknoloji devidir. Çin en son teknolojik yenilenme projelerini hep HUAWEİ üzerinden sürdürmektedir. HUAWEİ ise müthiş bir teknolojik atılım içerisindedir.
  • HUAWEİ,2G/3G/4G sürecinde Batılı pek çok büyük bilişim firmasını iflas ettirdi. Başta Amerikalı Lucent, Kanadalı Nortel, CİSCO gibi devler büyük darbe aldı HUAWEİ’den…(Kaynak:Füsun N.Sebil/HUAWEİ CFO’SUNUN TUTUKLANMASININ TERCÜMESİ)
  • Gelinen noktada HUAWEİ Dünya Telekom altyapısının büyük bölümünü eline geçirdi… Türkiye’de bu oran yüzde 80…
  • Huawei asıl bombayı ise 5G teknolojisi ile patlattı ve işte zaten kızılca kıyamet de bundan sonra koptu…
  • Çin’in en stratejik projesi olan BİR KUŞAK BİR YOL PROJESİ ya da bilinen adı ile MODERN İPEK YOLU PROJESİ ile Pekin-Londra arası kesintisiz tek hat üzerinden birleşecek…Çin bu proje için trilyon dolarlarca yatırım yapıyor …

  • Yukarıdaki harita ve güzergahta nda görüldüğü gibi Çin bu proje ile adeta Avrupa’nın tam ortasına bir nüfuz alanı kuruyor…Peki bu projelerin geçeceği güzergahın telekomünikasyon,uydu sinyalizasyon v.s işleri kimde dersiniz? Bingo!Tabii ki HUAWEİ’de…
  • Yani Pekin-Londra arasında ne kadar stratejik alan varsa bunlar ABD’nin elinde olmayan 5G teknolojisi ile donatılarak sinyallerinin dinlemesi sadece Çin tarafından yapılacak!
  • Böylece ABD’nin 1910’lardan başlayarak başlayıp,1945 sonrası kurumsallaşarak ete kemiğe bürünen ve bu güne dek trilyonlarca dolar harcadığı,sinyal istihbaratı tekeli kırılacak hatta ABD Çin’in elindeki 5G teknolojisine sahip olmadığı için siber savaşta hedef konumuna gelecek.
  • Çin elindeki 5G teknolojisi ile Modern İpek Yolu Projesini birleştirecek.Böylece Moğolistan Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland, Timor-Leste, Vietnam, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Bahreyn, Mısır, İran, Irak, İsrail, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar, Suudi Arabistan, Filistin, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Yemen, Afganistan, Bangladeş, Bhutan, Hindistan, Maldivler, Nepal, Pakistan, Sri Lanka, Arnavutluk, Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Çekya, Estonya, Gürcistan, Macaristan, Letonya, Litvanya, Makedonya, Moldova, Karadağ, Polonya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna’yı kontrol altına alacak…
  • AB’nin orta vadede kaçınılmaz olan çöküşünü gören ve Lee Ailesi vasıtası ile Çin başta olmak üzere tüm Asya ve Uzak Doğu’yu kontrolünde tutan Rothschild Ailesi,
  • AB çöktüğünde birlikte olmamak,çöküş sürecini ve sonrasını dizayn etmek için merkezi olan İngiltere’yi BREXİT ile dışarı çekti…Bu KÜRESEL MERKEZ AKIL içerisindeki Rothschild-Rockefeller çekişmesindeki ilk hamle oluyor …
  • Rothschild Ailesi’nin ikinci hamlesi ise 5 GÖZ ÜLKELERİ içerisinde olan İngiltere ve Yeni Zelanda üzerinden geldi…Bu ülkeler HUAWEİ ile 5G altyapısı için anlaşma imzaladı…
  • Bu anlaşma fiilen UKUSA ittifakı ve tabii 5 Göz Ülkeleri projesinin sona ermesi demekti…
  • İşte tam bu noktada uzun zamandır yazdığımız ve ANALİZLER VE HİPOTEZLER-3 KUKLACI e-kitabımızda detaylarına yer verdiğimiz KÜRESEL MERKEZ AKIL içindeki Rockefeller-Rothschild çatışması yeniden alevlendi…
  • Ve tehlikeyi gören KÜRESEL MERKEZ AKIL içinde ABD’nin temsil ettiği Rockefeller Ailesi düğmeye bastı.
  • HUAWEİ’nin CFO’su ve aynı zamanda şirketin kurucusu olan Ren Zhengfei’nin kızı Mena Wanghau gözaltına alındı.Nerede? 5 GÖZ ÜLKELERİ içerisinde ABD tarafında kalan KANADA’da…
  • Bu gözaltına alma Çin üzerinden Rothschild Ailesi’ne karşı bir hamleydi…
  • Bu esnada Dünya gündemine bomba gibi düşen bir “terör saldırısı” yasandı…Nerede?5 GÖZ ÜLKELERİ içerisinde yer alan Yeni Zelanda’da…Yeni Zelanda İngiliz sömürgesi olan bir ülke ve İngiliz Milletler Cemiyeti Commonwealth üyesi bir ülke…
  • Yani mesaj bu kez İngiltere vasıtası ile Çin tarafına geçmesi muhtemel Yeni Zelanda üzerinden 5 GÖZ ÜLKELERİ iç çemberine verildi…
  • Yeni Zelanda’daki olayın yankıları dinmemişken bir terör eylemi haberi daha gündemi sarsacaktı…Nerede? Rothschild Ailesi’nin Kraliyet Ailesi ile çok sıkı bağları olduğu Hollanda’da… Hollanda’da gerçekleşen saldırı ile hem 9 GÖZ ÜLKELERİ’ne mesaj verildi.
  • Hem de eylemci Çeçenistan’da Ruslara karşı savaşan bir kişiden seçilerek Rusya’ya mesaj verilecekti…
  • Bu arada HUAWEİ’nin CFO’su gözaltına alındığında Çin hamlesini geciktirmedi…Boeing firmasının Etiyopya’da düşen 737 Max8 tipi uçağının seferleri Çin tarafından yasaklandı bunu 50 Avrupa ülkesi izledi… Boeing’in zararı milyar doları buldu…
  • Peki neden hamle Boeing üzerinden yapıldı…Anlatalım efendim…
  • Boeing sıradan bir uçak üreticisi değil…ABD DERİN DEVLETİNİ oluşturan BÜYÜK SERMAYE-CIA-PENTAGON saç ayağının BÜYÜK SERMAYE ayağının en önemli aktörlerinden bir tanesi.
  • Boeing kamuoyu tarafından sivil havacılıkta yolcu taşıma için ürettiği uçakları ile bilinse de asıl büyük sermaye birikimini 1. Ve 2. Dünya Savaşı esnasında ABD ordusuna yaptığı uçaklar ile sağlamıştır…
  • Daha da ilginci Boeing firması ABD’nin sinyal istihbaratı projesinde hayatı rol oynayan uydulardan 10 tanesinin üreticisidir…
  • Firmanın direktörü John E.Bryson ise CFR direktörlerinden bir tanesidir…
  • Yani Boeing,Çin tarafından “rastgele” sadece ABD’ye zarar vermek için seçilmiş “sıradan” bir firmanın çok çok ötesindedir…
  • KÜRESEL MERKEZ AKIL içinde son dönemde giderek artan ve daha da açığa çıkan Rockefeller-Rothschild çatışması, HUAWEİ-BOEİNG’in cephede olduğu ama asıl hedefin Dünya istihbaratına ve veri tabanı kontrolüne hükmetme savaşı ile yeniden gündemde…
  • Özellikle Yeni Zelanda’daki saldırı Rockefeller’in tüm gücünü kullanarak İngiltere’de BREXİT’i parlamentoda kilitlemesi ile birlikte ele alındığında İngiltere ve Yeni Zelanda’ya Çin’e kayış noktasında verilen bir gözdağı ve mesaj…
  • Yeni Zelanda saldırılarında saldırgan manifestosu ve silahtaki Türkiye’ye yönelik mesajlara gelince…Öncelikle bu bir false flag operatif hamlesi…Yani bir sahte bayrak olayı var kamuoyu için hedef şaşırtmaca yapılıyor.
  • Ancak konuya derinlemesine vakıf olanlar ABD’nin 1950’lerin başı itibariyle Karamürsel başta olmak üzere Türkiye’de pek çok elektronik sinyal istihbarat üssü olduğunu ve elektronik istihbarat noktasında Türkiye’nin ABD için önemini bilirler…
  • İşte Türkiye ile ilgili mesajlar ülkemize “Çin kanadına kayma” mesajdır…
  • İşte sevgili dostlar yaşanan saldırılar tarihi arka planı bilinince ve geleceğe dair planlara vakıf olunca böylesi bir anlam kazanıyor…

By floodda kaynakça olarak aşağıdaki eserlerden ve yazılardan faydalandık: *James Bamford:SIRLAR EVRENİ:ABD GÜVENLİK DAİRESİ’NİN DİNLEME VE İSTİHBARAT AĞI *Frank B. Rowlett: The Story of Magic :Memoirs of on Amerikan Cryptology Pioneer *James Bamford: The Puzzle Palace. Nicky Haber:Secret Power:New Zeland’s Role in The İnternational Spy Network. *Colin Hughes: “Solidarity Criticizes GCHQ Union Ban” başlıklı makale/12 Ekim 1988-The Independent *Jet İtici Kuvvet Laboratuvarı,Görev ve Uzay Araç Kütüphanesi,INTELSAT 7,7A

  • Evet sevgili dostlar bu saate kadar bizimle olan yahut daha sonra okuyacak tüm dostlara bin selam olsun diyoruz ve floodumuzu klasikleşmiş şekli ile bitiyoruz:”Takdirleriniz beğenilere beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin…”

Kaynak; Twitter, Celal Eren Çelik @yazparov

Güncelleme: 21 Mart 2019 — 06:45

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir