Eski Türkiye Yeni Türkiye Farkı; Büyüklük Anlayışı

Eski Türkiye’nin “büyüklük” anlayışı “büyük harita/’torpah’ sahabısı olmak” feodal mantığına dayanıyordu… Son 70 yıldır “büyüklük” denince akla “böyük” Osmanlı haritası geliyordu. Türkiye’yi yeni kuşakla adım adım devralmakta olan Yeni Türkiye’nin büyüklük anlayışı farklı… >>

  • Türkiye, üzerinde sayısız devlet ve beylik yeşertmiş -bu konuda- “bereketli” bir yer. Günümüzde bu çeşitliliğin bir tür bölünmüşlük şeklinde tecelli etmesinin en ilginç ifadelerinden biri de, “Herkesin tarihi kendine” mantığı. Yeni Türkiye, bunu da aşmanın adı gibi…
  • Türkiye’nin İslamcısının tarihi, Abdülhamit iktidarının son yıllarından ve o dönem için kurgulanmış “kendine Müslüman” bir tarihin tüm Osmanlı devrine mal edilmiş hâli. Bu “özel tarih”in padişahları kuran kursu talebeleri gibiler, sadece Kur’an okuyup cihad ediyorlar o kadar…
  • Toprak/arazi ve büyük harita üzerinden büyüklük tarif eden İslamcı tarih anlayışında Abdülhamit Rom içmiyor, imparatorluğuna en çok toprak kaybettiren, donanmayı Haliçte çürüten Sultan da değil, sarayda klasik Batı müziği çaldırıp diğerlerini susturan da o değil…
  • Fakat Cumhuriyetçiler için de kendine Müslüman başka bir tarih var. Cumhuriyetçiler için tarih Atatürk’le başlar -hatta O’nunla da biter. Mesela Abdülhamit’in Türkiye’de kütüphaneciliği başlatan Sultan olduğu, sarayın çocuklarıyla gölette oyuncak gemi yarıştırdığı düşünülemez…
  • Milliyetçiler için, İttihat Terakki’nin -Osmanlı yenilgisi kesinleşince- zamana uyarak “Orta Asya Merkezli Türk İmparatorluğu” (Turan) kurmak fikri, tarih anlayışlarını belirlemiştir. Zaman içinde kısa süreli başka tarih yaklaşımları da olmuştur, mesela Anadoluculuk…
  • Anadoluculuk, 1960’lar ve sonrasında kısa bir süre Sol edebiyatçılar arasında sevilen bir anlayıştı ve eski Yunan kültürünü ve kadim Anadolu’yu, onun kültür ve uygarlığını Cumhuriyet’in tarihiyle birleştiriyordu, tabii “muhafazakar tarih” anlayışı ile 1980 sonrasında bitti…
  • Yeni Türkiye, her kesimin kendine tarih üretip, kendinden olmayana bindirdiği “seçici tarih” anlayışından, ‘Bütüncül Tarih’ anlayışına geçişin de adı aynı zamanda, çünkü yeni BÜYÜKLÜK anlayışının ne feodal “torpah büyütmek” saçmalığıyla alakası var, ne de kişi kültüyle…
  • Yeni Türkiye, ölüsünün de aşılması gerektiğini anladığı “Osmanlı Şeysi”nin son karikatürü “Eski Türkiye”ye karşı modern Türkiye’nin sembolü/kurucusu Atatürk’ü sahiplenerek yürüyor ve bu (daha önce yazdığım) “Fabrika ayarlarına dönüş”le ilgili bi durum. Ama sonuç değil, ‘geçiş’…
  • Yeni Türkiye’nin ‘Büyüklüğünü’, Evrensel Yüksek Değerler ve Dünya Kültür Odağı olmak üzerine inşa edeceğini varsaydığımızdan, Anadolu/İstanbul tarihine karşı ideolojik bir bakış benimsemeyeceğini, yani ne İslamcı ne Türkçü ne de Kemalist olacağını söyleyebiliriz…

İdeolojik Tarih Yaklaşımının Türkiye’nin Geleceğine Etkisi!

  • Yeni Türkiye’nin tarihine ve tarihinin Dünya tarihi içindeki rolü ve yerine ideolojik kompartımanlar sınırlamalarının ötesinden bakacağı ve Anadolu’da yaşayan ve yaşamış halkların tarihlerini de sahipleneceğini söyleyebiliriz… Zira Yeni Türkiye tek kompartımana sığdırılamaz…
  • Dünya tarihinde bugünü şekillendirmiş en önemli şahsiyetler arasında Konstantin, Hz. İsa, Hz. Muhammed ve Buddha’nın ardından 4. sırada, ama kendisiyle İslamcıların, her yıl İstanbul’u ala ala bitirememesi sorunu var, Atatürkçüler de onunla “işgalci Yunan” üzerinden sorunlu…
  • Tarih anlayışlarının değişmesi elbette sadece “hadi artık böyle yapalım” diyerek olacak şey değil elbette, ama yeni anlayışı destekleyen bir çok sosyoekonomik/sistemsel faktör var ve ‘Yüksek/Yüce Değerler’in yeniden yükselişi, “bugün sayesinde” çoktan başladı zaten… <<

Yazar; Selçuk Salih Caydı

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Pdf Free Books Download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x