Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Korku Hikayesi ; Cadının Kabri (“Filanca ağanın kasrıdır!”)

Vakit geldi! Korkulu hikaye floodu başlıyor. Bu gece sizlere “Cadının Kabri” hikayesini anlatacağım! Toplaşın!

 

  • Yeri zamanı meçhul ama tahiminim 19.yy. Rumeli’de geçiyor. Birkaç köy, çiftlik, han sahibi zengin bir ağa varmış. Küp küp altını varmış.
  • Bir gün nam olsun diye seçtiği havadar bir yere eski ayanlar, beyler gibi muazzam bir kasır (köşk) yaptırmak istemiş. Köyü düzlükteymiş.
  • İstiyor ki tepelik bir yere yaptırsın, gelen geçen yolcular görsün. Namı Rumeliyi tutsun, “filanca ağanın kasrıdır” diye göstersinler.
  • Bir gün başka bir köyün ağasını ziyaret ederken tam yolların kesişimine yakın birkaç ağaçtan başka bir şey bulunmayan bir tepeye denk gelmiş, Bakmış tepenin hemen dibinde üç-beş evlik bir köy de var. Atını sürmüş, köyün sahibini sormuş. Güya köyün ağasının evine girmiş.
  • Güya diyorum zira adam köylüler misali hayli gariban. Köyün doğru dürüst geçim kaynağı yok. Ağa satın almak istemiş köyü. Kasır yaptıracak. Gariban ağaya oracıkta birkaç kese altın saymış kapatmış köyü. Demiş ben buraya kasır yaptırırım, köylüleri de hizmetime alırım.
  • Sonra işte ziyarete gideceği öbür köye varmış. Oranın ağasına kasır yaptırma niyetini söylemiş. Ağa nereye yaptıracağını sormuş buna. Demiş işte falanca yerle filanca yerin yolları kesişiyor, bir çıplak tepe var üç-beş ağaçlı, dibinde birkaç hane. Öbür ağanın yüzü düşmüş.
  • Demiş sana oranın ne olduğunu anlatmamış o hain ağa, git al altınlarını geri. Başka tarafa yaptır kasrını. Bu ağa içinden kıskanıyor demiş. Kıskandığı için öyle dediğini düşünmüş. Yine de laf olsun diye sormuş niye diye. “Sen buralı değilsin, orada Cadının Kabri vardır. Bilirler” Bizim ağa Rumelili. Sayısız hortlak, cadı meseli duymuş. Ama Cadının Kabri’ni duyunca garipsemiş.

  • Eski zamanda Rumeli’de cadıcılar olurmuş daha önce floodlarda anlatmıştım. Alcılar, cinciler misali, cadılara yani hortlayanlara çare bulan ocaklı (ailevi yani) kimseler.
  • Ağa demiş para döktürüp çağırtamamışlar mı cadıcı? Usul böyle malum, anlaşılır, parayla hortlayanın kabri açılır, hortlak def edilir.
  • Öbür ağa demiş, yok bu öylesi değil. Bu cadı düğümlere üfüren, insanı bağlayan cinsindendi. Öldükten sonra dolaşır olunca daha da fena olmuş, Köylülere görünmüş, fenalıklar yapmış.
  • Köylüler ilk sefer cadıcı çağırtmışlar. Tepeye çıkıp cadıyı gömdükleri mezarı açmışlar. Kabir boş. Cadıcı şaşmış Zira inanış gereği kabir gündüz vakti dolu olur, gece boştur. Lakin cadı ortalıkta o tepe civarında geziyor. Bu başkaca demiş.
  • Öbür ağa dinlememiş tabi. Kıskandığından böyle söylediğini düşünmüş. Birkaç gün sonra o köye yerleşmiş. Ustalar, işçiler çağırmış. Köylülere de yine iş olsun diye cadıyı sormuş.
  • Köylüler kasır inşa olacak bize iş kapısıdır diye sevinçli. Demişler bazen birilerine görünür, işte dolaşırken görürler falan ama kuru hurafedir neticede. Ağa zaten “Ben hayduka, eşkiyaya pabuç bırakmamışım, cadı da neymiş” kafasında.
  • Kasır gayet güzel yapılmış. İşçiler falan ilkin korkuyormuş ama kimse bir şeye rastlamayınca korkuları geçmiş. Kasır tamamlanmış. Cidden uzaklardan görünen, görenin falanca ağanın kasrı dediği, tepe üstünde azametle dikilmekte olan heybetli bir bina.
  • Ailesini getirmiş ağa. Mevzu kasırda insanlar yaşamaya başladıktan sonra kendini belli etmeye başlamış. Önce ufak tefek eşyalar, kaybolup belirmeye başlamış. Sonra fısıltılar, ses duyma faslı. Ondan sonra alenen çarpma, görünmez birinin sanki tırmalaması, gölgeler görünmesi vs. adım adım…
  • Bazı hizmetliler kasırdan kaçmaya başlamış. Zira sürekli çevrede, içerde dolaşan, biraz irice, kambur, yaşlı bir kadın görüyorlarmış. Kadın kendilerine kötü kötü bakıyor, bazen lanetler okuyup kayboluyormuş.
  • Ağa inanmıyor tabi. Ama köylüleri mi akıllarını bulandırıyor demiş. Gitmiş köylüleri tehdit etmiş, siz mi bunlara anlattınız böyle böyle diye.
  • Köylüler en son sakladıkları şeyi itiraf etmişler. Cadı onlara da ancak tepeye yolları düştüğünde görünüyormuş. Mezarı üstüne kasır yapılmasından rahatsız olmuştur demiş.
  • Ağa biraz inanır gibi olmuş. Demiş insana fenalığı dokunur mu? Köylüler susunca zorla zöyletmiş. “Duyduğun hortlaktan cadıdan beterdir” demişler. Neler yapmazmış ki?
  • Hortlak, cadı kan içer. Ciğer söker yahut. Bu ekseriyetle kadınlara musallat olurmuş. Erkekleri de delirtip cinnet geçirttirirmiş. Cinayetleri başkasına işlettirirmiş, insanın aklına girermiş okuyarak.
  • Ağa bu işte bir iş var diye düşünmüş.Bir yandan da korkuyormuş zira hanımı hamile. Hanımını eski köyüne göndermeyi düşünmüş rivayetlerden etkilenmesin diye. Ama niyet olarak kalmış. Bir gün bir alacak için başka köye geçmiş, Yağmura yakalanmış oradayken, yollar, şoseler hep çamur deryası. İki-üç gün sonra dönebilmiş.
  • Bir bakmış hanımı rahatsız, yatıyor. Hizmetçilerine sormuş sebebini. İnsan birkaç günde nasıl bu hale gelir diye. Demişler o cadı dedikleri göründü hanıma, ayrıldığınız gece.
  • Ağa hemen bir araba hazırlatıp, hizmetçileriyle birlikte hanımını eski evine göndermiş. Silahlı adamlarıyla kalmaya başlamış tek başına.
  • Ona da görünmeye başlamış bir süre sonra. İlk önce abdesthanede, bahçe tarafında. Kasrın pencerelerinden birinde görmüş. Hayal sanmış.
  • Bir gün uyurken boğazına çöktüğünü görmüş rüyasında. Fısıltılar, gölgeler daha az ürkütücü geliyormuş gözüne. Bir yandan kaçmak istiyor, bir yandan da gururuna yediremiyor.
  • Köylüler kapısına gelmiş bir gün. Demişler biz burada duramayız artık. Birkaç gündür evlerimizde de görünüyor. Bizi de rahat bırakmıyor. Köyde düğün çağında iki kişi varmış, sakin yere göçelim, düğün orada kurulsun diye kararlaştırmışlar.
  • Ağa gurur yaptığından kimsenin köyden ayrılmasına izin vermemiş. Demiş “Bütün masrafı karşılayacağım. Bu kasrın dibinde davullar vurulacak.”
  • Son birkaç gün sakin geçmiş, hazırlıklar yapılmış. Düğün yapılıyor kasrın bahçesinde. Ağanın adamları dahil herkes eğlencede. Köyden kimseyi çıkartmamış ağa. Herkes orada. Gurur meselesi yapmış, diğer ağaların ağzına kaçtı sözünü düşürmeyecek.
  • Düğün esnasında ağa başköşede oturuyor. Birden hanımının sesini duyar gibi olmuş. Acaba benden habersiz araba ayarlayıp kalkıp buraya mı geldiler demiş. Kalkmış başköşeden. Binaya bakınmış, kimseye rastlamamış. Arka bahçe tarafına bakmış. O ara birden davul zurna sesi bıçak gibi kesilmiş.
  • Ağa ne olduğuna bakmak için döneceği sırada cadıyla göz göze gelmiş. Siluet yahut rüya hali değil, kanlı canlı duruyormuş karşısında. Cadı öyle ürkünç bakıyormuş ki ne kıpırdamaya ne bir söz söylemeye mecal bulmuş.
  • Tek bir şey söylemiş ağaya: “Sen benim hanemin tepesine bu kasrı diktirdin. Ben de senin ocağına incir ağacı dikeceğim!” Ağa bunu duyunca o an aklı uçmuş.
  • Güç bela adım atıyor ama korkudan ayakları tutmuyor sanki karda yürür gibi ağır adımlarla düğün yerine geçiyor. Dehşetin hakikisi orada. Düğün alayı olduğu yerde hafif hareketlerle kıpırdıyor. Sessiz hepsi. Gözlerini dikmiş ağaya bakıyorlar. Gözlerinin feri yok.
  • Hareketleri oldukları yerde ağır aksak. Böyle sanki elleri kolları yamulmuş da hareket etmeye çalışıyorlar gibi. Adamları dahil. Ağa yürüye yürüye dönmüş eski köyüne o haliyle.
  • Birkaç gün sonra işçiler ve başka silahlı adamlar göndermiş. Köylüler, öbür adamlar yok ortada. İşçileri gönderme sebebi kasrı yıktırma. Yıkmışlar da. Ancak ağa musibetten kurtulamamış. Hanımını, varlığını, servetini yitirmiş günden güne.
  • Evde sürekli gece gündüz kalın perdeler ardında. Her zaman mumlar, kandiller yanıyormuş odasında. Perde arasından bakamıyormuş, onu görüyormuş. Bir hayli zaman yolları öbür köyden geçen yolcular da tepenin orada ağır aksak hareketlerle kıpırdayan, sessiz düğün eden köylüleri görmüşler.

Kısmen rüya, kısmen folklor derlemesi, kısmen kurgu. Başka korkulu, tarihli floodlarda görüşmek üzere. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola.

Bu Konu, Mehmet Berk Yaltırık @SonGulyabani  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |