Sevr Antlaşması

Bundan yüz yıl önce, 11 Mayıs 1920’de Sevr Antlaşması dayatıldı. Sevr mağlup ülkeye sunulan sıradan bir antlaşma değildi. 2000 yıllık mazisi olan Türk ordusunu yok etmekti. Osmanlı Sevr’i kabul etti, Atatürk yırtıp attı ve Lozan’ı imzalattı. Sevr’in hükümlerine bakalım…

  • Sevr Antlaşması’nde İstanbul veya Konstantiniyye yoktur. Constantinople vardır. Yani Fatih’in fethetti şehir elden gitmiştir. Halifelik ise bırakılmıştır. Birileri Atatürk’ün İngilizle anlaşıp hilafeti kaldırdığı iftirasını atıyor. O İngilizler Sevr’de hilafeti korumuştur.
  • Sevr’e göre Fatih’in fethettiği İstanbul’u bir komisyon idare edecek. Halife ise bu şehirde kontrol altında tutulacak. Bu komisyonun ayrı bir bayrağı olacak. Yani Constantinople’de Türk egemenliği sona erecek. Oysa Lozan’a göre İstanbul, Türkiye’nindir. Türk’ündür.
  • Trakya, Ayvalık, Alaşehir, Selçuk hattı İzmir ve yöresi Yunanistan’a bırakılıyor… Erzurum, Trabzon, Van, Bitlis hattı ise Ermenistan’a bırakılıyor. Lozan’da bu bölgelerin tamamı geri alındı. Atatürk olmasaydı, bugün Rize’de Ermeni, İzmir’de Yunan bayrağı dalgalanıyordu.
  • Hatay, Antep, Maraş, Urfa ve Mardin Fransız mandasındaki Suriye’ye bırakıldı. Hatay hariç, bu bölgenin tamamı Lozan’da bizde kaldı. Atatürk hayatını ortaya koyup Hatay’ı geri almayı başardı. Atatürk demek, vatan toprağı demektir.

OKU; Hatay’ın Kurtuluşu İçin Atatürk Ne yaptı?

  • Sevr Antlaşması’na göre güneydoğuda Kürdistan’a özerklik verilecekti. Verilecek özerkliğin esaslarını da Osmanlı değil, Fransız-İtalyan-İngiliz komisyonu belirleyecekti. Bugün birileri, Lozan’a sövüyorsa, dönüp bu hükümlere iyi baksın. Osmanlı’nın imza bastığı Sevr budur.
  • Gelelim, Halife’nin hapsedileceği boğazlar bölgesine… Adı Constantinople olacak ve ayrı bir bayrağı olacak dedik. Bu bölge İzmit’ten başlar, Çatalca’ya kadar uzanır. Halife burada kontrol altında tutulacak. İngilizler, Halife makamı üzerinden Müslümanları yönetecek.
  • İngiliz Atatürk’le anlaşıp hilafeti kaldırmış olsaydı, baştan sonra kendisinin yazdığı Sevr’de halifeyi neden korusun? Mesele çok açık. Fransa ve İngiltere’nin pek çok Müslüman sömürgesi vardı. Bunları kontrol edebilmek için halifeyi avucunun içinde tutması gerekiyordu.
  • Sevr’de Boğazlar bölgesi için başka bir şart var. Eğer halife görevlerini yerine getirmezse, İngiliz-İtalyan-Fransız komisyonu boğazlar bölgesiyle ilgili istediğini yapabilecekti. Yani, buradan da anlaşıldığı gibi, Fatih’in şehri TESLİM EDİLMİŞTİR.
  • Boğazlar bölgesiyle ilgili her türlü hukuk ve diğer uygulamalar İtalyan-Fransız-İngiliz komisyonuna bırakılmıştır. Yani burası diğer Türk toprakları gibi değildir. Ayrıdır. Not: Komisyonda Japonya-Romanya-Yunanistan da bulunuyor ama her defasında yazmaya gerek yok.
  • Yani, Osmanlı’nın imza bastığı anlaşmaya göre Fatih’in şehri İstanbul’da pardon Constantinople’da Japonya’nın bile söz hakkı vardır ama Türklerin yoktur.
  • Sevr’in 123. maddesine göre, Türklerin elinden alınan topraklarda kalan Türkler, bağlı bulunduğu ülkenin uyruğuna geçecekti. Elden giden İzmir’deki Türk, Yunan olacaktı. Elden giden Trabzon’daki Türk, Ermeni olacaktı. Elden giden Maraş’taki Türk, Suriyeli olacaktı.
  • Sevr’in 136. maddesine göre Türklerde kalan bölgenin hukuk sistemini Fransız-İtalyan-İngiliz komisyonu yazacaktı. Kapitülasyonların tamamı devam edecekti.
  • Sevr’e göre Türkler, terörist ülke olduğunu kabul edecekti. Bu nedenle, terörist bir ülke oldukları için azınlıklara geniş haklar tanıyacaklardı. Ülkede kalan yabancılara ayrı kanunlar uygulanacak böylece kalan topraklar da kendi içinde bölünecekti.
  • Geliyoruz askeri hükümlere: Sevr’e göre yeni Türk devletinin ordusu olmayacaktır. Yani Mete Han’ın milattan önce 209’da kurduğu Türk ordusu YOK EDİLMİŞTİR. İşte Osmanlı maalesef bunu kabul etmiştir. Ama Lozan, bu hükümleri söküp atmıştır.
  • Sevr’de yok edilen Türk ordusu yerine 35 bin kişilik jandarma oluşturuluyor. Fakat bu jandarmanın da durumu kısıtlı. Top kullanmayacak. %15’i yabancı subay olacak. Yedek subaylık olmayacak. Askeri okullar kapanacak. Tüm askeri malzeme yok edilecek.
  • Sevr, Mete Han’ın kurduğu Türk ordusunu yok ettiği gibi, yeni bir ordu kurulmaması için de tüm silahları alıyor, askeri okulları kapatıyor, subayları emekli ediyor, bir de jandarmanın %15’ini yabancı subayla dolduruyor. Gençler, işte yüz yıl önce bunu imzaladılar.
  • Sadece bunlar mı? Hayır. Askeri fabrikaların hepsi, antlaşmaya göre kapatılıyor. Zaten bir şey de yoktu. Ama ileride açılması da yasaktı. Dışarıdan alınacak askeri malzemeleri de İngilizler belirleyecekti.
  • Geçiyoruz deniz kuvvetlerine… En fazla 13 gambot ve torpidosu olabilecek. Gerisine izin yok. O da 600 tonilatodan büyük olmamak şartıyla. Tüm savaş gemileri sökülecek. Gemide görev alacak personeli tamamen İngilizler belirliyor.
  • Geçiyoruz hava kuvvetlerine… Sevr’e göre hava kuvvetleri olmayacak. Hava kuvvetlerine dair ne varsa hepsi teslim edilecek. Sevr devam etseydi, Selçuk bey bugün İHA yapamayacaktı. Osmanlı işte bunu imzalamıştı. Maalesef.
  • İngiliz-Fransız-İtalyan komisyonu, yukarıda yazılan tüm hükümleri denetlemeye devam edecekti. Yani “Antlaşmayı imzaladım, bana bırakılan bölgelerde özgürüm” diye bir şey yok. Kalan yerlerde denetim devam ediyor. Peki komisyonun masraflarını kim ödüyor? Halife ödüyor.
  • Komisyon neler yapabiliyor? Öyle iğrenç şeyler var ki… Sadece üçünü yazalım: -Nerede ne kadar jandarma olacağını belirliyor. -Polisleri seçiyor. -Ülkenin tüm dış ilişkilerini yasaklayabiliyor. Yani Mekke’ye hacca gitmek bile gavurun eline bırakılıyor.
  • Geliyoruz mali hükümlere… Sevr’e göre ülkenin tüm mali hakları İtalyan-İngiliz-Fransız komisyonuna devrediliyor. Bütçeyi onlar belirliyor. Borçları onlar alabiliyor. Türk parası hakkında kararları onlar veriyor.
  • Geliyoruz ticari hükümlere… Kapitülasyonlar aynen devam. Ülkede İngilizlerin posta teşkilatı olacak. Vergileri onlar belirleyecek. Tüm ticari antlaşmalar, onlar onaylarsa yürürlüğe girecek.
  • Sevr’deki rezillikler sadece bunlar mı? Hayır. İngiliz, Fransız ve İtalyanlar ülkemizdeki su ve topraklarda her türlü faaliyeti izinsiz yapabilecek. Yollar ve limanlarda tam serbestlik kabul ediliyor. Kabotaj hakkı yok.
  • Sevr’e göre ülkedeki su şebekesi vb altyapı faaliyetleri denetim altında olacak. Bunlar komşularla anlaşılarak yürürlüğe girecek. Yani Sevr olsaydı GAP olmayacaktı.
  • Yani özetle Sevr’e göre Türk ordusu yok, gemisi yok, askeri okulu yok, kanunu yok, meclisi yok… Uçurtma bile uçuramıyor… Vergi koyamıyor… Antlaşma imzalayamıyor… Tamamı yasak. Ama halife varlığını sürdürüyor. Niye?
  • Lozan’da bu sayılan hükümlerin tamamı yok edilmiş. Ülke bağımsız olmuş. Topraklar elde tutulmuş. Ülke borcunu ödemiş. Askeri sanayi kurmaya kalkmış. Bugün dünyanın ilk 20 ekonomisi içine girmiş. Sevr olsaydı bunlar olabilir miydi? Bunları Lozan’a borçluyuz.

OKU; Lozan Konferansı; Zafer mi? Hezimet mi?

  • Sevr, bundan yüz yıl önce dayatıldığında Mustafa Kemal Paşa, Ankara’da hem düşmana hem de İstanbul hükümetine karşı mücadele veriyordu. İstanbul hükümeti de Sevr’i imzalayalım, yolumuza bakalım diyordu. Bunları unutmayalım.
  • Şimdi sormak lazım: Lozan’a laf eden İngiliz’i anlıyoruz. Lozan’a laf eden Fransız’ı anlıyoruz. Lozan’a laf eden Yunan ve Ermeni’yi anlıyoruz. Neticede büyük menfaatler kaybetmişler. Pek, fesli ve takımının derdi neydi? Niye Lozan’a sövüp duruyorlar? Cevap çok basit…
  • Atatürk’ün imzalatıp düşmanı alt ettiği Lozan’a laf edenlerin hiç Sevr’e laf ettiğini gördünüz mü? Etmezler. Çünkü onlar Sevr’in kurduğu kukla devlette piyon olup bahşiş almaya razı olanları torunlarıdır. Dedeleri neyse bunlar da odur.
  • Sevr’in kabul edilebilmesi için meclis onayı gerekiyordu ama İngilizler meclisi basmıştı. Padişah meclisi feshetmişti. Bu nedenle 43 kişilik saltanat şurası kuruldu. Şura 22 Temmuz’da Yıldız Sarayı’nda toplandı. Vahdettin, “kabul edenler ayağa kalksın” dedi. Herkes kalktı.
  • Fakat ayağa kalkanlardan sadece birisi çekimser kaldı. Böylece Sevr, 43 kişilik şuranın 42 üyesi tarafından kabul edildi. İngiliz Amiral Robeck, şunları söyledi:

  • Son söz… 19 Ağustos 1920’de, Sevr’i kabul edenlerle Sevr’i onaylayanlar, TBMM tarafından vatan haini ilan edildi. Kurtuluş Savaşı kazanılınca, Sevr’in yürürlüğe girme ihtimali kalmadı.
  • “Lozan’da onursuz bir barış imzaladık. Bu İngiltere’nin şimdiye dek imzalamış olduğu antlaşmaların en uğursuzu, en mutsuzu ve en kötüsüdür.” İngiliz Sir Andrew Ryan

Kaynak: 1- Sevr Dosyası – Cahit Kayra, 2- Sinan Meydan – 7 Ağustos 2017 / Sözcü

Yazar; Con Sinov

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x