Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Kemal Sunal ‘Filmlerinde dini aşağıladı’ mı? (‘Siyasal İslamcıları Kudurtan Budur!’)

Vaktim az, kısa yazacağım ama en başından söyleyeyim, bu artık mide bulandıran bir alçaklık.

  • Siyasal islamcılar, Kemal Sunal filmlerinde dindarların ve imamların küçük düşürüldüğünden, üstelik “bütün Kemal Sunal filmlerinde” diye genelleyerek yakınır. Bunların iyice şirazeden çıkanları filmlerde kahramanın isminin “Şaban” olarak seçilmesinin bile ardında suiniyet arar.

Bu alçaklığı bundan bir iki ay önce şurada, Yeşilçam bağlamında anlatmaya çalışmıştım: Siyasal İslamcılar ve ‘Yeşilçam’ın Düzebaz Hacı-Hoca’ Tiplemesi!

  • Önce şu Şaban meselesi: Kemal Sunal çok fazla filmde Şaban isminde bir karakteri canlandırır ama bunların hepsi Hababam Sınıfı’ndaki İnek Şaban karakterinin çok tutulmasından sonra gerçekleşir. Zaten İnek Şaban da hâliyle Rıfat Ilgaz’ın Hababam Sınıfı’ndan bir karakterdir.
  • Oturup İslam’dan önce de kullanılan Şaban isminin kutsiyetiyle ilgili bir tartışma yapmayacağım, kimseye kendi dinini öğretmek niyetim yok. Ama bütün bir Türk Sineması’nda iyi/kötü karakterlerin isimleri ne oranda İslami isimlerdir acaba?
  • Yüzlerce yıldır islam dinini benimsemiş topraklarda yaşıyoruz, her üç kişiden ikisinin ismi dini kökenli, karakterlerin adını, kimse bozulmasın diye Ceku, Logar falan mı koyacaklar? Hem senin alçak ve yeteneksiz yönetmenlerin bütün kötüleri Yorgo yaparken neredeydin ulan it?
  • Ayrıca dünya üzerinde, bir Kemal Sunal filmi izleyip; onun canlandırdığı, bazen saf, bazen kurnaz, bazen sakar, bazen kafasız ama hiçbir filmde kötü olmayan karakterin adı Şaban diye dinden soğuyacak birileri varsa, merak etmeyin onun soğuyası vardır. Az biraz akıl ya.
  • Kemal Sunal’ın yardımcı oyuncu olduğu romantik komedilerin (Tatlı Dillim, Yalancı Yarim, Oh Olsun, Mavi Boncuk vs.) hiçbirinde küçük düşürülen bir dini figür yoktur. Çok istiyorsanız, “neşeli ve alemci gençlik” hor görülür ama ona alışığız zaten. bkz:

  • Kemal Sunal tam yirmi dört film çevirdikten sonra (Sayıyla 24), ilk olarak “100 Numaralı Adam” filminde, o da sadece bir cümleyle (“Bakkal hacca gidince düzelir dedik ama düzelmedi, kazıklamaya devam ediyor,” gibi bir şey) “dini bir figürü” rencide eder.
  • Daha sonra yirmi sekizinci Kemal Sunal filmi olan Kibar Feyzo gelir. Zaten siyasal islamcıların da en tüylerini ürperten bu muhteşem İhsan Yüce öyküsüdür.
  • İhsan Yüce gerçek bir entelektüeldir ve iktisatçı, üstelik marksist bir iktisatçıdır. İktisadi bilgilerini de senaryoya yedirdiği, karakterlerin tüm karikatürlüklerine rağmen gerçek hayatta karşılığı olduğu için de artık klasikleşmiş bir filmdir. Ayrıca “İhsan Yüce rulez.”
  • Filmde ağayla işbirliği yapan çıkarcı bir imamla hepi topu bir iki sahne vardır. Ama siyasal islamcıları kudurtan da budur: O sistemin içinde ağayla işbirliği yapmayan, dini kutsal kitapta yazdığı gibi değil de ağanın istediği gibi yorumlamayan tek bir imam yoktur çünkü.
  • Yani Kibar Feyzo’ya yönelik nefretin altında, her şeyden önce filmde üretim ilişkilerinin, feodal düzenin yapı taşlarının, din-siyaset-mülkiyet ilişkilerinin gerçekçi bir şekilde anlatılması yatar. Kızdıkları, kudurdukları bu ilişkilerin karikatürize değil faş edilmesidir.
  • Bu aynı zamanda filmin klasik olmasının da nedenlerinden biridir. İhsan Yüce’nin senaryosuna bir de çok iyi oyunculuklar, Atıf Yılmaz’ın o dönem çok iyi kullandığı ama sonra niyeyse unuttuğu müzik kullanımı, koskoca bir Ruhi Su faktörü de eklenince film kaya gibi bir hâl alır.
  • Yoksa örneğin Cüneyt Arkın’ın “Öğretmen Kemal” filmi çok daha sert eleştirir imam figürünü ve üstelik Öğretmen Kemal’in baş kötüsü de imamdır. Ha, bakarsanız o da gerçekten uzak olmayan bir öyküdür ama didaktik ve neşesizdir, iyi çekilmemiştir, az izlenmiştir ve az bilinir.

  • Hâlbuki Kibar Feyzo da imam sadece bir aparattır, baş kötü değildir, adı bile olmayan bir yan karakterdir. Ama siyasal islamcılar didaktik Öğretmen Kemal’i değil popüler Kibar Feyzo’yu takıntı hâline getirir. Çünkü mesajıyla tekniğiyle, kurgusuyla gerçekten kaya gibi bir filmdir.

  • Yani, siyasal islamcıları kudurtan Kibar Feyzo filminde rüşvetçi bir imam olması değil, filmin çok iyi olmasıdır. Zaten her hırsız, rüşvetçi, dolandırıcı imam tiplemesi gördüğünde kızıyor olsalar, yanmaz kefen satan, saadet zincirine müşteri toplayan imamlara, hocalara kızarlardı.

  • Bunu bir başka Atıf Yılmaz filmi izler: Köşeyi Dönen Adam. Protagonistin sevdiği kızın babası ve patronlarından biri hacıdır. Baba, zengin sandığı kahramanın isteğiyle şapka takar, karısına başörtüsünü çıkarttırır. Patron sakızın orucu bozmayacağına dair fetva için söz verir.

  • Peki Köşeyi Dönen Adam’da hedef tahtasındaki sadece dini kullananlar mıdır? Hayır, bu bir TİP/TKP filmidir. Lumpen proleteryadan komprodor burjuvaya herkes hedef tahtasına yatırılır ve film yıllarca sansürlenerek yayınlanmıştır.

  • Sıradaki “dini figür eleştiren” film Zübük’tür. Aziz Nesin’in eserinden, tüm Aziz Nesin uyarlamaları gibi (Gol Kralı, Tatlı Betüş (dizi) vs.) hiç olmamıştır. Çok tutmadığı için buna da fazla takılmaz siyasal islamcılar ya, burada hedef tahtasında olan doğrudan kendileridir.

  • Yine az bilinen, (Suavi Sualp’in yazmadığına inanamadığım) Üçkâğıtçı’da Kemal Sunal para karşılığı yağmur duasına çıkan bir hoca’yı madara eder. Ama bir de camii imamı vardır ve o tam tersine iyi figürdür. Dolandırıcı hocaya da karşıdır, ermiş numarası yapan Kemal Sunal’a da.

  • Bakın Kemal Sunal dünya standartlarına göre çok üretken ama Yeşilçam standartlarına göre çok az film çekmiş bir yıldız. 80 tane filmi var. Ama bu alçakların “Kemal Sunal” nefreti bitmez. Hepi topu 80 filmin içinde dini kötüye kullananların eleştirildiği film sayısı %5’tir.
  • Ama ne diyor siyasal islamcılar? “Filmlerinde dini aşağılayan Kemal Sunal.” “Sayın ulan şu filmleri,” deseniz, benim burada bahsettiğim diğer dört film akıllarına gelmez bile. Canlarını acıtan, kudurmalarına neden olan film Kibar Feyzo’dur.

  • Ha yok zekamıza hakaretmiş, yok estetik sefaletmiş, geçeceksiniz onları. Şu seksen filmin içinde kötü çekilenler var evet ve olsun olsun yarısı olsun (Ki bunların o filmleri beğenmemesinin ardında örneğin Suavi Sualp ustanın yazdıklarını akıllarının almayacak olması yatar.)
  • Kaldı ki en kötü filmlerinde bile Kemal Sunal ortalamanın üzerinde bir oyunculuk sergiler. 80’lerin sonundan itibaren zorla oynadığı izlenimini veren filmlerin ve TV dizilerinin günahını da onların yönetmenlerine yazın bir zahmet.
  • Ama yıllardır sizin, 16 yıldır da bütün Türkiye’nin kanını emen, TRT’ye çektiği dizilerden bölüm başına milyonlarca dolar halktan toplanan parayı cebine indiren çakma sinemacılarınız tek bir Kibar Feyzo çekebildi mi de konuşuyorsunuz kuzum siz?

Ayrıca Allah belanızı versin lan gerçekten, kısa yazacağım dedim, işimden gücümden oldum.

Bu Konu, Barış Uygur @baris_uygur Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 7 Ağustos 2018 — 08:35

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |