Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Siyasal İslamcılar ve ‘Yeşilçam’ın Düzebaz Hacı-Hoca’ Tiplemesi!

Türkiye’deki islamcıların, dillerine pelesenk ettikleri mağduriyetlerden biri de Yeşilçam’da sürekli olarak kötü yürekli, düzenbaz imam portresi çizilmesi, hacı-hoca taifesinin filmlerde atagonist olarak konumlandırılması.

  • Elbette bunun için gösterebilecekleri hayli örnek var. Bu örneklerin resmettikleri tiplemelerin gerçekçiliğini, eğer çok isteyen olursa Ensar’ı, Fethullah’ı, Adnan’ı, Gündüz’leri, Kalkancı’ları falan hesaba katarak sonra bir ara tartışırız. (emin olun çok istemeyecekler)
  • Ama bu bir kenara, çok da şaşırtmayacak bir şey söyleyeyim, basbayağı yalan söylüyorlar. Türk Sinemasında hacı-hoca taifesini kıyasıya eleştiren filmlerin yanında dünya kadar da islamcı hassasiyetle çevrilmiş film var.
  • Ve hayır, şunlar gibi sezonluk, “Ramazana yetiştirelim,” diye çekilmiş gibi duran düz menkıbe içerikli filmlerden değil, basbayağı normal roman uyarlamalarından, sıradan melodramlardan bahsediyorum.

  • İlk aklıma gelen, Filiz Akın ve Ediz Hun’lu Peyami Safa’nın berbat ötesi romanından çevrilen Sözde Kızlar. Star oyuncular? Check. Çok satan romandan senaryo? Check. Tam piyasa filmi. Üstelik 90’larda bir kez daha çevrildi, Akın yerine Sema Yunak, Hun yerine Tarık Tarcan oynadı.

  • Yine 90’ların birbirinden berbat (bildiğim tek istisnası Reis Bey olan) Minyeli Abdullah, Yalnız Değilsiniz gibi filmleri bir yana, Yeşilçam’ın bütün ünlü oyuncularının rol aldığı onlarca islamcı film de var. (Rabia’ları izlemedim ama Birleşen Yollar bana göre bile kötüydü.)

  • Mesela az bilinenlerden, Tarık Akan ve Filiz Akın’lı Memleketim (1974), Sözde Kızlar’la aynı şablonu izler: Viyana’da hippilik yapan Filiz Akın’ı, Viyana’da doktora yapan milliyetçi mukaddesatçı Tarık Akan uzun uzun söylevlerle yola getirir.

  • Ama diğer yandan Yeşilçam’da islamcı, seküler ya da sosyalist; her filmin mutlak kötüsü olarak resmedilen insanlar vardır. İslamcılar, hacı-hoca taifesi üç beş filmde yobaz olarak resmedildiği diye yıllardır ağlaşırken, bu “diğer insanlarla” ilgili gıklarını bile çıkartmazlar.
  • Türk sinemasının değişmez kötülerinin başında gayrimüslimler gelir. Halit Refiğ’in, Turgut Özakman’ın Ocak isimli oyunundan uyarladığı Gurbet Kuşları bu konuda alçaklığın sınırlarını zorlar. Ailenin rakibi gayrimüslim tamirci, Türk aileye zarar vermek için karısını peşkeş çeker.

  • (Afişteki “Eser Orhan Kemal” şaşırtmasın. O. Kemal, Özakman’ın Ocak oyununu senaryolaştırmış, şirket de filme isim koyarken O. Kemal’in aynı isimli farklı bir kitabını kullanmış. Daha saçması Özakman’ın oyunu daha sonra da ATV’de, “Orhan Kemal’in eserinden” diye dizi yapıldı.)
  • Üstelik gayrimüslimler senaryoya hiçbir katkısı olmayan şekillerde hakarete uğrarlar çoğu kez: Türkan Şoray ve Ediz Hun’lu Bir Genç Kızın Romanı (1971) filminde Ediz Hun’un Türkan Şoray uğruna terk ettiği hafifmeşrep sevgilisi niyeyse gayrimüslimdir.

  • Bunları aklınızda tutarak izlediğiniz takdirde Yeşilçam’da en çok aşağılanan kesimin gayrimüslimler olduğunu görebilirsiniz. Peki bizim “kendine müslüman” siyasi islamcılar üç beş filmde hakarete uğradıkları için çıngar koparırken neden bu konuda susarlar?
  • Cevabı çok basit. Bu çıngarı koparanların hepsi gayrimüslimlerin her tür hakareti hak ettiklerini düşünür ve düşünmekle de kalmazlar. İslami cenahın çektiği bütün filmlerde kendileri dışında her kesime ağız dolusu hakaret edilir.
  • Yeşilçam’da gayrimüslim karakterlerin temsili konusunda son yıllarda en azından akademik dünyada az da olsa yazılıp çizildi. Geriye şimdiye kadar kimsenin umursamadığı belki de gayrimüslimlerden bile daha çok hakarete uğrayan insanlar kalıyor: Marjinaller ve aykırılar.
  • Hippiler, diskocular, rakçılar, punklar, metalciler Yeşilçam’da filmi çeken islamcı da, seküler de, sosyalist de olsa hep hakarete uğradılar. Yaşam tarzları “boş, anlamsız, topluma zararlı, iğrenç, yozlaşmış,” olarak yansıtıldı.
  • Bakın bakalım şu iğrençliğe ne diyeceksiniz. “Hippi Perihan” denilen bir genç kız, Sultanahmet’te bir otel odasında ölü bulunur. Yeşilçam nasıl değerlendirir bu öyküyü? Bir seks filmiyle. Bir ölünün arkasından seks filmi çekilir.

 

  • Hippiler et al., Peyami Safa’dan mirasla sürekli grup seks yapan insanlar olarak resmedildi. Ve evet Safa’nın, Sözde Kızlar’ı yazarken kurduğu hayâlleri romandaki antagonistlerin yaşadıkları olarak kâğıda geçirdiğine eminim.
  • Daha ilginci, Yeşilçam senaryolarında şeytanlaştırdığı bu insanları filmlerinde çalıştırdı. Örneğin Coşkun Göğen Hippi’ydi, ilk filmlerde adı Hippi Coşkun diye geçiyordu. Aynı şekilde rock ve disko gruplarının müziklerini hemen hiçbirine bir kuruş telif ödemeden kullandılar.

  • Kemal Sunal komedilerinden Yücel Çakmaklı’nın leş didaktik kepazeliklerine, Kadir İnanır’lı Tarık Akan’lı romantik komedilerden Yılmaz Güney’in toplumsal gerçekçi filmlerine kadar Yeşilçam müzik dinleyen, dans eden, içki içip eğlenen gençleri şeytanlaştırmadığı film çekmedi.

  • Tabii Hippiler, rakçılar, metalciler falan kendilerinin bu şekilde şeytanlaştırılmasına abuk subuk tepkiler vermediler. “Toplum bizi iyi tanısın,” gibi bir dertleri olmadığı için olabilir. Ama zaten batıda da buna benzer bir durum var:
  • Yakın zamana kadar Hollywood ve daha ilginci okurlarının büyük kısmı yine bu gençler olan Marvel ve DC de aynı şeyi yaptı. Süperman, Punisher falan, sokakta punk dövdüler, yetmedi 80’lerde atari oyunlarında karşımıza dövülecek karakter olarak punlar ve metalciler gelip durdu.
  • Bunun en ilginçlerinden biri dövdüğümüz karakterlerin isimlerinin Slash, Sodom, Poision, Axl falan olduğu Final Fight oyunuydu. Tıpkı Coşkun’un kötü hippileri canlandırması gibi bir durum: Oyunu yazanlar basbayağı rock, metal falan dinliyorlardı yani.

  • Her neyse, bunları “Türk Sineması’nda imamlar hor görüldü,” diye onlarca yıldır ağlaşıp duran siyasal islamcılar için yazmaya başladım, ona dönelim.
  • Bunun tabii, siyasal islamcıların örneğin 28 Şubat mağduriyetlerini, yüz binlerce insanın hayatını alt üst eden 12 Eylül’den daha korkunç gibi yansıtmalarıyla da bir ilgisi var.
  • (Aynı şekilde düşünen bir de Cengiz Çandar var. Niye? Çünkü “28 Şubat’ta işten atıldım, demek ki en korkunç darbe 28 Şubat,” diyen bir insan kendisi. Fethullahçılara da iş Fenerbahçe’ye dayanana kadar destek vermiş, desteğini basbayağı sadece Fenerbahçe yüzünden geri çekmişti.)
  • Yani siyasal islamcılar istiyor ki aman Yeşilçam’da hiçbir din görevlisi kötü resmedilmesin. Zira gerçek hayatta biliyorsunuz ki bütün imamlar ve hacı hocalar son derece aydın, muska yazıyorum ayağına taciz ve tecavüzde bulunmayan, çoluk çocuğa zinhar sulanmayan tiplerdir.

Ama başta Çakmaklı, kendi çektikleri boktan filmlere bakıyoruz; kendileri önüne gelene hakaret etmiş, kendilerinden başka herkesi hor görmüşler. Yani özetle istedikleri şu: Kimse bize bir şey demesin ama biz herkese hakaret edelim çünkü bizden başka herkes hakareti hak ediyor.

  • Siyasal islamcı başka bir canlı çünkü. Erkek olarak filmlerdeki maşizmden, müslüman olarak gayrimüslimlerin, gayrimüslim olarak müslümanların kötü gösterilmesinden rahatsız olabilirsiniz. (Hippilerin hor görülmesinden, hippiler dahil kimsenin rahatsız olduğunu görmedim.)
  • Ama siyasal islamcı, sadece ve sadece kendisine yapılan haksızlıktan (ki çoğu kez bunun haksızlık olup olmadığı tartışmalıdır) rahatsız olur ve kendisinden başka herkese haksızlık yapmaya, hakaret etmeye hakkı olduğunu düşünür.

Son olarak sizleri sadece dalga geçerek izleyebileceğiniz, Mystery Science Theater 3000 konseptine çok uygun Memleketim’le başbaşa bırakıyorum, eğer hiiiç işiniz yoksa izleyebilirsiniz.

Bu Konu, Barış Uygur @baris_uygur Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

1 Yorum

Yorum Ekle

Sen, bu konu hakkında ne düşünüyorsun?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Sponsor | Pdf Kitap İndir | 1 Dolar Kaç TL