Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Mustafa Kemal ATATÜRK ve 57. Alay’ın Çanakkale Hikayesi! (25 Nisan 1915)




Bu Konu, CON SINOV @10uncukoylu Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, son paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

  • Tarihte çok büyük kırılmalar vardır. Bu kırılmaları bazen doğa olayları bazen de insanlar yaşatır. 25 Nisan 1915’te, bir insan yarattı.
  • Birinci Dünya Savaşı haritasına bakıyorsunuz. Savaşın en sıcak zamanında Rusya’da ihtilal çıktı. Fransa ve İngiltere yardım göndermeliydi

  • Fakat yardımı Rusya’ya ulaştırmak mümkün değildi çünkü ortada düşman Almanya (kırmızı) bulunuyordu. Başka bir yol daha vardı: boğazlar…
  • Fransa ve İngiltere, boğazları aşıp, İstanbul’u işgal ederek hem Osmanlı’yı savaş dışı bırakacak hem de Rusya’ya yardım götürecekti.
  • Dünyanın en güçlü donanması olan İngiliz Donanması Çanakkale önlerine geldi. Boğazı öylece geçebileceğini düşünüyordu. Öyle olmadı!
  • Çanakkale boğazını geçmek isteyen İngiliz donanmasına kıyıdan ateş açan Osmanlı ordusu geçişi engelledi. İngilizler yeni bir plan kurdu.

  • Plana göre Gelibolu yarımadasına çıkarma yapılacak, boğaz kıyılarındaki Osmanlı ordusu temizlenecek böylece donanma geçecekti.

  • Osmanlı karargâhı ise çıkarmaların nerelere yapılacağını tartışıyordu. Ordumuzun komutanı Saroz Körfezi’nden olacağından emindi.

  • Tartışılan diğer konu, çıkarma yapan düşmana kıyıda mı yoksa merkezde mi müdahale edilecekti. Orduda merkezlerde müdahale görüşü hakimdi.
  • Bigalı köyünde, yedek kuvvet olarak bulunan 19. Tümen Komutanı, Yarbay Mustafa Kemal, farklı düşünüyordu.

  • Yarbay Mustafa Kemal’e göre düşman Arıburnu mevkiinden çıkarma yapacaktı. Ve ordu kıyıda, derhal müdahale etmeliydi.
  • 24 Nisan’ı 25 Nisan’a bağlayan gecede, Bigalı köyünde bulunan 19. Tümen karargahında gemi ve top sesleri duyulmaya başlandı.

  • Yarbay Mustafa Kemal haklıydı. İngiliz ordusu, tahmin ettiği bölgeden çıkarma yapmıştı. Durumu üstlerine bildirmek için hareket geçti.
  • Sabah 06:30’da binlerce İngiliz askerinin Arıburnu’na çıkarma yaptığı teyit edildi. Mustafa Kemal’e düşmanı karşılama emri verildi.

  • Emirde Mustafa Kemal’in sadece bir tabur askerle hareket etmesi söyleniyordu. Oysa düşman kalabalıktı ve kıyıda durdurulmalıydı.
  • Mustafa Kemal durumu derhal üstlerine bildirmek ve daha fazla asker istemek için hareket etti ama kimseye ulaşamadı. Komutanlar yoktu.
  • Bir yanda ilerleyen düşman, öte yanda askerliğin en temel kavramı olan “emir” arasında kalmıştı. Bir karar vermesi gerekiyordu. Verdi.
  • Her türlü sorumluluğu üzerine alarak, üstlerinden emir almadan, 57. alayın tamamına harekat emri verdi. Ateşle oynamıştı.
  • Bölgede yol yoktu. O yüzden dere yolunu takip ederek bölgeye hakim tepe olan Kocaçimen Tepesi’ne kısa sürede vardı. Sigarasını yaktı.

  • Asker yorulmuştu. 15 dakika dinlenme molası verdi. Fakat Kocaçimen Tepesi Arıburnu Sahilini görmüyordu. Düşman gözükmüyordu.
  • Düşman askerini görmesi şarttı. Yanına yaverini, emir subayını ve doktorunu alıp ilerlemeye başladı. Askerler geride kalmıştı.
  • Fakat arazi şartları olumsuzdu. Atlar ilerleyemiyordu. Atları bıraktılar. Bu kez yaya olarak ilerlemeye başladılar. Sadece o ve üç kişi.
  • 25 Nisan sabahı… Mustafa Kemal ve üç adamı, ordu arkalarında kalmış, yürüyorlar… Conkbayırı’na kadar ilerlediler.

  • Bu sırada İngiliz askerleri kıyıya çıkmış ve bölgeye hakim 261 rakımlı tepeye varmış. Kıyıda bulunan az sayıda Türk askeri ezilmiş.
  • Sahil kaybedilince, erler kaçmaya başlamış, Conkbayırı’na doğru tırmanmışlar.. Mustafa Kemal ve üç adamı da orada… Peşlerinde düşman.

  • Erler mermisiz. Mustafa Kemal ve üç adamı yalnız. Atlar yok. 57. Alay geride. Düşman Mustafa Kemal’e kendi askerlerinden daha yakın.
  • Tarihi bir an, muazzam bir kırılma. Düşman, Mustafa Kemal’i oracıkta öldürebilir ve komutansız kalan 57. Alay telef olabilir.
  • Söz Mustafa Kemal’de: “Mantıki bir hüküm müdür, yoksa refleks midir bilmiyorum, kaçan askerlere düşmandan kaçılmaz, dedim.”
  • “Cephaneniz yoksa, süngünüz var, dedim ve bağırarak süngü taktırdım. Askerler süngü takıp yere yatınca, düşman askeri de yere yattı.”
  • Mustafa Kemal’in de dediği gibi… Düşman karşısında mermisiz, az sayıda asker ve alay komutanı olduğunun farkında değildi.
  • Düşman askeri yere yatınca Mustafa Kemal, yanındaki üç adamdan birini, 57. Alay’ı derhal getirmesi için gönderdi.
  • Bir nisan sabahı, Conkbayırı’nda mermisiz erler ve iki adamıyla birlikte onlarca düşmanla baş başa kalmıştı Mustafa Kemal…
  • Tarih kırılıyordu. Bir milletin kaderi değişiyordu. Silahına davranan Mustafa Kemal, ordusu gelene kadar sıkmaya devam etti.
  • Dakikaların asırlara dönüştüğü bu bekleyişi “marş marş” sesleri kırıp geçti. 57. Alay yetişmişti. Mustafa Kemal saldırı emrini verdi.
  • Yanına ulaşan yüzbaşıya 19. Tümen’in tamamını istediğini söyledi. İkinci büyük riskini aldı. 27. Alay da düşmana saldırmaya başlamıştı.
  • Sigarasını yaktı, sipere geçti ve taarruz emrini verdi. Gün ağarırken, düşman 261 Rakımlı Tepe’den kovuldu. Bir milletin kaderi değişti.

  • 25 Nisan’dan 17 Mayıs’a kadar süren boğuşma sonucunda mermiler yağmur oldu, kanlar oluk oluk aktı. Ve düşman Arıburnu’ndan temizlendi.
  • Peki 57. Alay’a ne oldu? Büyük zaiyat verdi. Kahramanların alayı olan 57. Alay daha sonra Filistin Cephesi’nde görevlendirildi.
  • Bu kahramanların anısına o günden bu yana Türk Ordusu’nda 57. Alay bulunmamaktadır. İşte o kahramanlar, hala oradalar!

  • Hala o tepeyi bekliyorlar!

  • Son olarak.. 1928 yılında silah arkadaşlarının mezarlarını ziyaret için Çanakkale’ye giden Mustafa Kemal ve her şeyi anlatan yüz hali..

Konu Hakkındaki Düşünceleriniz?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017