15 Temmuz’da iç içe girmiş 3 plan! (‘Ezberleri bozup yeni ufuklar açalım!’)

Ergenekon denilen yapı, eski adıyla “psikolojik harp” yeni adıyla “bilgi harbi” ya da halk dilindeki “algı yönetimi” konusunda ne kadar mahir olduğunu, bugüne kadar birçok kişinin 15 Temmuz’u yanlış yorumlamasını sağlayarak bir kez daha kanıtlamıştır.

  • Birçok araştırmacının, 15 Temmuz ile ilgili bir takım operatif/taktik noktaları doğru olarak yakalamayı başarsa da stratejik seviyedeki resmi anlamakta zorlandığı görülüyor, zira kimse resme @Dogu_Perincek / Ergenekon’un söylemleri ışığında bakmaktan kendini kurtaramıyor.
  • 15 Temmuz’u doğru anlamak ve öncesinde/sonrasında yaşananlar hakkında sağlıklı değerlendirme yapabilmek için Ergenekon tarafından dayatılan gözlükleri çıkararak çıplak gözle bakabilmek ve 15 Temmuz’a giden süreci iyi anlamak gerekiyor herşeyden önce.

Peki neydi 15 Temmuz’a giden süreç?

  • @RT_Erdogan, tek adamlık rejiminin önündeki en büyük engel olarak gördüğü Cemaatin özellikle 17/25 sürecinden sonra mutlaka ortadan kaldırılması gerektiğine inanıyordu.
  • Fakat bunun olabilmesi yani topyekûn bir tasfiyenin gerçekleşebilmesi için de cemaatin bir suç örgütü olarak gösterebileceği kitlesel bir olaya ihtiyacı vardı, yani cemaatin FETÖ olarak ilan edilmesini sağlayacak büyüklükte bir olaya..
  • Bu konuda @RT_Erdogan’ın imdadına, engin tecrübesi ile Ergenekon denilen yapı yetişti, çünkü her ikisinin de ortak düşmanı olan Cemaatten kurtulmak için karşılıklı işbirliği kaçınılmaz hale gelmişti.
  • TSK içerisinde yapılanmış olan, TSK’nın karar alma ve davranış dinamiklerini çok iyi bilen Ergenekon ekibi, emir komuta içerisinde olan ve bir sıkıyönetim planı gibi görünen ancak aslında başarısızlık üzerine kurgulanmış bir darbe kumpasını altın tepside sundular @RT_Erdogan’a.
  • TSK’ya sızmış adamları vasıtası ile çok önceden hazırladıkları listeleri de bonus olarak verdiler yanında.
  • Müteakiben, MİT ve Ergenekon’un koordineli çalışmaları ile aslında Ergenekon’un fişleme listelerde yer alan ancak @RT_Erdogan’a da yakın olan birçok isim çıkarıldı bu listelerden, işbirliğinin hatrına. (Örnek: Hulusi Akar, Cihat Yaycı)
  • Geriye sadece Ergenekon’la irtibatı olmayan veya @RT_Erdogan’ın kuracağı tek adam rejimine koşulsuzca boyun eğmeyecek isimler kaldı fişleme listelerinde.

Şimdi bu çerçevede; 15 Temmuz’la ilgili bugüne kadar anlatılan ezberleri bozup yeni ufuklar açalım…

  • Artık herkesin hemfikir olduğu bir nokta var ki TSK gibi bir bünye içerisinde Hulusi Akar’a rağmen veya Hulusi Akar’ın içinde olmadığı bir girişime kalkışılmış olması mümkün değildir!
  • Hulusi Akar’ın bu sürece son anda dahil edilmeye çalışıldığı iddiaları da komik olmaktan öteye gidemez. Kafaya silah dayama meselesini bu açıdan değerlendirmek gerekir.
  • Bu durumda, Hulusi Akar böyle bir girişimin içinde yer almışsa (ki böyle olduğu artık kesindir), Genelkurmay Başkanı olarak sıradan bir figüran olmayacağı, planlama aşamasından son dakikaya kadar ekibin başında olacağı da kesindir.

Tüm bu bilgiler ışığında diyebiliriz ki 15 Temmuz’da iç içe girmiş 3 plan mevcuttur..

  • Birincisi, planlama süreci Hulusi Akar’ın bilgisi ve kontrolü altında yürütülen ancak kendisinin bizzat planlamanın içine girmeyip talimatlarını perde arkasından Mehmet Dişli ve Zekai Aksakallı gibi isimler aracılığıyla ilettiği, emir komuta zinciri içerisinde görünecek olan, kısıtlı sayıdaki birliğin sıkıyönetim için sokağa çıkması şeklindeki tuzak plan.
  • Bu plana, yani başında Genelkurmay Başkanı’nın bulunduğu ve Abidin Ünal, Bülent Bostanoğlu, Zekai Aksakallı gibi üst rütbeli komutanların da içinde olduğu şeklindeki bir algıyla planlanmış sıkıyönetim tarzı bir girişime herhangi bir askerin itiraz etmesi düşünülemezdi.
  • İkincisi, emir komuta içerisinde hareket ettiğini sanarak sıkıyönetim kapsamında sokağa çıkan askerlerin başarısızlığı için uygulanacak olan ve yine Akar’ın bizzat başında olduğu, @RT_Erdoğan ve Ergenekon ekibinin işbirliği ile hazırlanmış asker-sivil-MİT koordineli karşı plan.
  • Üçüncüsü de ortaya çıkacak kargaşa ve belirsizlik ortamından istifade ile muhtemelen @RT_Erdogan’ı ve Akıncı ile diğer karargâhlardaki askerlerin öldürülmesini de içeren ve sonrasında yönetimi ele geçirmeye hedefleyen Ergenekon ekibinin esas darbe planı.
  • 15 Temmuz’u birlikte kugulayan Ergenekon ve RT_Erdogan’ın 15 Temmuz sonrasındaki sürece ilişkin planları farklıydı tabi ki..
  • RT_Erdogan tek adam sistemine geçtiğinde (ki öyle oldu) artık mutlak hâkim olacağını sanıp sahip olacağı güçle Ergenekon’u da tasfiye etmeyi düşünürken, Ergenekon da kendisinden olmayanların tasfiyesi sonucu TSK yönetimini ve yüksek yargıyı yeniden ele geçirip (ki öyle oldu) buradaki hâkimiyetiyle @RT_Erdogan’ı saf dışı etmeyi planlıyordu.

Halihazırda taraflar bu planlarından vazgeçmiş değillerdir. Tekrar 15 Temmuza geri dönecek olursak.. Peki her iki tarafın planının da ortak noktası olan tasfiye süreci nasıl hayata geçirilecekti?

  • Anadolu evlatları yer edinmeye başladıkça TSK’daki eski gücünü kaybetmiş olan Ergenekon, 3’üncü planın başarısız olma ihtimalini de göz önünde bulundurarak hazırlıklarını 2’nci plan üzerinden yürütüyordu.
  • Başarısızlık üzerine kurgulanmış kontrollü bir girişim ve sonrasındaki OHAL ve KHK’lar ile bir bütün olarak planlanmış süreç sonucunda sadece TSK’daki değil aynı zamanda yargıdaki ve diğer kurumlardaki ”istenmeyen” kişilerin de tasfiye edilmesi planlanmıştı.
  • Tasfiye için ihtiyaç duyulacak kamuoyu desteği ve özellikle muhafazakâr kesimin de desteği için darbeci diye suçlanarak TSK’dan tasfiye edilecek askerlerin Cemaat ile ilişkili oldukları propagandası, olmazsa olmaz bir gereklilik idi.

  • TSK’nın bir cemaatin kontrolünde olduğu propogandası FETÖ’cü olarak ilan edilen askerleri de kimsenin savunamayacağı çok güzel bir algı operasyounu olup, silah arkadaşlarını savunanların da FETÖ’cü ilan edilebilecekleri müthiş bir Ergenekon kurgusu idi.
  • İlk olarak, başarısızlıkla sonuçlanacak sözde darbe girişimi sonrasında, darbeye karışıp karışmadığına bakılmaksızın Ergenekon tarafından hazırlanmış “sıkıyönetim listeleri” vs. delil gösterilerek “bakın bizim tespit ettiğimiz askerlerin hepsi bu girişimin içinde” denilecekti.
  • Daha sonra, bu söylemleri ile sanki TSK’da bir Cemaat yapılanması varmış da darbeyi o yapı yani Cemaat yapmış gibi göstererek oluşturacakları FETÖ çuvalına, sözde darbe girişimi ile ilgisi olsun veya olmasın istedikleri kişileri dahil edeceklerdi.

  • “Soruları çaldılar” vb söylemler de algı yönetimi konusunda uzman olan Ergenekon tarafından sırf bu amaca hizmet etmesi için ortaya atılmış argümanlardı.
  • Bu çerçevede önce Hulusi Akar ve ekibine önce bir darbe planlaması yaptırıldı, daha sonra da bu darbenin kontrollü olması ve başarısızlıkla sonuçlanması için gerekli tedbirler aldırıldı ve uygulatıldı.
  • Bu noktada, o gece sokağa çıkartılan birliklerin ve denize açılan gemilerin personelinin ya tatbikat ya da terörist saldırı yalanları ile kandırıldığını hatırlatmak isterim.

Bu arada Ergenekon da kendi darbesinin planlarını tamamladı. Şimdi gelelim 15 Temmuz’da yaşananlara. Yaşanan olayların detaylarından ziyade genel resim üzerinde durmaya çalışacağım.

  • Hulusi Akar ve ekibi, emir komuta içerisinde bir sıkıyönetim planı yaptırmış ve maiyetindeki askeri personeli de zihinsel olarak hazırlamıştı ancak sadece kendilerine verilen emirleri yerine getiren askerler Hulusi Akar ve ekibinin asıl planından habersizdi.
  • 2’nci planın yani karşı darbenin yapılabilmesi için 1’inci planın başlaması ve başarısız olması gerekiyordu. Hulusi Akar’ın o gün ve öncesinde Fidan ile görüşmesi, daha sonrasında Fidan ve Diyanet İşleri Başkanı’nın görüşmesi vs. bunların net kanıtıdır, detaya girmiyorum.
  • Darbe saatinin öne çekilmesi, birliklere farklı emirler yayınlanması vb. olaylar kontrollü darbe planının yani Hulusi Akar’ın asıl planının başarıyla uygulandığı gösteriyor.

Nitekim Cumhurbaşkanının açıklaması da kurgunun mükemmel yapıldığının delili.

  • Buna göre Hulusi Akar, Abidin Ünal, Yaşar Güler, Zekai Aksakallı ve Bülent Bostanoğlu gibi ana aktörler, girişim başladıktan sonra bir kenara çekilecek ve olaylarla hiç ilgileri yokmuş gibi görüneceklerdi.
  • Birçok komutanın düğünde, orduevinde, eşinin/annesinin yanında olması vs. bu planın bir parçasıydı.
  • Hatta bu isimler darbenin bastırılmasına katkı sağlamış gibi gösterilecekti ki kahraman ilan edilebilsinler ve Yeni Türkiye’nin tek adam sisteminde mükâfatlarını alabilsinler (nitekim gelişmeler bunu kanıtlamıştır).
  • Hulusi Akar, baştan itibaren sözde darbecilerin başındaymış gibi görünmeye devam etmiş ancak kendisinin imzalaması gereken emirlerin altına imza atmamış ve kendisinin okuması planlanan darbe bildirisini okumamıştır.
  • Kritik olan nokta şuydu ki başarısızlıkla sonuçlanması gereken 1’inci planın kontrolden çıkıp başarılı olma ihtimali vardı ve bu durumda Hulusi Akar’ın yönetimi ele alması gerekecekti. Bu nedenle Akar, son ana kadar temkini ve sürecin kontrolünü elinden bırakmamıştır.
  • Sözde darbenin “1 numarasının” hala belli olmaması da “Hulusi Akar’ın o akşamki rolünün sonucudur. Darbe girişiminin başında olmasına rağmen asıl amacı bu girişimin başarısız olması olan Hulusi Akar, kendisinin 15 Temmuz’da “1 Numara” olarak açıklanmasına engel olmuştur.
  • Ayrıca @RT_Erdogan, doğal olarak Ergenekon ekibine güvenmiyordu ve her an namlunun kendisine dönebileceğini çok iyi biliyordu. Ve beklediği gibi de oldu. Ergenekon kanlı darbe planını (yani 3’üncü planı) devreye sokmuştu.
  • Marmaris’e ilk giden ve gerçekten @RT_Erdogan’a suikast amacıyla orada olan ve masum polisleri de katleden ekip Ergenekon ekibiydi ve 3’üncü plan gereği oradaydılar.
  • Ancak @RT_Erdogan önceden tedbirini almıştı. Dalaman’da hazır bekletilen 3 uçak, @RT_Erdogan’ın Cihat Yaycı’nın evinde saklanması vs hep bu sebeptendi. Aslında o gün @RT_Erdogan’ın halkı sokağa çağırmak gibi bir planı da yoktu.
  • @RT_Erdogan’a suikast girişiminde başarılı olamayan Ergenekon, Aydın Doğan’ın da dahil olduğu bir tuzak ile MİT basın danışmanı Nuh Yılmaz’ın ayarlaması ve Hande Fırat’ın aracılığıyla @RT_Erdoğan’ı canlı yayına bağlayıp halkı sokağa çağırmasını sağladı.
  • Kontrollü darbe planı ile tuzağa düşürülen askerler ne olduğunu anlamaya çalışırken halkın sokağa dökülmesi ile oluşacak kitlesel olayları kanlı bir bastırma ile lehine çevirmeyi planlayan Ergenekon bu vesile ile gerçek darbesini de yapacaktı.
  • Ki bir çok vatansever bu tuzağı fark edip canı pahasına Ergenekon’un oyununu bozmaya çalıştı ve daha fazla kan akmasına mani oldu.
  • Aydın Doğan’a kesilen cezanın büyük olmasında 15 Temmuz’da @RT_Erdogan’ı tuzağa düşürmüş olmasının önemli bir payı vardır denilebilir.

Uzun sözün kısası, @samiltayyar27’ın da dediği gibi 15 Temmuz’la ilgili gerçekler tam olarak ortaya çıktığında bugün hain ilan edilenlerin kahraman, kahraman ilan edilenlerin de hain olduğunu herkes görecektir.

Bu Konu, Sürgün Binbaşı @SurgunBinbasi Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 13 Ocak 2019 — 04:59

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir