Reichstag Yangını

15 TEMMUZ vs REICHSTAG YANGINI; BENZERLİKTEN ÇOK ÖTESİ;

Kader ve tarih ilişkisi bazen korkunç işaretler barındırır.Tüm matematik ve olasılık teorilerini yerle bir eden bu benzerlikten öte silsileler dizisi,belki de,ders alsınlar diye; ALLAHIN BİR LÜTFU’dur! O halde başlıyoruz!

  • 1933, Hitler; yanmakta olan Alman Meclis binasına baktı;
    ♦️-A GIFT FROM GODS, dedi.2016, Recep Tayyip Erdoğan, Meclis bombardımanlı sözde darbeden söz ederken,
    ♦️-A GIFT FROM GOD,dedi.Tek 1 harf; yılan tıslaması gibi tek bir “S“ farkıyla, ikisi de yıkımlara; ALLAHIN LÜTFU, demişti!

  • 31 Ocak 1933. Antik Yunan ve Mısır tanrılarıyla süslü, gotik mobilyalı bir evde, Almanya’nın Kudretli 3 adamı başbaşa ve fısıltılı tonlarda konuşuyordu. Başbakan Hitler, İç işleri bakanı/Hava K.Komutanı Hermann Göring, Propaganda Bakanı Joseph Goebbels şeytani bir plan yapmaktaydı.

  • Hitler ayağa kalktı ve bir boynuza benzeyen gramofondaki müziği kesti;
    -Almanlar neden Kızıl şeytanlara, komünistlere oy verir, dedi.
    Goering, kasıldı.
    -Çünkü onları melek zannediyorlar,dedi.
    Goebbels, heyecanla araya girdi;
    -O halde onların gerçek yüzünü halka göstermeliyiz, dedi.
  • 5 Mart’ta, yaklaşık 1 ay sonra, Hitler için ölüm kalım meselesi olan seçimler vardı. Ama Almanya’nın ekonomik dengesizliğini ve işçi haklarını mükemmel savunan Komünist siyasi hareketler, Hitler’in tek adam olma tutkusunun önündeki en büyük engeldi. Bu engel topyekün yıkılmalıydı.
  • Hitler’in Almanya için büyük bir tehlike olduğunu her fırsatta dillendiren Bolşevik komünistler, halktan giderek artan ölçüde büyük destek alıyordu. Hitler, elindeki tüm medya, istihbarat, devlet gücünü kullanmış, tutuklamalar, tehditler, baskınlara rağmen, komünist siyaseti ezememişti.
  • Komünistleri kışkırtırsak, İHTİLÂL yapmaya heveslenirler ve onları ezeriz diye düşünmüşlerdi. Ama Hitler, Goebbels ve Goering’in bunca terörüne rağmen; bekledikleri “Bolşevik darbesi” bir türlü gerçekleşmedi. Mademki bu iş kışkırtmayla olmuyor, böyle 1 şeyi uyduramazlar mıydı acaba?
  • İşte bu toplantıda; konuştukları konu buydu; YAPAY/ TUZAK DARBE!
    Goering ve Goebbels önceden detaylandırdıkları planı; Hitler’e sunuyordu.
    -REICHSTAG’I YAKACAĞIZ (meclisi), dedi, Goebbels.
    Hitlerin gözleri parladı!
    -Ve onları suç üstü yapıp, köklerini kurutacağız,
    diye ekledi Goering.

PLAN ŞÖYLEYDİ;

  • Öncelikle zayıf karakterli ve kullanılmaya elverişli, yakıp yıkmaya hevesli bir komünist bulunup, bu kişi; Devrimci Komünist kılığına girmiş Nazi ajanları tarafından domine edilecek, gazlanacak, kandırılacak ve yangın malzemeleri ile meclise girişi temin edilecekti.
  • Meclis yakıldığı anda da, yine komünistler arasına karışmış Nazi ajanları, “sevinç sloganları“ atacak ve bunu duyan hükümet yetkilileri, kontrol ettikleri tüm MEDYAYI harekete geçirip; MECLİSİ YAKTILAR, SİYASİ İRADEYİ ÖLDÜRÜYORLAR, ALMAN HALKINA DARBE YAPILIYOR diye bağıracaklardı!
  • Hitler; riskli ama basit olan bu planı çok beğendi. Tüm detayları dinledi, eklemelerini yaptı ve onayı verdi. İstihbarat ajanları bu iş için; MARINUS VAN DER LUBBE adında, kundaklama, grev ve devrimle kafayı bozmuş olan Hollandalı, yarı akıl hastası bir anarşist komünisti buldular.

  • Marinus; 27 Şubat gecesi yanıcı malzemelerle birlikte gizlice meclise sokulacak, ve yangını başlattığı anda da,tüm yoldaş sosyalist ve komünistler de ayaklanacak, Hitler devrilecek, işçiler kazanacak ve Marinus da bir devrim kahramanı ve lideri olacaktı. Adam; bu işe çok inanmıştı.
  • Marinus’u kandırmak, komünist kılığındaki Nazi ajanları için çok kolay olmuştu. Tuzağa düşürülen Marinus; Komünist bir ihtilali başlatacağını zannederek, olaydan 4 gün önce içki içtiği bir barda; Meclisi yakacağını söyleyecek kadar ahmaktı. Bu beyanı sonradan aleyhine delil olmuştu.
  • YANGINDAN 3 GÜN ÖNCE! NAZİLER; Halkı hazırlamak amaçlı, Hitler medyası yoluyla; komünistlerin DARBE PLANLADIĞINI yazdılar. Aynı gün Komünistlerin Berlin’deki merkezi, Kari Liebknecht Haus basıldı. Orda buldukları belgeleri; resmi bir bildiriyle ‘İHTİLAL BELGELERİ’ diye yayınladılar.
  • Goering’in bizzat kendisi; Komünistlerin bir ihtilâl hazırladıklarını doğrulayan “belge” lerin elde edildiğini, tehlike altında olduklarını açıkladı. -Seçimle iktidara gelmiş olan Hitler’i devirip; Almanya’yı işgal etmelerine fırsat vermeyeceğiz, dedi. Plan tıkır tıkır işliyordu.
  • YANGINDAN 2 GÜN ÖNCE! Hitlere yapılan son sunumda, Marinus adındaki adamın bu işi kesin başlatacağı söylendi. Goebbels ve Goering; yangın gecesi;
    TÜM TUTUKLANACAK KOMÜNİSTLERİN LİSTESİNİ, Hitler’e sundular. Savcılar, Polisler, ajanlar; hazırlandı. -BU GECE DARBE YAPILACAK, deniyordu!

  • Sonradan S-A. lideri ve azılı 1 Nazi olan, istihbarata lüx hizmet sunarken güvenlerini kazanmış, eski otel garsonu olan ve gay kulübünde korumalık yapan Karl Ernst, 27 Şubat gecesi hücum taburlarından, en güvenilir Nazi ajanlarından özel 1 ekiple bu tünelden Reichstag’a girecekti.

  • YANGINDAN 1 GÜN ÖNCE! Devasa meclisin altındaki tünelden, yanıcı kimyasallar geçirildi, farklı noktalarına alttan döşendi. Ekip, kimseye görünmeden aynı yoldan çıktı. YARIN; Marinus binaya girip ilk kibriti çaktığı anda; esas büyük yangını ajanlar başlatacaktı. Hazırlıklar tamamdı.
  • YANGIN GÜNÜ! 27 Şubat akşamı! Hitler bu defa Gramofonda çalınan müziğe eşlik ediyor, yemekler yeniyor, eğleniliyordu. HİTLERİN ENİŞTESİ Mİ, bilinmez ama Dr. Hanfstaengl’den bir telefon geliyor ve REICHSTAG YANIYOR diye bağırıyordu! Hitler, Goebbels ve Göring’in planı işlemişti.

  • Goebbels mahkemede şöyle dedi; “Hitler; pencereden kızıl dumanların göğe yükseldiğini, Reîchstag kubbesinin sanki projektör tutulmuş gibi yandığını gördü.Birtakım yerlere telefon etti ve birkaç saniye içinde ‘saatte yüz kilometreyle’ C.Chaussee’den geçerek cinayet yerine koştu.“

  • Yangının olduğu yere varır varmaz, -BU BİR DARBEDİR, ALMANYA İŞGAL EDİLİYOR, diye haykırdılar. Yangın yerine onlardan önce gelmiş olan Goering terliyor ve sonradan Papen’in anlattığına göre, «Bu, Komünistlerin yeni hükümete karşı işledikleri bir cinayettir!» diye bağırıp duruyordu.
  • Goebbels medya önünde, yeni Gestapo şefi Rudolf Diels’e bağırdı: -İşte Komünist ihtilâli başladı! 1 dakika bile bekliyemeyiz. Darbecilere Acımak yok. Tüm komünist liderler, destekleyicileri, binaları, evleri, işyerleri basılsın! Halkımızı bilgilendirin! ALMANYA’YA SAVAŞ İLAN EDİLDİ!
  • MECLİS YAKILARAK SAHTE 1 DARBE YAPILMASI fikirinin Goebbels ve Goering’den çıktığı kesindir. O sıralarda Prusya iç işleri Bakanlığında memur olan, Hans Gisevius adında biri, Nuremberg’de verdiği ifadede; Reichstag’ı ateşe verme fikrini ilk olarak Goebbels ortaya atmıştır, dedi.
  • Ve; Gestapo Şefi Rudolf Diels de şu ifadeyi ekledi; -”Goering de yangının nasıl çıktığını çok iyi biliyordu. Bana yangından sonra hemen tutuklanacak olanların LİSTESİNİ hazırlamamı, YANGINDAN ÖNCE, o emretmişti! Tüm isimleri tek tek inceleyip, emin olmuştu! Evet; herşeyi biliyordu.”

  • İkinci Dünya Savaşının ilk yıllarında Alman Genel Kurmay Başkanlığı yapmış olan General Franz Halder, Goering’in bir ara bu işten ötürü nasıl övündüğünü Nuremberg’de anlatmıştır.

  • -1942 yılında Führer’in doğumgünü şerefine verilen Öğle yemeğinde konuşma dönüp dolaşıp Reichstag yangınına ve bu binanın sanat değerine geldi. Goering’in konuşmayı ortasında kesip şöyle bağırdığını kendi kulaklarımla işittim: ‘Reichstag’i en iyi bilen tek adam benim, ÇÜNKÜ ONU BEN YAKTIM!’, Bu sözü söylerken elini kalçasına vurdu…”
  • Marinus Van der Lubbe’nin Naziler tarafından kandırılmış bir adam olduğu da kesinleşmiştir. Nitekim Leipzig duruşmaları sırasında bu dengesiz adamın elinde, bu kadar büyük bir binada, o kadar çabuk yangın çıkaracak malzemeler bulunmadığı da anlaşıldı.
  • Marinus; meclisten içeri girdiğinden bir buçuk dakika sonra büyük merkez holü alevler içinde kalmıştı. Kundak olarak kullanabileceği gömleğinden başka bir şeyi yoktu. Uzmanlar mahkeme ifadelerinde, teorik olarak Marinus’un tek başına olmadığını, mutlaka yardım aldığını söylemişti.
  • Özellikle devasa tavanlı taş yapılardaki, büyük yangınlar oldukça çok miktarda kimya maddeleri ve petrol ile çıkarılabilirdi. Bu kadar maddeyi tek bir adamın binaya taşıması imkânsız olduğu gibi, bu kadar dağınık yerde bu kadar kısa zamanda yangın çıkarmasına da imkân yoktu.
  • Ama tabi o dönem tüm devlet, istihbarat ve medya gücünü arakasına alan Hitler müthiş bir propagandayla; herşeyi halka çok farklı anlatmayı başardı. ”Bu; açık bir darbe girişimiydi. Alman halkının hayatına ve ülkesine kastedilmişti. Ancak HAİNLER MECLİSİ YAKARDI!” Halk inanmıştı.
  • AYNI GECE; yanan meclisten henüz duman yükselmeye devam ederken; Göring, komunist basın organlarını yasakladı. Komunist partiler basıldı. Binlerce insan gözaltına alındı. Sadece Berlin’de 2000’den fazla kişi darbecilikten tutuklandı. İnsanlar yataklarından uyandırılıp tutuklanıyordu.
  • Hitler konuşmasında; -Alman halkının birliğine ve iradesine yapılan bu terör saldırısının failleri olan tüm Komünist Partililerin, en şiddetli şekilde cezalandırılacağını söyledi. -Alman halkı artık merhamet göstermeye tahammül edemez, diye de ekledi… Cinnete start verilmişti.
  • Goebbels ve Göring de korku pompalıyordu; -Komünist hainler durmayacak, devam edecekler, Bolşevikler Alman halkının kanına kastedecek, onlara ACIMADAN, her tür yöntemle durduracağız, diyorlardı. Lütuftan enişteye, önceden hazırlanmış meclis bombalanmasına, HERŞEY ne kadar da tanıdık!
  • Daha 24 saat geçmeden, mahkeme dahi kurulmadan, suçlular bulunmuş, yakalanmış, evler, işyerleri, parti binaları talan edilmiş, Marinus Van der Lubbe suçunu itiraf etmiş, hiç tanımadığı onbinlerce insanla bu işe giriştiğini söylemişti! -Ve insanlar bu ‘devlet terörüne’ inanıyorlardı!
  • Gazeteciler, bilim adamları, yazarlar, dünyaca tanınmış entelektüeller de tutuklanmıştı. Hem de yangından 1 gün sonra. Olay anında hasta yatağında olan; Komünist Parti Sekreteri Ernst Thälmann ve daha sonra Bulgar Başbakanı olan komünist teorisyen ‘Georgi Dimitrow’ da tutuklanmıştı.
  • MAHKEMELER ise; tam bir tiyatro sahnesiydi. Yangını çıkartanların kendisi, onbinlerce suçsuz insanı ‘darbeciler yangın çıkardı’ diye suçlayarak dehşet bir oyun oynuyordu! Marinus Van der Lubbe; mahkemeye çıktığında, işkence ve ağır ilaçların etkisinde ne dediğini dahi bilemiyordu.

  • Hakimler şöyle dedi; -Marinus,yangın yerinde yakalandı, itiraf da etti. Tanıklar(!) da var! Ve suçu sabit görüldü, boynu uçuruldu. Özellikle komünist teorisyen Georgi Dimitrow’un mahkemedeki savunmaları efsane’dir. Dimitrov, devletin avukatını reddederek, savunmasını kendisi yaptı.
  • Dimitrow; İçişleri Bakanı Göring ve propagandacı Goebbels’i tanık olarak mahkemeye çağırdı.
    İşin ilginç tarafı; bu 2 isim o dönem mahkemeye gelirken; TR’de 15 Temmuz’da, Ne Hulusi Akar, Ne Fidan, ne de diğerleri, hiç kimse; bırakın mahkemeyi, kendi komisyonlarına bile ifade vermediler.
  • Öyle ki; enfes savunmasını okuduğunuzda Dimitrov’un, Nazi bakanlarını köşeye sıkıştırdığını, tutarsızlıklarını bir bir ortaya döktüğünü ve DARBE YALANINI ORTAYA ÇIKARDIĞINI dâhi görebiliyorsunuz. Nazi liderleri mahkemede ifade vermeyi kabul etse de, yaşananları halktan gizlediler.

  • Dimitrow’un sorularına ve düştüğü duruma oldukça kızan Göring; mahkemede onun üzerine yürüdü;
    -Dimitrov: Suçsuz iseniz sorularımdan neden korkuyorsunuz, sayın İçişleri Bakanı?-Göring: Mahkeme sonuçlandığında; kimin korktuğunu göreceksin, Alçak vatan haini seni!Durum, buydu.
  • Mahkeme, Nazi makamları emrinde olduğu halde duruşmalar, Hitler, Goebbels, Goering ile Naziler üzerinde bir hayli şüphe topladı. Ama bu şüpheler herhangi bir pratik etki oluşturmayacak kadar geç uyandı. Çünkü Hitler, vakit kaybetmeden, Reichstag yangınından sonuna kadar, yararlandı.
  • ve KHK;
    Yangının ertesi günü, 28 ŞUBAT’ta, Hitler Hindenburg’a “Halkın ve Devletin Korunmasını” öngören ve tam olarak KHK’ya denk gelen bir kararname imzalattı. Böylece Anayasanın kişi ve toplum hak ve hürriyetlerini garanti eden yedi bölümü birden ortadan kaldırılmış oluyordu.
  • “Komünistlerin devleti tehdit eden hareketlerine karşı tedbirler” şöyle anlatılıyordu:
    -Kişi özgürlüğü, fikirlerin serbestçe açıklanma hakkı, ve aynı zamanda basın özgürlüğü üzerine sınırlar konulması; toplantı ve dernek kurma haklarının sınırlandırılması’, posta, telgraf ve telefon muhabereleri gizliliğinin kaldırılmasına;
  • Ev arama İzinlerine, takip ve tutuklamalara,müsadere ve mülkiyet sınırlamalarına,mal ve paralara el konulmasına, yürüyüş ve toplantıların yasaklanmasına, aksine sarahat olmadıkça, KANUNİ SINIRLARIN ÖTESİNDE müsaâde edilmiştir»
  • Bundan başka kararnamelerde; Alman hükümetine, gerektiğinde federal devletlerin bütün yetkilerini üzerine alma hakkını veriyor, silâhlı kimselerce “huzurun ciddî bir şekilde” ihlâli de dahil olmak üzere, bir sürü suça ölüm cezası koyuyordu. İŞKENCE‘ye; devlet refleksi deniyordu.
  • Böylece Hitler bir hamlede yalnız siyasî düşmanlarını resmen susturmakla ve onları istediği zaman tutuklama hakkını elde etmekle kalmıyor, aynı zamanda, Komünist tehlikesini de “resmen” ayyuka çıkarmakla milyonları bulan orta sınıf halkta ve köylüde, bir hafta sonra yapılacak Yeni seçimlerde Nasyonal Sosyalizme, yani Hitler’e oy vermedikleri takdirde…
  • Bolşeviklerin kanlı bir şekilde iktidarı ele alacakları, Alman halkını kıyımdan geçirecekleri, iç savaş çıkaracakları, düşman işgaline zemin hazırlayarak ülkeyi yıkacakları, korkusunu mükemmel yayıyordu.
  • Dört bin kadar Komünist ve birçok da Sosyal Demokrat ve liberal tutuklandı. Bunlar arasında kanuna göre dokunulmazlıkları olan birçok Reichstag üyesi de vardı. Hükümet tarafından desteklenen bu Nazi devlet terörünü Almanlar ilk defa görüyorlardı. İktidar ise şehvet içindeydi.
  • Medya; kan, idam ve işkenceyi kutsuyor; Kamyonların arkasına doluşmuş, silahlı Nazi hücum taburları bütün Almanya caddelerinde bağırarak geçiyor, evlere giriyor, birçok insanları toplayıp S. A. kışlalarına götürüyorlar, oralarda onlara işkence yapıyor, belgeler imzalatıyorlardı.
  • Muhalif medya imha edilmişti; Sosyal Demokrat gazeteleriyle birçok liberal dergiler kapatılmış ve demokratik partilerin siyasi toplantıları yasaklanmış ya da dağıtılmıştı. Sadece Nazilerle- MİLLİYETÇİ MÜTTEFİKLERİN (Devlet Bahçeli) seçim kampanyalarına ve medyasına dokunulmuyordu.
  • Millî hükümetle Prusya hükümetinin mâli kaynaklarını ele geçirmiş olan, büyük iş adamlarından bol para kaldıran Naziler, dehşetengiz bir seçim propagandasına giriştiler. Devlet radyosu Hitler’in, Goering’in ve Goebbels’in seslerini ilk defa Almanya’nın dört bir köşesine yaydı.
  • Bütün caddeler Nazi Partisinin gamalı haç bayraklarıyla donandı, şarkılar bestelendi, propaganda filmleri çekildi, Toplantılar, fener alayları, meydanlardaki hoparlör gürültüleri dört bir yanı sardı. Duvarlara gözalıcı Nazi afişleri asıldı ve geceleri tepelerde ateşler yakıldı.
  • Seçmenler Alman cenneti vaadiyle kandırıldı, sokaklardaki Nazi terörüyle sindirildi ve YENİ DARBE denilerek korkutuldu. Reichstag yangınının ertesi günü Prusya hükümeti uzun bir bildiri yayımladı, ele geçirilen komünist “belgelerine göre”; HAİN DARBECİLERİN PLANLARI ŞUNLARDI;
  • Hükümet binaları, müzeler, büyük binalar ve taşlıca fabrikalar DARBECİLER TARAFINDAN yakılacaktı.
    -İnsanlar topluca meydanlarda asılacaktı
    -Kadınlar, çocuklar, grupların önüne katılarak götürüleceklerdi. Reichstag yangını kanlı bir ayaklanmanın, ve iç savaşın işareti olacaktı…
  • “Darbecilerden ele geçirilen belgelerin” yayımlanacağı vaadedildi ama bu belgeler hiç bir zaman yayımlanmadı. Prusya hükümetinin bu belgelerin doğruluğu konusunda verdiği teminat Almanların bir haylisini etkilemişti. Kararsız olanları da belki Goering’İn tehditleri etkiledi.
  • 3 Martta, seçimlerin arifesinde Goering Frankfurt’ta şöyle bağırdı:
    -Alman kardeşlerim; biz bunlara adâletle hükmedemeyiz! Elbette ki devlet kuvvetini ve polisi sonuna kadar kullanacağım! Dinleyin ey benim sevgili hâin Komünistlerim. Sakın olâ ki yanlış bir hareket yapmayın!
  • Goering konuşurken ağzından salya akıyordu; -Sizi gırtlağınızdan yakalıyacağım, Almanya’nın düşmanlarıyla yaptığımız bu ölüm kalım savaşını da işte şu aşağıda duranlarla, bu kahramanlarımla birlikte yürüteceğim ; can dostlarım Kahverengi Gömleklilerle! Alkışlar, sloganlar…

  • Muhalefet de sinmişti. Şimdi Alman halkının konuşma zamanıydı. 5 Mart 1933’de, halk seçim sandıklarının başına koştu. Hitler’in hayatta olduğu süre görüp görecekleri SON demokratik seçimdi bu. Bütün teröre ve bütün korkutmalara rağmen halkın nasıl tepki vereceği merak konusuydu.
  • Seçim sonuçlandığında; Naziler 12,277,180 oyla başta geliyordu. Kazandıkları oy sayısı beş buçuk milyon artmıştı ama genel oy sayısının sadece % 44’ünü elde etmişlerdi. Çoğunluk Hitler’den hâlâ uzaktaydı. Merkez Partisinin kazandığı oy sayısı 4,230,600’den 4,424,900’e çıkmıştı.
  • Bütün baskı, sindirme ve korkuyla geri çekilmelerine rağmen; Sosyal Demokratlar bile ikinci büyük parti durumlarını muhafaza etmişler 7,181,629 oy kazanmışlardı. Kayıpları sadece 70,000 oydu.Komünistler bir milyon taraftar kaybetmişler, ama yine de 4,848, 058 oy kazanmıştılar.
  • Bunun üzerine planın ikinci kısımına geçildi. Alman Parlâmentosundan yasama görevlerini Hitler’e devretmesi ve uzun bir tatile girmesi istenecekti. Ama böyle bir hareket Anayasanın değiştirilmesini gerektireceğinden bu değişikliği onaylayacak üçte iki çoğunluğa ihtiyaç vardı.
  • İstediği oyu alamasa da; Hitler ve adamları KENDİ TASARLADIKLARI DARBEDEN aldıkları güçle; korku ve tutuklamalarla, herşeye bir çözüm üretebiliyorlardı. Milliyetçi, Katolik ve bazı satılmış sosyalistleri, hatta komünistlerden biât edenleri de safına alarak; ‘BAŞKANLIĞINI’ ilan etti.
  • BÖYLECE HİTLER; Reichstag’dan tam yetki almasının özerinden daha 15 gün geçmeden, merkezî otoriteyi eline almıştı. Alman tarihinde ilk olarak, Almanya’nın çok eski zamanlardan kalma federal karakterini yıkmış ve Almanya’yı bir diktatörün kucağında acayip bir yöntemle birleştirmişti.
  • Hitler, Başkan olduğunun birinci yıldönümünde, 30 Ocak 1934’de, “Almanya’nın Yeniden Kurulmasına Dair Kanun” u çıkararak bu görevini resmen tamamlamış oldu. Devletlerin “halk meclisleri” kaldırıldı; bağımsız yetkileri Alman hükümetine devredildi; artık ipler tamamen elindeydi.
  • Diğer muhalif Partilerin; ‘FF demokratik Almanya’ talan edilirken direndikleri söylenemez. Sosyal Demokratlar (hapse atılmamış olanlar) darbenin sahte olduğunu bilmelerine rağmen Reichstag’da hiç itiraz etmeden Hitler’in dış politikasını desteklemişlerdi. Bütün dünya şoktaydı.
  • Oysa Goering’in polisi dokuz gün önce muhaliflerin parti binalarına ve gazetelerine el koymuş, mallarını ellerinden almıştı. İtiraz edenler de tutuklanmıştı. Buna rağmen Sosyalistler hâlâ Hitler’le uzlaşmaya çalşıyorlardı. Dış ülkelerde Führer’e kızan yoldaşlarını suçluyorlardı.
  • Ve Hitler; 14 Temmuz’da şöyle 1 kanun çıkardı, -N.S. Alman işçi Partisi Almanya’nın TEK SİYASİ PARTİSİDİR. Yeni bir parti kurmaya teşebbüs edenler, eğer suç başka kanunlara göre daha büyük bir cezayı(idam) gerektirmiyorsa, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılırlar.

☠️ BURAYA DİKKAT; Hitlerin; Almanya’da tek partili totaliter devlet kurduğunu resmileştiren bu kanun; 15 TEMMUZ’da evet yanlış duymadınız, 15 TEMMUZ’da tüm gazetelerde ve radyolarda halka duyuruldu! Bu tweet serisinin başında ne demiştim; BENZERLİKTEN ÖTESİ! Dedim ya belki; LÜTÛF!

  • Duymak, görmek, anlamak isteyenler için; tarihin içine gizlenmiş her ”adâlet katliamının” yaşandığı benzer olayda; matematiğin dâhi tökezlediği ince sırlar gizlidir! Hitlerin, Goebbels’in, Goering’in ve Almanya’nın feci SONUNU YAŞAMAK İSTEMİYORSANIZ; ADÂLETE DERHAL GERİ DÖNÜN!
  • Reichstag Yangını’nın mekanizması; 15 Temmuz’da neler olup bittiğini bir türlü anlamak istemeyenler için mükemmel 1 harita sunmaktadır. Onlarca kaynak okuyup, resmi belgelerden derledim. Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener neler döndüğünü çok iyi bilseniz de; SİZ DE OKUYUN BU SERİYİ!
  • SON; ilerde bu seriye MAHKEMELERDEKİ SAVUNMALAR kısmıyla yeniden döneceğim! Seride Bazı cümleleri mahkeme tutanağından birebir aynen yazdım.
  • Bu tür serileri YAYMANIZI öneriyorum. Karar sizin.
    ♦️YENİ YILIN MASUMLARIN MASUMİYETİNİ ORTAYA ÇIKARMASI ÜMİDİYLE; saygılarımı sunuyorum.

Yazar; Turan Felek

guest
1 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
trackback
15 Temmuz - Mutlaka Oku
8 ay önce

[…] Reichstag Yangını ve 15 Temmuz benzerliği […]

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
1
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x