‘Türk Devlet Aklı’ndan 31 Mart Seçimleri değerlendirilmesi!

“Türk Devlet Aklı”ndan 31 Mart Seçimleri ve İstanbul Seçimlerinin yenilenmesinin değerlendirilmesi.. Kısa bir jeopolik bakış ve tarih turu yapıp Türk Devlet Aklının varlığını ve 31 Mart Seçimleri konumuzu yorumlamaya çalışacağız…

  • Bulunduğumuz jeopolitik konum dünyanın herhangi bir köşesinde veya okyanus kenarında olan, diğer ülkelere nazaran daha az önemli bir toprak parçası değildir. Türk Devleti’nin Kuzeyinde Rusya, Batısında Avrupa,Güneyinde Orta Doğu ve Afrika,Doğusunda Orta Asya ve Uzak Doğu var.
  • Dünya Haritasının neresinden bakarsanız bakın Türk Devletin Avrasya Anakarasının merkezini teşkil eden jeopolitik konumu çok önemli bir ülke olduğunu görürüz. Bu anlamda bölgemizde yaşanan sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve bir çok siyasi olay bizi direkt olarak etkilemektedir.
  • Türklerin Orta Asya’da başlayan serüveni bugün Avrasya Anakarasının tam merkezinde devam etmektedir. Bugün Türk Devletinin etrafında, hatta dünyada İran ve Çin hariç kendisine eşdeğer nitelikte “devlet tecrübesi” olan bir güç yoktur.
  • Biz Türkler 2300 yıllık “devlet” geleneğimizle her zaman dünyada hakim güçlerden olmayı, bu başarıları 20.YY kadar taşımayı başarmışızdır. Devlet geleneğimizde bir devamlılık olduğuda aşikardır.
  • Devletler kurup, devletler yıkan, her “bitti” dendiğinde küllerinden tekrar doğan Türklerin 2300 yıllık devlet geleneğinin bir “akıl”la sabitleyemeyecek olmasını düşünmek ise geçmiş 2300 yılı yok saymak gibi bir durumdur. 100 Yıl Önceden Planlanan Cumhuriyet! (‘Devlet Aklı Nerede?’)
  • Bizler tarihin çok ufak bir diliminde hayat süren insanlar olarak kendi dönemimizde yaşanan olayları “devlet aklı” perspektifinden değerlendiremeyebiliriz. Fakat, tarihin devam eden sürecini dikkate aldığımızda “Türk Devlet Aklı”nın varlığı tartışmasız bir konudur.
  • Türk tarihini incelediğimizde gerek devletlerin yıkılış ve kuruluşları, gereksede güncel siyasi olaylarda ‘Türk Devlet Aklı’nın varlığıyla karşılaşıyoruz. Bizler ise bu “aklı” ileri dönük değerlendirdiğimizden bu “aklı”n isteklerini bazen ıskalıyor olabiliriz.
  • Bu anlamda “Türk Devlet Aklı” adına yapılan ileriye dönük yorumlarda yorumcunun konu hakkındaki yanılgısı “Türk Devlet Aklı”nın varlığı konusunda bir şüpheye değil yorumcunun isabetsiz yorumuna bağlanmalıdır. Benim açımdan “Türk Devlet Aklı” varlığı tartışmasız bir konudur.
  • Kanaatimce; Türk Devlet Aklı’nın mezhebi, sağcılığı, solculuğu, milliyetçiliği vb yoktur. Türk Devlet Aklı devamlılığını sürdürmekle ilgilenmektedir. Bu anlamda herkesimden insanı kullanması olağandır.
  • “Türk Devlet Aklı” bahsini bir kenera bırakıp son yıllarda yaşanan siyasi gelişmelerin 31 Mart Yerel Seçimlerine nasıl etki ettiğene ve “Türk Devlet Aklı”nın olası senaryolarına değinelim.
  • Türk Devleti an itibariyle ‘Anayasalı-Anayasasız, Meclisli-Etkisiz Meclis, Demokrasi-Totaliter, Hukuk-Gayri Hukuk’ sürecini yaşamaktadır. Yaşanan sürecin başlangıcı 16 Nisan 2017 Anayasa değişikliğidir.
  • Referandumda yapılan Anayasa degişiklikleri kısmi olduğu için eski düzenden yeni düzene geçilememiş, yeni düzeni uygulamak isterkende eski düzenin varlığı yeni düzenin uygulanmasına engel teşkil etmiştir. Bu durum bize “anayasasızlık” olarak yansımıştır.
  • Aslen 16 Nisan referandumuyla Türk Devleti sistem değiştirmişti(bana göre: değiştirmiş gibi yapmıştır)sistemi değişen ülkenin anayasasıda baştan yazılmalıdır. Fakat, bizde böyle olmadı, anayasa ve yeni sistem üzerinde açık kapı bırakıldı. Başkanlık Sistemi ile Kim Kazandı? Erdoğan mı? Mhp’mi? (‘Devlet Aklı’)
  • Burada fikrimi belirteyim: Anayasa değişikliği döneminde de aynı tezi savunmuştum. Sistem ve anayasa üzerinde bırakılan açık kapı bu sistemin değişeceğini ve yeniden “milli” bir anayasa ve “milli” bir sistemle yola devam edeceğimize inanıyorum.
  • Kısacası; Türk Devleti an itibariyle, Anayasasız, ne yeni sistem, ne de eski sistem, biz buna ‘anayasasızlık ve sistemsizlik hali’de diyebiliriz. İyi güzel, peki Türk Devlet Aklı bu duruma neden müsade etmiştir? Veya Devlet Aklının hedefi nedir?
  • Türk Devlet Aklının uzun soluklu planlarının olduğuna, bu planlar doğrultusunda hareket ettiğine inanıyorum. Fakat, siyasetçiler bu plana dahil değildir. Siyasiler devlet aklının uzun soluklu planının değişken halleridir. Bazen İslamcı, bazen demokrat, bazende Cumhuriyetçiler
  • Kısacası: Siyasiler devlet aklının değisik gömleklere bürünmüş halidir. Farklı gömlekler giyen siyasiler zaman-zaman devlet aklının dışında da politikalar üretebilirler. Anayasa ve yeni sistem konusuna değinip 31 Mart Seçimleri ve tekrarlanan İstanbul seçimlerine gelelim..
  • Türkiye’deki anayasa ve sistem konusu başta ABD olmak üzre dışardan emoze edilmiş durumlardır. Ülkeler sert dönemlere girdiğinde içe kapanıp daha totariter sistemlere dönüş yapabilirler. Bizde tam bu durumu yaşadık. Türkiye’ye ‘anglosakson’ ve ‘töton’lar bir sistem dayattı.
  • Türk Devleti bu güne kadar gücü nispetinde kendisine dayatılan bir çok konuyu farklı planlar eşliğinde aşmıştır. Bugünde bize dayatılan sistem ve anayasa konusu devletin gücü nispetinde bertaraf edilecektir. Sistemdeki boşluklar çok açıktır ve yürüme ihtimali yoktur.
  • Yeni sistemi karşı taraf dayatmış olsada Türk Devletinin bu dayatmayı bazı değişikliklerle lehine çevirdiğinede şahit olduk. Türk Siyaseti emperyaller tarafından kuşatılmışken devletin meclisi geçici sürece askıya alması anlaşılabilir bir durumdur.
  • “Savaş şartlarında demokrasi olmaz” sözü bir anlamda geçici olarak Türkiye uyarlanmıştır. Konu çok uzun olduğu için bu meselenin bölgesel ve jeostratejik alanlarını sonraya bırakıp 31 Mart Seçimlerine geçiyorum.
  • Türk Siyasetinde uzun zamandır ‘iktidar alternatifi’ olmadığı için demokrasi yara almış ve totaliter sisten ülkemizde vucüt bulmaya başlamıştı. Türkiye’deki iktidar alternatifinin olmaması ise siyasi partilerin emperyaller tarafından işgal edilmesi nedeniyle olmuştur.
  • Türk Siyasi partilerini incelediğimizde CHP ve HDP’nin Sorosçular tarafından, AK Parti’nin Pelikan Örgütü tarafından kuşatıldığını görüyoruz. Bu aşamada D. Bahçeli Türk Devletinin gerek iktidar gereksede muhalefetine müdaha etmiştir.
  • D. Bahçeli kendi içersinden çıkarttığı bir gruba parti kurdurup ana muhalefet partisinin yanına entegre etmiş, kendiside iktidar partisine yanaşarak ülkenin siyasi partiler eliyle emperyaller tarafından kuşatılmasına engel olmuştur. Fakat, hala iktidar alternatifi oluşmamıştır. Devlet Aklı’nın İYİ Parti Planları! (‘Bahçeli, İYİ PARTİ’yi Yönetecek!’)
  • İktidar alternatifinden kastımız yeni bir ismin toplumu kucaklacak söylemlerle birlikte Türk Devletinin bugün içinde bulunduğu sıkıntıları göğüsleyebilecek kapasitede olmasıdır. Peki, bu isim 3 ay gibi kısa bir zamanda yıldızı parlayan İmamoğlu mudur?
  • Bundan sonrasını tamemen Ankara, İstanbul, YSK ve Türk Devlet Aklı dediğimiz TSK üzerinden yorumlayalım. Ankara ve İstanbul demek; tabii ki Türkiye demektir.. Sorular ve cavaplar eşliğinde devam edelim.
  • Bugünkü duruma baktığımızda muhalefet bloku İmamoğlu’nu öne çıkartıp parlatırken, iktidarında İmamoğlu’nun önünü açmak için büyük çaba sarf ettiğine şahit oluyoruz. Peki, bu aşamada Türk Devlet Aklı Erdoğan’ın mı, İmamoğlu’nun mu yanındadır?
  • Bu sorunun cevabını bulmak çok güç. Eğer ki Devlet Erdoğan’ın yanında idiyse başta Ankara ve İstanbul olmak üzre bir çok stratejik şehir nasıl oldu da muhalefetin eline geçti? Diye bir soru geliyor. Bu sorunun cevabını kısaca vermeye çalışalım.
  • Seçim sonuçlarını ‘devlet aklı’yla okumaya çalıştığımızda muhalefetin aldığı şehirlerin siyasetteki iz düşümünün ‘Erdoğan tasfiye ediliyor’ anlamına geldiğini kabullenmemiz gerekebilir. Seçim sonuçları adeta muhalefeti iktidara ısındırma turu gibi duruyor.
  • Muhalefet ilk önce Türkiye’yi ekonomik açıdan kalkındıran ve dünya siyasetinde stratejik önem taşıyan şehirlerin belediyelerini alarak dışardaki siyasi muhataplarıyla tanışma ve şehir siyasetlerini iktidar siyasetine entegre etmek olarak görülebilir.
  • İmamoğlu devlet aklının projesiyse nasıl oluyorda zaten kazanılan İstanbul Seçimleri YSK tarafından tekrarlatılıyor?Yoksa YSK ve Türk Devlet Aklı arasında bir sürtüşme mi var? Veya YSK ve Türk Devlet Aklı Erdoğan’ı istiyordu da yenildi mi? Veyahut Devlet YSK’ya hakim değil mi?
  • İlk olarak YSK’nın İstanbul Seçimlerinin tekrarı meselesini ilk günden ele alıp değerlendirelim. İstanbul Seçimlerinin yenilenmesi gerektiğini, bu konunun bir beka meselesini söyleyen ilk kişi dikkat! D. Bahçeli…
  • Bir an durup şöyle düşünelim: Bahçeli’nin hedefi Erdoğan’ı tasfiye etmek, her icraatı bunun içindir! Bu düşüncenin açılımını yapmalıyız. Bahçeli’ye kadar Erdoğan tek başına iktidardı, Ankara ve İstanbul Erdoğan’ın elindeydi.. Bugün?
  • İstanbul Seçimlerinin yenilenmesi Erdoğan’dan çok Bahçeli istedi. Aklımıza geliyor işte! YSK ve Türk Devlet Aklı Bahçeli üzerinden bir plan geliştirip Erdoğan’a İstanbul’da daha büyük bir hezimet yaşatıp daha erken tasfiye mi ettirmek istemektedir?
  • Yenilenen İstanbul Seçimlerinde İmamoğlu’nun tekrar seçimi kazanması, belkide 3-5 puan fark atarak kazanmasıyla Erdoğan’ın toplum nezdindeki itibarının hızla zedelenmesi mi istenmiş olabilir mi? Evet, olabilir.
  • İstanbul seçimlerinin yenilenmesini en çok isteyen Bahçeli’yken toplum nezdinde sanki “YSK Erdoğan’ın baskısı sonucu seçim tekrarı kararı aldı” algısı oluşturulması YSK ve Devletin Bahçeli üzerinden hem Erdoğan hemde AK Parti’nin tasfiyesi miydi? Olabilir. Değerlendirelim.
  • Türk Devlet Aklı Erdoğan’ın Suriye politikasına tepki olarak tasfiye sürecinin hızlanması için YSK ve Bahçeli ile işbirliği yapmış olabilir. AK Parti içindeki Pelikan’ı çok iyi gören Bahçeli partinin tasfiye sürecinde kendi partisinede oy transferi istemişte olabilir.
  • Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumda Erdoğan’ın dışardan sıcak para bulma ihtimalinin olmadığını gören Devlet ve Bahçeli pekala bu yönde bir plan yürütüp sağcı iktidarı güç zehirlenmesi solcuları ise mağdur gibi göstererek iktidara taşımak istemiş olabilirler.
  • Soru ve cevaplarla devam edelim. İstanbul Seçimlerinin yenilenmesi seçimler öncesi YSK ve Devletin planı mıydı? Bu yenileme plan dahilinde değildiyse YSK ilk gün hangi tarafta durmuştur?
  • Anladığım kadarıyla İstanbul Seçimlerinin yenilenmesi taa ilk günden hazırlanmış bir konu. YSK Başkanı Sadi Güven’in yenilemeye “ret” oyu kullanması bu plan dahilinde YSK kurumunu ve Başkanını koruma altına alma girişimi gibi durmaktadır.
  • Peki, İmamoğlu D. Perinçek’in dediği gibi “ABD Projesi”yse YSK ve Devlet bu işe engel olmak mı istemektedir? İmamoğlu’nun yaşadığı mağduriyetin kendisini toplum nezdinde yücelteceği biliniyorken bu ihtimal zor gibi duruyor. Fakat..
  • Bilmiyoruz, ancak Erdoğan’ın iktidara gelirken batık olan Türk ekonomisini ayağa kaldırmak için Yahudi Lobileriyle anlaştığını herkes biliyor. Bu anlamda iktidara yürümek isteyen bir kişinin arkasında mutlaka dış destek olacaktır. Belki İmamoğlu’nunda arkasında birileri vardır.
  • Türk Devlet Aklı Erdoğan’ı istiyordu fakat devlet YSK’ya hakim olamadığı için bir kaza yaşandı ve Ankara İstanbul Erdoğan’ın elinden çıktı. Devlet tekrar araya girerek YSK’yı ele aldı ve İstanbul’daki kazanın düzeltilmesine mi karar verdi?
  • Evet, birazda tersten okuyalım. Eğer ki devlet Erdoğan’ın yanındaysa ve bir kaza sonucu Ankara ve İstanbul elden çıktıysa ve bu sorunu düzeltmek için İstanbul tekrar Erdoğan’a verilecekse burada Türk Devletinin bir kavga içinde olduğunu anlarız.
  • Türk Devleti bu aşamada en az 3 yıl daha Erdoğan’la bu süreci yürütmek istiyor demektir. Belki de muhalefet bölgemizdeki savaş süreci tamamlandıktan sonra iktidara hazırlanıyordur. Bu ihtimallerin hepsi değerlendirilebilir.
  • SON-Bu aşamada yapmış olduğumuz çıkarımların hangisinin ‘devlet aklı’nın planı olduğunu İstanbul Seçim Sonuçlarıyla birlikte anlayacağız. Biraz uzun oldu. Ben daha fazla uzatmadan konuyu burada bitireyim. Seçim analizimiz devam edecek..

Devlet Aklı Nedir? (Türk; Devlet Aklı sayesinde hiçbir zaman “devletsiz” kalmamıştır!)

100 Yıl Önceden Planlanan Cumhuriyet! (‘Devlet Aklı Nerede?’)

Derin Devletin “Paratoneri”; Devlet Bahçeli Projesi! (‘Görevi bitir ve kendini imha et’)

Devlet Aklı’nın İYİ Parti Planları! (‘Bahçeli, İYİ PARTİ’yi Yönetecek!’)

Başkanlık Sistemi ile Kim Kazandı? Erdoğan mı? Mhp’mi? (‘Devlet Aklı’)

Kaynak; Twitter, Talha Aytekin@TalhaAytekin7

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar