100 Yıl Önceden Planlanan Cumhuriyet! (‘Devlet Aklı Nerede?’)

Evet sevgili dostlar, sizlerle bir çok kez farklı başlıklar altında paylaştığımız DEVLET AKLI konusunda hep bir konunun özellikle altını çizmiştik.

  • Ne demiştik ki “DEVLET AKLI günlük politikalar ile uğraşmaz, makro stratejik uzun vadeli planlamalar yapar” Ve bir noktaya daha vurgu yapmıştık şu sözlerle “DEVLET AKLI’nda duygusallığa yer yoktur, vatandaşı değil DEVLETİ ve DEVLETİN BEKASI’nı düşünür.”
  • Ve çok doğal olarak bize gelen “DEVLET AKLI kimlerden oluşur, nerededir v.s” gibi sorulara da hep “Bunlar sizin her gün birlikte olduğunuz insanlar değildir. Siz onları göremezsiniz ama eğer Türk mitolojisine, sembolizme ve tarihe vakıfsanız 2000 senelik Türk tarihine attıkları imzaları görebilirsiniz” cevabını vermiştik…
  • Şimdi tüm bu söylediklerimizi aklınızda tutarak bir paylaşımımızı hatırlatmak istiyoruz yine… 24 Haziran seçimleri öncesinde “İnce de Akşener de seçilse eski parlamenter sisteme dönmeyecek, DEVLET AKLI sistemin denetlenebilir, güçlendirilmiş bir parlamento ve tam bağımsız bir yargı ile dengelenmiş bir “Yarı Başkanlık” sistemine evrilmesi kararını verdi” demiştik…
  • Peki DEVLET AKLI bu tip “stratejik kararları” böyle kısa sürelerde mi alır? Tabii ki hayır… Dediğimiz gibi 2000 yıllık bu yapıyı ve tarihte birbirinin ardı sıra kurulan ve bir “devamlılık zinciri” oluşturan Türk devletlerini bir bütünlük içinde düşünmek gerekiyor…
  • Böyle düşününce de ortaya “Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti ve özelinde Cumhuriyet sistemi için de DEVLET AKLI çok önceden mi karar vermişti?” sorusu karşımıza çıkmakta…
  • Bu sorunun cevabı ise “Evet”… Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sadece gelişen tarihi olaylara bağlı olarak gerçekleşmiş gibi dursa da aslnda bu “karar” 100 yıl önce alınarak aşama aşama hayata geçirilmiştir….

İşe bu gece sizlerle bir cumhuriyetin 100 yıl önce nasıl planlandığını aşama aşama paylaşacağız… Sizler hazırsanız biz de hazırız.

  • Tarih: 1774… Osmanlı İmparatorluğu Rusya ile giriştiği savaştan mağlup ayrılmış ve Küçük Kaynarca Antlaşması imzalanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun 18.y.y’da imzaladığı en ağır antlaşma olan Küçük Kaynarca’nın çok kritik bir özelliği vardır…
  • Osmanlı İmparatorluğunun “yazılı olmayan derin saltanat kurallarına göre” bir padişahın erkek çocuğu olmaması, hanedanda da tahta geçecek yeterlilikte bir erkek hanedan üyesi olmaması halinde tahta Kırım Hanı’nın geçirilmesi kuralı mevcuttur…
  • Yıllarca “özerk” olarak varlığını devam ettiren Kırım Hanlığı’nın işte tam da bu nedenle Hanları, Osmanlı İmparatoru’ndan icazet almak durumundadır. Yani Kırım Hanı’nı Osmanlı İmparatorluğu belirlemektedir. Ve yüzyıllarca Kırım için DEVLET AKLI tarafından “seçilmiş” aile Giray ailesidir…
  • İşte Küçük Kaynarca Antlaşması ile birlikte aslında bizim daha önce de belirttiğimiz gibi sistemini “rezervli” olarak çalıştıran DEVLET AKLI, KIRIM’ın kaybedilmesi ile aslında “rezerv seçilmiş hanedanı” kaybetmiştir ve bu toprak kaybından çok daha önemlidir…
  • Ve bu anlaşmanın imzalanmasında hemen sonra DEVLET AKLI harekete geçmiştir, Küçük Kaynarca Antlaşması DEVLET AKLI tarafından Osmanlı İmparatorluğu devletinin fiilen bitirildiği anlaşma olmuştur… Ve yeni devlet ve yeni sistem için çalışmalara başlanmıştır…
  • 2. Mahmud’un tahta çıkışı ile birlikte ise bu “derin çalışmaların” çok daha somut bir hal aldığını görmekteyiz…
  • 2.Mahmut tahta çıktığı 1808 yılında ilk icraat olarak bizatihi kendi sonsuz yetkilerini kısıtlayan “SENEDİ İTTİFAK” ı imzalayarak güç ve yetkilerini ayanlar ile bölüşmüştür.
  • Ancak asıl kritik gelişme 1822 yılında yaşanmıştır…Küçük Kaynarca Anlaşması sonrası Osmanlı Devleti 1822 tarihinde halen 3 kıtada toprağı olmasına rağmen “BEKA SORUNUNU” masaya yatırmıştır… DEVLET AKLI artık tamamen devrededir…
  • 1822 yılında 2.Mahmut Reis-ül Küttab Arif Efendi’ye devletin geleceğinin nasıl kurulabileceğine dair bir özel rapor hazırlatır…
  • Reis-ül Küttab Arif Efendi 3 şıkkı olan bir “tezkire” hazırlar ve devlet karar vericilerine sunar. Bu şıklar, İslam kuralları içinde kalarak 3 kıtadaki toprakların savaşarak müdafası, kademeli biçimde küçülerek Anadolu’ya çekilinmesi ve son şık olarak manda yönetiminin kabulüdür.
  • Devlet Karar Vericileri raporu alır, değerlendirir ancak o anki konjonktür itibariyle proje zamana yayılır. Ve 2.Mahmut bu zamanı kazanabilmek için Batı tipi bir modernizasyona girilir devlet içinde. Aslında artık “Yeni Türk Devleti” için çalışılmaktadır…
  • Bu arada Hristiyan tebaa üzerinde milliyetçilik akımları etkisini göstermeye başlamıştır. Bu nedenle 2.Mahmut saltanatının son yıllarında ortaya “Osmanlı Vatanperverliği” kavramını atar…
  • Yeni kurulacak devletin sistemi ile birlikte “ideolojik alt yapısı” da hazırlanmaya başlamıştır…
  • Bu fikir 3 Kasım 1839’da okunan Gülhane Fermanı ile “Osmanlıcılık” adı altında kavramsallaşacaktır. Amaç uzun yıllardır bir arada yaşayan farklı dinlere mensup milletlerin kaynaştırılması ile milliyetçilik dalgasının OSMANLI üst kimliği ile kurulmasıdır…

Bu arada 2.Mahmud’un ilan ettiği Sened-i İttifak’ın tarihi olan 1808’i ve Reis-ül Küttab Arif Efendi’nin devletin geleceği için hazırladığı “tezkirenin” tarihi olan 1822’yi bir köşeye not ediniz,hatırlatacağız…

  • Gülhane Fermanı ile kurumsallaşan Osmanlıcılık fikri akımı 1911 yılına kadar işe yarasa da bu tarihte Arnavutluk’un bağımsızlığını ilanı ile iflas etmiştir …
  • Bu arada önemli bir gelişme olmuştur… Osmanlı Devleti’nde “Yeni Türk Devletinin kurum ve kadro altyapısının oluşturulması misyonu” yüklenen İttihat ve Terakki iktidara gelmiş ve 2. Meşrutiyet’i ilan ettirmiştir.
  • “Ne var bunda, ne alaka?” derseniz tarihe bakınız isterseniz. 2.Mahmud kendi yetkilerini Sened-i İttifak ile kısıtlarken tarih kaçtı? 1808…
  • Peki İttihat ve Terakki iktidarı alıp, 2. Meşrutiyeti ne zaman ilan ettirdi? Temmuz 1908… Yani tam 100 yıl sonra DEVLET AKLI “Yeni Türk Devleti”için 2.aşamaya geçti. Artık Meclis ve 2 de parti vardı…
  • 1908’de 2. Meşşrutiyet’in ilanı ile DEVLET AKLI 2.Aşamaya geçmiştir… Peki “Yeni Türk Devleti” sistem olarak da yenilecek miydi? Evet… Saltanat ne zaman kaldırıldı sevgili dostlar?
  • Saltanat 3 Kasım 1922’de kaldırıldı.Yani daha ortada Cumhuriyet bile yok… Ama “Anadolu’da kurulacak yeni Türk Devleti için savaş veriliyor” Reis-ül Küttab Arif Efendi’nin sunduğu tezkirenin şıklarından birisi neydi?” Zamana yayarak Anadolu’ya çekilmek”…
  • Peki Arif Efendi bu tezkireyi “Karar vericilere” ne zaman sunmuştu 1822…Yani saltanat bu tezkirenin tam da 100. Yılında kaldırıldı…
  • Böylece Sened-i İttifak ile 1808 yılında padişah yetkilerini kısıtlayan, bundan 100 sene sonra 1908 yılında 2. Meşrutiyet ile parlamenter rejime geçerek padişahı minimize etkiye indiren DEVLET AKLI, devletin Beka sorunu için rapor istemesinin ve Reis-ül Küttab Arif Efendi’nin sunduğu o raporun “karar vericilere” sunulduğu 1822 yılından sonra 100.yılında devleti tamamen yenilemiştir. .
  • Bu arada 1900’lerin başında Dünya’nın bile büyük savaşa sürükleneceği açıktır. Ancak sebep sadece paylaşım savaşı değildir. KÜRESEL MERKEZ AKIL, “ODAĞINDA BULUNAN” İngiltere hariç Dünya’daki monarşilerin tasfiyesi kararını almıştır…
  • Nitekim 1. Dünya Savaşı sonrası Almanya’da Hohhenzollern, Rusya’da Romanof, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda Habsburg hanedanları tasfiye edilmiştir… Ancak DEVLET AKLI bunu çok önceden görmüş ve bu nedenledir ki “Yeni Türk Devleti” bir Cumhuriyet olarak “tasarlanmıştır”

Ve işte bu nedenledir ki DEVLET AKLI’nın tarihteki en önemli temsilcilerinden birisi olan Mustafa Kemal ATATÜRK muhteşem stratejik zeka ve dehası ile hem askeri hem siyasi hamleleri ile bu “Yeni Türkiye Devleti” tasarımını omuzlarına yüklenen büyük yük ve çok zor altında başarı ile hayata geçirmiş ve sonrasında kimsenin hatta en yakınlarının bile haberi yokken 28 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan edileceğini açıklamış, 1 gün sonra da Cumhuriyeti ilan etmiştir. Plan tamamlanmıştır…

  • İşte sevgili dostlar DEVLET AKLI’nın nasıl “Makro Stratejik Planlamalar” ile uğraştığını aslında en çarpıcı biçimde 100 sene öncesinden daha 3 kıtaya hükmeden bir imparatorluk için “BEKA SORUNU” teşhisi koyarak 100 senede ilmek ilmek yeni bir Türk Devleti kurgulayışı gösterir.
  • Hala “DEVLET AKLI nerede?” diye soran birileri varsa tavsiyemiz en yakınında bulunan ve üzerinde TÜRKİYE CUMHURİYETİ yazan herhangi bir tabelaya baksın. DEVLET AKLI işte oradadır, tabii görmesini, bilen için…

Bu saate kadar bizlerle olan ve daha sonra bizi okuyacak tüm dostlara selam olsun… Klasikleştiği gibi bitiriyoruz floodumuzu “Takdirleriniz beğenilere, beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”…

Bu Konu, Celal Eren Çelik @yazparov Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 4 Ekim 2018 — 07:25

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir