TÜRK’e Artık Yeni bir Nefes Gerek! (‘TÜRK çetin işler başarmak için yaratılmıştır!’)

* Bu Flood Atalarım İlteriş’in, Kür Şad’ın, Bilge Kağan’ın, Selçuk Bey’in, Ertuğrul Gazi’nin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrıları örnek alınarak ve günümüz gerçekleri göz önünde tutularak yazılmıştır! 1938 sonrası Türk’ün başına bir türlü Türk’ün gelememesi, 1938 sonrası Türk’ü “öz”ünden uzaklaştırma hareketleri, 1939’dan beridir işbirlikçilerin Atatürk’e ve emanetine ihaneti, Ve bu ihanete sırf “vefa” adına marka […]

Futbolda Marka Değeri ve Juventus! (‘Marka gibi yönetmek!’)

Bir futbol kulübü için en önemli durum Apple, Nike, Red Bull, Coca Cola gibi yönetilmektir. Ülkemizde marka gibi yönetilmenin kıyısından dahi geçebilen kulüp yok fakat Dünyada marka gibi yönetilen kulüplerin sayısı artmaya başladı. Bunun belki de en önemli örneği JUVENTUS! Marka bir işarettir, semboldür, diğerlerinden ayrışma metodudur. Her markanın bir mesajı, vaadi, mottosu vardır. Marka, […]

Korku Hikayesi; Definenin Üstünde (‘Bataklığı kurutmaya çalışırsanız iyi olmaz!’)

Saat gece yarısını vurdu! Korku floodu başlıyor. Bu gece sizlere “Definenin Üstünde” adlı hikayeyi anlatacağım. Uyuyan uyusun, geceyle problemi olan sabah okusun. Gececi taife toplaşsın. Başlıyoruz! Cumhuriyetin ilk senelerinde tahminen ya Edirne, ya Kırlareli taraflarında, bir grup muhacire devlet toprak verir. Bunların içerisinde iki kardeşe de toprak düşer. Fakat şöyle bir durum var. Adamların çoğu […]

Dertli Mustağ Bey’in Zenginlik Hikayesi; (‘Bir tahıl ölçeği de mi altını yok da dileniyor?’)

Vakit geldi! Bu gece tarihten pek acı ve kısmen maceralı bir vaka anlatacağım. Edirne’de Çarşı’ya giderken illa gördüğünüz şu eski konağın sahibi Dertli Mustağ Bey’in hikayesini anlatacağım. 1900’lü yılların başları. Edirne’nin çoğunda tanınan ve servet yönünden en zengini olan Mustağ Bey, çiftlik konak sahibi bir kişi. Mustağ Efendi de diyorlar. En küçük hizmet için bile […]

Korku Hikayesi; Eski Maden (‘Geliyorlar! Geliyorlar! Yetişin!’)

Saat gece yarısını vurdu! Korkulu flood vakti geldi. Bu gece “Eski Maden” hikayesini anlatacağım. Başlıyoruz, toplaşın! (Resim temsilidir) Anadolu’nun bir nahiyesinde, sırtını dağlara vermiş bir mıntıkasında eskilerin “derbent” dediği geçitlerden biri varmış. Kervanların gelip geçtiği bir yerde, dağ yollarını eşkiyadan korumak için derbentçi koymuşlar geçide. Buradaki derbentçiler tabi derbentçilik falan kalmayınca aileleriyle birlikte daha düzlükte […]

Büyük Türk hikayecisi Ömer Seyfettin’in Hayatının Son Günleri! (“Neredeyiz?”)

Büyük Türk hikayecisi Ömer Seyfettin’in anısı önünde saygıyla eğilirken: (Değerli yazar dostum Necati Güngör’den alıntıdır): Ömer Seyfettin,yaşamının son günlerinde iştahtan kesilmiş, yiyemiyor,içemiyordu. Zaman zaman da ateşi yükseliyor, kendini kaybediyordu… Kendine geldiğinde, çökmüş bir toplumun moralini yükseltecek hikâyeler yazıp Babıali’ye götürüyordu. Evinin kirasını ödemek ve geçimini sağlamak için ayda en az sekiz yazı yazması gerekiyordu. Bir gün […]

Korku Hikayesi ; Eşkıyanın Evi (‘Sonunda canımı teslim edebileceğim’)

Gecenin son korkulu floodu-tefrikası başlıyor. Anlatacağım hikayenin adı “Eşkıyanın Evi”. Toplaşın! Sezonun son twitter hikayesi. Mevzu tahminen Batı Karadeniz taraflarında bir köyde geçiyor. Osmanlı’nın son seneleri, Cumhuriyet zamanına doğru. Seferberlik zamanı. Tokur lakaplı bir adam var bu köyde. Ahalinin çekindiği, gözüne görünmemeye çalıştığı, ardından ağız dolusu beddua okudukları biri. Tokur’un evi köyün dış tarafında hayli yüksekçe bir […]

Korku Hikayesi ; Çarşamba Karısı

Çarşamba Karısı deyince aklıma geldi. Mini floodluk birkaç bilgi. Seneler önce arkadaşlarla Edirne, çarşıda dolanıyorduk manasızca. Akvaryumcuları dolanıyoruz peşlerinde. Aradığımız yeri bulamayınca kızdım: “Çarşamba Karısı gibi gezip duracak mıyız böyle?” diye. Ben böyle bir çıkış yapınca hayli şaşırıp dönüp baktılar. İlk defa duyduklarını söylediler. Efendim Çarşamba Karısı halk inanışlarında adı geçen korkulu bir varlık. Alkarısı, Hınkır […]

Balkanlardan bir Korku Hikayesi ; “Gece Dolaşan” (1600’lü Yıllar )

Saat 12’yi vurdu. Gecenin flood’u başlıyor. Korku hikayesi, Balkanlardan. Hikayenin adı: “Gece Dolaşan”. Toplaşın efendim, başlıyoruz… 1600’lü seneler, henüz Viyana Bozgunu olmamış. Tuna boylarında ordunun yürüdüğü, seferlere çıkılan seneler. Asker toplanmış yine. Bilen bilir orduyla birlikte orducu esnafıda yürür. Geçtikleri yerlerden falan alışveriş olur. Tuna havalisinde bir köyden geçmiş ordu. Bir hayli alışveriş olmuş para […]

“Her Türk insanının bir Mihriban’ı vardır…”

Kimseye anlatmadım, Ama şunu iyi bilin, çok sevdim. O bana mektup gönderirdi,ben ona gönderemezdim. Elin gızının evine mektup mu gönderilir? Yaşadığı şehirde bir gazete çıktı, ben o gazeteye şiirler yazardım… Herkes şiir diye okurdu amma,anlardı ki Mihriban, kendisine mektuptur. Bir gün mektupta, “unutmak kolay mı?” demiş… Ben de ona cevaben şunu yazdım: Şimdi nerde yaşar […]

Şimdi size 4 arap ve bir taksiciyle pavyona düşme hikayemi anlatayım!

O zaman size, gece işten çıkıp sakince eve giderken, 4 arap ve bir taksiciyle pavyona düşme hikayemi anlatayım da biraz neşelenelim.. Bundan bir kaç sene önce, yine hayatımın en ne yapacağımı bilmediğim dönemlerinden birinde izmitte bir barda çalışıyordum.. Zaten o dönemlerde hayatım genellikle kocaman bir “ne yapacağını bilememekten” ibaretti.. Okul bir ara bıraktığım için uzamış, […]

18 yaşında, Sivas Kongresine Katılan “Tıbbiyeli Hikmet”

Hikmet Boran, tarihe Tıbbiyeli olarak geçti.. Bir tıb talebesiydi. İstanbul işgal altındayken,gece gündüz vatanseverler düşman askerleri tarafından avlanırken, fakülte binasına koca bir Türk bayrağı astı.. O bir öğrenci lideriydi ve henüz 18 yaşındayken, Sivas Kongresine davet edildi… Tıbbiyeli Hikmet 1919’da yurdun dört bir yanından gelen, 38 delegeden biri olarak tarihe geçti Yurdun her köşesinde kurtuluş […]

İki Bin Mahkumla Beraber Savaşan Çerkez Yakup Cemil!

2000 MAHKUMLA BERABER SAVAŞAN YAKUP CEMİL, (Filmi Çekilmesi Gereken Bir Adam) Teşkilatı Mahsusa kurulduğunda, Kuşçubaşı Eşref’in ilk istediği adamlardan birisiydi Yakup Cemil. Kuşçubaşı, Yakup Cemil’e görevini söyleyince bir izin istedi Kuşçubaşı’ndan. Kendi askerlerini seçme izni. Ve Ardından Sinop Cezaevinde yatan 2000 azılı mahkumun kendisine verilmesini istedi. Sinop Cezaevi. Üç kıtada varlık gösteren imparatorluğun en azılı mahkumlarının […]

Anıtkabir’le ilgili Bilinmeyen Ayrıntılar!

Anıtkabir özel.. Anıtkabir’in yeri olan Anıttepe ( o günkü adıyla Rasattepe) ilk defa Aydın milletvekili Mithat Aydın tarafından önerildi. Başbakanlığın kurduğu komisyon tarafından genel nitelikler tespit edilip bildiri yayınlandı. Uluslar arası proje yarışması düzenlendi. Tarafsız jüri üyeleri arasında bulunan ünlü Alman mimar Prof. Bonatz’ın jüri değerlendirmesi sırasında yaptığı eskiz çalışması Yarışmaya 47 sanatçı katıldı. Bunlardan […]

Bizi her an gören duyan halimize hemhal olan bir ilah Var!

Ha bir şey daha: Dünya üzerinde hiçbir varlık beni, bizi her an gören duyan halimize hemhal olan bir ilah olmadığına ikna edemez. Mümkün değil. Anadolu’da bir yerde çalışıyorum. İki katlı bir binanın 2. katındayım. alt katımda dul bir kadın yaşıyor. Bir oğlu var, onunla kalan. Kadın obezite, şeker gibi hastalıklarının yanında bir de zona hastalığının […]

mutlakaoku.com |