Futbolda Marka Değeri ve Juventus! (‘Marka gibi yönetmek!’)

Bir futbol kulübü için en önemli durum Apple, Nike, Red Bull, Coca Cola gibi yönetilmektir. Ülkemizde marka gibi yönetilmenin kıyısından dahi geçebilen kulüp yok fakat Dünyada marka gibi yönetilen kulüplerin sayısı artmaya başladı. Bunun belki de en önemli örneği JUVENTUS!

  • Marka bir işarettir, semboldür, diğerlerinden ayrışma metodudur. Her markanın bir mesajı, vaadi, mottosu vardır. Marka, kitlelerle iletişim kurar. Trendler değişir, kitlelerin ihtiyaçları değişir. Günün sonunda marka da yenilenmek, değişmek ve gelişmek zorundadır.

  • Markalar ayakta kalmak için kitlelerle duygusal, fiziksel ya da ruhsal bir bağ kurmak zorundadır. Temeline insanı koymak zorundadır. Hayatta kalabimek için ayak uydurmak zorundadır. İşte bu yüzden yıllardır Galatasaray’ın marka gibi yönetilmesi gerektiğini savunuyorum.

  • Artık futbol 11 kişinin peşinde koştuğu basit bir oyun değildir. Futbolu; tıpkı enerji, otomotiv, gıda endüstrileri gibi değerlendirmemiz gerekir. Bu yüzden artık her kulübün, markalar gibi stratejilerinin olması gerekir.
  • Futbolda başarı artık 11 kişiden 1’inin topu kalenin içine atmasıyla değil, doğru strateji ve doğru marka yönetimiyle mümkündür. Çünkü bunu yaptığınızda zaten o 11 kişiyi de doğru seçecek niteliğe kavuşmuş olacaksınız.
  • Juventus İtalya’nın köklü kulüplerinden biriyken tıpkı Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi şike yaptığı için küme düşürüldü. Juventus zaten 1 sene sonra tekrar Serie A’ya çıkardı, problem burada değildi. Juventus markasının değeri yerle bir oldu.

  • Markaların böyle büyük skandalların altından kalkması kolay değildir. Birçok marka bu tip skandallardan sonra tarihin tozlu raflarında yerlerini alırdı fakat Juventus markası için durum öyle olmadı.
  • Biz Juventus’u sadece “Bonservissiz futbolcu alıyorlar, helal olsun!” seviyesinde görmeye devam etsek de aslında bu, Juventus’un şike sürecinden sonraki yapılanmasının sonucudur.
  • Juventus küme düştükten sonra uzun vadeli bir strateji belirledi ve Bu stratejinin en önemli ayağı olan logo değişimini hayata geçirdi. Bu durum sadece bir logo değişikliği değildi. Geçmişe sünger çekmeydi, meydan okumaydı, çağa ayak uydurmaydı.

  • Juventus ilk logo değişikliğini yaptığında özellikle sosyal medyada taraftarlar tarafından büyük tepki gördü. Hatta taraftar sokaklara çıktı, Agnelli ailesini topa tuttu. Sonuç: Şimdi hepsi Ronaldo forması almak için sırada bekliyor.
  • Juventus’un logo sürecinde beni en çok etkileyen durum şu oldu. Juventus’un yeni logosu buram buram pazarlama kokuyor. Usta ellerden çıkmış, bilerek ve isteyerek yaptırılmış. Yani kulübün pazarlama profesyonelleri kulübü bu değişikliğe ikna etmeyi başarabilmişler. İNANILMAZ!
  • Juventus’un logosunu profesyonel gözle değerlendirecek olursak çağın tüm tasarım gereksinimlerini karşılıyor. a) Cesur ve farklı b) Lider c) Çağdaş d) Basit e) Akılda kalıcı ve uygulanabilir

  • Ronaldo’yu Juventus’a getiren sebep işte bu logonun yansıttığı özelliklerde saklı. Ronaldo Juventus için sadece bir sonuç. Markaya yapılan doğru yatırımların bir sonucu…
  • Türkiye’de spor ile ilgilenmemesi gereken birçok şahsın sporun içinde olması, Juventus gibi büyük markalar yaratamamamızın en önemli sebebidir. Parayla profesyonelleşemezsin, sadece profesyonelleşirsen para kazanabilirsin.
  • Güçlü markalar inşa edebilmek, zor ve uzun bir süreçtir. Juventus markası aşağıdaki adımların tamamından geçerek Ronaldo’ya kadar uzanmıştır. İletişim (Şike sürecinde), Etkileşim (Şike sürecinden sonra), Değişim (Profesyonel yönetim), Dönüşüm (Logo) Gelişim (Ronaldo)
  • Sonuç olarak Juventus önce kafada sonra sahada kazanmıştır. En önemli yatırım markaya yaptığınız yatırımdır ve Juventus da kişileri büyütmek yerine markasını büyütmeyi tercih etmiştir.
  • Juventus’un hikayesi Serie B’den Ronaldo’ya kadar uzanan eşsiz bir marka hikayesidir. Öyle 15-20 maddede anlatılacak kadar da basit değildir. Sadece farkındalık yaratması açısından paylaşmak istedim.
  • Çünkü bunu biz de başarabiliriz. Galatasaray markası Dünyada en az Juventus markası kadar değer gören bir markadır. Galatasaray’ın winner karakteri çoğu zaman da Juventus’a bile ağır basmıştır.
  • İtalya Ligi’ni İtalyanlar bile izlemez hale gelmişken Juventus’un yaptığı atılım bizlere örnek olmalıdır. Juventus bugün İtalya Ligi’ni kurtarmıştır. Tıpkı Galatasaray’ın 2000 yılında Türk futbolunu kurtardığı gibi…
  • Juventus gibi olabilmek için bu kulübe öncelikle “liyakat” sistemini getirmeliyiz. Eğer bir kurumda liyakat yoksa bu kurum kesinlikle dernektir. Yani bizim dernek gibi yönetilmemiz de tesadüf değildir.
  • Genel Kurulda, Divan Kurulunda Metin Oktay’ın anılarını anlatıp para almadan oynayan futbolcuları örnek göstererek bir yere varamayız. Artık tüm olgularımızla birlikte çağa ayak uydurmak zorundayız.
  • Ben inanıyorum. Galatasaray’da bunu başaracak potansiyel olduğunu biliyorum. Bu camianın içindeki bireylerin yetkinliklerinin sınırsız olduğunu biliyorum. İhtiyacımız olan şeyi biliyorum.
  • Ben artık dernek gibi yönetilmek değil, marka gibi yönetilmek istiyorum. Bu kulübün bir stratejisi olsun istiyorum. Bu kulüpte liyakat esasına göre görevlendirme yapılsın istiyorum. Gerçekten çok şey istemiyorum!
  • Bunu birgün başaracağız. Ne kadar erken başlarsak Şampiyonlar Ligi kupasını da o kadar erken kaldıracağız. Çünkü biz Türkiye’nin Atatürk’ten sonra en değerli markası olan Galatasaray’a sahibiz. Ucu bucağı olmayan eşsiz bir camiaya sahibiz.

Sormak ve tartışmak istediğiniz konular varsa yazabilirsiniz.

NOT: Anlattıklarımdan Galatasaray logosunun değişmesi gerektiği çıkmasın. Sadece bir olgudan bahsettim. Galatasaray logosu gayet çağa uygun ve eşsizdir. Hem amatör ruhla, hem de profesyonel gözle böyle düşünüyorum. Bizim logoyu değil, diğer herşeyi değiştirmeye ihtiyacımız var.

Bu Konu, Cem Catalok @CemCatalok Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar