Nefes Alamıyorum | Mustafa Koçak

“NEFES ALAMIYORUM” Flood’u

  • “AdilYargılanmakİstiyorum” diye diye 296 gün hiçbir şey yemeden, sadece su ve hapishane idaresinin cezalandırmak için bazen vermediği şekerle aylarca 29 kiloya düşen Mustafa Koçak’ın ailesiyle son telefon konuşmasında söylediği son sözleriydi bu cümle.
  • ” Ölüyorum abla, nefes alamıyorum” MustafaKoçak bunları söyledikten birkaç saat sonra nefes alamadı ve öldü. Onu kaydedecek kameralar yoktu. Sadece yanında birkaç tutsak arkadaşı elini tutuyordu. Hatta öldüğünü avukatı Ezgi Çakır hapishane idaresinden öğleden sonra öğrendi.
  • Mustafa’nın boğazına diziyle bastıran ve nefesini kesen bir polis yoktu. Kameralar onu çekmiyordu. Dört duvar arasında görmediğimiz bir yerdeydi. Oysa devletin tepesinden, aşağıya kadar tüm yetkilileri, 296 gün boyunca boynuna bastırmışlardı Mustafa’nın.
  • Mustafa dayanıklıydı. Öyle boynuma bastırınca ölmem diyordu. O zaman işkence yapalım bakalım ne kadar dayanıyorsun demişler, 5 gün boyunca işkence yapmışlardı. Mustafa’nın nefesi yine kesilmemişti. Nasıl da dayanıyordu…
  • Ah bi kameralar olsaydı, görürdünüz o zaman halk nasıl isyan ederdi Mustafa’ya yapılanlara! #georgesfloyd ‘un nefes alamamasının, ölümünün sebebi polisin diziydi. Mustafa’nın nefes alamamasının, ölümünün nedeni ise bizim sessizliğimiz…
  • Günlerdir Amerika’dan gelen haberlerde “Nefes Alamıyorum” sözünü gördükçe aklıma Mustafa geliyor. Mustafa nefes alamıyorum dediğinde “Oh my God. You are killing his” diye isyan eden ve beyaz(Ak)sarayın önünde yere yatıp “nefes alamıyorum” diyebilen binlerce insanımız olsaydı…
  • Üzerine uzun uzun düşündüm. Farkımız neydi? Yada Mustafa ile #georgesfloyd ‘un farkı neydi? Onların birbirinden farkı yoktu. İkisi de insandı. İkisi de devleti yönetenlerin politikaları yüzünden hayatlarını kaybetmişlerdi. Hiçbir olayın tek nedeni yoktur tabii ki.
  • Amerika’daki kalkışmanın da tek nedeni Floyd değildir kuşkusuz. Nicel birikimler nitel değişime neden olmuştur mutlaka. Amerika’da tekrar eden polis şiddeti, yoksulluk, pandemi sürecinde yönetenlerin halkı umursamayan tavrı, ölümlerin artması,
  • Trump’ın sömürü çarkını arsızca döndürmesi, halka karşı saygısızlığı, kibri, düşmanca sözleri, mutlaka patlamayı hazırlayan koşullardı. Bu koşulların biz de dahil birçok ülkede olmadığını kim söyleyebilir? Bunu iyi düşünmek ve doğru bir analiz yapmak gerekir.
  • Bu suskunluğumuz daha kaç canımızı alacak? Floyd hakkında yazmayan gazete, Amerikan polisini cesurca kınamayan ne bir gazete, ne bir gazeteci ne de bir televizyon kanalı kaldı Türkiye’de. Hep birlikte hepimiz Floyd’uz dedik neredeyse. Ama aynı medya Mustafa’yı haber yapmadı.
  • Mustafa, mahallecilik çıkmazında bi kez daha boğuldu. İktidarların en başarılı olduğu konu bu. Sol içinde yüzlerce küçük mahalle, sağ içinde bi kaç tane ama daha katı mahalleler yaratmışlar. Biz birinin acısını, mahallesine göre hissederiz. Yada çıkarımıza göre…
  • Gazeteciler köşe yazılarını mahalleye göre yazarlar bizde. Bu kirli çarkın bizi parça parça etmesinin hem bir parçası olurlar, hem de kendileri parça parça…
  • Özetle söylemek isterim ki #georgesfloyd‘un gözümüzün önünde boğulması dünyayı sömüren bu kirli sistemin geldiği vahşi boyutu ve halkların canının onlar için bir değeri olmadığını kanıtlıyordu. Tüylerimizi diken diken etti. Ama unutmayın ki aynı sistem burada da var.
  • Ve aynı sistem Mustafa’yı 296 gün boyunca boğdu. Ve aynı sistem hepimizi boğazlıyor ve hepimiz nefes alamıyoruz. Soluk almak için bir pencere açmak gerekmez mi?

Yazar; Acun Karadağ

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x