Korku Hikayesi ; Vampir Yeniçeriler & Tırnova Cadıları

Saat gece yarısını vurdu! Bu gece popüler ancak bazı detayları eksik bilinen Tırnova Cadılarını yahut vampir yeniçerileri anlatacağım.

  • Pek çok sitede, neşriyatta yer aldı. Romanlara ve hikayelere konu oldu. Arada bir gazeteler yeni haber gibi veriyor falan.
  • Peki mevzunun aslı ne? Uydurma mı? Hakikaten Osmanlı’nın resmi gazetesinde geçiyor mu? Geçiyorsa neden? Adım adım aktaralım.
  • İlk husus; Takvimi-i Vekayi’de geçiyor. Bu da yer aldığı sayfa. 1833 yılına ait. Yeniçeri Ocağı’nın ilgasından birkaç yıl sonra.

  • Tırnova’da dönemin kadısı Ahmet Şükrü Efendi’nin merkeze gönderdiği bir yazıdır. “Tırnova’da cadılar türedi” mealinde girizgahla başlar.
  • Tırnova gündüz işinde gücünde sakin, diğerleri gibi bir Balkan kasabası. Ancak gece olunca sıkıntı. Tıpkı pek çok Balkan kasabası gibi…
  • Evlere bir şey musallat olmuş. Erzakları birbirine katıyor görünmeyen bir el, toprak katıyor içlerine. Eşyaları dağıtıyor.
  • İnsanların üstüne taş, toprak, eşya atılıyor. Kimseler görmüyor. Kimilerine geceleri ağırlık çöküyor kadın erkek fark etmiyor.
  • Ağırlık dediğim bazı yörelerde karabasan hadisesi gibi işte. Üstlerine ağırlık çöküyor, nefes alamıyorlar, kıpırdayamıyorlar bir süre.
  • Tırnovalılar çaresiz. En son evlerini terk edip başka yerlerdeki akrabalarının yanına yerleşiyorlar. Tırnova’da geceleri kabus!
  • Ahali toplanıyor, ileri gelenler kafa kafaya veriyorlar. Geçen paylaştığım Makedonya tarafındaki mesarif defterlerindeki çareyi uyguluyorlar

  • Yani bir “cadıcı”, “cadı üstadı” kiralanacak. Atadan dededen metotlarla kabirde çıkanı, cadıyı, vampiri kovalayan kimseler. Bazı yörelerde “dampir”, “vampirci”,”vampiroviç” adıyla anılan kimseler de var. Annesi vampirin saldırısına uğradığından onlar gibi olan ama gündüz gezenler
  • Neyse. O devirde civarda şöhretli bir cadıcı var. İslimiye kasabasında yaşayan Nikola. Cadıcı Nikola. Kasabaya çağrılıyor kiralanacak!
  • Tıpkı o mesarif defterlerinde yazdığı gibi: “Tikveş’den cadu def’ine gelen adamlara ta’yinat 100 guruş”, “Cadu zuhırında def’iyçün
  • Köprili’den celb olınan caducılara ücret 252 guruş”, “Bazı mahallarda zuhur eden cadu nam (?) men’ ve def’ine aher kazadan üç defa’da, celb olınan cadu üstadlarına canib-i kazadan olarak verilen hizmet 980 guruş”. Tırnova ahalisi niye cadıcı çağırıyor peki?
  • Önceki floodlarıma aşina olanlar anımsayacaktır Balkanlarda vampir, cadı yahut hortlak hayli tesirli. Edirne’den vakalar, Ebusuud Efendi’nin fetvaları vs. İşte ahali o yüzden tuhaf olaylarla karşılaşınca cadı’dan biliyor. Cadı sihirbaz anlamında da dirilen anlamında da geçiyor.
  • Misal Âşık Paşa’nın“Garipnâme”sinden,1329: Dirilüp ol servere eytdi bular/ Cümle işün câdulıkdur ser-te-ser” Böyle bir anlamı da var yani.
  • Cadıcı Nikola geliyor Tırnova’ya yanında çıkınıyla. Evvela pazarlık yapıyorlar malum kiralanacak. 800 kuruşa anlaşıyorlar kendisiyle.
  • Mezarlığa gidiyor çıkınıyla. Ahali de seyrediyor ne yapacak diye. Mezarlıkta çıkınından üzeri resimli bir tahta muhtemelen ikona çıkarıyor.
  • İşaret parmağına yerleştirip çeviriyor tahtayı. Birkaç defa yapıyor bunu. Tahtanın cadıların yattığı mezarları gösterdiğini söylüyor.
  • Vampir bulmanın yöntemi çeşit çeşit (kağıt külü üfleme, delik arama, sülfür kokusu, at gezdirme, kan izi takibi vb.) Bu da Nikola’nın metodu
  • Tahtanın işaret ettiği yan yana iki mezar var.Çok eski değil ama çok yeni de değil. Ahali ürperiyor. Zira yatanları pek de iyi saymıyorlar.
  • Yatanlar Ali Alemdar ve Abdi Alemdar isimli iki yeniçeriye ait. Bilen bilir yeniçeriler son dönemlerinde çete, haraç mevzularına giriyorlar.
  • Konudan sapmayalım, yeniçerilerin son dönemlerindeki bazı isimlerin yeraltı dünyasının temellerini atmalarını başka bir floodda anlatırım.
  • İşte Abdi Alemdar’la Ali Alemdar yaşarken şakilikleri olan, ahaliye acı çektiren kimseler. Yeniçeriliğin ilgasına yakın ölmüşler ama ahali hala hatırlıyor adamları. Mezarları kazmalarını istiyor Nikola, dualar okuya okuya korka tırsa kazıyorlar. (Mekup düz anlatıyor ben zihninizde canlandırabilmek ve hikayecilikten ötürü tasvirle aktarıyorum size)
  • Açıyorlar mezarları. Tahtalara denk gelip açıyorlar, yarı çürümüş kefenler, kefenleri bir açıyorlar ki cesetleri çürümek bir yana sanki daha da irileşip büyümüşler.Kılları, saçları, bıyıkları uzamış.
  • En korkuncu birkaç kat uzamış içi toprak dolu tırnakları ve açık vaziyetteki kanlı gözleriymiş! Yeniçerilerin ilgasına yakın hatta o dönemde bunlar cellat eline de düşmüşler ama yaşlarına hürmeten ilişmemişler ecelleriyle ölmüşler denilene göre.
  • Vücut iriliği de geçen floodda anlattım hani. Kandan şişmiş, kızıllaşmış cesetler tasviri. Ebussuud Efendi’nin fetvalarındaki tasvir gibi. İşte o şekilde bir irilik var.
  • Ahali korkulu. Sağlıklarında zorbalık ettiler öldükten sonra da başımıza bela oldular diye. Cadıcı Nikola ahaliye ateş yakmalarını söylüyor.
  • Bir de iki adet tahta kazık hazırlamalarını söylüyor. Hazırlıklar giderilince yeniçerileri göbeklerinden toprağa kazıklıyor ahalinin önünde.
  • Ardından kalplerini çıkarıp kaynar suda haşlıyor. Artık mezarı geri örttüler de yine garip olaylar mı oldu yoksa cesetlerde bir şey mi gördüler bilinmez, yeterli bulmayarak cesetleri ateşe veriyorlar.
  • Böylece söylenene göre kasaba hortlak musallatından halas oluyor. Yıllar sonra Reşad Ekrem Koçu’nun bahsiyle olsun çeşitli yazıların bahsetmesiyle olsun popülerleşiyor.
  • Folklor boyutu bilindiğinden hatalı olarak yorumlanıyor. “Devlet yeniçeriyle mücadele için kullanmıştır” yorumunda kalıyor mesele.
  • Yayın gerekçesi gerçekten bu ama neden cadı ithamını ön plana çıkarıyor diye sorulmuyor. Folklor boyutunu floodlarda evvelce anlattığımdan tekrar etmiyorum.

Bu flood da biter. Başka korkulu, tarihli flood’larda görüşebilmek dileğiyle iyi geceler efendim. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola!

Bu Konu, Mehmet Berk Yaltırık @SonGulyabani  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Cevapla