Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Korku Hikayesi; “Talikacı” (Korku Problemi Olanlar Okumasın +18)

Gecenin ikinci korku hikayesi yine Balkanlardan. “Talikacının Hikayesi”. Toplaşın efendim, fazla uzun değildir.

  • Takriben yüz sene öncesi, muhtemelen Deliorman tarafları. Namı da kendi de talikacı bir adam var. Kaçak odunculardan bu adam.
  • Her sabah köyünden çıkıyor. Kavşaklardan yollardan tanıdığı ormancıları alıp odun kesmeye gidiyor. Kaçak göçek yapıyorlar tabi, gizlice.
  • Akşama doğru adamlar topladıklarını oduncu esnafından bir efendiye satıp paylarını alıp talikacıyla dönüyorlar sabahki yoldan.
  • Talikacının köyü ormanların ötesinde bir dağ yamacının öte ucunda, köylüleri bırakıyor kavşaklarda kendi bir köylüsüyle kalıyor en son.
  • Belli günler hariç tüm zamanları böyle geçiyor. Günlerden bir gün yine oduncudan dönüyorlar köylüleri bıraka bıraka kavşaklarda.
  • Akşam karanlığı çöktüğü vakit köylüsüyle kalıyor tek talikada. Orman yollarından birine sapıyor. Gittikleri mesafe biraz uzak.
  • Orman yolu, iki tarafı ağaçlarla kaplı. Bir yanı tepelere, kayalıklara çıkıyor yolun diğer ucu bayır aşağı ağaçlık. Ay ışığı vuruyor tepeden
  • Köylüsü talikanın arkasında elde tüfek uyukluyor. Tüfek tedbir cihetinden duruyor ama bunlar civardaki kaçakları falan tanıyorlar hep.
  • Her zaman gelip gittikleri yol, kendi köyleri diğer ucunda. Alıştıkları şekilde geri dönüyorlar yorgun argın. Ama o gece hayli farklı.
  • Talika tıngır mıngır giderken yolun ilerisinde, patika ortasında direk gibi kütük gibi bir şeyin dikildiğini görüyor talikacı, şaşırıyor.
  • Ağaç devrildi diye düşünse de dimdik duruyor şekil. Sabah gelirken öyle bir şey görmemiş. Gittikçe yaklaşıyor o şekle.
  • Yaklaştıkça bir bakıyor insan. Ama boyu normale göre biraz daha uzun. Yüzü az biraz seçiliyor, ellerini kavuşturmuş bekliyor.
  • İlkin ürperiyor, sonra kendi kendine kızıyor: “Adam belki yaradılıştan böyle. Hemen de kötü düşündüm. Vardır bir müşkülü” diye düşünüyor.
  • Talikayı durduruyor. Atlar hafiften huzursuz ama sakinler. Adam yavaşça yaklaşıp sakin sakin konuşuyor, kaybolduğunu söylüyor talikacıya.
  • Talikacı talikaya binebileceğini, ormandan çıktıktan sonra yolunu bulmasına yardımcı olacağını söylüyor. Adam iki büklüm oturuyor yanına.
  • Talikacı yolda giderken merak edip soruyor: “Nasıl kayboldun, nereden gelir nereye gidersin?” diye. Koca adam sanki çocuk gibi korkmuş.
  • “Annemle düğüne gelmiştik. Kızlar oyun etti, peşlerine takıldım. Orman içinde kayboldum, yolu bulunca beklemeye başladım” demiş.
  • Talikacı pirelenmiş: “Hangi köy bu?” diye sormuş. Adam tepeleri göstermiş: “Oralarda bir yerdeydi”. Talikacı inceden korkmaya başlamış.
  • Çünkü o civarda kendi köyü dışında başka köy yok. Tepeleri gösteriyor ama tepeler bomboş. Bazı geceler davul teneke sesleri duyuluyor.
  • Yanında oturanın ne olduğunu anlıyor ama ikilemde kalıyor. “Dua mı okusam yoksa yol çıkışında bıraksam mı?” diye. O esnada köylüsü arkada.
  • Adam en başından yolda dikilenin ne olduğunu anlamış. Ama eli tetikte öylesine bekliyor. O da kararsız. Korkusu ağır basıyor ama.
  • Bir anda ayağa fırlayıp bağırıyor: “Bunun ne olduğunu anlamadın mı hala?” diye. Tüfeği doğrultuyor. Talika duraksıyor, uzun boylu atlıyor.
  • “Ne olur bana kıymayın! Size bir fenalığım dokunmaz. Annemi arıyorum, ormanın çıkışına götürün!” diye ağlamaya başlıyor.
  • O kararsız anda talikacının da korkusu ağır basıyor, tüfeği kapıyor köylüsünün elinden. Buna doğrultup dua mırıdanıp ateş ediyor.
  • O koca boylu adam: “Yandım anam!” diye bağırıyor. Ses ormanda, tepelerde çınlıyor. Çınlaması kesilmeden bir başka ses geliyor uzaktan.
  • “Yavrum! Yavruma kıydınız! Kıydınız!” ses dağlardan ormanlardan geliyor. Talikacıyı asıl dehşete düşüren bu değil. Tepelerde gördüğü.
  • Ağaç tepelerinin sallandığını görüyorlar ay ışığında. Yanlarındaki adamdan daha uzun bir kadın tepeden iniyor sallana sallana.
  • Adam atların sırtını kanatırcasına talikayı sürüyor yola. Arkalarına bile varmadan geliyorlar köye. Evine geçiyor. Evinde bir koşuşturma var
  • Adamın karısı doğum yapıyor. Talikacı şaşkın, doğuma hayli vakit var diye biliyor vakitsiz geldiğini düşünüyor. Kısa süre önce sancılanmış.
  • Evdeki ikinci bir talikaya bindirip ebeye götürmek istemişler ne talika ne atlar kıpırdamış. Alelacele ebeyi getirmişler, doğum olacak.
  • Adam sabırsızlıkla evin alt kısmında bekliyor,üst kısmında yattıkları odalar var. Birden çığlıklar işitiliyor yukarıdan. Kadınlar bağrışıyor
  • Merdivenden devrilenler, olduğu yerde bayılıp kalanlar… Yukarı çıkıp bakıyor talikacı. Karısının yanında tüylü tüylü bir bebek.
  • O esnada odanın penceresinden sarkan bir şey görüyor. Ormanda gördükleri kadın kafasını uzatmış bakıyor içeriye. Elinde bir bebek ölüsü.
  • “Sen benim yavrumu aldın, ben de senin yavrunu aldım. Hesabımız buymuş!” deyip geri çekilip kayboluyor. Talikacı başka bir yere göçüyor.

Bu flood da bitti.Okuyanlara paylaşanlara teşekkürler. Tatil sürüyor ama sezon yeniden açılacak. Görüşmek üzere.Sürç-i lisan ettikse affola.

Bu Konu, Mehmet Berk Yaltırık @SonGulyabani Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 10 Eylül 2017 — 19:34

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |