Korku Hikayesi ; Anadolu’daki Karakoncolos İnanışı!

Saat gece yarısını vurdu! Korku floodu başlıyor. Gecenin mevzusu karakoncolos zira onun vaktindeyiz! Toplaşın!

  • Neden onun vakti? Zira Karadeniz’de 24 Aralık-6 Ocak arasında insanlar aleminde dolaşabildiği söylenir. Tarihler bölgeye göre değişir.
  • Mesela Evliya Çelebi’de Karakoncolos Gecesi Nisan ayına denk gelmektedir. Kimi yörelerde Ocak’ın ilk 12 günü yahut kışın en soğuk zamanları gibi belirsiz zaman aralıkları belirtilir. Bu da hortlak ve obur gibi birkaç bölgede farklı telaffuzlarla anılan bir varlıktır.
  • Misal Bulgarlar ve Sırplar karakondzula, Rumlar kallikantzaroi derler. Balkanlarda da var. Hatta Bulgarlar yılın belli zamanlarında şenliklerde onun kılığında gezerler. Anadolu’da da bu şekilde kılık değiştirilen karakoncolos geleneği vardır.

  • Evliya Çelebi, Seyahatname’de “Karakoncolos Gecesi”nden bahsederken oburu, uyuzu yani vampiri anlatırken “Rum diyarında karakoncolos olmalıdır” der. Peki nedir bu varlık?
  • Bu arada bir ekleme. Trakya’da son yıllarda Tekirdağ’da yeniden başlatılan Bocuk Gecesi var buna benzer. Aynı adla Makedonya taraflarında da görülen bu gecede yine kış zamanı geceleri kılık değiştirilip sokakların dolanıldığı, toplanılıp maniler, fıkralar ve hikayeler anlattıkları bu gecede kabak tatlısı ikram edilir vs. Cadılar Bayramı’nın aynısı diyen var ama değil. Mahiyeti benziyor o kadar, fenalıklar dadanmasın diye.

Neyse biz karakoncolos’a dönelim. Trabzon başta olmak üzere Anadolu’nun farklı yerlerde bu adla, Yozgat’ta congoloz adıyla anılır.

  • Günümüze doğru yerini cinlere üç harflilere bırakan varlıklardan. Kışın en soğuk zamanlarında yeryüzüne çıkabildiği söylenilen bir heyula.
  • Gece yolda, sokakta rastladığı insanların yolunu kesermiş. Kör karanlıkta insanı andırdığından ne olduğu anlaşılmazmış. Sorular sorarmış.
  • “Nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun, adın ne?” hep bu üç soruyu sorarmış.(Doğaüstü inanışlarda belli sayılara vurgu vardır genelde)
  • Yolcu karakoncolosa cevap verirken içinde “kara” geçen kelimelerle cevap vermeliymiş. (Karayer’den gelirim, Karayurt’a giderim, Kara Ali vb)
  • Eğer başka cevaplar verirse… Karakoncolos elindeki kocaman tarakla vurarak yolcuyu öldürürmüş. Kış günleri bu yüzden taraklar saklanırmış.
  • Karadeniz bölgesinde telaffuz ve rivayet çeşitlenir genelde. Karakonculu, Karakoncilo, Koncolos, Yaban Adamı vs. derler.
  • Kışın fırtınalı gecelerde denizden çıktığına yahut dağlardan, ormanlardan indiğine inanılır. Maymuna benzeyen ve insan sesi taklit edebilen bu varlık küçük çocukları ve yeni doğmuş buzağları yediğinden onlara ilişmesin diye kapı önlerine kuymak bırakılırmış.
  • Yozgat taraflarında da yine kışın görülen bir cindir. Evlere bu mevsimde uğradığından “Congoloz Ayı” denir. Mevsim tarifleri Congoloz başı vb. şeklinde olurmuş. Açıkta bulunan yemek kaplarına tükürerek vs. hastalık bulaştırırmış. “Marazlı” derlermiş bu insanlara.
  • Bazen de uyuyanlara tanıdıklarının sesiyle seslenir dışarı çağırırmış. Bu şekilde dışarıya çeker uzaklara götürür donarak ölmesini sağlarmış.

  • Bu varlığa karşı korunmak için evlerin eşiklerine pişirilmiş pancar gömülür yahut akrabalara, yakınlara ikram edilirmiş. İnanılan bölgelere bakıyoruz yine Balkanlar, Anadolu, benzetme açısından Kafkasya. Yine Karadeniz havzası.
  • Peki Evliya Çelebi neden uyuz-obur mudaili demiş? Bunun da cevabı yine Karadeniz havzasında ve tarakla (sivri uçlu, ince) öldürme motifinde saklı.

Bir şey daha var. Bu gece öğrendiğime göre konuyla ilgili bir belgesel çekiliyormuş. Teaser’ı yayınlanmış. Şuradan izlenebilir:

 Bu flood da biter. Başka korkulu, tarihli flood’larda görüşebilmek dileğiyle iyi geceler efendim. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola!

Bu Konu, Mehmet Berk Yaltırık @SonGulyabani  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Cevapla