Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Korku Hikayesi ; Kıpçak bozkırının dehşeti “oburlar” (Orta Asya’dan Anadoluya)

Saat gece yarısını vurdu! Korku floodu başlıyor. Gecenin mevzusu Kıpçak bozkırının dehşeti “oburlar”! Toplaşın!

  • Biraz bozkır ürpertisine maruz kalacağız bu floodda. Daha önceki floodlarımda ismen anlattığım bir varlık “obur”.
  • Bazı telaffuz farklarıyla ve minik anlam değişiklikleriyle Karadeniz’in çevresinden İdil boylarına inançlarda yaşayan bir mahluktur. Kırım Tatarlarından, Çuvaşlara, Gagavuzlardan, Karaçay-Balkarlara, Kazan Tatarlarından, Sibirya Tatarlarına pek çok halkın folklorunda adı geçer bu varlık.
  • Kıpçak bozkırlarının kabusu bu varlık bir zamanlar Kıpçak atlılarını ürkütmüş, ardından torunlarının folklorunda da yaşamıştır.
  • Peki nedir obur? Biz bugün açgözlü, doymayan anlamında kullanıyoruz. Özbekler, Kırgızlar ve Kazaklar arasında da bu anlamda kullanılıyor.
  • Obur (ubır-uber-vupar-upır telaffuzlarıyla) şeytani bir varlıktır halk inanışlarında. Yutan, çekip yutan gibi anlamı var. Canla beslenir.
  • Her bölgede farklılık gösterir. Mesela Gagavuzlar için mezarından çıkan ölüdür. Her şeyi yer yutar. Kimseden korkmaz. Salgınlar taşır her yere. Yok etmek için yattığı mezar bulunup üzerine çivi çakılmalıdır.
  • Başkurtlarda ise ölen büyücülerin ruhu olduğuna inanılır oburun. İri başlı, uzun kuyruklu, ağzından ateş püskürten ve uçabilen bir varlık olarak tasvir ederler. Kötücül varlıklardan sayılır, şeytanidir.
  • Toms Tatarlarında albastıya benzetirler. Obur, Balkanlarda da görülür. Geceleri kurt kılığında hayvanları parçaladığına inanılır.
  • Havada ve karada dolaşarak insanları kaçırır. Geceleri dağ başında diğer oburlarla bir araya gelerek bu insanları doğrarlar.
  • Kazanda etleri pişirirler. Pişirirken etrafında dolanıp oynaşırlar. Etleri yedikten sonra kemikleri üfleyerek insanlara yeniden hayat verirler. Dirilttikleri insanları uyandırmadan aldıkları yere bırakırlar.
  • Çuvaşlarda biraz daha mitolojik bir varlıktır, güneşi ve ayı yutmaya çalışır, Kazan Tatarları için insanın içinde yaşayan şeytani bir varlıktır. “Ubırlı kişi” derler böylesine.
  • İnsana boyunlarının altlarında yahut koltuk altlarındaki bir delikten girip çıktıklarına inanılır. Kadınlara musallat olur, erkeklerden çekinir. Bu yüzden kadınlar hamama giderken yanlarında ufak yaşlardaki erkek çocuklarını da götürürler. Hamile asla yalnız bırakılmaz.

Peki ubır musallatı (öyle derler) nasıl anlaşılır?

  • İçine ubır giren bir insan ubıra benzemeye başlar.Doymak bilmez ancak ubır yediğinden kilo almaz.Geceleri yemek çalmak için ateş topu kılığında mutfak bacasından çıkar, buralardan başka evlere dadanır. Bu yüzden evlerin mutfak bacası gece kapatılır.
  • Tek gıdası yiyecek değil. Hayvan kılığında yahut insan kılığında dolaşıp hayvanların, hamilelerin sütünü emip düşük yapmalarına neden oluyor. Ubırlı kişi diyelim öldü.
  • Kabus bitmiyor. Mezara konar konmaz önce kefeni yemeye başlıyor ardından mezar toprağını delerek dışarı çıkıyor.
  • Hortladığı yerde musibetinden ötürü kuraklık bile görülüyor zira inanışa göre yağmur bulutlarını bile kaçırdıkları kabul ediliyor.
  • Bu haldeyken kan da emebiliyor. Ubırın mezarın deliğini bulup at gübresiyle kapatarak meşe veya kavaktan kazık çakılması gerekiyor.

Karaçay-Balkar inanışlarında ise obur sadece bebeklere musallat olan bir varlık. Geceleri bebek beşiklerine geliyor kanlarını içmek için.

  • Kafkas mıntıkası. Evliya Çelebi’nin uyuzlar mevzusunu anlattığı mıntıkalar. (Korku Hikayesi ; Evliya Çelebi Seyahatnamesi ve Cazı-Obur rivayetleri!) Kan emme motifi burada da görülüyor.
  • Bir yerde çocuk ölümleri görülüyorsa obur musallatı akla geliyor. Yedi ayrı gözeden su alıp bir tasta bir araya topluyorlar. Hasta bebeğin başında tutuyorlar bu tası.
  • Tasın içine erimiş kurşun döküyorlar (bilindiktir). Amaç bebeğin hangi oburdan korktuğunu, hangi kılıkta beşiğe geldiğini öğrenmek. Daha sonra suyu bebeğin yanına koyuyorlar. Obur geldiğinde kirpiğini düşürsün diye.
  • Sabah kirpiği ele geçirince, obur olduğundan şüphelenen kişiye giderek bir dua okutup su dolu şişeye tükürtüyorlar. Dua şu: “Çalla, çalla, çallavan; sen ketgin, kart maravan!” Tahminen: “Salla, salla, sallaya! Sen gidesin yaşlı avlayan/kapan” (Yine tahminen, Kıpçak lehçesindeki benzerliklere binaen vb.)
  • Eğer kişi okumayı reddederse halktan yaşlı kimselerin bildiği bir ilaç tatbik edilirmiş bebeğe. Sarımsak, tereyağı, kükürt ve kök boya yaprağı otunu karıştırıp yedi gün boyunca bebeğin tenine sürerler, ondan sonra da oburun bebeğe ilişemediğine inanırlarmış.
  • Günümüzde Kırım’da oburun yaşlı kadın, cadı anlamında kullanıldığını öğrenmiştim. Ancak eski bir derlemede hortlak tasavvuru olarak geçtiğine denk geldim.

Bilen bilir Kırım’da yaşamı türkülere hikayelere konu olmuş meşhur bir halk kahramanı vardır Alim Aydamak (Azamatoğlu) diye. (1850’lerde)

  • Bir gün Alim’in kulağına mezarlık yakınında bir yolda geceleri obur göründüğüne dair söylenceler çalınır. Atlıları korkutmaktadır.
  • Alim Aydamak tabi pomeşçiklere, mirzalara, zabitlere falan korku salmış birisi. “Bu obur neymiş görelim” diyerekten geceleyin bir at arabası buluyor. Mezarlığa giriyor.
  • Atların bir müddet sonra beyaz kefeniyle dikilmekte olan bir siluetten korktuğunu görüyor. Ama Alim bu. Atlıyor çarşaflının tepesine. Dövmeye başlıyor oburu. Sahtekar olduğunu ortaya çıkarıyor. Bu hikayede “obur” olarak anılan inanışı ve ismi tespit ediliyor.

Peki obur sadece Karadeniz’in kuzeyinde ve Balkanlarda mı var? Elbette hayır. Rize ve yöresinde de adı geçiyor.

  • Zaten Karadeniz Anadolu’da hortlak memoratı derlenebilen birkaç bölgeden birisi. Buna göre yaşarken kötülük yapan birisinin ölünce kabrinde huzur bulamıyor.
  • Kefeni sırtında mezarından çıkarak evine geliyor. (Ebussuud Efendi’nin fetvasındaki motif) gürültü yapıyor, evdeki eşyaları karıştırıyor.
  • Obura karşı: “Yerine git, yerine git!” tekerlemesi okunduktan sonra pelitten (meşe) bir kazık ile sepet çakılıyor mezardayken. Obura karşı turp ve soğanın etkili olduğuna inanılıyor.
  • Sebzelerin bu ritüllerde ilginç bir yeri var. Misal Yozgat’ta eskiden kırsal bölgede Congoloz isimli bir varlığa inanılıyor. Evlere girmesin diye kapı eşiklerine kaynamış pancar gömülüyor. Bunun gibi.
  • Obur, Hemşin yöresinde de “ubur” adıyla geçiyor. Hayattayken kötülükler yapmış yaşlı kadınların öldükten sonra hortladığına inanılıyor.
  • Toprak kabul etmediğinden sık sık mezarından çıkıp çığlıklar atarak eski dolaştığı yerlerde geziyorlar. (Bu motif Giresun’da da var) Cezalandırıldıkları için ayaklarının altında ateş olduğuna inanıyorlar azap çektikleri düşünülüyor.
  • Bunlara silah işlemiyor. Görürlerse eğer kendisini görenlerin üç defa “Urum eline!” diye seslenmeleri halinde güneş doğmadan mezarlarına döneceklerine inanılıyor.

İşte bu Kıpçak kültür sahasındaki oburun, upyr-upir olarak Rusçaya, Rusçadan Doğu Avrupa Slav dillerine, buradan da Batı Avrupa’ya nakledilmiş olabileceği, folklor ve ses benzerliği (motifler arasındaki benzerlikler bilhassa) nedeniyle vampirin çıktığı inanış olabileceği yönünde bir görüş vardır. (Meraklısına Hatice Şirin User’in şu makalesi okuma tavsiyesi: https://t.co/AVvcqb8wPz ) Bu floodla alakalı detaylı bilgi, ilgili makalelerin künyeleri için buradaki makaleme de bakabilirsiniz:  https://t.co/H3Wc6hRWow

Bu flood da biter. Başka korkulu, tarihli flood’larda görüşebilmek dileğiyle iyi geceler efendim. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola!

Bu Konu, Mehmet Berk Yaltırık @SonGulyabani  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |