İran Protestoları; Hapisteki ‘Hanedan’

Flood'un Yayınlandığı Tarih:20 Kasım 2019 @ 03:28

HAPİSTEKİ “HANEDAN” Evet sevgili dostlar malumunuz geçtiğimiz günlerde İran bir kez daha karıştı (Bu 7.halk ayaklanması) ve İran’da halk sokaklara döküldü. Posta Kutusuna ‘Mesaj’ Bırakılan Ülke; İRAN

  • ABD,Büyük Ortadoğu Projesi’ni tamamlamak için Türkiye ve İran’ı dizan etmek durumunda.”Dizayn etmek” diyoruz zira bu 2 ülkeye bir askeri seçenek ile yaklaşması mümkün değil.Maliyeti ve riski çok fazla…

  • O zaman da ABD’nin Balkanlarda başlayıp,Ukrayna ve Gürcistan’da mükemmelleştirdiği,Arap Baharı’nda zirveye taşıdığı toplumsal eylemler ile mevcut sistemi sıkıştırarak dizayn operasyonu seçeneği ön plana çıkıyor.Yani daha önce 5 bölüm flood serisi yaptığımız”Project Democracy”

Büyük Bir Demokrasi Oyunu; ‘Project Democracy’

  • Bu seçeneğin uygulanabilmesinin temel koşulu ise baskı altında,tepkiselliği birikmiş bir toplumun olması ve zemin hazır olduğunda doğru araçlar ve “ÖZEL EĞİTİLMİŞ” NGO’lar eli ile bu kitlelerin muhalif eylemler ile mobilize edilmesi.
  • Şimdi bu “ön tespitleri” yapmış olalım ki floodun gerisinde yazacaklarımız daha da anlam kazansın…
  • İşte şimdi sizlerle İran olaylarına başka bir pencereden bakacağız… İran’daki bir “AİLEYİ”,bu ailenin ilişkiler ağını ve kurdukları yapılanmayı sizlerle paylaşacağız…

  • Takvim yaprakları 1979’u gösterdiğinde İran’da siyasal karışıklık en üst düzeye çıkmıştır ve kısa süre sonra ülkedeki siyasal kaos Şah Rıza Pehlevi’nin yıkılarak, Humeyni’nin iktidara gelmesi ile son bulmuştur.
  • 1979 yılında tüm yaşanan kaostan sonra yeni rejimin “gazabından” Şah döneminde görev yapmış tüm üst düzey yöneticiler de nasibini almıştır…Bir kişi hariç. Bu “özel” kişinin adı: Baquer Namazi’dir…
  • Baquer Namazi Şah’ın en güvendiği yöneticilerden bir tanesi olarak uzun yıllar Huzuistan Eyaletinin Valililiğini yapmış,İran’ın en etkin siyasal figürlerinden bir tanesi olmuştur.
  • Bu görevi esnasında sıklıkla yabancı ziyaretlerde bulunan Namazi özellikle ABD’de çok yakın dostlar edinmiştir. Bu özel “dostlukları” kurmasında ise yüksek dereceli bir mason oluşunun büyük bir etkisi vardır.
  • Namazi milliyetçi görüşleri ile bilinmektedir, Namazi Ailesi ise İran’ın en güçlü ailelerinden birisi olsa da ailenin İran içerisindeki nüfuzunun zirveye çıkışı Baquer Namazi ile olmuştur.
  • Aile aynı zamanda İran’da bulunan en önemli Dürzi aile olması sebebi ile farklı bir etkinliğe ve nüfuz alanına da sahiptir…
  • Baquer Namazi,Şah’ın devrilmesinden sonra 1983’e kadar tabiri yerindeyse “elini kolunu salayya sallaya” Humeyni’nin “Şeriat Devleti” haline getirdiği İran’da dolaşır.
  • Dolaşır zira Namazi aslında İran İstihbarı ile birlikte çalışmaktadır ve devrimin olacağından da Humeyni devriminin gelmekte olduğundan da çok önceden haberi olmuştur! Yani Namazi aslında ikili oynamıştır!
  • Tarih yaprakları 1983 yılını gösterdiğinde Baquer Namazi Tahran Havaalanı’na gidecek ve New York’a doğru yola çıkacaktır. Baquer Namaziv Rockefeller’e ait arazi üzerinde kurulu BM’ye bağlı UNICEF için çalışmaya gitmektedir “özel” ve “acil” bir davet almıştır.
  • Bu arada UNICEF’in BM’nin “Çocuklara Yardım Fonu” olduğunu belirtelim ki, İran’ın en etkin isimlerindenj birisi,İran istihbaratından az sonra yazacağımız son derece kritik ilişkiler ağının ortasındaki böylesi bir figürün
  • “Çocuklara Yardım” amacı ile İran Devrimi’nin ve yeni rejimin ABD’yi “BÜYÜK ŞEYTAN “ ilan etmesinden hemen sonra soluğu ABD’de alışının ne kadar muhteşem (!) bir inandırıcılık örneği taşıdığını anlayalım efendim…
  • İran ABD’yi “Büyük Şeytan” olarak ilan etmiş,ABD-İran ilişkileri kopma aşamasına gelmiştir. ABD daha önce Şah döneminde Musaddık ile yaşadığı yeni bir petrol krizini İran’da yaşamak istememektedir.
  • Bu arada Baquer Namazi ABD’ye “hatırlı” dostları tarafından çağrılmıştır ama attığı her adımda İran Gizli Servisi ile birlikte çalışmaktadır. Yani Baquer Namazi yine “ikili” oynamaktadır.
  • Namazi ABD’ye adımını atar atmaz İran’dan kendisine bir haber gelecektir. Haberi gönderen kişi Hüseyin Melik Afzali’dir.Rafsancani döneminde İan’ın Sağlık Bakanı Yardımcısı olarak da göreceğimiz Afzali aslında İran Gizli Servisi içerisinde de önemli etki alanı olan bir isimdir.
  • İran’da 1979’da meydana gelen darbenin ilk iş olarak Şah’ın devrilmesinde çok önemli rol oynayan Komünistleri dar ağaçlarına çekerek katı bir şeriat sistemi kurması sonrası toplumsal tepkiler artmıştır…
  • Ve bu toplumsal tepkiler gün geçtikçe hem büyümekte hem de daha organize hale gelmektedir.
  • Üstelik içeride örgütlenen bu muhaliflere Londra ve Washington’da ABD ve İngiltere tarafından desteklenen İran dışına kaçmış sürgündeki muhaliflerin desteği her geçen gün artmaktadır.
  • Özellikle yurtdışına kaçabilen etkili İranlı muhalif gruplar özellikle ABD’de çok etkin bir rejim karşıtı lobi çalışması yürütmektedirler.
  • İşte Hüzeyin Malik Afzali ABD’deki Baquer Namazi’ye sistemin “projesini ve kararını” bildirir.İran rejimi ülkede sistemi savunacak STK’lar kuracaktır.
  • Bu STK’lar ise HAMYARAN isimli kuruluşun çatısı altında toplanacaktır. Bu HANMYARAN kuruluşu ayrıca ABD’de lobi faaliyeti yapan muhalif grupları da kontrol altına alarak gerekirse fişleyecek, İran istihbaratı ile koordineli biçimde çalırak bu muhalifleri tasfiye edecektir.
  • Zaten HAMYARAN’ın asıl kuruluş amacı da bu yurtdışındaki muhalif hareketin kontrol altına alınıp tasfiyesidir. STK işin “kamuflajı” olacaktır.
  • Baquer Namazi,Malik Afzali ile birlikte HAMYAR isimli STK’ların çatı kuruluşunu kurar kurmasına ama bu yapılanmanın kısa süre içerinde güçlü bir organizasyon haline geldiğini gören Baquer Namazi’nin ABD’deki “hatırlı” dostlarının çok farklı planları vardır..
  • Tüm STK’ları kontrol eden isim kendi adamları olursa İran’da sıfırdan bir yapılanmaya gitmelerine gerek kalmadan bu organizasyonlar içerisine “sızarak” muhalefete karşı yapılacak karşı hamleleri engelleyebilirlerdi.
  • Bir de bu yapılanmaya karşı ABD’de aynı isim üzerinden farklı bir NGO kurdukları zaman “Project Democracy” İran için başlatılabilirdi. Ve o isim tabii ki Namazi olacaktı…
  • ABD ve İngiltere Baquer Namazi’nin hayatını garanti etmektedir ama artık bir karar vermesi gerekmektedir ve Baquer Namazi için “İkili oynama” devri kapanmıştır…
  • Ve Baquer için bu kararı vermek hiç de zor olmayacaktır.Zira hem İran’daki yeni rejimin uygulamalarından memnun değildir. Hem de İran istihbaratının nefesini ensesinde hissetmekten bıkmıştır…
  • Namazi ayrıca Humeyni rejiminin bu uluslararsı kuşatmaya çok fazla dayanamayacağını düşünmekte ve “doğru ata oynamak” istemektedir…
  • Bundan sonra yapacakları ile Namazi İran için oldukça sıkıntı verici bir isim olacaktır ve çok girift bir ilişkiler ağı ile tehlikeli bir yolda yürümeye başlayacaktır. Ve ortalık karışır…
  • Namazi bu tehlikeli yolda yürürken tüm bu ilişkiler ağının merkezine NIAC isimli bir kuruluş oturacaktır ki bu kuruluş perde arkasında Namazi’nin yönettiği çok “kritik” bir kuruluştur…
  • Açılımı National Iranian American Council olan NIAC yani Ulusal Amerikan Konseyi kuruluş misyonunu “Amerika Birleşik Devletleri’ndeki İran Mirası halkını temsil etmek” olarak belirtmektedir lakin ne hikmetse biz burada çok enteresan isimleri göreceğiz.
  • NIAC’ın kurucusu ilginç bir isim olacaktır… O isim Tıpkı Namazi gibi BM’de stratejik konularda görev yapan bununla da kalmayıp ABD’yönetiminin “kalbi” olan Capitol Hill’de “danışman” olan bir isim; Trita Parsi NIAC’ı olacaktır.
  • Daha sonra aynı Trita Parsi ABD Dışişleri politikalarının İran ve Ortadoğu ayağında en önemli etkiye sahip düşünce kuruluşlarından birisi olan Quincy Enstitüsü’ne “Genel Müdür Yardımcısı” olarak jet hızı ile transfer edilir.
  • Quincy Enstitüsü’nü kim finanse etmektedir? Rockefeller Ailesi ve daha o dönemde hayatta olan David Rockefeller! Tesadüf işte…
  • Yani ne kadar enteresan değil mi efendim, ABD’de yaşayan İranlı vatandaşların haklarını savunmak Rockefeller’in himayesinde İran raporları yazan bir arkadaşımızın kurduğu NGO eli ile yapılıyor.
  • Tabii insanın gözleri yaşarmıyor değil Rockefeller’in bu insani duygularından ötürü… Ha İran’da Humeyni devrimi sonrası iptal edilen petrol anlaşmalarının falan en ufak etkisi yoktur eminiz…
  • Neyse efendim biz devam edelim Namazi tarafından perde arkasından yönetilen bu NIAC’a bakmaya… Şimdi tabii özellikle günümüze gelindiğinde NIAC tam anlamı ile kurumsallaşmış ve “kadroları” enteresan ilişkilere sahip pek çok isimle dolmuştur.
  • Şimdi efendim NIAC’ın önce üst düzey yönetim kadrosuna şöyle bir yakından göz atmamız gerekecek o zaman…
  • Bu üst düzey yönetici kadronun en önemli isimlerinden bir tanesi Ryan Castello… Şimdi efendim “Bu Mr.Castello neden bu kadar önemli olabilir ki?” diyecek olursanız erken davranmayın deriz efendim… Anlatalım…
  • Şimdi Ryan Castello NIAC’a nerden özel olarak “transfer” ediliyor: US.CONNECT FUNDS isimli NGO’dan…
  • Peki nedir neyin nesidir bu US.CONNECT FUNDS?Bu NGO ABD’de bulunan Evangelist kanadın en önemli NGO’larından yani STK’larından bir tanesi… Hz.İsa ile başlıyorlar söze maşallah, Büyük İsrail ile bitiriyorlar.
  • Bu BÜYÜK İSRAİL hayallerindeki US.CONNECT FUND’un enteresan bir de programı var: “Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Politikası Programı”…
  • Peki bu programın yönetici ortağı kim ? İşte bu Mr.Ryan Castello!
  • Hani İran-Nükleer Program-İsrail’in güvenliği üçlüsünü de bir araya getirince Mr.Castello’nun önemi daha da bir ortaya çıkıyor sanırız..
  • Şimdi bir diğer üst düzey isme bakıyoruz: Donna Farvard…. Kimdir Donna Farvard peki?Şu Balkanlar’da,Ukrayna ve Gürcistan’da “Renkli Darbelerde” toplumu manipüle eden bir “Gençlik Örgütlenmesi” vardı hani hatırladınız mı? OTPOR…
  • İşte bu OTPOR isim değiştirip daha sonra karşımıza CANVAS ismi ile Arap Baharı’nda özellikle de Mısır ve Tunus’ta çıkmıştı…
  • İşte bu CANVAS’ı fonlayan kimdi? SOROS… İşte efendim bu güzide hanımefendi Donna Farvard, SOROS’un CANVAS yapılanmasının eski direktörü olur kendisi… Nasıl güzel mi?
  • Devam ediyoruz efendim… Bir başka NIAC üst yöneticisi ise Shervin Gaffari… Gaffari ABD yönetiminin “kalbi” olduğunu yazımızın başında belirttiğimiz Capitoll Hill’in analisti!
  • Peki nasıl oluyor dda bu genç yaşta kendisi oralarda analistlik yapıyor demeyin efendim nasıl yapmasın Ghaffari aynı zamanda Rockefeller Ailesi’nin meşhur Dünya’yı yöneten en etkili örgütlenmelerden olan CFR’sinin de İran uzmanlarından!
  • Tabii bunların hepsi tesadüf ama biz bakmaya devam edelim…Şimdi bir başka üst düzey yöneticisi Hamid Jahangard var sırada… Efendim bu beyefendi hayatını “Eşcinsel ve transeksüel hakları” ve LGBT Hareketine adamış…
  • Peki kendisi nerenin de önemli bir ismi aynı zamanda William’s Instıtute… Nedir bu enstitünün özelliği derseniz ABD’deki en önemli LGBT çalışmaları yapan NGO’lardan bir tanesi….
  • Dünya’da LGBT ile ilgili NGO/STK’lara en fazla fonu sağlayan SOROS tabii ki William’s Instıtute’nin de en önemli finansörü.
  • Bir diğer önemli isimleri ise Mona Mastatabi… Bu ismin özelliği Georgetown Üniversitesi Dış Politika Bilim Yüksek Lisansıyla Global Politika ve Güvenlik alanında uzman oluşu ve üniversitenin Uluslararası İlişkiler Dergisi Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmış olması…
  • Şimdi Georgetown Üniversitesi’nden başka isimler de mevcut bu NIAC içerisindesinde ve Georgetown Üniversitesi deyince iki dakika durmamız gerek zira işin ucu bize de uzanıyor…
  • Bu Georgetown Üniversitesi FETÖ yapılanmasının en çok para bağışladığı üniversite.Üniversite bünyesinde bulunan Hristiyan-Müslüman Diyalog Merkezi Başkanı John Lee Esposito ise alıyor bağışları bol bol Fethullah Gülen’i övücü paneller düzenliyor…
  • Esposito bu arada o yıllarda İbrahim Kalın ilke birlikte çalışmakta hatta ortak yazdıkları İSLAMOFOBİ isimli bir kitap bile var.Aynı Esposito FETÖ yapılanmasının önemli STK’larından Rumi Forum’un Washington Temsilcisi
  • Şimdi işte nasıl oluyorsa artık kimi buluyorlar ise kim “köprü oluyorsa” bir şekilde Namazi Ailesi Fethullah Gülen ile temasa geçiyor…
  • 2009 yılında Namazi ailesine yakın Mihrname dergisi “Fetullah Gülen, Dünyanın En Etkili Entelektüeli” isminde özel sayı yayınlatmış ve yasal bir şekilde İran’ın çeşitli kentlerinde dağıtılıyor….
  • Bu özel sayıdan sonra Fetullah Gülen ile ilgili İran’da basılan kitaplar ve çalışmalar Namazi ailesine yakın sivil toplum kuruluşları ve yayınevleri tarafından finanse ediliyor.
  • Hani o dergilerin dağıtıldığı “çeşitli şehirler” var ya… Ha işte ne tesadüftür ki o şehirler bugün karışan İran’daki Güney Azarbeycan olarak nitelenen Türk şehirler… Bak Allah’ın işine… Nasıl?
  • Devam edelim biz…NIAC’ta Keaton Quinn isimli bir yönetici de dikkatimizi celbetmekte.Kendisinin yaşı pek genç ama nerede görmekteyiz bu ismi? Commons House için araştırmalar yapan özel ekibin içerisinde.Common House nedir peki? Bildiğiniz İngiliz Parlamentosu Avam Kamarası!
  • Şimdi efendim Namazi öyle bir yapı kurmuş ki bunu şimdi NIAC’ın “Danışmanlar Kuruluna” bakınca daha iyi anlayacağız… Ama oraya geçmeden önce NIAC Yönetimindeki bir isme dikkat etmemiz lazım:Ardavan Badii… Neden önemli bu isim? Açıklayalım…
  • Şimdi efendim bu Ardavan Badii ABD’de Bullion Bank isimli bir “külçe altın” bankasının sahibi… Ama daha önemlisi ne? Kendisi ünlü Credit Suisse’nin “külçe altın” alanında ABD’deki en önemli yetkili temsilcisi…
  • Credit Suisse’nin külçe altın ve değerli varlıklar yönetimini “Credit Suisse Asset Management” isimligrup şirketi yapmakta ve bu şirket küresel bir oyuncu konumunda.
  • Peki bu önemli yönetici Ardavan Badii’ye çok genç yaşta “yetkili temsilcilik” veren Credit Suisse Asset Management’in başında kim var?Bruno Pfister…
  • Kimdir efendim Bruno Pfister? Kendisi Rothscild Ailesi’nin yatırım bankacılığındaki amiral gemisi Rothschild Bank AG’nin Yönetim Kurulu Başkanı olur! Güzel değil mi efendim?
  • Şimdi geçelim o Dabnışmanlar Kurulu’na… İlk isim Thomas R. Pickering…Pickering ABD Dışişlerinin en etkin isimlerinden,Rusya,Hindistan,İsrail Büyükelçiliği yapmış bir isim… Görüyorsunuz “ABD’deki İranlıların haklarını savunmak” için NIAC hiç bir fedakarlıktan kaçınmıyor.
  • Bu arada Pickering American Foreign Service kökenli.Nedir bu The American Foreign Service? Bu kuruluş ABD’nin dışişleri bakanlığı bünyesindeki istihbarat servisi olarak görev yapmaktadır…
  • Danışma Kurulu içerisinde tek Foreign Service Office kökenli isim Pickering değil. Yine bu kurulda bulunan Büyükelçi John Limbert de bu kurulda…
  • John Limbert”özel”bir isim.Neden derseniz 1979’da İran’da rehine olarak alınıp 444 gün esir kalan ABD diplomatlarından birisi de,İran konusunda ABD’nin en üst düzey görevlisi de,ABD Dışişleri Bakanlığı’nın en üst düzey nişanı olan Award for Valor’u alan da aynı John Limbert…
  • Bu Danışma Kurulu’nun bir diğer üyesi Reza ASLAN ise Rockefeller’in CFR’sinin üyesi desek kendisi için yeterli olacaktır.
  • Danışma Kurulu’nun en önemli üyelerinden bir tanesi ise DrçFridah Farhi… Bu isim Rockefeller Founds tarafından bolca “proje hibesi”alması ile ünlü… Aynı zamanda Mısır’da Mursi yerine Baradey’i başa getirmek isteyen Internatıonal Crisis Gıoup’u direktörü.
  • Internatıonal Crisis Group’un başlıca finansörü Rothschild Ailesi ve tabii ki Soros…
  • Şimdi efendim başımızı Namazi’nin ABD’de kurup kurumsallaştırdığı NIAC’tan kaldırıp yeniden İran’a dönüyoruz ve filmi biraz geriye alıyoruz…
  • Tarih yapraklar 1994’ü gösterdiğinde Tahran’da sessiz sedasız bir “Danışmanlık Ofisi” kurulmaktadır… Ama bu “Danışmanlık Firmasını” “özel” kılan şey İran’ın dış Dünya’dan tecrit edildiği bir dönemde ülkenin tek “Yabancı yatırımcı danışmalık firması” olarak kurulmasıdır.
  • Bu firmanın ismi Atieh Bahar Consulting’dir ve 2 kurucusundan birisi Namazi Ailesi’nden Pari Namazi’dir… Baquer Namazi İran içerisinde “Project Democracy” nin finansal ayağını ve alt yapısını oluşturmak için kolları sıvamıştır.
  • Pari Namazi dediğiniz zaman ise şöyle durup iki dakika düşüneceksiniz efendim.Zira kendisinin özellikle Almanya ile çok “derin” ilişkileri bulunmakta…
  • Bu ilişkiler ise Pari Namazi’nin önemli temsilcilerinden birisi olduğu Centre for Global Politics isimli kuruluş tarafından sağlanmakta… Bu kurum aynı zamanda Alman istihbaratı BND ve Alman Dışişleri ile olan yakınlığı ile bilinmekte.
  • Bu Centre for Global Politics isimli NGO’nun Danışma Kurulu Başkanlığı’nı ise oldukça “deerin” bir isim yapmakta: Thomas Graham.
  • Bu isim meşhur Henry Kissinger’in Think-Thank kuruluşu olan ve ABD’nin en etkin think-thanklerinden biri olarak kabul edilen Kissinger Associates, Inc’ın Genel Müdürü ve en yetkili ismi!
  • Centre for Global Politics’in Danışma Kurulu’nun 2 numaralı isami ise eski Alman Federal Meclis Başkanı Hans-Ulrich Klose
  • Tabii İran’a adım atacak her yabancı sermaye (!) bir anda Pari Namazi üzerinden önce Atieh Bahar Consulting’İ daha sonra ise muhalif yapılanmaları buluyor…
  • Atieh Bahar Consulting’in diğer kurucusu olan Bijan Khajehpour… O da en az ortağı Pari Namazi kadar “derin” bir isim…. Avrupa’daki önemli bağlantıları o sağlıyor
  • Zira Khajehpour European Middle East Research Group’un “Danışmanı” … Bu kuruluş da Avrupa’nın en önemli Ortadoğu Araştırma kuruluşlarından bir tanesi ve yine başta Almanya olmak üzere çok etkin.
  • Hatta pek çok “partneri” de ABD’nin Almanya içerisinde faaliyet gösteren vakıfları…
  • Ama Avrupa’da kapılar nereden açılırsa açılsın sokağın sonu Londra’ya ve Rothscild Ailesi’ne çıkmakta ve özellikle 2010 sonrasında ABD-İngiltere arasındaki “Nüfuz mücadelesi” yeniden su yüzüne çıkınca Baquer Namazi bir kez daha ikili oynamaya karar veriyor.
  • Ve Namazi soluğu bu kez Londra’da alıyor..
  • Bu esnada Baquer Namazi’nin oğlu ise Atieh Bahar Consulting’de işlerin başına geçmiş ve özellikle ABD’li şirketlerin danışmanlığını yapmaya başlamıştı
  • Oğul Siyamek Namazi kısa sürede o kadar güçlü bir hal almıştı ki İran’da rüşvet vererek satın almadığı hiç bir üst düzey görevli kalmamıştı
  • Reza Zarrab ile ortak olduğu yolunda iddialar da Fars basınında yer alan Siyamek Nemazi en önemli bağlantılarını ise uluslararası petrol şirketleri ile kurmuş,yine Pars Doğalgaz Sahası’na gelen tüm yabancı yatırımcıların danışmanlığını almıştı
  • Oğul Namazi ABD ile ilişkileri daha da sıkılaştırken,baba Namazi ise MI6 üzerinden İngiltere ile “flört” etmekteydi…
  • Ancak bu zamana kadar İran, tecrit edildiği uluslararası ticaret arenasında yabancı sermaye getirmesi ve özellikle Dünya Bankası yatırımları nedeni ile göz yumduğu Namazi’ye göz yummadı…
  • Zira İran’da katı ve şiddetli Batı karşıtı olan Laricani Ailesi güçlenerek adeta devleti ele geçirmişlerdi.
  • ABD’de baba Namazi’ye artık ihtiyazı kalmadığı için -zira NIAC üzerinden kurumsallaştırdıkları bir “Project Democracy” NGO’suna sahip olmuşlardı”-ayrıca Namazi üzerinden istedikleri kadar sermayeyi İranlı muhaliflere aktarmışlardı- Namazi’nin üzerini çizdi.
  • Ve ne olduklarını bile anlamadan 2016 yılında önce oğul Siyamek Nemazi tutuklandı, sonra da vatandaşı olduğu ve “derin” dostlarının kendisini koruyacağını düşünerek elini kolunu sallayarak Tahran’a oğlunu hapisten çıkartmaya giden baba Namazi,havaalanına iner inmez tutuklandı
  • Baba Niyazi’nin avukatlığını Perseus Strategies Genel Müdürü Jared Genser üstlendi… Kimdir Jared Genser? Müşterileri arasında Eski Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Václav Havel, eski Malezya Başbakan Yardımcısı Genel Sekreteri Anwar Ibrahim,
  • eski Maldivler Başkanı Mohamed Nasheed ve Nobel Barış Ödülü Ödül Kazananlar Aung San Suu Kyi, Liu Xiaobo, Desmond Tutu ve Elie Wiesel olan bir isim…
  • Jared Genser’i daha önemli kılan ise Feedom Now isimli NGO’nun kurucusu olması… Freedom Now’un finansörü kim dersiniz? Bingo! SOROS’un Açık Toplum Enstitüsü…
  • Yani İran ve ABDartık kendi çıkarlarına uymadığı için Namazi’yi hapise atarken, “HAS ADAMI” SOROS üzerinden aslında İngiltere ve Rothschild Kanadı’nın baba oğul Namazi’leri kurtararak kendi adına kullanma çabasını görüyoruz
  • -İran’da ABD sokakları kaşımaya kararlı duruyor ki bunun tepesindeki çatı örgüt baba Namazi’nin kurup,Pari Namazi ve oğul Siyamek Namazi’nin “finansal altyapısını ABD üzerinden gelen şirketlere ddanışmanlık yaparak (!)” sağladığı ve muhalif hareketleri beslediği NIAC olacak
  • Laricani Ailesi ise artık İran’ın gerçek hükmedicisi konumunda ve Batı dünyasına da,Batı ile ilişki kurulmasına da son derece katı biçimde karşılar…
  • Namazi Ailesi’nin darbe yemiş olsa da İran derin devlet yapılanması içindeki nüfuzu ve küresel bağlantıları ise yadsınamaz…
  • Şu an İran’daki mücadele Batı karşıtı Laricani-Batı yanlısı Namazi mücadelesidir.
  • Özellikle ABD,Laricani Ailesi ile “uzlaşır” ve bazı tavizler vermek bahasına da olsa sistem içerisinde kendi istediği bir takım değişiklikleri ve politik değişimin sözünü alırsa Namazi’leri harcar.
  • Yok bu uzlaşma olmazsa o Namazi o hapisten çıkar,çıkarılmazsa kaçırılır ve gerçekten İran üzerinde ikisinin de hayati çıkarları tamamen tehlikeye gireceği için nüfuz mücadelesini bir kenara bırakacak İngiltere ve ABD tarafından tam destek verilir ve o sokaklar karışır…
  • Bakalım kazanan HAPİSTELİ “HANEDAN” mı,muktedir olan yeni “Hanedan” mı olacak? İzleyip göreceğiz.
  • Gecenin bu vaktine kadar bizlerle olan tüm dostlara bin selam olsun diyor ve klasikleştiği şekli ile bitiriyoruz floodumuzu: “Takdirleriniz beğenilere,beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”…

Yazar; Celal Eren Çelik

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x