Donanma Davası’nda Yaşanan Hak İhlalleri ve Usulsüzlükler – 3

Donanma Davası’nda Yaşanan Hak İhlalleri ve Usulsüzlükler (DEVAMI-3)

Kanunlar Önünde Eşitlik İlkesi,
Bilgi-Belgelere Ulaşım (Savunma Hakkı),
Tanık Dinlenilmesine İlişkin Hususlar,
Adil Yargılanma Hakkı,
Taleplerin Karşılanmaması,
Medyanın Yargıya Etkisi/Yönlendirilmesi,

Donanma Davası’nda Yaşanan Hak İhlalleri ve Usulsüzlükler – 1

Donanma Davası’nda Yaşanan Hak İhlalleri ve Usulsüzlükler – 2

  • Kanunlar Önünde Eşitlik İlkesini İhlali: #15Temmuz ‘da aynı faaliyeti icra eden asker şahıslardan bazıları yargılanırken, bazıları mükâfatlandırılarak terfi ettirilmiş (Levent Kerim UÇA ve A.TEKİN), birçok kişi soruşturmaya dahi dahil edilmemiştir.
  • 31 gemiden 26’sı ve bu gemilere emir verenler #15Temmuz ‘daki tüm yaptıklarına rağmen soruşturmaya dahil edilmemiş ve bu suretle bu gemi, kişi ve bunlara emir verenlerin darbe girişimindeki (kumpasındaki) rolleri/ihmalleri araştırılmamıştır.
  • Bilgi-Belgelere Ulaşım Dolayısıyla Savunma Hakkı Engellenmesi: Mahkeme heyeti yüzbinlerce sayfalık dava belgelerinin dijital ortamda sanıklara gönderilmesi talebini defalarca reddetmiş, sanıklar ellerinde birçok dava belgesi olmadan savunmalarını yapmak zorunda kalmıştır.
  • Mahkeme Heyeti sanıkların esasa ilişkin savunmaları sonrası, ancak Haziran ayında dava belgelerinin verilmesine karar vermiştir (Mahkemede olan ancak dijital ortama aktarılmayan belgelere yine ulaşılamamış)
  • Davaya esas teşkil eden birçok belge yapılan taleplere rağmen sanıklara ve avukatlarına verilmemiştir. (Örneğin Deniz Kuvvetleri’nin gönderdiği 07.05.2017 tarihli evrak eki olan her bir personele ilişkin kapalı zarflar)
  • Tanık Dinlenilmesine İlişkin Hususlar Usul ve Hak İhlalleri: Sanıklar aleyhine tanıklık yapanlara getirdikleri notlardan yararlanmalarına müsaade edilirken, sanık lehine ifade veren tanıkların (Örneğin H.KOTEL 16.04.18) notlarından istifade etmesi engellenmiştir.
  • CMK-59 hilafına tanıklara sanık kimlikleri açıklanmamıştır. Mahkeme Başkanı ise birçok defa bu durumun farkında olduğunu ancak gerek görmediğini belirten açıklamalar yapmıştır. (Örneğin Bkz. 06.06.18 ve 07.06.18 duruşma zaptı) HAKİM, KANUNUN GEREKLERİNİ KASTEN UYGULAMIYOR.

  • Adil Yargılanma Hakkını İhlal Eden Hususlar: Yusuf SEVİMLİ’nin onlarca sanık için soruşturma ve kovuşturma hâkimi olarak görev yapması, bu nedenle önceden önyargıya sahip olması, kanunlarımızı ve AİHS Md-6 Adil Yargılama Hakkı’nı ihlal etmiştir.

  • Soruştura Savcısı tarafından; – CMK 160’a rağmen #15Temmuz gecesi seyre kalkan 31 gemiden 26’sı hakkında hiçbir işlem başlatılmamış, – CMK 170(4)’e rağmen sanıklar aleyhine delil sunulmamış, suç-delil açıklaması yapılmamıştır.

  • Soruşturma savcısı tarafından; – CMK 160(2) ve 170 (5)’e rağmen sanıklar lehine deliler toplanıp sunulmadığı/gizlendiği gibi, lehe mevcut olan deliller tahrif edilerek alenen suç işlenmiştir.
  • Örneğin; Bir tanık ifadesinde cep telefonu toplanması ile ilgili anonsu Önder ÖNGÖR’ün yaptığı yazılı iken; aynı tanığın iddianamede yer alan ifadesinde anonsu benim yaptığım yazılıdır. SAVCI ALENEN BELGEDE TAHRİFAT YAPARAK SUÇ İŞLEMİŞTİR.

  • Taleplerin Karşılanma Durumu: Savunma yapabilmek maksadıyla sanıklar ve müdafileri tarafından mahkemeye sunulan sayısız dilekçeler/taleplerin büyük çoğunluğu gerekçe bile gösterilmeden reddedilmiş, Adil ve Usulüne Uygun Yargılanma Hakkını temelinde ihlal etmişlerdir.

  • Medyanın Yargıya Etkisi ve Yönlendirilmesi: Medyada davayı etkileyici gerçek dışı haberler yer almaktadır. Davayı takip edip haber yapan Muhabir, davayı müştekiler için ayrılan bölümden takip etmektedir. 15 Mayıs 2018 tarihinde Mahkeme Başkanı ile doğrudan görüşmüştür.

  • Muhabir sadece sanıklar aleyhine yorumlanabilecek hususları veya gerçekleri çarpıtarak YALAN İÇERİKLİ haber yapmakta ve kamuoyunu yanlış yönlendirmektedir. Bu durum yargılamanın tarafsızlığına gölge düşürmektedir. Yine kendimden bir örnek…

  • 12.01.2018’de savunmamda; “Ö.ÖNGÖR #15Temmuz ‘dan ancak 3 gün sonra ŞÜPHELİ sıfatıyla gözaltına alınmış iken, darbe gecesi şüpheli faaliyetlerine tanık olmadığım amirim Ö.ÖNGÖR’ü darbeci olarak değerlendirip emrine uymamam nasıl beklenebilir? şeklinde bir beyanım olmuştu.

  • Duruşmaları takip eden muhabir ise beyanımı “Onun darbeci olduğunu ben nereden bilebilirdim?” şeklinde çarpıtmış, sanki ben Önder ÖNGÖR’e darbeci demişim gibi yalan haber yapmıştır.
  • Müdahil Avukat Halit ÇOKAN; basına tamamen taraflı, önyargılı, gerçeğe aykırı verdiği beyanlarla kamuoyunu yanlış bilgilendirmiş, mahkemede tutumları da (Söz verilmeden konuşma, yorum-değerlendirme sorusu sorma) dikkate alındığında mahkemeyi ve basını olumsuz yönlendirmiştir.

  • DONANMA DAVASI’nda yapılan SAYISIZ HAK İHLALİ ve USULSÜZLÜKLERDEN sadece birkaçını burada aktardım. Sanıkların bir an önce cezalandırılmasının amaçlandığı aleni olan bu dava ULUSAL ve ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI olarak yürütülmektedir.
  • Donanma Davası’nda maddi gerçeklerin ortaya çıkması maksadıyla; – Davanın ihsas-ı reyde bulunmamış üyelerin olduğu Mahkeme Heyetince baştan görülmesi, – Bilirkişi Raporunun kanunlara uygun bir heyet tarafından yine kanunlara uygun olarak yeniden hazırlanması,
  • Donanma Davası’nda maddi gerçeklerin ortaya çıkması maksadıyla; – Davanın müştekileri tarafından gönderilen yanlış, taraflı ve mahkemeyi yönlendirici yorum ve değerlendirilmeleri içeren dava belgelerinin tarafsız kişilerce yeniden hazırlanması,
  • Donanma Davası’nın maddi gerçeklerin ortaya çıkması maksadıyla; -Davanın hukuk nezdinde sakat olmasına yol açanlar (Adli makamlar, Kolluk Kuvvetleri ve Donanma Komutanlığı personelinden kusuru olanlar başta olmak üzere) hakkında soruşturma açılması gerekmektedir.

Gerçeklerin en kısa sürede ortaya çıkması ümidiyle… Güçlüyüm, Çünkü Haklıyım… Saygılarımla… #SöylemesemOlmaz #VakitMilliBekaVaktidir #15Temmuz

Bu Konu, Mehmet ÇAVDAR @DenizinFeryadi Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Cevapla