Yalancı Şahitler, Yalan İhbarlar! (‘Tanımadığın adamı ne diye ihbar edersin?’)

“Büromda oturuyordum. Sekreter … Ceza Mahkemesi Reisi telefonda sizi arıyor dedi. Şaşırdım. Buyurun Efendim dedim. Acele yanıma gel dedi. Gittim bana bu müvekkilin birşey saçmalıyor ben ona anlatamadım sen anlat dedi.”

  • “Mesele nedir Efendim dedim. Dedi bu kişi mahkemeye 17 kişi hakkında bunlar F.TÖ cü diye ihbarda bulundu. Biz de bu ihbara dayanarak bu 17 kişiyi gözaltına aldık. Yarın karar vereceğiz. Bunun gelip şahitlik etmesi gerekir. Fakat bu ben gizli tanığım. Bunlarla yüzleşmem diyor.
  • “Buna kendisinin gizli tanık olmadığını anlat dedi. Ben de müvekkilime gizli tanığın bir prosedürü olduğunu, kendisinin gizli tanık statüsünde olmadığını, mahkemeye gelip ihbar ettiklerin hakkında şahitlik etmesi gerektiğini anlattım.”
  • “Bunun üzerine müvekkilim biz partide vatan millet ve din için toplantı yaptık. Toplantıda herkese bir liste verdiler şikayet etmesi için. Bana da bu listeyi verdiler. Zaten ben ihbar ettiklerimi tanımıyorum. Hakim bey de vatan millet için bunları tutuklaması gerekiyor.”
  • “Reis Bey, ben anlamam yarın saat 14’te mahkemede olacaksın dedi. Birgün sonra mahkemeye ben de gittim. Mahkeme salonunda gözaltına alınmış 17 kişi var. Hakim oradan herhangi birine sen gel dedi. İhbarcıyla birlikte bir odaya aldı.”
  • “Sonra karşılıklı olarak sordu ‘Bu kim diye? İkisi de ben bunu ilk defa görüyorum, tanımıyorum dedi. Hakim ısrar etse de ikisi birbirini tanımıyordu. Bunun üzerine hakim ‘Bilmem ne ettiğimin oğlu tanımadığın adamı ne diye ihbar edersin’ dedi.

Hakim yerine geçti. 17 kişinin tamamının tahliyesini verdi. İki hafta sonra Ceza Reisi daha küçük bir şehire düz hakim olarak atandı.” Bu olayı da yaşamış birisi anlatmış oldu…

Bu Konu, Mr.Barbaros @mr__barbaros Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Cevapla