Çuval Geçirme Olayı nedir? Neden Oldu? (‘4 temmuz 2003’)

4 TEMMUZ 2003 “ÇUVAL HADİSESİ” NEDİR? #FLOOD GELİYOR… YERİNİZİ ALIN!

  • Çuval Hadisesi 4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde karargah kurmuş 11 Türk Silahlı Kuvvetleri askerinin başlarına çuval geçirilmek suretiyle alıkonulması ve sorgulanmaları olayıdır. Olayı tam anlamak adına biraz daha geçmişe gitmekte fayda görüyorum.
  • Hadisenin ana kaynağı 1 Mart Tezkeresidir. 1 Mart Tezkeresi’nin meclisten geçmemesi ABD Kuvvetlerinin Irak’taki işgalinin uzamasına sebebiyet vermiş ve büyük bir mâli kayba neden olmuştur. Bu maliyeti daha iyi anlamak için ABD eski Savunma Bakan Yardımcısı’nı dinleyelim.
  • ABD eski Savunma Bakan Yardımcısı Richard Perle: “Bir tek Amerikan askerini Türkiye’de tutmak bize 90 bin dolara mâl oluyor. Oysa bir tek Türk askerinin Türk hükümetine maliyeti 6 bin dolardır.”
  • Bu sözler üzerine her geçen gün uzayan Irak işgalinin ABD Hazinesine olan külfetini az çok hesap edebilirsiniz. (Ama biz yine de resmi rakamlara da yer verelim. Irak işgali ABD Hazinesi’ne 3 Trilyon dolara mâl olmuştur.)
  • ABD Hazinesi’nin bu mâli kaybı vermesinde en önemli etken 1 Mart Tezkeresi’dir. 1 Mart Tezkeresi’ne biraz daha derinden bakalım.
  • ABD Başkanı George W. Bush ve yatdımcısı Dick Chaney’in ekibini oluşturan Amerikan Girişim Enstitüsü (AEI) ABD Savunma Bakanlığına getirdiği Neo-Conlar’ın – AEI üst düzey yetkilisi Paul Wolfowitz’in emri ile – Irak’ı işgal etmek istedi.
  • ABD Türk hükümetinden ABD Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a geçiş yapabilmesi için İncirlik Üssü’nün ABD ağır bombardıman uçaklarına açılması ve Irak işgalinde ortak hareket etmek istedi.
  • 1 Mart ile reddedilen bu teklif ABD Hazinesi’ne 3 Trilyon dolara mâl olurken, petrol varil fiyatlarının artmasına neden oldu. Bu süreçte Bush’un Cumhuriyetçi Partisi Meclis ve Senato seçimlerini kaybetmiş, ABD Savunma Bakanı değiştirilmiş ve Neo- Conlar tasfiye edilmiştir.
  • Hadise hakkında bir diğer iddia ise 1 Mart Tezkeresi’nin dışında 10 Nisan 2003’te Kerkük, 11Nisan 2003’te Musul tapu kayıtlarının tutulduğu devlet dairelerinin peşmergelerce basılıp yakılmasından önce Süleymaniye’de bulunan Türk Özel Kuvvetleri’nin kayıtları kopyalamasıdır.
  • Tarih 22 Nisan 2003, Erbil’ deki Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görev yapan Türk askerleri, Türkiye’den gelen bir insani yardım konvoyuna eskortluk yapmak üzere gittikleri Kerkük’te gözaltına alındı.
  • Ertesi gün Amerikan askeri personeli eşliğinde Türkiye’ye gönderilerek Irak’tan sınırdışı edildi. 1 hafta sonra 30 Nisan 2003’te yapılan askeri toplantıda iki tarafında (ABD-Türkiye) altına imza koyduğu bir dizi karar alınıyor.
  • Alınan karar ile Irak’taki Türk askeri personelinin her zaman üzerinde kimlik ve üniforma taşıması gerektiği Türkiye’ye tebliğ ediliyor. Bu kurala uymayan askerlerin gözaltına alınacağı bildiriliyor.
  • Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün ‘ültimatom’ diyerek eleştirdiği ancak geçerliliğine kimsenin itiraz etmediği bu kararın üzerinden 2 ay sonra hadise cereyan ediyor. (Askerlerimizin üzerinde üniforma yok!)

  • Hadise sözde IKYB Lideri Celal Talabani’nin Bağdat’ta Amerikalılara verdiği bilgi ile başlıyor. Amerikan istihbaratı operasyon için bölgede Türkçe konuşmaları dinlemeye alıyor.
  • Olayın sebebi olarak Celal Talabani’nin, ABD’nin Kerkük Valisi olarak atadığı bir Kürt’e, Türkler tarafından suikast düzenleneceğinin söylenmesi gösterildi.
  • Tarih 4 Temmuz 2003 saat 14:30 sularında Amerikan 173. Hava İndirme Tugayı’na bağlı 150 asker, tesiste arama yapmak üzere Süleymaniye’deki Türk Özel Kuvvetler Karargahı’na geldi.
  • Bu noktadan itibaren Türk Özel Kuvvetleri’nin üsleri ile iletişimi emgellendiği yönünde bir iddia olsa dahi, Org. Hilmi Özkök’ün “Mukavemet etmeyin.” emrini verdiği Türk Özel Kuvvetlerinin teslim olmayı seçmesini daha mâkul kılıyor.
  • Amerikan askerkeri karargah odasına girerken 2 sis bombası atıyor. O andan itibaren tesis aranmaya başlıyor ve adeta altı üstüne getiriliyor. Özel Kuvvetler birim komutanının ofisindeki Türk bayrağı yırtılarak indiriliyor ve 11 Türk askeri başlarına çuval geçirilerek götürülüyor.
  • Prangalı, başlarına çuval geçirilen Türk askerlerini ve tesisteki aramayı kameraya alan şahıs Celal Talabani’nin oğlu Bafel Talabani. (Diğer iddiaya göre Kubad Talabani)
  • Dışişleri Müsteşar Vekili Baki İlkin’in aktardığına göre gözaltına alınan Türk Özel Kuvvetler mensuplarının Kerkük’te bir hapishanede 60 saat sorgulandığı ağır işkenceler edildiğini aktarıyor.
  • (Farklı kaynaklardan elde edilen bilgiler Saddam’ın askerlerine davranıldığı gibi davranıldığını söylüyor.) Olay kısa zamanda Türk kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Gazetelerde manşetler atılırken siyasilerden sadece kınama ve “kabul edilemez” açıklamaları geldi.
  • Org. Hilmi Özkök, kamuoyunun çuval tepkisine, ” Göz başlamak yerine pratik çözüm, bu çuval değil görüşü engelleyen poşet” diyerek açıklama yaptı. Deniz Baykal’ın “Nota verilsin!” teklifine dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan: “Ne notası müzik notası mı?” diyerek açıklama yaptı.
  • 16. yıl önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Yüce Türk milleti, üzerinden hiç silinmeyecek bir kara lekenin bizatihi tanığı oldu.
  • Bu lekenin temizlenmesi için en ufak bir çaba göstermeyenler, dün bu olayın en önemli müsebbinlerinden olan sözde IKYB ile görüşmeler yapıyor, sözde bayraklarını Atatürk Havalimanı’nda göndere çekiyor, sözde şehitleri için saygı duruşunda bulunuyorlar.
  • Bu şahsiyetleri Türk tarihinin vicdanına havale ediyorum. Tarih bir milletin vicdanıdır. Ama ders alınmazsa tekerrür eder azabı olur. Allah, Yüce Türk milletini tarihin azabından korusun!

Kaynak; Twitter, KOMENTON @komenton_

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar