Chp Seçimi Kazandı, Şimdi Ne Olacak? (‘İktidara karşı cepheyi ileriye taşıyoruz!’)

Seçimleri kazandık, iktidara karşı cepheyi ileriye taşıyoruz. Toz yerden kalkıyor, taşlar yavaş yavaş yerlerine oturuyor. Peki CHP şimdi ne yapacak? Anlatıyorum #flood

  • CHP, 31 Mart öncesinde ideolojiyi oldukça görmezden geldiği, veriye dayalı bir aday belirleme süreci yaşadı. İmamoğlu hariç, bugünkü başkanların belirlenmesi “sıklıkla” veriye dayalıydı. Bunun nedeni ise partinin yetişmiş kadrolarının olmamasıydı.
  • Bu yöntem kısa vadede başarı getirdi. Şimdi bunun sürdürülebilir olup olmadığına bakacağız. Bu başarı şüphesiz genel merkez içine gömülü bir ekibe aitti. Ancak şimdi bir pozisyon değişikliği var. Bu ekibin sinerjisinin hiçbir önemi olmayacağı bir pozisyon değişikliği.
  • Adaylar, kampanya, merkez çevre ilişkisi, sınıf çelişkisi ve seküler milliyetçiler, Karadenizliler, Kürtler. Hepsinin öneminin olduğu ama hepsinin üzerinde yeni bir formül arayışı oluştu.
  • Genel merkez, bazı aşamalarda belediye yönetimini rahat bırakacağı,bazı aşamalarda ise basacağı bir formül üzerinde duruyor.Ancak yerden kalkan toz henüz öngörülen bu sistematiğin oturmadığını da ortaya koyuyor.Yeni durumun kendini hemen dayatması şart,yoksa saçmalıklar oluşacak.
  • Zafer CHP’nin dayandığı toplumsal tabana ve onunla temasa geçen kitlelere heyecan aşıladı. Herkes yeni bir şey yapmanın, ayağa kalkmanın peşinde. Bu yüzden AKP’yi ileriye doğru sürükleyeceğimiz günler yaklaşıyor. Davalardaki direnç de bunu gösteriyor.
  • CHP açısından en büyük şansımız bazı aşamalarda “öğrenen parti” formuna geçmesiydi. Bir grup bunu sürdürmenin iyi olabileceğini öngörüyor. Başka bir avantaj ise bunun gençlik kollarına kadar sirayet etmesi.
  • Ancak CHP’nin dayandığı kentli-örgüte yakın bir kitlede yeni Atatürk arayışının ortaya çıkmış olması dezavantaj. Bunlardan bazıları İstanbul belediye başkanımızın, bazıları ise CB adayımızın lider olmasını istiyor. İkisinin de bundan çok uzak olduğunu anlatmaya çalışacağım.
  • Siz, ben, CHP’nin içinde-çevresinde bir kitle İstanbul BB’nımızı CB adayımız olarak konumluyor olabilir ama uzaktaki seçmen nezdinde bunun bir karşılığı yok. Geniş kitle İstanbul’da kendisine bir kredi verdi.
  • İmamoğlu’na düşen (bir yandan Türkiye siyaseti yapmak istiyorsa da) İstanbul’da makro sorun çözmek olmalı. Bunu yapmadan Ankara’ya yürümesi rasyonel değil. Makro sorun çözmesi için ise 1 dönemden fazlasına ihtiyaç var. Belediyeyi bilen herkes bunu bilir.
  • İnce için ise durum daha net. Hem CHP’lilerde hem uzaktaki seçmenlerde bir karşılığı var. Ancak ilk sandıklar açıldıktan sonra takındığı tavır pek çokları için yıllarca unutulmayacak izler bıraktı. Çünkü büyük liderler büyük kitleleri peşinden sürükler, İnce bunu yapamadı.
  • Israrla genel merkezle kavga etmeyi istedi. Bu oldukça sempatik de görünebilir. Ancak uzaktaki seçmenler için değil. Onlar için partisiyle kavga eden kimse iyi değildir. Bu CHP bile olsa.
  • Şu anda bütün sebeplerinden bağımsız olmak üzere Kılıçdaroğlu’nun en güçlü olduğu dönemdeyiz. Belediye başkanlarının çoğunluğunun desteğini inşa etmiş halde. Kendi uzaklaşmak istemediği sürece kimse bir lider değişikliğini düşünemez. Ama kadro değişikliği geliyor.
  • Parti lideri kadroyu gençleştirecek. Yavaş hariç, belediye başkanlarının jenerasyonuna partiyi tam anlamıyla teslim edecek. Çünkü başarıyı orada görüyor.
  • Bu benim öngörüm, başarısı tescillenen İstanbul il başkanımızın Ankara’ya gelmesi mantıklı olur. Daha önce adını pek duymadığımız bir adayla il kongresine girebiliriz. Kurultay’da şüphesiz bir denge kurulur ancak oyuncuların tamamı aynı yaş grubundan olur.
  • İki kongre sonra dev çınar yeni filizler verecek. Bu iki kongre boyunca parti kadrolar yetiştirecek. Bunu da mevcut belediye yönetimleri içerisinde yine “öğrenen parti” olarak yapabilir.
  • Saray rejimi açısından kendi partisi, tarihsel ortak milliyetçi blok kadar Kürt hareketinin de ne yapacağı önemli. Ancak CHP’nin sırtındaki bagaj o kadar da büyük değil. Kadrolar sanılanın aksine yırtıcı oynamaya hazır. Sadece serbestleşme anlarına bakın, açıklamaları okuyun.
  • Parti belediye yönetimlerine halen hazır değil. Ancak ne olursa olsun umut dolu bir dönemdeyiz. O yüzden birikiminizi, mukavemetinizi, özelliklerinizi katkı koymak kadar eleştiriye de hazırlayın. İkisine de çokça ihtiyacımız olacak.
  • Çok zor olacak ama partinin hepimize ihtiyacı olacak. Unutmayın, kimseyi çağırmayacaklar ama orada olacağız. Çünkü parti sensin, parti benim, parti hepimiziz. Teşekkürler.

Kaynak; Twitter, Eren Aksoyoğlu, AA Genel Müdürü @eren_aksoyoglu

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar