Chauchat Otomatik Tüfekleri Nedir Ne Değildir?

Geçenlerde Dumlupınar mevzilerinden iki fotoğrafta Chauchat otomatik tüfekleri teşhis etmiştim, ve silah hakkında ufak bir bahis dönmüştü. Bugün, uzun süredir yapmadığım doğru dürüst bir #flood yapıp, bu silah nedir ne değildir, bildiğim kadarıyla sizlere aktarmayı düşündüm.

  • Öncelikle temel prensiplerden başlayalım. Chauchat Otomatik Tüfeği (aslen) Fransız 8mm Lebel mermisini ateşleyen, uzun namlu tepmesi sistemiyle çalışan, döner kilitli sürgüye sahip bir otomatik tüfektir. 20 mermi kapasiteli şarjörlere sahiptir ve ağırlığı takribi 9-10 kilodur.

  • Ortaya çıktığı dönemde böyle hafif bir otomatik silah neredeyse yoktur (Danimarka’nın ürettiği Madsen tüfeği dışında, ama Danimarka savaştaki ülkelere silah satmıyordu), yani aslında çağının devrimcilerindendir. Mobil ateş gücü o dönem ihtiyaç duyulan ama pek olmayan bir şeydir.

  • Silahın böyle hafif olması için tabii ki bazı tavizler verilmiştir. Misal, şarjör oldukça güçsüz bir materyalden üretilmiştir ve yanında hafifletme-mermi miktarını görme maksadıyla açılmış kesikler vardır. İyi güzel ama savaştığınız ortam bir çamur cehennemi olunca sıkıntı.

  • Böyle bir ortamda Chauchat’yı geçtim, en değme makineli tüfek bile sıkıntı yaşayacaktır. Tabii tek sıkıntı bu değildir. Namluyu saran alüminyum kaplama, uzun süreli otomatik atışta şişip namlunun geri tepmesini engeller. Ancak Chauchat bu maksatla üretilmiş bir silah değildir.

  • Chauchat taarruzda bulunan askerlere otomatik ateş gücü sağlamak için tasarlanmıştır. Oldukça yavaş ateş etse bile (dakikada 240 mermi), dönemdeki ortalama piyade silahından yine katlarca hızlı olduğu barizdir. Uzun süreli ateş o dönem ağır makineli tüfeklerce sağlanmaktadır.

  • E peki bu silah neden böyle kötü namla anılıyor? Birincisi, 1. Dünya Savaşı dönemi üretim standartları, ikincisi, 1. Dünya Savaşı muharebe alanı standartları, üçüncüsü, Amerika için üretilen Chauchat ve (olmayan) standartları. Amerikan Chauchat’sı için ayrı parantez gerekiyor.

  • Şaşırtıcıdır ama Amerika 1. Dünya Savaşı’na girdiğinde ordusu teknolojik açıdan gerideydi; makineli tüfekleri yok denecek kadar azdı. O sebeple Fransa’dan makineli tüfek satın almaya karar verdi; silahları üreten Gladiator fabrikası da ortaya pek iyi iş çıkarmadı desek yeridir.

  • Zaten üretim ve savaştan imanı gevremiş olan fabrika, hemen üretim için Amerikan .30-06 mermisinin boyutlarını bile tam ölçmeden namlu boyutlarını tasarladı ve üretimi taşeronlara verdi. Yani zaten temelden hatalı olan tasarım, üstüne kalite kontrol sıfır halde üretiliyordu.

  • Bu silah öyle haldeydi ki yarısı fabrikadan bütünüyle kullanılamaz halde çıkmıştı. Çalışanlar da inşallahla maşallahla çalışıyordu; askerlerce bir şarjörü tutukluk yapmadan ateşlemek mucize, ikinciyi ateşlemek imkansız sayılıyordu. Doğal olarak silah talim dışı kullanım görmedi.

  • Haliyle silah, savaş sonrası pek bir gelecek görmeyecekti. Bazı ülkeler dışında alanı olmadı. Bizler ise silah yokluğundan Yunan’a karşı kullandık (Yunan da kullanıyordu, o ayrı). 2. Dünya Savaşı’nda da az biraz kullanım görse de eninde sonunda Chauchat gitti, adı kaldı yadigar.

Kaynak; Twitter, Baruthane @falyatavasi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir