Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Avrupa’nın Kalbine Saplanan Bıçak; ‘GLADİO’ – 4’üncü Bölüm: “Vatikan”



  1. Avrupa’nın Kalbine Saplanan Bıçak; ‘GLADİO’ – 1’inci Bölüm: “Derin Devlet”
  2. Avrupa’nın Kalbine Saplanan Bıçak; ‘GLADİO’ – 2’inci Bölüm: “Türk GLADİO’su”

  3. Avrupa’nın Kalbine Saplanan Bıçak; ‘GLADİO’ – 3’üncü Bölüm: “12 Eylül Darbesi”

Evet dostlar GLADİO yazı dizimizin 4.bölümü ile sizler ile birlikteyiz. Hatırlayacağınız gibi son bölümümüzde 12 Eylül 1980 Darbesine uzanan 10 yıllık süreci ve bu süreçte GLADİO’nun rolünü paylaşmıştık…

  • GLADİO yazı dizimizin 4.bölümü ise kendi içerisinde çok “özel ve detaylı” bir nitelik taşıyan TÜRK GLADİO’sunun küresel güçlerce ilk kez uluslararası bir operasyonda sahaya sürülmesini anlatacak…
  • Zira GLADİO yapılanmasının 1980-1993 arası faaliyetlerini işlemeden önce bu kritik ve sonuçları Dünya çapında etki yaratan operasyonu es geçmemiz olmazdı…
  • Evet dostlar TÜRK GLADİO’sunun tarihinde küresel çapta kullanıldığı ilk ve tek operasyon olan PAPA SUİKASTİ’nin tüm detaylarını sizler ile paylaşacağız…

Çok girift ilişkiler ve komplike bir organizasyon olan bu eylemin sebepleri nelerdi? P2 Mason Locası-Mafya-Vatikan ilişkileri bu suikastin neresinde? Ülkücü mafya, KGB-CIA, Bulgaristan bağlantıları ve tabii Çatlı ekibi ile Ağca…  Hepsi TÜRK GLADİO’sunun ilk ve tek dünya çapındaki eylemini anlatacağımız flooda olacak. Hatta bu konu başlı başlına bir kaç flood olarak sizlerle buluşacak… Şimdi çayınız kahveniz hazırsa başlıyoruz…

  • Ancak 13 Mayıs 1981’de Ağca’nın Papa’yı vurması olayı sadece bir sonuçtur… Bu nedenle biz bu olayın yaşanmasına kadar gelen sürecin arka planına vakıf olabilmek için rotamızı İtalya’ya çevireceğiz ve P2 Mason Locası’nı tanıyacağız öncelike…
  • GLADİO yazı dizimizin başından itibaren siz değerli dostlar ile bir NATO projesi olan Gladio’nun özellikle İtalya ve Türkiye’de SSCB tehdidine karşı çok ciddi biçimde çalışmalar yaptığını anlatmış, İtalya’ya yapılanmasını da bu sebeple detaylıca sizler ile paylaşmıştık ..
  • İşte aslında 1960’lı yılların başından 1981 yılına kadar İtalya’yı adeta gizli bir el gibi yöneten ve G.Amerika’dan Avrupa’ya, Avrupa’dan G.Afrika ve Vatikan’a kadar uzanan bir yapılanma olan P2 Mason Locası’nın varlığından bu 21 yıl içerisinde kimsenin haberi olmamıştı…
  • Ta ki bir soruşturma esnasında sorgulanan Dr.Joseph Micheli Crimi sorgu esnasında ağzından “Lucio Gelli” diye bir isim kaçırıncaya kadar…

  • 17 Mart 1981 günü İtalyan emniyeti Lucio Gelli’nin Arrez’deki villası ve Giole tekstil fabrikasına yaptıkları baskında 962 kişilik bir liste ele geçirecekler ve adeta şoka uğrayacaklardı…
  • Liste adeta bomba etkisi yaratacaktı… 50 general ve amiral, dönemin hükümetinin 2 bakanı, eski başbakanlar, en önemli iş adamları, ünlü gazeteciler, istihbaratçılar ve üst düzey polis şeflerinin, sanat dünyasının üyesi olduğu bir yapılanma ortaya çıkmıştı… İtalya şoktaydı…
  • Evet P2 Mason Locası, İtalyan Gladio’sunun sivil ayağı olması için 1966 yılında İtalya Büyük Şark Locası üstad-ı azamı Giardino Gamberini’nin talimatı ile kurulmuştu… Kuruluş görevi ise üstad Lucio Gelli’ye verilmişti… Loca’nın adı ise Propaganda Due olarak belirlenmişti…
  • Ancak P2 sıradan bir loca olarak “kurgulanmamıştı”. Gladio P2’yi tasarlarken İtalya’da kontrolü elinde tutmanın yanı sıra küresel çapta operasyonel olacak bir yapı tasarlamıştı… Ve P2 gerçekten de hiç bir zaman “sıradan” bir loca olmadı…
  • Hatta şöyle denilebilir ki P2 Mason Locası, NATO’nun kuruluşu esnasında gerçekleşen “GEHLEN HAREKATI” operasyonu sonrası GLADİO’nun küresel olarak gerçekleştirdiği en geniş kapsamlı operasyondu…
  • P2 Mason Locası’nın küresel ölçekte yürüttüğü faaliyetleri ise yine P2’nin 33.dereceden mason olan üyelerinden oluşan Monte Carlo Locası yürütüyordu… P2 G.Amerika başta olmak üzere, Avrupa, Vatikan, G.Afrika’yı adeta bir ağ gibi sarmıştı…
  • P2 CIA ve MOSSAD ile işbirliği içerisindeydi. İtalyan Gizli Askeri İstihbarat Teşkilatı bu yapının doğal olarak emrindeydi. Gizli Servislerde görevli olan Albay Viezzer, Albay Antonio la Bruno ve General Gionaledio Meletti P2 yapılanmasının İtalya’daki İsrail lobisi çekirdeğiydi.
  • P2 verdiği mali destek ile Güney Amerika cunta ve diktatörlükleri ile sıkı bir işbirliği içerisindeydi… P2’yi yöneten Gelli ayrıca “7 kızkardeşler” olarak bilinen Yahudi petrol tröstleri ile de yakın bir ilişki kurmuştu…
  • İtalyan Gizli Askeri İstihbarat Servisi Başkanı General Guiseppe Santovita da P2 üyesiydi…
  • Örgütün başındaki isim olan Gelli ise geçmişi karanlık bir isimdi… Mussolini tarafından İspanya’daki iç savaşa cumhuriyetçilere karşı savaşması için gönderilmişti. 2.Dünya Savaşı’nda bir dönem Naziler için çalışmış, sonrasında 1952 yılına kadar KGB’ye hizmet etmişti…
  • Gelli’nin ABD ile flörtü ve GLADİO’nun derin dehlizlerinde dolaşmaya başlaması ise 1953 yılına tekabül ediyor… Servetini ise Yugoslav devlet hazinesi korunma amaçlı İtalya’nın Cattaro’ya getirilmesi ve Gelli’nin de o esnada orada bulunmasına bağlayan çevreler var.
  • Hazine bir daha Yugoslavya’ya hiç dönmezken o bölgede bulunan Gelli ve bir kaç arkadaşı aniden zengin oluyorlar…
  • P2 Mason Locası 962 üyeye sahip ama gizliliğin çok katı bir biçimde uygulandığı bir yapılanma… Bu 962 üye her biri başka bir başkana bağlı olan 17 ayrı gruba bölünmüş durumda. “Hücre sistemi” ile örgütlenirken, bir üye bir diğer üyeyi tanımıyor…
  • Herkesi birden tanıyan tek bir kişi var o da Lucio Gelli…
  • P2 için çok ama çok kritik isimler var… Bir nevi örgütün “Beyin takımı” diyebiliriz… Bunlar Dr.Joseph Crimi Michele, Banker Roberto Calvi, finansçı Michael Sindona, Ortaloni, Patients, Carboni ve Kardinal Marcinkus…
  • Dr.Joseph Crimi Michele Amerika’da ki İtalyan mafyası Coda Nostra ile bağlantıyı sağlıyor. Güney Amerika ayağı Ortoloni, çokuluslu ilişkileri koordine eden Pazienza, mafya ile bağlantıları kuran Carboni ve Vatikan ayağı da Kardinal Marcinkus…
  • Bu isimleri en tepede adeta bir “kuklacı” gibi yöneten ve mason dünyası ile ilişkileri kuran ise tabii ki Lucio Gelli…
  • Ama burada bir isme özellikle ayrı bir parantez açmak gerekiyor. O da Banker Roberto Calvi… Calvi, P2’nin de önünü açması ile mafya-mason locaları – G.Afrika yer altı dünyası – uluslararası bankacılık sisteminin İsviçreli beyinleri arasındaki zinciri kuran kişidir…
  • Roberto Calvi bu esnada İtalya mali bürokrasisini ve oligarşini adeta emri altına almıştır. Herkes kendisine bir “imparator” gözü ile bakmaktadır ancak Calvi iplerin kimin elinde olduğunu çok iyi bilmektedir…
  • 1980’li yıllara yaklaşılırken GLADİO’nun İtalya’daki sivil ayağı olması için konumlandırılan ve kurdurulan P2 artık İtalya’da bizatihi GLADİO’nun kendisi olmuştur…
  • Yaklaşık 20 yıllık uluslararası büyük bir örgütlenme ağı kuran P2, geldiği noktada 50’den fazla general ve amirale, iş adamlarına, sanayicilere, istihbaratçılara, gazetecilere, 30 milletvekili ile 152 senatöre hükmeden “devlet içerisinde devlet” haline gelmiş bir yapılanmadır artık.
  • Ve bu büyük gücün başındaki Gelli kararını verir. Artık perde arkasında kalmayacak İtalya’yı bizzat yönetecektir… GLADİO merkezi sol tabanı güçlü İtalya’ya “güvenilir adamları” Gelli’nin getirmek istediği totaliter yarı faşist yönetim için olur verirler…
  • Gelli önce İtalya’yı şiddet eylemleri ile terörize etmeti, sonrasında ise bir kurtarıcı olarak emrindeki askerlerin yapacağı darbe ile iktidara gelmeyi planlamaktadır…
  • Bu konuda düğmeye basmakta geçilmez. İtalya tarihinin en kanlı eylemlerinden birisi olan Bologna Tren Garı’ndaki bombalı saldırı organize edilir, suç solculara atılır… Klasik GLADİO planı devreye alınmıştır…
  • Ancak sadece iç dinamikler değil Gelli’nin iktidarı için bazı “derin” dış dinamiklerin de onayı gerekmektedir.
  • Amerika, Güney Amerika’daki cuntaları finanse etmeye devam ederken bir yandan bu yükten de kurtulmak istemekte ayrıca uyuşturucu ve silah kaçakçılığından gelen parayı aklamak istemektedir.
  • Ve Amerika’nın “derin” koridorlarından Gelli’ye mesaj gönderilir… ABD, Gelli’nin Güney Amerikalı cuntaların ve diktatörlerin finansmanı sağlaması ve karaparasını aklamayı kabullenmesi karşılığında Gelli’ye İtalya’yı yönetmesi için onay verecektir…
  • Gelli teklifi hemen kabul eder… Tüm bunları sıradan bir banka ile yapması mümkün değildir. İlişkilerini “tüm dünyanın” “özel olarak korumaya aldığı” dokunulmaz bir bankaya ihtiyacı vardır…
  • Lucio Gelli önce “Vatikan’ın mali danışmanı” sıfatını taşıyan adamı Banker Roberto Calvi’yi çağırır. Vatikan’da “Papazlar Bankası” olarak bilinen Venedik merkezli Banco Cattolica del Venedico’yu satın almasını söyler… Çıkabilecek sıkıntıları kendisi halledeceğini belirtir…
  • Roberto Calvi’nin hemen ardından Lucio Gelli’nin çağırdığı bir diğer adamı ise Başpiskopos Kardinal Marcinkus olacaktır. Gelli, Marcinkus’a Calvi’nin Vatikan’ın bankasına talip olacağını ve bu satışın her ne şekilde olursa olsun gerçekleşmesini sağlaması talimatı verir.
  • Hiç vakit kaybetmeyen Roberto Calvi, Vatikan’a Banco Cattolica del Veneto’ya talip olduğunu söyler… Vatikan’da adeta kıyamet kopmuştur.. Kardinallerin çoğu satışa karşı çıkarken devreye Kardinal Marcinkus girer ve yoğun bir kulis çalışmasına girişir…
  • Ancak gerek Calvi gerekse Kardinal Marcinkus sadece kulis yapmakla kalmaz… Çok büyük miktarda rüşvet dağıtırlar Vatikan bürokrasisi ve önemli Kardinallere…
  • İşte bu rüşvet skandalını Venedik Kardinali Albino Luciani öğrenir… Ve çok sert tepki gösterir. Calvi ile ciddi çatışma yaşayan Kardinal Luciani Vatikan’ın bankasının Roberto Calvi’nin Banco Ambrosino isimli bankasına satışına engel olamaz…
  • Gelli bu stratejik satınalma ile tüm sorunları aşacağını düşünerek zaferin keyfini çıkaramadan Vatikan’da Papa ölür…
  • Gelli sıkıntılı çünkü hem ölen Papa ile çok “özel” ilişkiler kurmuştur hem de banka satışı esnasında Calvi’nin sürtüştüğü Kardinal Luciani güçlü bir Papa adayıdır…
  • Ve yapılan Papa seçimlerinde Gelli için en kötü senaryo gerçekleşti, Venedik Kardinali Albino Luciani Papa seçilerek, I.John Paul adı ile Katolik dünyasının yeni ruhani lideri oldu…
  • Yeni Papa banka satışı esnasında öğrendiklerini unutmamıştı… Çok radikal değişiklikler ve temizlikler planlıyordu. Hemen 2.gün Vatikan Dışişleri Bakanı Willot’u çağırarak “çok özel ve gizli” bir toplantı yaptı… Toplantıda Vatikan Bankası’na ait hesapları da istedi…
  • Vatikan’ın banka hesaplarını inceleyen yeni Papa’nın karşısına devasa küresel bir holding çıkmıştı…
  • Vatikan’ın 11 bini aşkın hesabı vardı. Ancak bunların sadece 1650’si dini işler için kullanılıyordu.. Kalan 9350 hesaptaki milyarlarca dolar ise Gelli, Calvi, Sindona ve Kardinal Marcinkus’a hizmet ediyordu…
  • Yeni Papa, Dışişleri Bakanı Willot’a gizli planlarını en ince detayına kadar anlattı. Başta Kardinal Marcinkus olmak üzere büyük bir tasfiye yapacak, dini hizmetlere ait olmayan paraları da dağıtacağını söyledi…
  • Bu arada yeni Papa göreve “hazırlıklı” gelmişti ve Vatikan’ın Güney Amerika’daki terör gruplarını, cuntaları finanse ettiğini, silah ve uyuşturucu trafiğindeki etkin rolünü de çok iyi biliyordu. Kendisi döneminde bunların olmayacağını da Dışişleri Bakanı Willot’a anlattı…
  • Bu esnada yeni Papa bunları planlarken Yargıç Alessandrini’ye “Vatikan Bankası” ile ilgili özel bir dosya gelir… Ama dosyanın yargıcın önünde olduğu ve operasyon yapılacağı bilgisi “gizli bir el” tarafından Gelli ve Calvi’ye ulaştırılır…
  • 2 gün sonra yargıç arabası ile kırmızı ışıkta durduğu esnada aracı çapraz ateşe alınır… Yargıç sonsuza dek susmuştur…
  • İtalya’daki gazeteler bu yargıç cinayeti haberini yayınlamayı göze alamazlar… Birisi hariç: L’osservatore Politico… Gazete bu haberi verdiği gibi bir adım daha ileriye giderek mason locaları, Gelli ve Calvi ile işbirliği içerisinde olan 121 din adamının listesini yayınlar.
  • Gazeteyi okuyan ve listeyi gören Papa I.Jean Paul dehşete kapılır. Çünkü listenin ilk sırasındaki isim kendisine tüm gizli planlarını anlattığı, Calvi – Marcinkus – Gelli 3’lüsünü tasfiye edeceğini belirttiği dışişleri bakanı Willot’iye 3.Yahudi ismi ise “Jeanni” idi…
  • Papa büyük bir ihanet içerisinde olduğunu ve kendisinin kaleminin de derin bir güç tarafından anlasa da artık dönüşü olmayan yola girmişti. Ve kendisi için vakit yoktu. Öte yandan haberi ve listeyi yayınlayan gazetenin editörü Pecorelli ofisinin yanında 2 kurşunla öldürüldü.
  • Papa 28 Eylül 1978 günü saat 19.30’a kadar son bir hamle ile tasfiyeleri tamamlamak için görüşleri yaptı. Sonrasında özel aşçısı Vincenza’yı çağırarak yemeğini istedi. Yemeğin ardından saat 21.30’da odasına çekildi… Papa bir daha sabahı göremeyecekti…
  • Papa sabah odasında elinde kağıtları yatağa saçılmış, gözlüğü burnuna düşmüş vaziyette 04.30 sularında ölü bulundu… Gelli bir kez daha kazanmıştı… Kardinallerin kararı “Düzen bozulmayacak” şeklinde olmuştu çünkü hepsi o düzenden nemalanıyordu…
  • Gelli zaferinin tadını çıkartırken yeni Papa’nın kendisine sıkıntı çıkartmayacak bir isim olması için faaliyetlere başladı… Calvi yıllardır Polonya’da Rus karşıtı özgürlükçü “Bağımsız Dayanışma Sendikası”na para aktarıyordu… Yıllar içinde aktardığı para 50 milyar dolardı.
  • Gelli bu nedenle Polonyalı bir Papa’nın kendilerine itaat edeceğini ve Papa adayları içerisinde belki de en silik isim olan Polonyalı Kardinal Karol Wojtlyla’destek için talimat verdi… Ve “Polonyalı” için lobi çalışmaları başladı…
  • Ve yeni Papa açıklandığında herkes şoktaydı, Gelli hariç… Yeni Papa kimsenin şans tanımadığı Polonyalı Kardinal Karol Wojtlyla seçilmiş, II.Jean Paul adı ile Papa olmuştu…
  • 1980 ortalarına kadar herşey Gelli’nin istediği gibi gidiyordu. Yeni Papa ile bir sorun yoktu… Ancak 1980 ortalarında Gelli bazı sinyal ve duyumlar almaya başladı… Ters giden birşeyler vardı… Kendi ekibini kuran Papa “eski defterleri” açmıştı…
  • İşte Gelli Papa’nın “eski defterleri” açıp ölü bulunan bir önceki Papa’nın yarım bıraktığı işleri tamamlama niyetini anladığı an konuyu GLADİO’nın merkezindeki “Derin Gladio” ya taşıdı…
  • Papa’nın öldürülmesinin bir önceki şüpheli ölüm nedeni ile çok dikkat çekeceği ama mesajın da verilmesi kararlaştırıldı. Papa’nın “öldürülmesi” değil “yaralanarak” mesajı alması sağlanacaktı…
  • İşi İtalyan GLADİO’sunun yapmasının Vatikan’ın İtalya içerisinde ayrı bir devlet statüsü taşıması sebebi ile yaratacağı sıkıntılar vardı.
  • 1970-80 arası Türk Gladio’su planlama yeteneği, espiyonaj, suikast gibi pek çok konuda bizatihi aralıksız sokak mücadelesi ile kendisini ve kadrolarını çok iyi yetiştirmişti…
  • Bu iş güvenilir bir GLADİO ekibine ihale edilecekti… En önemlisi de buydu… 80’lere kadar Türk Gladio’su başarılı bir performans sergilemişti ve “derinlerin” güvenini kazanmıştı… Ve bu büyük ihale TÜRK GLADİO’sunda kaldı…
  • TÜRK GLADİO’su “dünya premierini” yapıyordu, sahne alma sırası artık oklardaydı… Ve bundan sonra TÜRK GLADİO’su hazırlıklara başladı…

Sevgili dostlar PAPA CİNAYETİNİ işlediğimiz ve TÜRK GLADİO’sunun küresel tek operasyonunu detaylıca anlatacağımız GLADİO serimizin 4.bölümünün sonuna geldik… Sabredip okuyan tüm dostlara teşekkürler. PAPA CİNAYETİ ve TÜRK GLADİOSU 2 – 3 bölüm daha sürecek gibi…

Ne diyoruz her floodumuzun sonundaki gibi “Taktirleriniz beğenilere beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”

Bu Konu, Celal Eren Çelik @yazparov Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

1 Yorum

Yorum Ekle

Konu Hakkındaki Düşünceleriniz?

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017