Ali Babacan’ın Yeni Partisi İçin PR Çalışması (Londra’nın Merkezi Kucaklayacak Herkesi)

“LONDRA’NIN” MERKEZİ, KUCAKLAYACAK HERKESİ…  Evet sevgili dostlar, malumunuz memleketimizde iç siyaset dengeleri ülkemizde maalesef “dış odakların” müdahaleleri ve “dizayn” operasyonları olmadan yürümeyeli uzun yıllar oluyor…

  • Hal böyle olunca da aslında iç politikaya alet edilmemesi ve uzun vadeli, hükümetlerden bağımsız devlet politikaları şeklinde uygulanması gereken dış politika ve dış politika algıları konu Türkiye olunca iç siyasetin nasıl şekillendiği yahut şekilleneceği noktasında adeta “şifre” görevi görüyor…
  • Bu kapsamda bugün sizlerle bir “Dış Politika” raporundan, bu raporu hazırlayan ilginç merkezden, girift ilişkilerden ve ortaya çıkan tablonun iç siyasette kurulan “yeni dengelere” iz düşümünden bahsedeceğiz.
  • ABD’nin “BAĞIMSIZLIK GÜNÜ” olarak kutladığı 4 Temmuz tarihinde Türkiye’de ilginç bir dış politika araştırması yayınlandı… Araştırmanın adı: “Türk Dış Politikası Kamuoyu Algıları Araştırması” idi ve raporu hazırlayan ise CENTER FOR TURKEY STUDIES (CTRS) isimli kuruluştu…
  • Şimdi efendim bu CENTER FOR TURKEY STUDIES’in hazırladığı rapor “Kamuoyunun Türk dış politikasına olan bakış açısını ortaya koymak ve dış politika ile ilgili konulara yaklaşımlarını saptamak” olarak amacı belirtilen, 26 ilde 18 yaş üzeri kişiler ile önceden hazırlanmış soru formuna bağlı yüz yüze görüşme tekniği ile yapılmıştı.
  • 4 Temmuz ABD Bağımsızlık günü açıklanan bu araştırmanın öne çıkan en önemli sonuçların başında “Sizce son dönemde Türk Dış Politikası’nın en önemli meselesi nedir?” sorusuna verilen %20,6 oranındaki “ABD ile ilişkiler” cevabı,
  • ”Size sayacağım ülkeler Türkiye’ye tehdit oluşturmakta mıdır?” sorusuna verilen %81,3’lük ABD yanıtı, “AB’ye üyeliğine destek veriyor musunuz?” sorusuna verilen %61,1 cevabı.
  • -Ki daha 2018 senesinde yapılan araştırmada aynı oran %55,1’di, yani AB üyeliğini desteklemede son 1 yılda %6 gibi ciddi artış olduğu araştırma ile ortaya konuluyor- ve ABD’nin %39 ile “GÜVENİLMEZ” ülke olarak tanımlanması var…

Tabii pek çok başlık daha var ama siz şimdi bu araştırma sonuçlarını bir kenara not edin, döneceğiz zira sonra…

  • Şimdi efendim hali ile Rusya’dan ABD’ye ABD’den AB’ye Türk Dünyası’ndan S-400/F-35’e kadar bu denli geniş bir Türk Dış Politikası araştırması yapan bu CENTER FOR TURKEY STUDİES’ işöyle bir yakın mercek altına almamız gerekiyor…
  • CENTER FOR TURKEY STUDİES, “ilginç” bir yapılanma… İlginçliği nereden mi geliyor? Anlatalım efendim…
  • Efendim bu güzide merkezimizin “ilginçliği” Yönetim Kurulu’ndan ziyade “Yıldızlar Geçidini” andırmakta olan “DANIŞMA KURULDA” saklı.

Kimler var bu danışma kurulunda peki?

  • Taha Akyol,Soli Özel,Abdullah Akyüz (DENİZBANK),Ahmet Ünal Çeviköz,Dr.Mahfi Eğilmez,Prof.Dr.Ailla Eralp, Prof.Dr.Sema Erder,Prof.Dr.Üstün Ergüder,Prof.Dr.Ali L. Karaosmanoğlu,Prof.Dr.Lenone Martin…
  • “E ne var bu isimlerde yani, hem de gerçekten yıldızlar geçidi gibi bir kadro işte” diyorsanız bu kadroya biraz daha yakından bakacağız… Bakalım kendilerini ve “ilişkilerini” nerelerde göreceğiz?
  • Üstün Ergüder: (ABD-Atalanta-1997-Bilderberg Toplantısı). Ergüder SOROS’un açık Toplum Vakfı müteveli danışma kurulu üyesi ve yine SOROS’un büyük fonları ile faaliyete geçirilen Sabancı Üniversitesi’ne bağlı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü oluyorlar…
  • Soli Özel:(2006- Ottowa, Kanada-Bilderberg Toplantısı)
  • Ahmet Ünal Çeviköz: (2019-İsviçre-Montreux-Bilderberg Toplantısı)
  • Bu 3 isim bizatihi BİLDERBERG katılımcısı olup, DANIŞMA KURULU içerisindeki Taha Akyaol’un ise “kendisinin adeta gölgesi” olan oğlu Mustafa Akyol 2017 ABD Chantilly-Bilderberg toplantısının konuğu…
  • Şimdi gelelim mesela DANIŞMA KURULU’ndaki Atila Eralp ismine… Bu ismin özellikle ABD ve İsrail lobileri ile çok yakın ilişkileri var.Kendisinin çok “ilginç arkadaşları var” mesela…Kimler mi? Hemen sayalım:
  • Philip Gordon, Graham Fuller, Morton Abramowitz, Alan Makovsky, Henry J. Barkey gibi isimler Atila Eralp’in yakın arkadaş çevresini ve ilginç İlişkilerini oluşturuyor…
  • “Eralp, 2000 yılında Lehigh Üniversitesi’ndeki bir çalıştaya Türkiye’den yolladığı yazıyla katıldı. Eralp’in, Türkiye, Kürt sorunu, Kıbrıs gibi kritik konularda birlikte yazı gönderdiği kişiler şunlar: Philip Gordon,Henry J. Barkey, Graham Fuller, Morton Abramowitz. Alan Makovsky, Bernard Lewis, Bertha F. Kohen, Patricia Carley, Mehmet Ali Birol, Selim Deringil.
  • Bu ekip Kuzey Irak’ta kukla Kürt Devleti’nin kuruluşunda kritik görevlere soyunan kişilerden oluşuyor. Henry Barkey ve Ulusal İstihbarat Konseyi Başkan Yardımcılığı görevini yürüten eşi Ellen Laipson, Türkiye’yle ve özellikle Kürt sorunu ile hep ilgili oldular.
  • Philiph Gordon ise Amerika’nın dünyadaki yönetim operasyonlarını yürüten Dış İlişkiler Konseyi (CFR) üyesi. Gordon, Soğuk Savaş, Kıbrıs, nükleer silahlar ve Türkiye uzmanı. Eralp, Türkiye, İsrail’le bölgesel işbirliğine gitmeli diyor.” KAYNAK:EROL BİLBİLİK – AMERİKAPERESTLER
  • Peki biz bu isimleri nereden hatırlıyoruz? Tarih yaprakları 2002’nin Ocak ayını gösterdiğinde AKP Genel Başkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’ü Dünya Ekonomik Forumu’nda görüyorduk.
  • Ve bu isimler Graham Fuller,Morton Abramowitz,Richard Perle ve bizim Türkiye aşığı Henri J.Barkey ile özel bir görüşme gerçekleştirmiş, o zaman kamuoyundan saklanan bu görüşmeler 10 yıl sonra Milliyet Washington Temsilciliği de yapmış bir isim olan Turan Yavuz tarafından kamuoyuna açıklanmıştı.
  • Danışma Kurulu’ndaki bir diğer isme geliyoruz: Prof. Lenore G. Martin… Kendisi ODTÜ’te 2010 yılında başlayan Türkiye macerasında 3 büyük “meşhur” Fulbright ödülü almış bir isim.Aynı zamanda Harvard’dan bir akademisyen…
  • Açık Toplum Vakfı’nın ana destekçisi olduğu, Friedrich Ebert Stiftung Derneği ve Helsinki Yurttaşlar Derneği’nin de birlikte katkıda bulunduğu araştırmaya gidiyoruz şimdi…
  • Bahsi geçen Açık Toplum Vakfı,Friedrich Eberth Sitiftung ve Helsinki Yurttaşlar Cemiyeti, SOROS ile koordinel, yahut direkt “fonlanarak” ilişki içerisinde olan yapılar bu arada…
  • Araştırmayı yapan ise SOROS’un Türkiye’de eğitim alanındaki en büyük yatırımı yaptığı BİLGİ ÜNİVERSİTESİ tarafından gerçekleştiriliyor,konusu : “Yerel demokrasi sorunsalı çerçevesinde büyükşehir belediye meclislerinin yapısı ve işleyişi”
  • Bu “bol destekli” çalışmanın en çarpıcı ve en önemli bölümü ise BULGULAR,SONUÇLAR ve ÖNERİLER bölümü oluşturmakta… Peki bu bölümü kim hazırlamış dersiniz? “DANIŞMA KURULU” nun bir başka üyesi olan Prof.Dr.Sema Erder…
  • Bu arada Erder’in kitaplarının SOROS’un Açık Toplum Vakfı’nın ve TESEV’in kurucularından, başkanı olduğu Anadolu Kültür Derneği vasıtası ile SOROS fonlarını dağıtan KIZIL SOROS lakaplı Osman Kavala’nın Murat Belge ile sahibi olduğu İletişim Yayınlarından çıkarttığını da belirtelim…
  • Gelelim Ali L.Karaosmanoğlu’na…Kendisi Türkiye’nin dış politika konusundaki ilk düşünce kuruluşu olan Dış Politika Enstitüsü’nün (1974) Yönetim Kurulu üyesidir. Ama daha da önemlisi o meşhur” Fulbright bursunu almış bir akademisyenimizdir.
  • Geçtiğimiz günlerde BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ’nden Dubai merkezli Emirates NBD Bank PJSC’nin Rus Sberbank bünyesindeki Deniz Bank’ı satın aldığı açıklanmıştı, bugün Sberbank’tan yapılan açıklama ile de BDDK’dan gerekli tüm izinlerin alındığı açıklaması geldi…

“Nerden nereye? Ne ala şimdi” demeyin … Zira aslında konunun tam da “merkezine” geliyoruz…

  • Tarih yaprakları 15 Temmuz 2016’yı gösterirken önce ekonomi sitelerine sonrasında ise haber ajanslarına bir haber düştü. Denizbank ‘ın bağlı ortakları Destek Varlık Yönetim 12.32 milyon TL’ye satmıştı…
  • Peki satış kime yapılmıştı? Denizbank’tan KAP’a yapılan açıklamaya göre, hisselerin yüzde 49.98’i Lider Faktoring’e, yüzde 49.98’i Merkez Faktoring’e, geri kalan hisseler ise Nedim Menda, Jak Sucaz, Bahri Uğraş ve Erhan Özçelik’e satılmıştı…
  • Peki satıştaki en büyük hisseyi alan Lider Faktoring’in Yönetim Kurulu’nda kim vardı? İşte CENTER FOR TURKISH STUDIY DANIŞMA KURULU üyesi Abdullah Akyüz bu şirketin yönetim kurulu üyesiydi… Nasıl güzel mi?
  • Ayrıca “GERİ KALAN HİSSELER” olarak adlandırılan hisseleri satın alanlardan Jak SUCAJ yine LİDER FAKTORİNG’in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı,Nedim Menda ise aynı LİDER FAKTORİNG’in Yönetim Kurulu üyesiydi!
  • Yani aslında hisselerin çoğunluğu Abullah Akyüz’ün LİDER FAKTORİNG’inin eline geçmişti!
  • Peki Denizbank,’ı şimdi satın alan Emirates NBD Bank PJSC kimin kontrolünde? 1820’lere kadar İngiliz sömürgesi,1972 yılına kadar İngiliz egemenliğinde olan Birleşik Arap Emirlikleri…
  • Bu ülke halen İngiliz nüfuz alanında.İşte bu ülkenin en önemli bankası NBD Bank PJSC, Denizbank’ı satın aldı.

Şimdi efendim peki bu muhteşem DANIŞMA KURULU üyelerine sahip CENTER FOR TURKISH STUDIES “Araştırma Merkezi” aslen Kayserili olur desek? “Nasıl yani?” derseniz anlatalım efendim…

  • CENTER FOR TURKISH STUDIES Kadir Has Üniversitesi bünyesinde kurulan bir merkez… Kendisini tam olarak şöyle tanıtmakta: “Türkiye Çalışmaları Araştırmaları ve Uygulama Merkezi, Türkiye’nin köklü tarihsel ve kültürel birimi ön plana çıkarmak suretiyle Türkiye’nin ekonomisi, siyasi hayatı, kültürü, tarihi, dili, coğrafyası, sosyal hayatıyla ilgili olarak ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi ihtiyacının karşılanması amacıyla, 7 Temmuz 2011 tarihli ve 27987 sayılı Resmî Gazete’de yönetmeliğinin yayınlanmasıyla kurulmuştur.”
  • Peki Kadir Has Üniversitesi kimin “Himayesinde”… Abdullah Gül’ün himayesinde tabii ki, üniversitenin açılışından bugüne dek her aşamasında Abdullah Gül’ün büyük desteği var…
  • Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili olan Nuri Has bir konuşmasında Abdullah Gül’ü çok yakın bir“Aile dostu” olarak tanımlıyordu.
  • Şimdi floodun ilk başında Kadir Has Üniversitesi’nde araştırma merkezi olarak faaliyet gösteren CENTER FOR TURKISH STUDIES’in yaptığı dış politika algı araştırmasına yeniden dönelim…
  • Araştırma’ya göre “ABD en büyük düşman”, “En güvenilmez ülke”, “AB’ye destek büyük artış göstermiş” …
  • Bu esnada İngiliz destekli Babacan ile Gül parti kurmakta,partinin bir diğer ağır topu olması beklenen isim Mehmet Şimşek İngiliz vatandaşı,medyayı koordine eden Fehmi Koru Exeter’li Bilderbergci. Yani İngiliz kanadı tam tekmil…
  • Araştırma “ABD Dış Politika’da en büyük tehlike ” ve “Güvenilmez ülke” verilerini sunarken, Rothschild’in merkezi İngiltere ve Fransa’nın bu “algı sıralamasında” ABD’ye göre %20’lere varan oranda “DAHA GÜVENİLİR” olduğu verilerini de bizlere sunmakta…Tesadüf işte
  • Yine İngiliz kanadı siyaseten harekete Gğl-Babacan üzerinden geçmişken, Abdullah Gül himayesindeki Kadir Has Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren bu CENTRAL FOR TURKISH STUDIES’in danışma kurulu üyelerinden birisinin – Adullah Akyüz-  şirketinin Destek Varlık Yönetim’i satın aldığı Denizbank,İngiltere kontrolündeki Birleşik Arap Emirlikleri bankası Emirates NBD Bank PJSC’ye satılıyor…
  • Bu araştırmayı yapan CENTER FOR TURKISH STUDIES “DANIŞMA KURULU” üyeleri ve SOROS bağlarını yukarıda yazdığımızda “İyi de Soros ABD kanadı…Nasıl oluyor da İngiliz kanadına destek var burada?” derlerse burada bizi eskiden takip eden dostlarımızın çok iyi bileceği ve daha öncede yazdığımız gibi “o iş öyle değil” deriz…Hemen anlatalım…
  • George Soros’un arkasındaki gerçek, hakkında özenle yaratılan medya imajından farklıdır. George Soros, Avrupa’nın aristokratik ve kraliyet aileleri tarafından yönetilen geniş ve oldukça kirli bir özel finans şebekesinin yalnızca görünen yüzüdür.
  • Doğrudan devletin gücünü kullanmak yerine hayati önemde jeopolitik amaçlara ulaşmak için gizli içbağlantılı serbest finans çevrelerinin çıkarlarının geniş bir holdingi şeklinde birleşmiş,
  • Batı Avrupa aristokrasisi ve oligarşisi ile bağlantılı birçok bakımdan 17 yüzyılın İngiliz ve Hollanda Doğu Hindistan Şirketi modelinde. Önemli kaynaklara göre, bu kulübün merkezi eski Britanya İmparatorluğunun finans merkezi olan Londra’dır.
  • George Soros ortaçağda Hofjuden, “Saray Yahudileri” denilen ve eski aristokrat aileler tarafından yönetilen bu güçlü ama gizli şebekenin bir üyesidir.
  • Peki ama SOROS bu finansal operasyonları kimin adına yapmaktadır? Bu sorunun yanıtını vermek için SOROS’un “efsane” QUANTUM HEDGE FON’unun yönetim kurulu üyeleri listesine bakmak yeterlidir…
  • SOROS’un Quantum Fonu’nun yönetim kurulunda adı geçenlerden biri de Richard Katz’dır. Katz, Rothchild’lerin bir adamıdır, aynı zamanda Londra N.M. Rothschild & Sons ticaret bankasının yönetim kurulunda görünüyor ve Rothschild İtalya S.p.A’nın da başındadır.
  • Rothchild’le, Soros’un Quantum Fonu arasındaki bir diğer bağlantı da Nils O. Taube’dir. Tabue, Rothschild’in başlıca iş ortağı olan yatırım grubu,
  • St. James Place Capital’in bir ortağıdır. The London Times gazetesinin köşe yazarı, William Lord Rees-Mogg da Rothchild’in St. James Capital’inin yönetim kurulundadır.
  • SOROS,Rothschild Ailesi vasıtası ile -Özellikle N.M. Rothschild- başta İngiltere olmak üzere,İsrail ve ABD “FİNANS İSTİHBARAT” merkezlerinden “içeriden sağlam bilgi” almaktadır… İşte bu nedenle de hiç bir zaman yanılmamaktadır…
  • Yani SOROS,KÜRESEL MERKEZ AKIL içerisindek “İngilterenin temsil ettiği” -dikkatinizi çekerim “İngiltereyi temsil eden değil temsil ettiği diyorum gayet bilinçli olarak”- Rothschild kanadının hizmetindedir…
  • Hatırlarsanız 28 Haziran’da Gül-Babacan ikilisinin partisinin kuruluş çalışmaları için çok çok ustaca ve düzeyi giderek artan ve çok üst düzey profesyonellik ile hazırlanacak “komplike” bir PR çalışması yapılacağını yazmıştık…

Babacan için çok üst düzey ve çok ama çok profesyonel”PR” “İMAJ”VE”LİDER YARATMA”çalışması aşama aşama,dozu yüksele yüksele gelecek.Psikolojik savaş ve propaganda yöntemleri komplike olarak uygulanacak.Diyeceksiniz ki “Tutmaz,karşılığı yok”…”Kurtarıcı” olarak sunulunca olur:))  Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın Kuracağı Partinin Finansmanları! (‘Kubbe’ Altındaki Huzur)

  • İşte İngiliz-ABD nüfuz mücadelesinde bu PR’ın “pskolojik algı yönetimi” bölümü böyle araştırmalar ile yapılır…ABD büyük düşman ve güvenilmez ülke,Rothschild’in merklezi İngiltere ve Macron eli ile Rothschild’in iktidarı kontrol ettiği Fransa “DAHA GÜVENİLİR” …
  • Yapılan araştırmadaki bir diğer veri ne diyordu:”AB’ye katılımı isteyenler 1 önceki yıla oranla %6 artarak %61,1 olmuş” Türkiye’nin yaşayacağı bir ekonomik kriz sonrası özellikle İngiltere ve Fransa’dan para bulması imkansız hale gelen bu memlekete parayı kim getirebilir? Kimin için “O olursa ekonominiz düzelir, kredi veririrz” denir? Tabii Babacan…
  • Halk ekonomisi çökmüş ve ocağına “kriz” ateşi düşmüşken ABD “DÜŞMAN VE GÜVENİLMEZ ÜLKE” algısı yaratılırsa malum memleketimizde yaygın olan bir anlayış olan “EHVEN-İ ŞER” mantığı ile araştırmada ABD’den en az %20 güvenilir bulunan Fransa-İngiltere aksına “yakınlığı” ile bilinen ve özellikle bu merkezlerden kendisine medya yolu ile kredi desteği verileceği de açıklanan destek manşetleri atılan bir partiye kanalize edilir mi? Gayet kolay edilir…
  • Bu arada araştırmanın bir diğer çarpıcı sonucu ise AB’YE ALTERNATİF POLİTİKA NE OLMALI başlığına verilen cevap….Bu soru aslında “A planımız Babacan olmazsa, B planımız bu olacak” şeklinde tercüme edilebilir…
  • Zira cevap çok çarpıcıdır: AB alternatifi ne olmalıdır sorusuna verilen en yüksek oranı cevap açık ara “TÜRK BİRLİĞİ KURULMALIDIR” şeklinde %27,8 ile… Bu cevabı verenlerin %30,4’ü ise “tasfiyesine karar erilen” AKP’nin seçmeni…
  • Bizi yakından takip eden dostlar dün bir kez daha yayınladığımız Türkiye’de radikalize milliyetçiliğin yükseleceğini ifade ettiğimizi, ancak  Babacan’ın A planı olduğunu, “müdahale” yöntemi benimsenecekse öncesinde bu radikal milliyetçiliğin iktidara B planı olarak taşınacağını söylediğimizi hatırlarlar…
  • Bu araştırma A PLANI “BABACAN” için komplike PR çalışmalarının “sosyal algı” bölümü için yapılmış belli ama B planı için de şimdiden bir “dokundurma” yapılmış…
  • E boşa demedik efendim “LONDRA’NIN NMERKEZİ,KUCAKLAYACAK HERKESİ” diye… Neyse zaten bu kadar şey anlattık ama hepsi tesadüf bunların,

Bizi bu saate kadar okuyan yahut daha sonra okuyacak tüm dostlara bin selam olsun diyor ve floodumuzu klasikleştiği gibi bitiriyoruz:”Takdirleriniz beğenilere,beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”

Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın Kuracağı Partinin Finansmanları! (‘Kubbe’ Altındaki Huzur)

Yazar; Celal Eren Çelik‏

2
Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
2 Yorum Konuları
0 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En sıcak yorum dizisi
0 Yorum yazarları
Son yorum yazarları
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
trackback

[…] Ali Babacan’ın Yeni Partisi İçin PR Çalışması (Londra’nın Merkezi Kucaklayacak Herkesi) […]

trackback

[…] Ali Babacan’ın Yeni Partisi İçin PR Çalışması (Londra’nın Merkezi Kucaklayacak Herkesi) […]