Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

15 Temmuz Sonrası Bir Binbaşı’nın Soruşturma ve Mahkeme Süreci!

#15Temmuz gecesi yaşadıklarımı, amirlerimiz tarafından nasıl kumpasa düşürüldüğümüzü; Gözaltı, tutuklanma ve cezaevi sürecimi daha önce paylaşmıştım. SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA (MAHKEME) SÜRECİNİ anlatarak devam ediyorum.

1.15 Temmuz Gecesi Bir Deniz Kurmay Binbaşı’nın Yaşadıkları!

2.15 Temmuz Sonrası Bir Binbaşı’nın Gözaltı ve Tutuklanma Süreci!

SORUŞTURMA SÜRECİ:

  • Dosyada gizlilik kararı nedeniyle elimde sadece yaptığım anons nedeniyle çıkarılan gözaltı emri ve aynı nedenle tutuklama emri vardı. Elim kolum bağlı beklemem ve verilecek hükme rıza göstermem bekleniyordu. Öyle olmadı.
  • Her ay düzenli olarak Sulh Ceza Mahkemesine tahliye talebi dilekçesi yazdım. Aylık tutukluluk gözden geçirme kararlarının tebliğ edilmesi halinde itiraz dilekçesi yazdım. Her defasında karar aynıydı: İtirazın REDDİNE, TUTUKLUK HALİNİN DEVAMINA.
  • Gözden geçirme kararlarında tutukluluk devam gerekçeleri MATBU şekilde aynı ifadeleri içeriyordu ve sanki sözde darbe girişiminin tüm sorumlusu bendim. Ancak kararlarda şahsıma özel hiçbir ibare yer almıyordu.
  • Tebliğlerin çoğu yapılmadı. Bazı tutukluluk gözden geçirme periyotları 30 günlük kanuni süreyi bile aşmıştı. Hukuk sistemimiz aksaksız işlemeye devam ediyordu!…
  • Tutukluğumun 9.ayında iddianame elime ulaştı. Donanma Davası ve iddianame ile ilgili hukuksuzlukları @hh8170, @ecesevimm, @eskiMektepli ve @LeventKalyoncuT başta olmak üzere birçok SM kullanıcısı belgeleriyle yayımladılar.
  • Genel olarak; İddianamede konu bütünlüğü olmayan, ayrı ayrı değerlendirilebilecek 3 vakaya ilişkin 92 sanık vardı. Sanık sayısını yetersiz görmüş olacaklar ki, bu 3 vakayı tek davada birleştirmek suretiyle sanık sayısı fazla tutulmuş, Kamuoyu aldatılmaya çalışılmıştır.
  • 1- Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı birlik içinde meydana gelen olaylar 2- Donanma Komutanlığı ve Gölcük’te bulunan bağlısı yüzer birliklerde meydana gelen olaylar 3- Cengiz Topel Deniz Hava Ana Üs Komutanlığı birlik içinde meydana gelen olaylar.
  • Donanma Komutanlığı’ndan sadece 92 kişinin iştirakiyle bir darbe girişimi olmuş!.. Gölcük’ten 11 gemi seyre çıkmış ancak 4 geminin komutan/2. komutanları ve birkaç personeli yargılanıyor.
  • İddianameye delil olarak konulmuş belgeler: 1- Deniz Kuvvetleri Bilirkişi Raporu (Heyet üye seçimi kanuna aykırı, raporda asılsız ithamlar mevcut, gerçekleri karartma ve gizleme vb. birçok suç işlenmiş)
  • Bilirkişi Raporunda #15Temmuz gecesi TCG KEMALREİS tarafindan denizde görülen 2 yüzücüden birinin Deniz Kuvvetlerine bağlı bir Özel Eğitim Merkezi’nde görevli bir devlet memuru olduğunu, telefonla arandığını ve sağlık durumunun iyi olduğunu yazdığını daha önce de anlatmıştım.
  • 15 Temmuz’da bir darbe girişimi (kumpası) yaşanmış, gemiler terör saldırısı ihbarıyla seyre çıkmış, raporda ise o gece denizde görülen yüzücünün sağlık durumundan bahsediliyor. Aklımızla dalga geçiliyor. Bilirkişi Raporunun KUMPAS’ın bir parçası olduğu alenen ortaya çıkıyor.
  • İddianamedeki delileri incelemeye devam edelim. 2- Donanma Komutanı İdari Tahkikat Raporu – Rapor davada müşteki konumunda olan Donanma Komutanı Veysel Kösele emrinde hazırlanmış. – Heyet imzası sonrası değişiklik yapılmış (evrakta sahtecilik) – Birçok yanlışlık mevcut. – Hazırlayanlardan FETÖ mensubu olduğu gerekçesiyle işlem gören itirafçılar mevcut. (Hamdi TOKER, Serdar PARLAK) 3-Tanık ifadeleri (hukukta en zayıf delil) 4-Eşi veya bir yakınının soruşturma durumu (Suçun şahsiliği ilkesi mi? O da ne?)
  • 5- Deniz Kuvvetleri tarafından imzasız şekilde gönderilmiş ithamlar(Yabancı dil (hangi dil olduğunu bile yazmamışlar) notlarındaki anormallik, sicil amirlerinden hakkında FETÖ soruşturması açılmış olanların tam sicil notu vermiş olması” absürtlüğü!)
  • İddianame ile ilgili Ahmet KAYA’ya ait bir şarkı sözüyle son yorumu yapıp bahsi kapatayım. “NERDEN BAKSAN TUTARSIZLIK, NERDEN BAKSAN AHMAKÇA”
  • Yargılamayı yeni kurulan Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi yapacaktı. Sulh Ceza Hakimliği’nde OLMAYAN DELİLLERLE BENİ TUTUKLAYAN Hâkim Yusuf SEVİMLİ, Mahkeme Başkanı olmuştu.
  • DONANMA DAVASI GÖRÜLÜYOR 11 Eylül 2017 tarihinde kamuoyunda “Donanma Davası” olarak bilinen 2017/260 esas sayılı dava, Kandıra Cezaevleri kampüsü içerisinde özel olarak inşa edilen salonda başladı.
  • Yargılamanın başında birçok sanık avukatı, sanıkların çoğunun tutukluluk ve/veya tutukluluk itirazlarını karara bağlayan hâkim olmasından dolayı, yargılamanın adil olamayacağı gerekçesiyle Yusuf SEVİMLİ için “Reddi Hakim” talebinde bulundu. Karar: Talebin REDDINE.
  • Avukatlar tarafından; icra edilen askeri faaliyetlerin ve savunmalarda kullanılacak askeri jargonun daha iyi anlaşılabilmesi maksadıyla gerektiğinde açıklanması için en azından bir emekli kıdemli askerin mümkünse davada bulunması (bilirkişi rolünde) gerektiği belirtilmiştir.
  • Mahkeme heyeti, Dava dosya klasörünün dijital (DVD) ortamında sanıklara gönderilmesi talebi hakkında da kararını verdi. KARAR: Avukatların dava dosya klasörüne ulaşabiliyor olmaları nedeniyle sanıklara gönderilmesine YER OLMADIĞINA, TALEBİN REDDİNE.
  • Cezaevlerine UYAP üzerinden dosyalara erişim izni vermek gibi kolay bir işlemi yapılmadı. Hakkımızı korumakla yükümlü savcı ve hakimler savunma hakkımızı engellemek için örgütlü işbirliği yaptılar. Verilen karar alenen haklarımıza, hukukumuza tecavüzdü. Yasalarımıza aykırıydı.
  • Avukatların, askeri konularda yeterli bilgisi olmaması ve iş yoğunlukları nedeniyle, dava dosyasında sanıklar lehine olabilecek önemli delileri tespit edememeleri neticesinde, sanıkların etkin bir savunma hazırlanmasını engellenmek arzu edilmiş olmalı.
  • Nitekim, avukatların birçoğu dava dosyalarını etkin olarak inceleme fırsatı bulamadılar.Sanık eşleri başta olmak üzere sanık yakınları canla başla dava belgelerini inceleyerek bu eksikliği gidermeye çalıştı. Ayrıntıyı kaçırmamak için tüm belgeleri çıktı almak zorunda kaldılar.
  • Yapılan savunmalarda genel olarak; Mahkeme Başkan Yusuf SEVİMLİ; kumpası kuranların isimleri (Bülent BOSTANOĞLU, Veysel KÖSELE, İskender YILDIRIM, Yalçın PAYAL, Levent Kerim UÇA ve Aykar TEKİN) mevzu bahis olduğunda; sanığın sözünü keserek davada sanık olmayan bu kişiler hakkında konuşulmaması konusunda uyarıyordu. Başkan SEVİMLİ; Önder Öngör’ün savunmasına devamlı ilgisiz müdahalelerde bulundu, gereksiz yere askerin andını okumasını istedi.
  • Başkan SEVİMLİ; savunmasının insicamını bozmak için gereksiz yerlerde müdahalelerde bulunup alakasız sorularla cümlelerini kesti. Sonra da kendi bozduğu insicamın sorumlusu sanki Önder ÖNGÖR’müş gibi gösterip “ilgisiz konulara giriyorsun” bahanesiyle savunmasını kestirdi.
  • Başkan Yusuf SEVİMLİ; işkenceleri ayrıntılı anlatan sanıkların savunmalarını “bu konuda suç duyurusunda bulunun. Mahkememizin konusu değil” diyerek kesmektedir.
  • Mahkeme, sanıkların kamera kayıtları, HTS kayıtları, belge ve bilginin temin edilmesi taleplerinin çoğunu reddetmektedir. Mahkeme Başkanı tarafından; maddi gerçeklerin ortaya çıkması engellenmektedir. savunmaların insicamı bozulmaktadır.
  • Başkan Yusuf SEVİMLİ; birçok sanığın savunması sonrası “Yöneltilen suçlamalara ilişkin çok güzel savunma yaptınız” demiştir. Karar: TUTUKLULUK HALININ DEVAMINA:
  • Ve duruşma savcısı Bülent ELMAS. Savcı, geceleri çok çalışıyor olacak ki gündüzleri savunmaların çoğunda uyuyordu. Çapraz sorgu kısmında ise konuyla alakasız veya savunmada zaten açıklanmış hususları soruyordu.
  • Savcı mütalaası istendiğinde, kâtibin daha önceden yazılmış matbu (şam) mütalaayı ekrana getirmesini bekleyip okumaktaydı. “…TUTUKLULUK HALININ DEVAMINA KARAR VERILMESI KAMU ADINA TALEP OLUNUR.”
  • TCG YAVUZ’dan bir personel, 2nci Hücumbot Filotillası Komodoru Levent Kerim UÇA’dan her bahsettiğinde donanma jargonuna uygun olarak “2 Komodor” tabirini kullanarak savunmasını tamamlamıştı.
  • Savcı B.ELMAS sordu: “Sürekli 2 komodor dediniz. Biri Levent Kerim UÇA, diğeri kim?” Sanığın 3 kez gemide başka bir komodor olmadığını, “2 komodor” tabiri ile UÇA’yı kastettiğini belirtmesine rağmen, savcının ikna olması için Mahkeme Başkanının ilave açıklama yapması gerekti.
  • Mahkeme başında yapılan, bir emekli kıdemli askerin bilirkişi rolünde davada bulunması talebinin ne kadar yerinde olduğu görüldü. Mahkeme Tutanakları ve SEGBIS kayıtları yayımlanırsa yazdıklarımın gerçekliği kanıtlanmış olur. Var mı yayımlama cesaretiniz?
  • Davayı takip eden AA muhabiri Metin GİRGİN’in de yalanları ortaya çıkar böylece. Muhabir sadece savunma yapan sanığın kendisi veya başka sanık aleyhine yorumlanabilecek hususları çarpıtarak haber yapıyor, gerçekleri ise gizliyor.

Tüm masum tutuklulara ve değerli ailelerine selam gönderiyorum. Esenlikler dilerim. Güçlüyüm, Çünkü Haklıyım… Saygılarımla…

Bu Konu, Mehmet ÇAVDAR @DenizinFeryadi Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 18 Eylül 2018 — 02:29

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |
Paylaşım;