Yerel Seçim Sonuçları Değerlendirmesi! (‘Türkiye’yi Neler Bekliyor?’)

Seçim sonuçları değerlendirmesi:

  • Tayyip Erdoğan Batılı ortaklarıyla işbaşına gelse de zamanla yozlaşma ve otoriter eğilimlerini güçlendirerek ordu korkusuyla avrasyacılıkla uzlaşma tehlikesi ortaya çıktı.
  • Y-CHP girişimi bu dönem ortaya çıktı, AKP’ye bir alternatif olarak. (Tanrıkulular, Erdemirler bu dönem CHP’ye üye oldular) Kılıçdaroğlu bu dönem CHP’nin başına geldi. Taraf gazetesi Baykal için yas tuttu vd.
  • Aynı dönem CHP ve AKP demokrat seçmenini hedefleyen, sahadaki bu fırsatı görüp partileşmeye çalışan 10 Aralık hareketi, EDP (ufuk uras, dsip, shp) gibi liberal demokrat girişimler vardı.
  • Popüler sunucu Çağlar Cilara yakın döneme kadar CHP’nin yarı-resmi TVsi KRT de çalışıyordu. Programa chp’li de olsa birisini çağıracağı zaman ‘hangi chpli?’ diye soruyorlarmış, chp içerisinde avrasyacılar-batıcılar hala çatışıyor.
  • 7 Haziran sonrası ve öncesi dış dünya AKP’nin otoriterleşme eğilimine karşı ‘açık toplumculuğu’ ve liberalleşmeyi desteklese de, CHP Avrasyacılık etkisiyle AKP’yle beraber durdu. 7- Bu dönem 15 Temmuz’a kadar uzanıyor. Yenikapı ruhu dedikleri tam olarak budur.
  • Şimdi tekrar AKP’nin fabrika ayarlarına dönüşünü izleyeceğiz diye düşünüyorum. Aksi halde CHP ve Davutoğlu tehlikesi diri tutulacak. AKP’nin sandıktan çıksa da, çıkmasa da seçim kazanan karizması yıkıldı. Gül-Davutoğlu için ortam oldukça uygun. Sessiz iç itirazlar seslileşti.
  • Bakalım Avrasyacıların sözcüsü Perinçek ne demiş: Açıkça CHP’nin ekseninin Batı’ya doğru kaydığını söylemiş.

  • Bir de Devlet Bahçeli’ye bakalım. Bahçeli ülkücüleri sokaktan çeken, mafya-ülkücüler ilişkisini koparan, Öcalan’ın idam edilme tehlikesini ortadan kaldıran kişi. Her türlü ideolojisine zıt ancak aklıselim kararda imzası var. Devlet içerisinde dengeci bir kanadı temsil ediyor.

  • AKP’yi bugünkü yenilgiye getiren her türlü skandalda (İttifaklar gibi) MHP’nin açık şekilde AKP’yi manipüle etmesi var. Şimdi aynı Bahçeli apaçık bir güçlendirilmiş ‘büyükşehir’ modeli öneriyor. İdari reformu Türkiye’nin gündemine sokuyor.
  • Şimdi gelelim idari reform ile en ilgili parti olan HDP’ye. Büyük baskı altında az sayıda belediyeyi silah zoruyla, binbir hileyle kaybetti ancak gücünü korudu. HDP’yi silmek isteyenler başaramadılar. Bu bazı sürpriz görülen gelişmelere yol açacak.
  • Trump’a bir grup senatör bir mektup yazmıştı. Mektup SDF-Türkiye’nin barıştırılması gerektiğini içeriyordu. Trump üzerine not düşerek ‘hepsi yapılacak’ yazmıştı. 2012 çözüm sürecinin tüm şartları oluşmuş durumdadır. Herkes çözüm süreci öncesi pozisyonuna dönmüştür.
  • Erdoğan 31 Mart gecesi konuşmasında Fırat’ın doğusu ile ilgili ‘operasyon’ kelimesini kullanmaktan kaçındı, MHP’ye 2010 referandumunda DSİP’e teşekkür ettiği gibi uzak bir teşekkür etti. Siyasi tarzı olmadığı halde yenilgiyi kabul etti.
  • Herkes HDPnin aday tercihlerini eleştiriyor ama hiç kimse tüm adayların devlet onaylı olduğunu görmüyor.Kürt siyaseti içerisinde radikal kadrolar yerine ‘orta yol’ etkin kılınmaya çalışılıyor.Bu çaba aslında eski bir çaba ancak Kürt demokratik siyaseti tarafından engellenmişti.
  • Aysel Tuğluk henüz 2010 yılında Ö.Gündem’e verdiği röp.da uluslararası güçlerin Öcalan’lı bir çözüm istemediğini ve bunun müzakereleri zora soktuğunu söylüyor. Bu sürecin tamamında yapılan ‘makul’ DTP’li, makul olmayan DTPli, güvercin, şahin meselesini hatırlamakta fayda var.
  • Ne oldu da seçim gecesi ortadan kaybolmak ‘zorunda bırakılan’ Muharrem İnce’nin aksine gene Kılıçdaroğlu tayfasının basiretsizliğine rağmen İmamoğlu son dakikaya dek bırakmadı? YSK nasıl oldu da Erdoğan’a rağmen AA ve AKP’yi yalanlayabildi? AKP içerisinde neler oluyor?
  • Kabine değişikliği hangi bakanları kapsayacak? Sorular şimdilik yanıtsız. TR’de 7 Haziran’dan beri tüm seçimler tartışmasız şaibelidir. Ancak tüm bu gelişmelere yol açanlar ile, HDP’ye Şırnak ve Çukurca’da kaybettirenlerin aynı akıl olduğunu söylemek gerekiyor.
  • Asgari müşterekte herkese ölüm gösterilip, sıtmaya razı mı edilecek? Yoksa AKP içerisindeki güç çelişkisini bir taraf lehine kazandırmak için mi böyle bir sürece girildi tahmin etmek zor. Bilinen gerçek parti-devlet anlayışının büyük ölçüde çatırdadığıdır.
  • AKP-Erdoğan uyumlu hareket etmiyor. Meclisin zayıflatılıp, Cumhurbaşkanlığının güçlendirilmesinin temelinde zaten bir AKP’ye güvenmeme konusu kendisini hissettiriyordu. Şimdi devlet içerisindeki çatışma, AKP içerisinde de zirveye ulaşmış görünüyor.
  • Pelikan bildirisiyle ilk nüveleri görülen AKP iç çatışması, nasıl sonuçlanır sorusunun cevabını ortada çok değişkenli bir denklem olduğu için şimdilik bilmiyoruz. Kesin olan parti-devlet sisteminin kökünden sarsıldığı ve reformdan kaçamayacağıdır. (SON)

Kaynak; Twitter, Zohrab @nlszohrab1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir