Türkiye’ye “has” absürd bir durum! (‘Dün dündür, bugün bugün’ ilkesizliği!)

Şu anda yan masada Cumhuriyet’den kovulan çok iyi çok değerli bir gazeteci oturuyor ve ben yanımdaki Cumhuriyet gazetesini onun yanında açıp okumaya utanıyorum… Bu vesileyle ne zamandır düşünüp yazmayı düşündüğüm, Türkiye’ye “has” absürd bir durumdan bahsedeceğim…

  • Geçen gün gazeteci genç bir kadın da dikkat çekmişti: Yeni Havaalanının İstanbul’a karşı işlenen bir suç olduğunu söyleyenler, havaalanını inşasını önleyemeyince, bu “suç” saydıkları alana, kendilerinin en büyük değeri Atatürk’ün adını vermek için mücadeleye başladılar.. Mantık?!
  • Aynı şekilde, Cumhuriyet gazetesinin alternatif Nobel ödülü almış, gazetede izlediği çizgi nedeniyle hapislere düşmüş, buna rağmen eğilmemiş, bütün Dünyanın izlediği yönetimi ve Uğur Mumcu’nun oğlu, İnönü’nün torunu ve diğer gazetecilerin “acaip” bir şekilde tasfiyesine tepki?! >
  • Normal bir ülkede, böyle bir duruma tepki göstermesi gereken -ülkedeki bir çok haksızlığa hukuksuzluğa tepki göstermiş- gazeteci yazar ve entelektüelin, “Gel Cumhuriyet’e yaz” deyince, gazetedeki bu “acaip” durumu bildikleri halde tek aykırı/eleştirel laf etmeden “yazmaları”…
  • Toplumun sağduyusu sayılabilecek gazeteci ve yazarların bile bu ilkesizliğe gözükapalı balıklama atlamaları, “Dün dündür, bugün bugün” ilkesizliğinin, -hatta çürümenin- artık bir mantalite meselesi haline geldiğini gösteriyor… Korkunç… <<

Bu Konu, Selçuk Salih Caydı @selcuksalih Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Güncelleme: 3 Ekim 2018 — 02:33

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir