Türkiye’de tarım nasıl çökertildi? (‘Çaresizlik içindeki anneye bedava eroin’)

Bu nasıl bir iş ki, çiftçinin yerli tohumu takas etmesi veya birbirine satması yasaklanıyor ve tüm kazancın, ithal tohuma gitmesi sağlanıyor?

“”””bartın’da bir yerel gazete dışında, haber değeri taşımadığı düşünülmüş demek ki, pek kimse yazmadı. “yerli fide satana 20 bin tl ceza”

” Bir çok arkadaş şaşkınlığını dile getirmiş. bakın, yerli tohumun takası dahi “sertifikalandırılmadıkça” yasak. neden? yeni tohum yasasını bülent şık ekim 2018’de yazmış;  eski tarım bakanı mehdi eker fransızlardan şövalye nişanı almıştı;””

  • W. Brown’un “Halkın Çözülüşü”nde, işgalin arkasından Irak tarımının 81 sayılı Bremer kararıyla nasıl yok edildiğini ve ta Sümerlerden gelen köklü tarım geleneğinin hakim olduğu ülkenin tarımının emperyalizme göbekten bağlandığını uzun uzadıya anlatır. Birkaç alıntı yapayım:
  • “Taslağının Monsanto [dünyanın en büyük tohum zirai tohum tekellerinden biri] tarafından hazırlandığı söylenen 81. Karar, Bush yönetimi ile tarım ticareti arasındaki yakın bağlardan (ve bu bağların Bush kabinesi içinde geniş bir yer bulmasından) doğmuştur.” (s. 173)
  • “2004 yılında Amerikan hükümeti tarafından karşılıksız dağıtılan o genetiği değiştirilmiş tohumlar, işsiz kalmış, evinden çıkarılma tehlikesiyle yüz yüze, gelecekten umudunu kesmiş, çaresiz bekâr bir anneye eroin teklif etmek gibidir. …
  • … Rahatlama vaat ettiği gibi, ilk torba da bedavadır. Alıcıyı temelli olarak tedarikçiye bağlamış, bağımlılık da ölümcül olmuştur — sürdürülebilir Irak tarımı açısından, Irak’ın kendi kendine yeterliliği açısından, hatta bizzat çiftçiler için.” (s. 168)
  • “Tohumların saklanıp yeniden kullanılmasına karşı niye kanun çıkarılır? Kanunda bahsi geçen koruma altındaki çeşitler, Monsanto, Dow, DuPont gibi tarım ticaretinin devleri tarafından üretilen genetiği değiştirilmiş tohumlardır ve yasağı amacı ilk bakışta …
  • … bu şirketlerin fikri mülkiyetini korumakmış gibi görünmektedir. … Monsanto ve diğer büyük tohum şirketleri, dünya çapında tarımı dönüştüren bir paket satmaktadır: paketin içinde patentli, GDO’lu tohumların yanı sıra suni gübreler ve tarım ilaçları da vardır.” (s. 166)
  • “Saddam sonrası Irak’ta bedava dağıtılan buğday tohumlarının yarısı ekmek buğdayı, diğer yarısı ise makarna buğdayı içindi, ki Iraklıların beslenme düzeninde makarna yoktu. … Iraklı çiftçiler bugün Texas’taki okul kantinlerine makarna tedarik edip Monsanto için kâr üretirken …
  • … Irak da eskiden kendi topraklarında yetişen temel gıda maddelerinin ithalatçısı haline gelmiştir.” (s. 169)
  • Yukarıdaki benzetmeye tekrar dikkat çekeyim: Iraklı köylünün durumu çaresizlik içindeki anneye bedava eroin sunmak gibiydi, geleceğini yitirmiş anne bunu kabul etti. Türkiye’deki köylü ise sarhoşluk içinde, öbür dünyadaki gelecek vaadi, yani bir hiç karşılığında aldı o torbayı.

Kaynak; Twitter, karagullecioglu @karagullecioglu

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar