Türkiye’de Sağ ve Sol Düşüncenin Halka Bakışı! (‘Cahil Halk’)

Günün yazısı ⁦Murat Sevinç’in Gazete Duvar yazısı… Burada, eğitimli ve seküler olduğunu iddia eden bir kesim tarafından mütemadiyen “cahil halk” diye aşağılanan ve bu aşağılamanın negatif etkisinden bahseden önemli bir yazı var; https://t.co/dlfVZ4F47I

  • Yazının içeriği, konunun çok iyi işlendiği açık. Murat Bey’i kutlamak gerekir. Ama ben yazıdan yola çıkarak, “Bunlar nasıl böyle oldu?” sorusuna -kısmî- bir yanıt vermek istiyorum… Eskiden “sapına kadar Solcu” olan Karadenizlilerin neden İslamcı olduğuna bakabiliriz mesela…
  • “Cahil halk”a yukarıdan bakan bir kesim, (Dünyanın her yerinde olduğu gibi) Dünyanın bir döneminde Türkiye’de de oldu, ama II. Dünya savaşından sonraki dönemde yaşanan “demokratikleşme” sürecinde Dünyada “ayıp” sayılan bu durum, savaş yaşamamış Türkiye’de yokolmadı…
  • Menderes’ten başlayarak, Amerikan Çağı’nın bütün Sağcı Türk Politikacıların bu “Halka yukarıdan bakan ‘aydınlanmış’ ‘kültürlü’ laik Cumhuriyet döneminde oluşmuş ortahalli kesimler”in zaafını -bugüne kadar- tepe tepe kullandıkları malum…
  • Fakat bir de, cahilliğin nasıl ortaya çıktığını bilen, bunun koşullarını anlayan ve halka bu açıdan yaklaşanlar vardı (zaten onlar olmasaydı Cumhuriyet bu kadar başarılı olmaz, tutmazdı)… Bu insanların geleneğini sonradan Sol’un devraldığı görülüyor, ta ki 1980’e kadar…
  • 1980’e ve hemen sonrasına kadar Sol’un tamamına hakim olan, “Ezilen halkı savunmak, onun yanında olmak” diye bir yaklaşım vardı ve bu yaklaşım, “gomonis” düşmanı cahil halkı mazur görebilen (ama bilinçli faşistleri mazur göremeyen!) yapıdaydı… >
  • “Solcu”, esasen “Küçük Burjuva” demek olduğundan, Sol kesim içinde her zaman elitizm özentiliği, marka merakı gibi şeyler vardı. Ama bunları açık etmek “ayıp” sayılıyordu (ya da “sınıf düşmanlığı, burjuvalık” falan!) Ama 1991’de SSCB bitince “Solcu Abiler” çiçek gibi açıldılar!..
  • Solcuların Sağ tarafından sistematik olarak yok edilmesine rağmen “Halka yakın, halka saygılı” yanı 1980’lere kadar varoldu. Ama 1991’den sonra “çiçek gibi açılan” eski Solcu Abilerin yeni Sağcılar olup, “nobran Kemalizm”e karşı “demokratik islamcılığı” desteklemesi, önemlidir…
  • “Eski Solcu Abilerin saf değiştirmesi” de diyebileceğimiz bu durum, birden ortaya çıkmadı. 1980 darbesi sonrasında, Dünya Solunun krizi ve gerilemesi çok barizdi. Neoliberalizmin “köşe dönmeci” zihniyeti, iyi eğitimli Sol kesimi zaten etkilemişti. “Bu işleri bırakalım” dediler…
  • Önü, kültürcü Hantington şeysi (ideolojisi) tarafından açılan İslamcılık, Solun ezildiği/yenildiği aşamada, “Sosyalistler gibi” halktan yana görünebildi. Kısacası İslamcılık, “ezilenlere yaklaşım”dan dile kadar “(Emperyalizm/Memperyalizm) Solun boşalttığı alana doğru genişledi…
  • Köşesine çekilen ve kurduğu katalog tipi küçükburjuva rahatının “hatırına” anca Cehape’li olup “cahil halk”a kızmakla yetinebilen eski Solcu ahali, “ezilenlerin yanında olmak” fikriyatını, “laiklerin yanında olmak” fikriyatına dönüştürdü… Ezilenler de inadına islamcı oldular…
  • Futbol takımı tutmak fanatikliğine sahip olmayıp, insanlara (Aydınlanma denen şeyin bir sonucu olarak) rasyonel bakan Solcular, cehaletin nasıl ortaya çıktığını da, “ezilenler”in laiki/dincisi olmadığını bilir ve halka sosyo-ekonomik bir açıdan bakar…
  • Yani dindar -hatta dinci- halkı aşağılamak, onun cehaletiyle alay etmek, Sol’la alakalı mıdır alakasız mıdır sorusundan çok önce zaten bir kere AYIP’tır… Bunu anlamamış bir kesimin, Türkiye gibi duygusallığın çok önemli olduğu bir yerde başarı şansı gelecekte de bulunmamakta…
  • Zaman, ekonomik krizden çıkmak zamanı. Mütevaziliğin, tutumluluğun, israfa karşı olmanın yeniden prim yaptığı/yapacağı günler… “Ezilenler” ve “Cahil” denen kesimin her yerde her zaman dindar ve Muhafazakar olduğunu bilmeyenler, bunu artık öğrenmek zorunda… <<

Kaynak; Twitter, Selçuk Salih Caydı @selcuksalih

Güncelleme: 5 Nisan 2019 — 04:30

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir