Su İyesi ve Balıkçı | Şaman Masalları

-SU İYESİ ve BALIKÇI-

  • İnsanlar özellikle avların azaldığı dönemlerde umutlarını göllere, oradaki balıklara çevirirlerdi. Hayatta kalmak için başka da çareleri yoktu. Ne var ki göller de onlardan balıklarını esirgiyorlardı. Balıkçı için bu durum daha vahimdi.

  • Çünkü onun geçimi her daim gölün bereketine bağlıydı. Oysa o tanrılara, su iyelerine kurban da sunuyor, onlardan hürmetini esirgemiyordu. Birgün geçim sıkıntısı canına tak eden karısı balıkçıyı fena bir işe sevk etti. “Suçlu Su İyesi’dir, sen onu yakalamalısın.” dedi.

  • Balıkları kendilerinden esirgeyenin Su İyesi olduğu fikrine inanan balıkçı kayığına binip gölde açıldı. Sonra suyun yüzeyine kurbanlarını bırakıp elinde ağ ile beklemeye koyuldu. Su yüzeyinde görünür görünmez Su İyesi’ni yakalayacaktı.

  • Bir müddet bekledikten sonra kayığın yakınında bir varlık belirdi. Balıkçıyı selamladı ve ne için beklediğini sordu. Balıkçı da niyetini açıkça dile getirdi. Garip varlık kendisinin Su İyesi olduğunu ve bir insanın kendisini yakalamasının mümkün olmadığını söyledi.

  • Geri dönmesini aksi hâlde kendisi için iyi olmayacağının da altını çizdi. Balıkçı korktuğunu belirterek getirdiği sunuyu kabul etmesini ve kendisini affetmesini istedi. Garip varlık kabul etti ve sunuyu almak üzere kayığa yaklaştı. Tam o sırada balıkçı ağı üzerine attı.

  • Garip yaratık balıkçıya alt edilmiş olmayı kendine yedirememişti. Şimdi kendisine kötülük ederse lanetleneceğini, bir şans daha verir ve yine alt ederse dileklerini kabul edeceğini söyledi. Balıkçı: “Ben seni alt ettim yarın kardeşimi getireceğim onunla mücadele edersin.”dedi.

  • Ertesi gün balıkçı zaman zaman yiyecek vererek dost edindiği ayıyı kayığına alıp göle açıldı. Garip yaratık kayığı görür görmez harekete geçti. Balıkçının kardeşi sandığı ayıyı alt etmek üzere hamle yaptı. Ne var ki ayı gücü ve çevikliğiyle onu alt etmeyi başardı.

  • Garip yaratık ertesi gün için son bir şans istedi. Bunu da balıkçı kazanırsa kendisine hayal ettiğinden çok daha büyük nimetler sunacağına söz verdi. Balıkçı kabul etti ve ertesi gün yine kayığıyla açıldı. Garip yaratık elindeki kamçısını göğe savurdu, bulutlara kadar ulaştı.

  • “Hadi bakalım bu kamçıya nasıl karşılık vereceğini görelim.” dedi garip yaratık. Balıkçı biraz düşündükten sonra yanında taşıdığı sopayı çıkardı. “Bu sopayı güneşe dek gönderebilirim, geri geldiğinde ise güneşten aldığı ateş ile seni yok eder.” dedi. Garip yaratık güldü.

  • Balıkçı elindeki sopayı güneşe doğru fırlattı ve “iyi takip et” dedi. Garip yaratık güneşe baktıkça gözleri kamaştı. Tam gözlerini çekecekti ki “bak bak şimdi değiyor” dedi. Garip yaratık iyice odaklandı güneşe ve gözleri göremez oldu. Gözlerini çekti ama geç kalmıştı.

  • Balıkçı arkasında sakladığı başka bir sopayı çıkardı “dikkat et sopa kafana düşecek” dedi göremeyen garip yaratık sakındı ama balıkçı diğer sopayla sertçe kafasına vurdu. Aldatılan garip yaratık üçüncü kez balıkçıya mağlup olmuştu.Sözünde durdu ve gölün nimetlerini ona sundu.

  • Balıkçı istediğini elde ettiği için kendisiyle gurur duyuyordu. Hem karısına hem de diğer insanlara kendini ispatlamıştı. Bu başarısı onun böbürlenmesine sebep oldu. Her yerde alaycı bir şekilde “Ben Su İyesi’ni alt ettim, kim benimle baş edebilir” diyerek gezinir oldu.

  • Birgün rüyasında gölün sahibi Su İyesi’ni gördü. Rüya gibi değildi, sanki karşısında duruyordu. Balıkçı yatağında ter içinde kalmıştı. Su İyesi ona sakin ama kararlı bir dille konuşmaya başladı. “Gölüme geldin, beni yakalamaya çalıştın, bir şey demedim.

  • Ben sandığın uğursuz bir Yek’i kurnazlıklarınla alt ettin, güldüm geçtim. Yek’in dileği üzerine gölden kısmetini çıkarmana da müsaade ettim. Lâkin sen kurnazlığını, aldatarak elde ettiğin başarıyı övünç kaynağı hâline getirdin. Bu kadarı fazla! Saygı sınırını aşmayacaksın.

  • Seni bana ve sahibi olduğum göle saygılı olman koşuluyla cezalandırmayacağım. Bana kurban sunacak, gölden de ihtiyacından fazlasını almayacaksın. Gölü her türlü zarardan da koruyacaksın.” dedi ve kayboldu. Balıkçı nefes nefese uyandı. Gördüğü rüya değil, gerçekti.

  • O günden sonra bir daha asla böbürlenmedi balıkçı. Tengri’ye, diğer ululara ve Su İyesi’ne saygıda kusur etmedi. Gölü de evi bilip koruyup kolladı.

Kaynak: Şaman Masalları – T. Davletov

Yazar; Mitoloji Dünyası

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x