Pulp Fiction | Ucuz Roman (1994)

2020 yılında Pulp Fiction (1994) hakkında flood yapmak biraz garip olabilir ama @ermanyasar ile karşılıklı o kadar çok övdük ki şart oldu. Çoğu kimse için bilinen şeyler, hakkında binlerce şey de yazıldı ama filmin referanslarını tekrar hatırlamak eğlenceli olacaktır.

  • Sinema tarihindeki birkaç kilometre taşından biri olan Pulp Fiction, bit pazarında bulduklarını yeniden parlatmasıyla nam salan Tarantino’nun bütün filmleri gibi sinema tarihinden beslenen bir film, içinde onlarca referans var.
  • Mia (Uma Thurman) ile Vincent’ın (John Travolta) meşhur dans sahnesi, Godard’ın Bande à part (1964) filminde esinlenme. Zaten Tarantino’nun kendi film şirketi A Band Apart da adını Godard’ın bu filminden alıyor.

  • 90’lı yıllara çaptan düşmüş bir aktör olarak giren ve Pulp Fiction ile küllerinden doğan John Travolta’nın bir dansçıyı canlandırdığı Grease (1978) de hem dans sahnesinin hem filmin referanslarından. Travolta bir nevi kendi gençliğine selam yolluyor.

  • Aynı dans sahnesinin izini Fellini’nin 8½ (1963) filminde bulmak mümkün. Pulp Fiction’ın en maliyetli seti olan Jack Rabbit Slim’s’te (150 bin dolara kurulmuş) birçok gönderme var zaten. Elvis’ler, Marilyn Monroe’lar havada uçuşuyor.

  • Filmin açılışında bizi karşılayan soyguncu sevgililer Honey Bunny (Amanda Plummer) ve Pumpkin (Tim Roth) da adeta Arthur Penn’in Bonnie ve Clyde’ından (1967) fırlamış. (Genç) Tarantino’nun sevdiği bir tema aşık çiftler.

  • Tarantino’nun satmak zorunda kaldığı senaryoları True Romance (1993) ve Natural Born Killers’ta (1994) benzer çiftler de mevcut. İlk senaryolarının nerdeyse hepsinde karşımıza çıkan aşık çiftleri Pulp Fiction sonrası bir daha görmeyiz.

  • Butch’ın (Bruce Willis) trafik ışıklarında Marcellus (Ving Rhames) ile karşılaşması, Hitchcock’un Psycho (1960) filmindeki meşhur karşılaşmanın bir benzeri.

  • Hitchcock demişken, bir MacGuffin olan çanta da Fransız Yeni Dalgacıları en çok etkileyen eserlerin başında gelen Robert Aldrich’in Kiss Me Deadly (1955) filminden emanet. Sinema tarihinin en iyi MacGuffin’i.

  • Marcellus ile Butch’a dönersek, bodrum katında yaşananlarda birkaç açık referans var. İlki, Robert Mitchum’un enfes bir performans ortaya koyduğu The Yakuza’dan. İkincisi John Boorman’ın Deliverance (1972) filmindeki tecavüz sahnesinden.

  • Bir diğeriyse Don Siegel’in Charly Varrick (1973) filminden emanet alınan, Marcellus’un Zed’in üzerinde kerpeten ve pürmüzle çalışacak birkaç zenci çağıracağını belirttiği replik. Nerdeyse kelimesi kelimesine aynılar.

  • Jules’un ezbere (ve yanlış) okuduğu Ezekiel 25:17 de Sony Chiba’nın oynadığı Karate Kiba’dan (1976) alıntı. Sony Chiba da Kill Bill’de Hattori Hanzo olarak izleyici karşısına çıkacak. (The Winter Soldier’da Nick Fury’nin mezar taşında da Ezekiel 25:17 alıntısı var, güzel şaka)
  • Vincent’ın tuvalette okuduğu kitap, bizde vaktinde “Dişi Bond” olarak çevrilen Modesty Blaise. Sonradan Tarantino, video piyasası için üretilen My Name is Modesty (2004) filminin yapımcılığını da üstlendi. Öyle bir sevgi.

  • Yeri gelmişken malumun ilamı: Rezervuar Köpekleri’ndeki Vic Vega ile buradaki Vincent Vega, kardeşler. (Pulp Fiction’daki rol de aslında Michael Madsen için yazılmış ama sonradan John Travolta’ya gitmişti) Tarantinesk evren içinde bu tarz karakter bağlarına sıkça rastlıyoruz.

  • Jules’un meşhur cüzdanındaki yazı, blaxploitation harikası Shaft’ın (1971) tema müziğinin isminden geliyor. Sonrasında Tarantino Jackie Brown’ı çekerek, Samuel L. Jackson da Shaft’ın (2000) devam filminde oynayarak türe saygı duruşunda bulunacaklar.

  • Blaxploitation demişken, Tarantino’nun kendisinin canlandırdığı Jimmie karakterinin hemşire eşi de Jackie Brown’daki Pam Grier’in bir diğer filmi Coffy’e (1973) yollanan bir selam. Pam Grier’ın oradaki karakteri de hemşireydi.

  • Mia’nın “burnunu pudralamaya” (bu replik de De Palma’nın Dressed to Kill’inden) gittiği sahnedeki yakın plan mikrofon çekimi, Walter Hill’in The Warriors (1979) filminden. Tarantino’nun radyo takıntısı malum, The Warriors’ta radyo kullanımı enfes, es geçmemesi şaşırtıcı değil.

  • Boks maçından sonra Butch’ı alan taksici Esmeralda Villalobos, yine Angela Jones oynadığı Curdled (1991) isimli kısa filmden esinlenerek yaratılmış bir karakter. Sonradan Tarantino yapımcılığında uzun metraja da döndü. (O filmde de From Dusk Till Dawn referansı var)

  • Harvey Keitel’in canlandırdığı The Wolf karakteri de, yine kendisinin oynadığı Point of No Return’deki (1993) Victor “the Cleaner” karakteriyle benzerlik taşıyor. Yeri gelmişken, belki en iyisi değil ama Harvey Keitel’den iyisi de yok.

  • Butch’ın Zed’e ısrarla silaha uzanmasını söylediği sahnenin bir benzeri Rio Bravo’da (1959) var. Zed’in ismi ve “Zed’s dead” repliği de John Boorman’ın kült filmi Zardoz’a (1974) gönderme.

  • Big Kahuna Burger’la, Red Apple’la veya sahnelerin kıyısında köşesinde görülen birçok afişle, enfes müziklerle bu bahsi sürdürmek mümkün. Ucu bucağı yok.

  • Referansların gösterdiği üzere tamamen orijinal olmadığı ortada ama Pulp Fiction, sinema tarihinin en özgün ve cool filmlerinden biri. Hatta, birincisi, en azından benim için.
  • Sinemadaki yerleşik anlatı kalıplarını kökünden sarsan, 90’lar postmodernizminin mihenk taşı olan Pulp Fiction, oyunculuklarından karakterlerine, kara mizahından müziklerine kadar dört başı mamur bir film ve ne kadar övsek az. Vesileyle tekrar anmış olayım.

Yazar; Tanju Baran

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Chapter 1 |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x