Nato’ya nasıl girdik? Atlantik İttifakı ve S-400’ler (‘Rusya dostumuz mu?’)

Sokrates; “Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir…”

17 Temmuz 1945 de Potsdam Konferansı ile başlayıp, 12 Mart 1947 Truman Doktriniyle, 4 Haziran 1948 Marshall Planıyla devam edegelen 70 küsür yıllık Atlantik İttifakı serüvenimizin S400’lerle noktalanması üzerine…

  • Atatürk’e koruma kanunu çıkartan ve Anıtkabiri tamamlayıp Atayı Etnoğrafya müzesindeki mumyasından kurtarıp Anıtkabir’e aktaran Menderes ve Bayar idi. Ülkeyi ABD’ye bağlayan üstte yazılan tüm anlaşmaları da İnönü yapmak zorunda bırakılmıştı.
  • Bizim “parti tarihçilerimiz” işin kolayına kaçıp popülizm adına, kitaplarını satma adına…en çok yaptıkları çarpıtmalardan birisi Menderes’dir, diğeri İnönüdür. Üzerinden 75 yıla yakın bir zaman geçtiği halde kimsenin Potsdam’ı Trumanı, Marshall Planını bilmemesi bundandır.
  • Kemalist görünen yazarlar, İnönü’yü, ülkeyi Truman Doktriniyle ABD’ye satmakla suçlarlar, ama bu yazarlar ağız birliği etmişcesine Potsdam Konferansının sonuç bildirgesinde Stalin tarafından Türkiyenin açıkça tehdit edildiğini yazmak istemediler, yazmadılar ve konu çarpıtıldı.
  • İnönistler de İnönüyü önce bu kemalist baskıdan sonrada dinci baskıdan korumak için ülkeyi, ABD’ye Menderes’in bağladığı savını işlediler ve yine konu çarpıtıldı.
  • Peki üzerinden 75 yıl geçmesine rağmen hala Potsdam Konferansının sonuç bildirgesinin üstünün örtülmesi sizcede garip değil midir? Veya, Potsdam’ı yok saydık, S400 ü de aldık, şimdi artık daha mutlu mu olacağız? Nereye koşuyoruz ki biz…
  • Inönü iyi bir askerdi, disiplinliydi, görev adamıydı…Lozan Fatihi İnönü hain olamazdı. Yine İnönü inançlı bir insandı. Atatürk ile son döneminde bir çok konudan dolayı ters düşmüştü, Son bir yılda Atatürk ile bir tek kare fotografı yoktu, evet olabilir, gönül dostuna küser…
  • İnönü,1965’de Abdi Ipekci’ye verdiği bir röportaj da demişti ki; 1-Atatürk ile bin konuda bin kavga ettik ama o son kavga çok ağrıma gitmişti… 2-Biz(Chp) ortanın soluyuz… 3-En büyük hatam Truman Doktrinini kabul etmemdi… Peki neden bunları söylemişti? Hiç düşündük mü?
  • Peki Menderes ve Bayar ikilisi, döneminde çok güçlü Tek Adam Inönü’ye rağmen iktidara gelebilirler miydi? Ya da, Inönü, zamanın CHP örgütlerinin tüm şikayetlerine rağmen Demokrat Partinin önünü niye açmıştır? Tarihin karanlık odalarında bir şeyler olmuştu ama ne olmuştu?…
  • Biraz yakına geleyim: 80’lerdeki ANAP ile 2000’lerdeki AKP, neden; DP ve AP’nin devamı olamıyorlar? Özal’ın, Menderes’e Anıt Mezar yaparak mirasına sahip çıkmak istemesinin altında ne yatıyordu? Oysa Özal, Menderes’in Dünya görüşlerinin tam zıt temsilcisiydi. (Açıklayacağım)
  • İnönü nefretin ve öfkenin temsilcisi ise Inönü’nün davetiyle 24 Mart 1939’da, Dolmabahçe Sarayı’nda, azılı Atatürk muhalifleriyle, eski Sadrazamların, manda ve himaye isteyip Istiklal harbine karşı çıkanlarında olduğu, 1700 kişiyle yapılan “Barış Çayı’nın” sırrı neydi?
  • ve yine; Atatürk ile yola çıkanların çok büyük bir çoğunluğu son dönemde yanında niye yoktu? Bu bir lanet miydi? Talihsizlik miydi? Vizyonsuzluk muydu? Sorun Atatürk’de miydi? Ne oluyordu da bir süre sonra enerjileri tükenip yanından ayrılıyorlar…ters düşüyorlardı?…
  • Atasözüdür; “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır…” Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama her liderin yönetim şekline saygı duymalı ve anlamaya çalışmalıyız… Atatürk ile İnönü”yü Inönü ile de Menderes ve Bayar’ı kıyaslamak çok yanlış yerlere götürür ve doğru da değildir.
  • Kurucu büyük önder Gazi Mustafa Kemal Paşa; Osmanlı Tuğgenerali olarak Samsun’a doğru yola çıkarken Türk’ün kötü giden talihini değiştirmeyi de kafasına koymuştu. Son 3 asırda yapılan büyük yanlışları çok iyi özümseyip bu hatalardan arındıracak bir modeli de düşünüyordu.
  • Çok çileli ve ızdıraplı bir “Kurtuluş Savaşı” yapıldıktan sonra kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti, genc bir devletti ve eski gelenekleri değiştirip son 250 yılda başlayan yenileşme ve/veya batılılaşma çabalarının tüm “birikimiyle” birlikte kurulduğunu da unutmayalım…
  • O, karanlık ve çalkantılı yıllarda, Aydınlık bir Anadolu Güneşi olarak doğacaktı. Devleti Aliye gemisini, yakalandığı amansız fırtınadan sakin ve güvenli bir limana taşıyarak kurtaran büyük Atatürk”ü tüm dunya taktir ettiği için bugün süreci O’ndan sonrasından başlatacağım.
  • İnönü’yü bizim Türkçü takım 3 Mayıs 1944 hadiseleri yüzünden ve “Boraltan Dramı” yüzünden hiç sevemedi.Yine bir kesim de Atatürk’ün çizgisini takip etmediği için hiç sevemedi ama Rahmetli Inönü de büyük bir insandı, hepimizin olduğu gibi O’nun da hatalarının olması doğaldır.
  • Stalin yüzünden 1945 de Postdam ile başlayan Atlantik süreci Stalinin 1953 de ölümü üzerine farklı bir seyir izlemiştir. Ardılı Kruşcev bir Nota’yla, Stalin’in Postdam’daki tehditli taleplerinden vazgeçtiğini resmen bildirip barış çubuğu yakmıştır.
  • Aynı dönem Mısır da bir darbe olmuş “Hür Hubaylar” Türk soylu Kral Faruk’u devirip ağır hakaretlere maruz bırakıp Italya’ya sürgün etmişlerdi. Böylece Anadolu’ya gelmeden önce fethettiğimiz Mısır’ın, son Türk veliahtı da kaybetmiş ve Mısır’da Türk saltanatı bitirilmişti(1952)
  • Üstelik 1952 de darbelenen Kral Faruk; Osmanlı Eyalet valisi, “isyankar” Kavalalı Mehmet Ali Paşanın da torunudur… Ve yine; İran’in son şahı M.Rıza Pehlevi’nin eşi Prenses Fevziye’nin de kardeşidir. Çok genç yaşta Kral olması ise belki de en büyük handikapıydı…
  • Faruk’un sürgündeki oğlu A. Fuat, Musluman kardeşler hareketinin babasını devirdiğini bildiginden olacak ki, yakın zamanda General Sisi ye desteğini açıkladı. Sisi’de kendisine jest yaparak onurlandırmak istemiş ve hazırlattığı pasaportuna ” Mısır Eski Kralı” yazdırmıştı…
  • Kral Faruk’u devirip Abdül Necip’i getiren Hür Subaylara hemen 2. bir ABD darbesi daha yapılacak ve General Nasır’ı getirilecekti. Ama Nasır Mısır’ın hızla sanayileşip kalkınmasını istiyordu. Bunun içinde ilk önce Enerji lazım barajlar gerekliydi…
  • Ama Nasır, Mısır’in güneyindeki bir Asvan nehrin üstüne, Asvan barajını yapmak isteyince kıyamet kopacaktır. Nil nehri üzerinde, geçmişten gelen imtiyaz hakkının var olduğunu iddia eden Ingiltere, bu projeye karşı çıkmış, ve Nasır’ı tehdit edecektir.
  • İngiltere’den veto yiyen Nasır, ABD’ye yöneldi ama ABD’nin asıl partnerinin Ingiltere olduğunu bilmiyordu. Öğrettiler tabi… ABD; yapılan eski anlaşmalara uyulmasını ve bu baraj işinden vazgeçilmesini Nasır’dan talep edince çılgına dönen Nasır bu defa Sovyetlere yöneldi.
  • ll.Dünya savaşında Leningrad savunması için ABD’den silah yardımı alan Stalin’den farklıydı Kruşçev, başka bir siyaset izliyordu Abd ve ingiltereye karşı…Nasır’ı kazanıp Mısır ve Suriye de Üs kurup Akdeniz’e inme şartıyla Mısır liderinin önerdiği tüm projeleri destekledi.
  • Nasır, o dönem Kruşçev’den istediği maddi ve manevi desteği aldı. Sonra da Mısır ve Suriye’yi Kruşçev’in isteği üzerine birlestirdiler; “Mısır ve Suriye Arap Cumhuriyeti” kurulmuştu(1958). Nasır, Batı’ya meydan okuyan Tahrir mitingi ile de Arap dünyasında kahraman olmuştu.
  • Nasır Sovyetlere yanaşınca Kruşçev de kendisine oldukça cömert davranmış, Kruşçev’in yardımıyla Süveyş Kanalını onarıp Millileştirmiş, İngiliz ve Fransızların büyük tepkisini çekmiş, Asvan Barajına 1960 da başlamış, 70 de bitirmeyi de başarmıştı. Ama artık hedefteydi….
  • Nasır’ın başına İsrail’i bela ettiler. ilk savaşı Nasır kazandı. İngiltere ve Fransa devre dışı kaldı. Sovyetler ile ABD karşı karşıya geldi. Ama ABD ile başetmek zordu, 1967’de Israil aniden hava gücüyle saldırıp Filistin ve Golan tepelerini isgal edince Nasır çekildi.
  • Bu işgalden yıpranan Nasır, 1974 de kalp krizinden ölmüştür. Ama Nasır, Arap Sosyalizmi denilen, Halkçılık, Devletçilik ve Milliyetçilik ile seküler laik İslamdan oluşan politikasıyla hala efsanedir. O dönem Suriye, Sovyetlerin kontrolüne, Mısır ABD nin kontrolüne geçmişti.
  • Nasır ile Kurusçev çok büyük projeler yaparken aynı dönemlerde Türkiye de DP iktidarı vardı ve bizde sanayileşmek istiyorduk. Bunun içinde ilk önce enerji gerekiyordu. Termik santraller ve barajlar gerekiyordu. Petro -kimya ve demir-çelik sanayi gerekiyordu ama Abd ne derdi?
  • Menderes ve Bayar ikilisi sanayileşmek istediklerini ABD ye bildirdiler. Demiştik ki Türkiye 1945’den beri Atlantik ittifakindadır ve Atlantikciler ne derse o oluyordu… söz dinlemeyip Rusya’ya yönelim olursa, Nasır da olduğu gibi üstü çizilip hırpalanacaktı vede öyle oldu.
  • Truman Doktrini’nden itibaren başlayan ABD’nin raporlarla Türkiye’yi yönetme dönemi ilk rapor olan meshur ‘Hilts Raporu’yla başlamıştı.(1947) Ve bu raporlarla İnönü’yü, Demiryolu taşımacılığından Karayolu taşımacılığına geçmeye ikna edeceklerdi. Ve sonrası hep böyle sürdü…
  • Potsdam tehdidi sonrası Truman Doktriniyle ABD ile başlayan evlilik, İnonü’ye önce İmam-hatipleri açtıracak, akabinde Ankara Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünü de kapattıracaktı(27 Kasım 1947). Ve bu şartlarla mali yardım alınacaktı (Marshall yardım planı 4 Haziran 1948) .
  • NATO’ya müracaatı yapan İnönü’ydü, 1950 de seçimleri kaybedince iş Menderes’e kalacaktı. Ve 1952 yılında bin bir nazla bizi Nato’ya aldılar. (Burada İnönü veya Menderes’i suçlamak yersiz olur çünkü o yıllarda ülkenin yüzde 80’i Nato’yu Sovyet tehdidine karşı umut görüyordu)
  • 1954 de, 8.rapor olan ‘Barker Raporu’yla, Mısır’a yaptıkları gibi Türkiye’ye de açıkça dediler ki; “Türkiye bir tarım ülkesi olarak yoluna devam etmeli, sanayileşmek için gereken ara eleman ve teknik eleman insan kaynağınız yok sizin.”
  • -İnönü’nün açtığı yoldan ilerleyen Menderes, ABD ile tarım ve maden ant. yaptı ama Stalin ölüp, yerine Kruşçev gelip, Türkiye’ye Zeytin dalı uzatıp; Barker Raporuna itibar etmeyin, ABD sizi kandırıyor, pekala sanayileşebilirsiniz diyecek ve Türkiye rotayı Rusya’ya kıracaktır.
  • ll.Dunya Savaşı öncesinde Alman&Japon ittifakının kazanınca Sovyetlerin dağılacağına Franz Von Papen ve Maraşal Fevzi Çakmak tarafından ikna edilen İnönü, Almanya ile işbirliği yapmakta bir sakınca görmemistir. Çünkü Sovyetler dağılacak, Azerbaycan ile Türkiye birleşecekti.
  • Akdeniz de İngiliz denizaltıdan torpil yiyen bir Alman Savaş gemisi boğazlardan geçirilip İst.Büyükdere tersanesinde 6 ay bakıma alınmış ve 220 askeri mürettabatıyla MÖNTRÖ ihlal edilerek de olsa Karadenize çıkmasına izin verilmiş ve notalaşmıştık, Potsdam da gerekçe olmuştu
  • Büyükdere tersanemizde tamir gören Alman Savaş Gemisi (Mart 1943), Boğazdan geçip Karadeniz’e çıkınca Sovyetler Türkiye’ye (Möntrö gereği) Protesto Nota’sı vermişti. (Bu savaş gemisi Sovyet savaş uçaklarınca bombalanıp 220 mürettebatıyla Sarıyer açıklarında batırılmıştır.)
  • Almanlar Kırım’ı işgal ettiğinde 15 bin Tatar Almanlar’a iltica edince, Stalin Karadeniz’in Kuzeyindeki Türklerin eli silah tutan erkeklerini askere alıp ön cepheye sürüp kırdırıp, geri kalan yaşlıyı, kadını, çoluk çocuğu da Kazakistan ve Sibirya’ya sürgün ve ölüme yollamıştı.
  • Kırım Tatarları Alman tarafına geçince de, Stalin yine Türkiye yi tehdit edip protesto vermişti. İnönü de, Almanya da büyükelçiliğimiz dışında Türk yoktur demek zorunda kalmıştı. (Konuyu Inönü’lerin damadı Gazeteci Metin Toker’in “Korkunç Yıllar 1945” kitabından okuyun derim)
  • Kırım’lı yazar Cengiz Dağcı da o dönem Almanya’dan Türkiye’ye gelmek istemiş ama Stalin korkusundan İnönü kabul edememişti ve İngiltere”ye iltica edip orada ölmüştü. Cengiz Dağcı’nın ‘Korkunç Yıllar’ kitabını okurken de iki gözüm iki çesmeydim. Gerçekten Korkunç Yıllardır.
  • İşte bu korkunç ortamda Karadeniz’in kuzeyindeki soydaşlarımızı Stalin sürgün etmişti. Kırım Tatarları, Ahıskalılar, Karaçaylar, Bolkarlar…ve daha niceleri kucağında bebekleriyle hayvan taşınan havasız yük trenleriyle yollarda, sürgün ve ölüme yollanıp yok edilmişlerdir.
  • Türkiye’nin talihsizliği ise ll.dünya savaşına ABD’nin müdahil olmasıydı.Abd savaşa dahil olup Japonları, Almanları hatta italyanları ardı ardına bombalayıp Sovyetlere Cephane yığmasaydı Sovyetler kaybedip dağılacak, Turan Devleti kurulacak Azerbaycan Türkiye ile birleşecekti.
  • ABD’nin efsane Başkanlarından olan Başkan Roosevelt 1945 de ölünce yerine yardımcısı H.Turuman geçmişti. Postdam konferansından hemen sonra tarihin ilk Atom bombalarını sivillerin üzerine Hirosima ve Nagazaki şehirlerine attırıp Japonları teslim almış devre dışı bırakmıştır.
  • Japonya ve İtalya’dan sonra Almanya’yı ve Berlin’i aylarca bombalıp, Fransa üzerinden yapılan Normandiya çıkartmasıyla Almanları da teslim alıp devre dışı bırakan ABD, artık yeni dünya devi olacak ve dolar imparatorluğunun temellerini de bu tarihlerde atacaktır.
  • Aydın geçinenlerin Potsdam’dan haberi yok ama Japonya’ya Atom bombalarının atılması bu konferansta karar verilmişti. Türkiye’den talepler, boğazların kontrölü, ve doğuda 3 ili bu konferansta istemişlerdi. Bu yüzden Truman Doktriniyle ülkeyi Abd’ye bağlayan İnönü suçlanamaz.
  • Stalin’in, Postdam da ki açık tehditleri bizi ABD nin kucağına itmiş, ABD’yi, Sovyet yayılmacılığına karşı kurtarıcı olarak seçmiştik. Washington da ölen B.elçimiz M.Ertegun’ün cenazesinin ABD uçak gemisi Missuriyle İstanbul’a gelişine aylarca sevinmiştik,(5-9 Nisan 1946).
  • Jonshon mektubuyla tehdit edildiğimizde (1964) Çok üzülen İnönü, ABD ile ittifakımızı sorgulamak için demisti ki; “yeni bir dünya düzeni kurulur ve Türkiye de orada ki yerini alır…” Yine Sovyet elçisinin niye şikayet ediyorsunuz ülkeyi Abd ye siz bağladınız demesi üzerine.
  • İnönü hafifçe öksürüp…tabiri caizse ‘öhö öhö ekselans sizin yüzünüzden, sizin yüzünüzden…’ diyerek 17 Temmuz 1945 de Potsdam’daki Stalin/Sovyet tehditlerini işaret etmiştir ki bu tüm büyükelçilerin bulunduğu bu resepsiyonda olmuştur.
  • Konunun kaynakları:
    Prof dr Çetin Yetkin-Karşı Devrim 1945-50
    Prof. Anıl Çeçen Türkiye’nin B Planı
    Metin Toker-Korkunc yıllar 1945
    Cengiz Dağcı-Korkunc Yıllar
    Metin Aydoğan-Bitmeyen oyun
    M.Yıldırım-Sivil örümceğin ağında
    S. Meydan-Akl-i Kemal
    C.Özakıncı-TR Siyasi Intiharı.
  • Son söz: S400’lere seviniyoruz… Şangay 6 lısı… Avrasya projesi…hepsi güzel de… yarın yine Potsdam’daki gibi Malta’daki gibi Yalta’daki gibi… Yine ABD-Rusya anlaşıp bizi ezmeyeceklerinin garantisi nedir? Atamızın, ‘Tam Bağımsız Türkiye’ ideali nerde kaldı şimdi?

İdeolojik Tarih Yaklaşımının Türkiye’nin Geleceğine Etkisi!

Yazar; Sakalar İskitler (Gizlenen Eski Anadolu Halkı) @n_devra

2
Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
2 Yorum Konuları
0 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En sıcak yorum dizisi
2 Yorum yazarları
AnonimTayadcan Hido Binumut Son yorum yazarları
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Tayadcan Hido Binumut
Ziyaretçi
Tayadcan Hido Binumut

siyonizm emperyalizm faşizm Tapınak şövalyeleri(masonlar—sebatayıstler) ve kukla taşşeron Orta doğulu homoseksüel aşiretler

Anonim
Ziyaretçi
Anonim

Önceki arkadaşımın dediği gibi; Tapınak şovalyeleri tarihin her çağında var olmuş, günümüzde de bitmiş değil. Ama günümüzde deşifre olanlara dahi yapılan uygulama ortada…