Mısır Hava Kuvvetleri

MISIR HAVA KUVVETLERİ ANALİZİ

  • Öncelikle Mısır Hava Kuvvetleri envanteri hakkında bilgi sahibi olalım: Yaklaşık 220 adet F-16’ya sahiptirler. Bunların 19 adedi Block 50, 127 adedi Block 40, 36 adedi Block 30 ve 34 adedi Block 15 seviyesindedir. Mevcut F-16 sayısı neredeyse Türk Hava Kuvvetleri kadar vardır.
  • Fakat burada çok önemli bir nokta vardır ki ~220 F-16’yı bir kalemde pota dışına çıkarabiliriz. O noktada şudur: Mısır Hava Kuvvetleri F-16’larında kullanmak üzere AIM-120 AMRAAM füzelerine sahip değildir. Dolayısıyla bu uçakların BVR angajmanda herhangi ciddi bir tehdidi yoktur.

  • Esasen Mısır’ın bel kemiği olan F-16’ları bu sayede denklemden çıkartmış oluyoruz. Böylelikle toplamda ~300 adet savaş uçağına sahip olan Mısır’ın zaten geriye de fazla bir gücü kalmıyor. Mısır’da 19 adet Mirage-2000 tipi savaş uçağı da bulunuyor.
  • Bu uçaklar bildiğim kadarıyla herhangi kapsamlı bir modernizasyona tabi tutulmadılar. Üstelik sayılarının da az olması hasebiyle Mirage-2000’lerin de Türk Hava Kuvvetleri karşısında herhangi ciddi bir tehdit oluşturacağından bahsetmek zor. Bu yüzden Mirage-2000’lerde pota dışında.

  • Gelelim Mısır Hava Kuvvetleri envanterinde bulunan bir diğer platform olan MIG-29M/M2 uçaklarına. Kimi kaynaklarda 46, kimi kaynaklarda 50 adet sipariş geçildiği yazıyor. Biz 50’yi doğru kabul edelim. Uçakların özellikle radar ve eh sistemine dair net bir bilgi bulamadım.

  • Uçakların AESA/PESA radara sahip olması durumunda yabana atılmaması gerektiğini söyleyebiliriz. Keza kaliteli bir EH sistemine sahip olmaları durumunda da uçaklar ciddiye alınması gereken rakipler haline gelecektir. Ancak Rusya bu uçakları muhtemelen ihraç versiyonunda vermiştir.
  • Bu da uçağın orjinal haline göre downgrade edilmiş bir versiyonu olduğuna dair bize fikir verir. Uçakların kullandığı R-77’ler ise yine sabıkalı mühimmatlardır. Özellikle bir diğer R-77 kullanıcısı olan Hindistan bu mühimmatlar için Rusya’ya isyan etmektedir.
  • Mısır MIG-29 uçaklarını almak için 2014 yılında sözleşme imzalamış 2017 yılında ise ilk uçaklarını teslim almaya başlamıştır. 2018 yılında 1 adet, 2019 yılında da yine 1 adet olmak üzere toplam 2 uçağını ise kaybetmiştir. Bu da bakım kalitesi hakkında soru işareti oluşturabilir.

  • Yine de haddinden fazla yermemek adına bunları olağan bir durum olarak yorumlayalım. Özetleyecek olursak MIG-29M/M2 uçakları F-16’lardan ve Mirage-2000’lerden daha büyük bir tehdit olmakla birlikte Türk F-16’lar tarafından baş edilemeyecek bir uçak değildir.
  • Gelelim son olarak belki de platform bazında en büyük tehdit olan uçaklara: Dassault Rafale. Rafale AESA radar, Spectra EH süiti, IRST sensör gibi donanımlarla dikkate alınması gereken bir uçak. Uçağın yüksek harekat yarıçapı ve yüksek istasyon sayısı gerçekten ciddi tehdit.

  • Ancak burada da yine Mısır için çok önemli 2 eksiklik var. Bunlardan birincisi uçaklarında kullanmak üzere METEOR füzesi bulunmuyor. Açıkçası METEOR+RAFALE kombinasyonu Türk Hava Kuvvetleri’ni ciddi anlamda zorlayacak bir kombinasyon olurdu. Bu yönden avantajlıyız diyebiliriz.

  • Avantajda olduğumuz ikinci durum ise Rafale sayısının envanter adedinin 24 ile sınırlı olması. 24 adet Rafale tehdi seviyesini tabii ki artıracak bir unsur ancak asla üstünlük kuracak bir sayı değil. Mısır Rafale uçaklarını MICA füzeleri ile kullanıyor.
  • Bu füzeler AIM-120 AMRAAM muadili füzeler ancak yine de özellikle C7 füzesiyle kıyas edersek C7 bunlardan 1-2 tık daha önde diye yorumlanabilir. Kısaca Mısır’ın esas caydırıcı gücü 24 adet Rafale ve ~46 adet MIG-29M/M2 uçaklarından teşkil olmaktadır.

  • Bu uçaklarında her biri için %80 harbe hazırlık oranı dahi tutturulsa olası bir karşı karşıya gelme durumunda 19 Rafale + 36 MIG-29 ile toplamda 55 parça uçakla ancak ciddi sayılabilecek bir mukavemet gösterebilirler. “Muharip Jet” bazında baktığımızda Mısır’ın tüm gücü budur.

  • Ancak tabii ki bir hava gücü yalnızca muharip jet filosundan oluşmaz. En az bunlar kadar değerli bir diğer konu ise havadan erken ihbar ve kontrol uçaklarıdır. Mısır’ın bu iş içinde elinde 7 adet E-2C Hawkeye uçakları yer almaktadır. Bu uçaklar Hawkeye 2000 standardındadır.
  • Açıkçası Hawkeye 2000 standardı tam olarak ne ifade eder bilmiyorum ancak ilk uçak 2003 yılında, son uçak 2007 yılında modernize edilerek envantere katılmış. Uçakların radar menzili nedir, kaç hedefi takip edebilir, Link-16 gibi bir kabiliyet var mı bunlar bilgim dahilinde değil.

  • Fakat şunu da söyleyebiliriz ki envanter adedi daha çok olan Rus yapımı MIG-29 ile ABD yapımı E-2C’ler arasında herhangi bir veri bağı olmayacaktır. Bu sebeple MIG-29’larda büyük bir kabiliyetten yoksun durumdadır. Rafale ile E-2C arasında bir veri bağı var mıdır bilmiyorum.
  • Varsa bu Rafale’in tehdit boyutunu artıracaktır ancak tabii ki yine bizim F-16’ların baş edemeyeceği bir boyut değildir bu. Bunun haricinde Mısır’da tanker uçak kabiliyeti de bulunmamaktadır. Savaş uçakları buddy-buddy yöntemiyle havadan yakıt ikmali gerçekleştirmektedir.

  • Bu da Mısır uçaklarının uzun erimli ya da uzun soluklu bir operasyon düzenlemesine engel bir donedir. Bununla birlikte Mısır’da herhangi bir Hava-SOJ sistemi de bulunmamaktadır. Görüldüğü üzere Mısır ekipman ve teçhizat anlamında aslında oldukça sınıfta kalan bir yapıya sahiptir.
  • Mısır dile kolay tam 3 farklı ülkeden 4 farklı savaş uçağını aynı anda envanterinde faal halde tutmaya çabalamaktadır. Bu durum ise kelimenin tam anlamıyla bir lojistik kabustur. Mısır Hava Kuvvetleri bu yapılanma ile gerçek bir savaşta bir mucize olmazsa ancak nal toplayacaktır.

  • Zira bu kadar birbirinden farklı sistemi bir arada idame etmeye çalışmak için gerek çok büyük bütçelere gerekse çok fazla insan gücüne ihtiyaç vardır. Uçaklar bir şekilde uçsa bile örneğin Rafale ile Mig-29 arasında sadece telsiz teması olması büyük sorunlara sebebiyet verebilir.
  • Üstüne üstlük Mısır’ın birde tüm bunların yanına Su-35 alma niyeti vardır ki bu da argo tabirde “tüy dikmek” olarak algılanabilir. Alındığı takdirde muhtemel sayı 24 olacak, uçaklar R-77 ile donatılacak ve herhangi bir HEİK desteği bulunmayacaktır.

  • Bu da yine Su-35’leri çok büyük bir tehdit olma noktasına gelmekten alı koymaktadır. Üstelik bu sistemlerin yine ihraç versiyonu olacağını da vurgulamak lazım. Biraz uzattık ancak Pilotaj ve Operasyonel Kabiliyet konularına da değinmeden edemeyeceğim.
  • İyidir kötüdür yorumu yapmak belki tam olarak doğru değil ancak Mısır Hava Kuvvetleri pilotlarının özellikle İsrail karşısında bugüne kadar nasıl bir performans gösterdiğini gördük. Geçmiş geçmişte kaldı desek bile gün itibariyle halen çok büyük bir başarılarını duymuş değiliz.

OKU; 6 Gün Savaşları

  • Kaldı ki IŞİD’e yönelik operasyonlarda çokça eleştirildiklerine de şahit olduk. Eleştiriyi ne kadar hak ettiler bilemeyiz ancak sanırım hepimiz şunun farkındayız ki Mısır bir İsrail değil. Yani kalkıp yüzlerce km mesafedeki bir bölgede hava üstünlüğünü ele alacak bir yapısı yok.
  • Ne Kıbrıs’a kadar gelip orada Türk Hava Kuvvetleri’ni baskılayabilirler ne de Libya üzerinde öyle aşılamaz bir duvar oluşturabilirler. Öte yanda biz daha 2 sene önce pilot sıkıntısı had safhadayken 72 uçağı sevk ve idare ederek operasyon düzenleyen bir hava kuvvetine sahibiz.

  • Yine henüz çok yeni olarak gerekirse Türkiye’den kalkar Libya’daki Hafter unsurlarını vurup geri döneriz içerikli bir tatbikat da gerçekleştirdik. Bu uçuş dile kolay 7 saatten fazla bir sürede yapıldı. Uzun lafın kısası Mısır, Türk Hava Kuvvetlerinin temposuna yetişemez.

  • Bu yüzden çıkıp Mısır çok güçlendi, Mısır şunu aldı, Mısır bunu aldı diye panik yapmanın pek bir anlamı yok. Mısır “ciddiye alınması gereken” fakat karşı karşıya geldiğimiz takdirde rahatlıkla terbiye edebileceğimiz bir ülkedir. Maalesef Türk Hava Kuvvetleri bazen küçümseniyor.
  • Size bütün samimiyetimle söyleyebilirim ki Türk Hava Kuvvetleri dünyada elindeki gücü en iyi şekilde sevk ve idare edebilen kuvvetlerin başlarında gelmektedir. Bunun bir diğer örneği İsrail’dir ki onlarda kendilerini defalarca kanıtlamışlardır.

  • Türkiye’nin avantajı gerek Irak’ın kuzeyi, gerek Suriye’nin kuzeyi, gerek Ege, derken çok büyük tecrübeler kazanmış olmasıdır. Bunlar sayesinde operasyon düzenlemeye, çatışmaya girmeye yatkın bir kuvvet haline geldik hem hava hem kara hem de deniz alanlarında.
  • Dünyanın birçok yerinde pilotların birçoğu henüz gerçek bir durumla bile karşılaşmamış, bir tane fiili mühimmat atışı yapmamış durumdayken bizim hava kuvvetlerimiz bu işin artık kitabını yazma seviyesine gelmiştir. Karacılık tabiriyle yaktığımız merminin haddi hesabı yoktur.
  • O yüzden göğsümüzü gere gere söyleyebiliriz: ABD’nin ileri karakolu İsrail ile birlikte Türk Hava Kuvvetleri bölgenin vurucu gücü en yüksek, en harbe hazır, organizasyon yapısı en iyi ve en sağlam hava kuvvetidir. Sanırım noktayı koymak için yeterli olmuştur 🙂

Yazar; Abdullah Bekci

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Pdf Free Books Download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x