Alev Aslangiray

Dün en çaresiz anlarınızı yazmanızı istediğim bir twit atmıştım. yüzlerce yanıttan biri aşağıdaki gibiydi. alev’in ablası @aslangirayeylem yazmıştı. konuyu hiç bilyordum hiç denk gelmemiştim. ama ablanın içten duygularını hissettim. araştırdım.


  • Eylem Aslangiray; “6 Martta kız kardeşim Alev Aslangiray‘ı kaybettim. Kardeşim Antalya buyuksehir belediyesinde çalışıyordu. Seçimler sonrasında organize olmuş kötülüğü yaşadık. Önce hakkında dedikodular başladı. Sonra gazete haberleri yapildi. Sürgün edildi. 2 ocakta iş akdi feshedildi…”

  • Konu hakkında kim ne demiş diye bakınırken alev’in arkadaşı @erkanmuniroglu ‘nun yazdıklarına denk geldim. daha detaylı bilgiler vardı. yitip giden bir hayat karşısında bile yine koltuğunu ve imajını düşünen birileri olduğunu gördüm. daha çok araştırdım.

  • Erkan Muniroğlu; Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetimi tarafından mobbinge uğrayan, işten çıkarılan ve uğradığı haksızlıklara kalbi dayanamayarak Mart ayında yaşamını yitiren arkadaşım Alev Aslangiray’ın hikayesini anlatmak istiyorum sizlere. Aslında “Organize Kötülük”ün hikayesi bu.
  • Alev ile çok yakın dostum olan ablası Eylem aracılığıyla tanışmıştık. Sonra aynı enstitünün lisansüstü öğrencileri olduk. İkimizin de amacı akademisyen olmaktı. İkimiz de çok emek verdik. Biraz daha şanslıydım ben. Lisansımı bitirdikten 7 yıl sonra araştırma görevlisi oldum.
  • O ise pes etmedi. İşletme doktorasına devam etti ancak bunca emeğine rağmen kadro bulamadı. Derken bir gün yüksek lisans yaparken sınıf arkadaşı olan bir kadının yönlendirmesi ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne başvurdu ve 2014 yılında işe alındı.
  • Bu kadının adını daha sonra açıklayacağım. 2 yıl ölçme ve değerlendirme biriminde çalıştıktan sonra yaygın eğitim şube müdürlüğü görevine getirildi ve 2019 yerel seçimlerine kadar bu görevini sürdürdü. Seçimden sonra yönetimin değişmesi ile kabus dolu günler yaşamaya başladı.
  • Mobbinge uğradı. Antalya’ya 3 saat uzaklıktaki Gazipaşa ilçesine başlangıçta kadro tanımı olmaksızın sürüldü. Sonrasında işten çıkarıldı. Zaman içerisinde ayrıntılarından bahsedeceğim ancak esas anlatmak istediğim mesele “Organize Kötülük”ün nasıl yapıldığı.
  • Yeni yönetime yakın olan bazı yerel gazeteler tarafından Alev hakkında çalışanlarına mobbing uyguladığından tutun da fişlemeye kadar türlü türlü yalan haberler yapıldı, daha doğrusu birileri tarafından yaptırıldı.
  • Daha sonra bu haberler Alev’e karşı kullanıldı ve yapılan haksızlıklar bu şekilde meşrulaştırılmaya çalışıldı. Alev mobbing sürecinde yılmadı, liyakatli biri olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu yeni yönetime anlatmaya çalıştı.
  • Genel sekreter yardımcılarından biri ile sürekli görüştü. Kendisine liyakatli birisi olduğu ve bir süre bekledikten sonra sorunun çözüleceği söylendi. Aslında oyalama taktiğinden başka bir şey değildi.
  • Alev son ana kadar bekletildi ve sonrasında sürgüne karşı dava açma süresini kaçırdı. Bugün itibari ile Alev’in görev yaptığı pozisyonda kim oturuyor biliyor musunuz? Bahsettiğim genel sekreter yardımcısının eşi!
  • Bu zinciri yazma sebeplerimden biri de Alev’in yaşadığı bu kötülüğü anlatmak isteyen ablasının, Eylem’in, sesini duyuramaması.
  • CHP ile yakın ilişkileri veya başka nedenlerle ulaştığımız hiçbir “gazete”nin bu olayı haber yapmak istememesi. İktidar yalakaları ve troller hariç. Onların da yazmak isteme sebepleri belli. Sesini duyurana kadar Eylem ile bu mecrada her gün yazmaya devam edeceğiz.
  • Yukarıda bahsettiğim ve Alev’in işe alınmasına vesile olan kadın, dönemin belediye başkanının eşi Ebru Türel. Düşüncem o ki Alev’in bu kadar organize bir kötülüğe maruz bırakılmasının nedeni de bu. Muhittin Böcek’in Alev’i kurban seçmesinin…
  • Alev, akademisyen olmak istiyordu bu nedenle belediyede çalışmak istemiyordu. Liyakatinden dolayı Alev ile çalışmak istiyorlardı ve başta tez danışmanı olmak üzere birçok kişinin ısrarı ve uzun süreli işsizliğin verdiği stres nedeni ile Alev bu işe girmek zorunda kaldı.
  • Ebru Türel’in torpillisi falan değildi. İşin içinde Ebru Türel olduğu için Alev ile ilgili gerçekleri anlatma girişimimiz hep sonuçsuz kaldı.
  • Bir tarafta Alev üzerinden CHP’ye yüklenmek isteyen iktidarın trolleri, diğer yandan CHP’in yerel trolleri arasında kaldık. CHP’nin parti içi muhalefetinin bazı isimleri de acımızı paylaştıklarını beyan etmelerine karşın bu topa girmek istemedi.
  • Ama pes etmeyeceğiz. Bu kötülüğü anlatmaya devam edeceğiz… @AslangirayAlev

  • Alev’in ablasının ve arkadaşının yazılarına istinaden dün belediye başkanı @BocekMuhittin ‘den bir açıklama talep etmiştim. görmezden duymazdan gelmeyi tercih etti. bu nedenle, neler yaşanmış ve yaşananlar karşısında kim nasıl davranmış daha ayrıntılı paylaşma gereği duyuyorum.
  • Konuyla ilgili dün birkaç twit attığım için abla eylem aslangiray teşekkür mesajı yollamıştı. böylece tanışmış olduk ve kendisinden daha fazla bilgi talep ettim. hem uzunca bir bilgi notu gönderdi hem de konuyu her yönüyle anlamak adına sorduğum sorulara açıklıkla yanıt verdi.
  • Alev aslangiray, geçtiğimiz mart ayında ani yüksek tansiyona bağlı aort yırtılması sonucu 39 yaşında hayatını kaybediyor. geçmişinde tansiyon öyküsü yok. bu tip bir ölüm özellikle alev’in yaş ve cinsiyet grubunda çok nadir gerçekleşiyor.
  • Ailesi, doktorlardan aldıkları görüşün de yardımıyla, uğradığı büyük haksızlığın, yaşadığı yoğun stresin ve hissettiği derin üzüntünün alev’i ölüme sürüklediğini söylüyor. peki bu süreç nasıl gerçekleşiyor?
  • Alev, endüstri mühendisliği’nden mezun. sonra yüksek lisansını ve doktorasını da tamamlıyor. yoluna akademi dünyasında devam etmek istiyor ancak kadro verilmediği için uzun süre işsiz kalıyor. sonunda akademik planlarını askıya alıp antalya büyükşehir belediyesinde işe giriyor.
  • 2014 yılında belediyede sözleşmeli olarak çalışmaya başlayan alev, yüksek lisans döneminden tanıdığı ve dönemin belediye başkanının eşi olan arkadaşı @ebru_turel ‘in tavsiyesiyle bu işe başvuruyor ve kabul ediliyor.
  • İki yıl sonra antalya büyükşehir belediyesi yaygın eğitim şube müdürlüğünde vekaleten müdürlük yapmaya başlıyor. 2019 yılındaki yerel seçimlerde belediyeyi yöneten parti değişince alev için sıkıntılı bir süreç başlıyor.
  • Bir türkiye gerçeği olarak yeni belediye yeni kadrolaşma başlatıyor ve eski dönemden kalan kimi personeli çeşitli biçimlerle görevinden uzaklaştırıyor. seçimden üç ay sonra alev sorumlu olduğu şube müdürlüğünden alınıyor ve 170 km uzaklıktaki gazipaşa’ya sürgün ediliyor.
  • Alev kendisine haksızlık yapıldığını, o görevde liyakatıyla bulunduğunu, görevi süresince işini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını, partizanlık yapmadığını, dolayısıyla böyle bir muamelenin kendisini yaraladığını anlatmaya çalışıyor.
  • Bu konuları başkan muhittin böcek’in ekibinden genel sekreter yardımcısı ramazan demir ile görüşüyor. abla eylem aslangiray’ın aktarımlarına göre, ramazan bey, alev’in liyakatına inandığını, sabırla beklemeseni ve sorunun çözüleceğini söylüyor.
  • Alev sürgüne karşı dava açmak istiyor ancak ramazan demir’in umut verici telkinlerine güvenip bekliyor. dava açabileceği süre sonuna kadar bu böyle devam ediyor. nihayet süre dolunca ramazan demir’den yanıt geliyor. olumsuz. alev’in görevine ise ramazan demir’in eşi getiriliyor!
  • Alev, gönderildiği gazipaşa ilçesinde ekim 2019’da bir ev tutuyor ve çalışmaya başlıyor. uğradığı haksızlığı belediye başkanının anlayabileceğine dair umudunu sürdürüyor ve bir şekilde bunu anlatabileceğini düşünüyor. ancak umduğu gibi olmuyor. daha da kötüsüne maruz kalıyor.
  • Yerel medyada alev hakkında karalıyıcı yazılar çıkıyor. bu yazılara chp çizgisindeki üç isim ( @ebrukucukaydinn,  @ibrahim95435212, @idrisozyol ) imza atıyor. idris özyol, alev ile görüşüp onu dinleyince yazısını kaldırıyor. diğer iki yazı ise mahkeme kararıyla yayından kaldırılıyor.
  • Ancak bu yazılar “hakkında gazetelerde olumsuz şeyler çıkıyor” diyerek alev’in önüne konuyor. muhtemelen yazıları talep edenlerle, bir gerekçe olarak alev’e sunanlar aynı kişiler. ve ocak 2020’de alev’in belediyedeki işine tamamen son veriliyor.
  • Sonraki 3 ay alev kendini anlatma çabasını sürdürüyor. işe dönebilmek için dava açıyor. bir yandan da yoğun bir şekilde iş arıyor. sık sık başvurular ve görüşmeler yapıyor. pek ümit vermeyen bir iş görüşmesinden döndüğü gün ani yüksek tansiyonla hastaneye kaldırılıyor.
  • İki günlük yaşam mücadelesinin ardından, yaşadığı haksızlığı anlatamadan, sesini duyuramadan, kırık kalbiyle, 39 yaşında hayata gözlerini yumuyor. onun başaramadığını şimdi ailesi başarmaya çalışıyor. alev’in uğradığı haksızlığı duyurmaya çalışıyor.

  • Sabah gazetesi konuyla ilgili haber yapıyor ve bazı aktroller gündeme getiriyor ancak aile bundan rahatsız oluyor. çünkü içeriklerin gerçeği tam yansıtmadığını, yalan yanlış bilgi içerdiğini ve o haberlerin tek amacının bunu siyasi malzeme haline getirmek olduğunu düşünüyorlar.
  • Alev’in ölümünü doğrudan mobbing, sürgün ve işten çıkarmaya bağlayabilir miyiz? belki %100 bağlayamayız ama vicdansızlıktan %100 eminim. bld bşk Muhittin Böcek personelinin cenazesine katılmıyor, aileye başsağlığı dilemiyor, kendisine buradan ulaşmaya çalışan ablayı blokluyor.
  • Belediye meclisinde bu konu dile getirildiği zaman ise başkan Muhittin Böcek herkesin kalp krizi geçirebileceğini söyleyerek konuyu geçiştiriyor. bunun dışında bugüne kadar açıklama yapmadığını biliyoruz. umursamıyor ya da unutulmasını bekliyor.
  • Chp’li belediye başkanları 31 mart seçim başarısını insanlara verdikleri umuda borçlular. martın sonu bahar demişlerdi. bu konuya bir açıklık getirilmezse, görmezden duymazdan gelmeyi sürdürürlerse, en azından antalya örneğinde maalesef bazı şeylerin değişmediğini anlıyoruz.
  • Ankara’dan İstanbul’a çok saygı duyulacak bir adalet yürüyüşü gerçekleştiren @kilicdarogluk bu konunun üzerine gitmelidir. adalet anlayışı gereği bunu yapacağına inanıyorum.
  • Son olarak, peki aile ne umuyor ne istiyor? abla @aslangirayeylem ‘e bunu sordum. umursamazlığa dayanamadığını, en azından bir özür beklediğini söyledi. yitip giden canın ardından sadece bir özür! “siyasilerin hırsları başkalarına da zarar vermesin, belki buna faydası olur” dedi.

Yazar; metin cihan

guest
1 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
Anonim
Anonim
17 gün önce

Ülkenin geleceği açısından çok vahim bir durum. Çünkü Türkiye de hep bir mağdur siyaseti yürütülüyor. Yıllar önce başörtüsü yasağı ile hakları elinden alınanlar iktidara gelince insanların yaşama haklarını dâhi ellerinden alacak caniliğe ulaştılar. Bu dönemin ezilenleri de yarın iktidara gelirse malesef aynı şeyi yapacaklarını düşünüyorum. Çünkü Türkiye siyasetinde bu durum sürekli tekerrür ediyor. Buradan doğan nefret, kin ve intikam duygusu gözleri ve vicdanları kör ederek biz ve diğerleri ayristirmasi ile sonu olmayan bir paradoksu tetikliyor. Artık geçmiş geçmişte kalmış diyerek tek bir bütün olacak şekilde biz olmalıyız. Kurumlarda farklı görüşler değil kuruma değer katan liyakat esas alınmalıdır ve aklı selim her bireyin böyle düşündüğüne eminim. Çünkü devlet kurumlarının, adaletin, eğitimin ve yeni neslin içinde bulunduğu durum ortada. Bu sebeple artık affedici olalım inanın iyilik kötülükten daha hızlı bulaşacaktır.

mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Facebook video indir | Yorumlar Libros Gratis | Pdf Free Books Download |
1
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x