Kurban Kesme Geleneği (‘Michelangelo; İshak’ın Kurban Edilmesi’)

Michelangelo Merisi da Caravaggio’nun ”İshak’ın Kurban Edilmesi” adlı eseri hakkında biraz yazayım dedim bugün. Ancak önce, ”tarihte kurban kesme eylemi” konusu hakkında da biraz yazacağım… Zincir başlıyor…

  • Kurban kesme eylemi, İslam Dini’nin doğuşundan çok önceki çağlara kadar uzanır. Çok eski tabiat dinleri ile Mezapotamya, Anadolu, Mısır, Hint, Çin, İran ve İbrani dinlerinde yılın belli aylarında dini törenlerle kurban sunma, bayram yapma geleneği vardır.

  • Ancak insanlık tarihinde en fazla şöhret bulan kurban olayı İbrahim’in başına gelen olaydır…

  • İlkel zamanlardan bugüne kurban edilen nesne veya şey bizzat İlahın kendisi olarak tasavvur etmiştir. Kısaca insanlık tarihinin tecrübe ettiği bütün dinlerde amaç, şekil ve içerik yönünden bazı farklılıklar olsa da kurban ibadeti bulunmaktadır.

  • Tabi bütün bu olanlar da sosyal hayatta ve sanatta da derin izler bırakmıştır. Eski çağlarda insan kurban edilmesi bir nevi temizlenme ve sihir vasıtasıydı. Genellikle aileni ilk çocuğu Tanrıya aitti ve kurban edilmesi gerekiyordu.

  • Bu görselde ise Mayaların insan kurban ettiğini görüyoruz. Yunan mitolojisinde, İngiltere, Fransa, Almanya,İsveç gibi medeniyetlerde ise tarım amaçlı insan kurban edildiği bilinir.

  • Aynı şekilde İskandinav Viking toplumunun da tarım ve bereket için kendilerini feda ettikleri ve insan kurban ettikleri bilinmektedir. Bu tarım kurbanları sadece Avrupa’da değil Suriye, Mezapotamya ve Anadolu’da da görülür.
  • Ayrıca eski Sami kavimlerinde de insan kurban edildiği görülmektedir. Tevrat’da adı geçen Bolo yani Baal daha daha çok körpe etleri severdi. Onun tunç heykelinin bir fırın olan karnında çocuklar yakılır ve bu iğrenç törende insanlar kendilerinden geçerdi.

  • Cahiliye dönemi Araplarında da insan kurbanına rastlıyoruz. Cahiliye devri Arapları, Sabah Yıldızına daha doğmadan büyük bir acele ile insan ve beyaz deve kurban ettikleri bilinmektedir. Bu kurbanlar ise Uzza denilen Tanrıya adanıyordu.
  • Şimdi gelelim İshak’ın Kurban Edilmesi olayına. ”İbrahim’in Denenmesi” şeklinde de geçen hikayeyi sizlere aktaracağım öncelikle… ”Tanrı, İbrahim’i denemek istedi.
  • Ona çok sevdiği oğlu İshak’ı alıp Moriya (Moriya Dağı) topraklarına gitmesini, orada göstereceği bir dağın üzerinde onu yakarak kurban etmesini söyledi. Sabah erkenden kalktı İbrahim…
  • Eşeğini semerledi… Oğlu İshak’la iki uşağını yanına aldı. Ateş için odun kestikten sonra Tanrı’nın bildirdiği yere doğru yola çıktı.

  • Dağın eteklerine geldikleri zaman, İbrahim uşaklarına eşeklerle birlikte orada kendisini beklemelerini, dua edip geri döneceğini söyledi. Ateş için hazırladığı odunları oğlu İshak’ın sırtına yükleyerek dağın tepesine çıktı.
  • Elinde ateşle bıçak vardı. İshak babasına kurbanlık kuzunun nerede olduğunu sorunca, İbrahim “Yahve Yire” “Tanrı, kurbanlık kuzuyu kendisi sağlar” dedi.
  • Tanrı’nın bildirdiği yere ulaştıklarında İbrahim bir sunak yaptı. Sunağın üzerine odunları yerleştirdi. Sonra, oğlu İshak’ı bağlayarak odunların üstüne koydu.
  • Bıçağı eline aldı, oğlunun boynunu vurmak için kaldırdığı an, göten gelen Tanrı meleği: “İbrahim! İbrahim!” diye seslendi. “Dokunma çocuğa! Kötülük yapma ona, tanrıdan korktuğunu gördüm artık. Çünkü biricik oğlunu esirgemedin ondan” dedi. Gözlerini yukarı kaldıran İbrahim, az ileride, boynuzları bir çalıya takılmış bir koç gördü. Koçu alıp oğlunun yerine kurban etti…”

  • Caravaggio muhteşem gölge ışık oyunları içinde, İkonografik sahnelerin en can alıcı ‘anlarını’ resmetmeyi çok sever. Burada da sıcak bir gölge-ışık oyunu içinde, bir meleğin İbrahim’i uyardığı an resmedilmiş.
  • İbrahim,oğlunu sunağa yatırmış ve bir kurban keser gibi üzerine doğru gücünü vermiş,sol eliyle boynunu sıkıca kavrıyor. Sağ elini de İshak’ın boğazını kesmek için hamle yaptığını ancak Melek figürünün buna engel olduğunu görüyoruz.Melek sanki hızlıca yakalamış İbrahim’in bileğini…

  • Elbette bu bir espri ama mantıklı da bir espri çünkü Caravaggio’nun hayatına ve genel olarak ikonografik sahnelerle alay eden bir ressam olmasına dayanarak, Koç’un gerçekten de İshak’ın boğazının kesilmesini ister gözlerle bakması resimdeki harika detaylardan biri…
  • Koç adeta yalvarır gözlerle bakıyor çocuğun kesilmesi için… İbrahim Peygamber sokaktaki dilenciler gibi resmedilmiş, zaten bu da bir Caravaggio özelliğidir. Peygamber, Aziz ve Havari figürlerini, sokaktaki dilencilerden ve yaşlı sarhoşlardan model alarak yapar..
  • Koç figürünün genel ifadesi hakkında da pek çok söylem var tabi. Bir çoğu koçun da bu sahneye üzüldüğünü ve acır gibi baktığını söylerken, bir çok insan da koçun kendi kaderine üzüldüğünü belirtir. Caravaggio gibi dengesiz ve melankolik, hatta acıma duygusu son derece az bir suçlunun elinden çıkıtığını düşünerek baktığımızda her ikisi de olabilir…
  • Resmi kişiye göre güzel yapan biraz da bu olabilir… Ayrıca resimdeki oğlan figürü ise bir dönem Caravaggio ile birlikte yaşamış olan, asistanı Cecco’dur.

  • Bu eser Kardinal Maffeo Barberini için, Michelangelo Merisi da Caravaggio tarafından yapılmış ve uzun bir dönem Barberini koleksiyonunda yer almıştır. Daha sonra Barberini Papa olunca 22 Eylül 1623 tarihinde eşyalarını kardeşi Carlo Barberini’ye bırakmıştır.
  • Daha sonra o envanterlerden çıkarak, günümüzde Uffizi Galerisine kadar gelmiştir. Eser hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Sanatla ve sevgiyle kalın…

Yazar; Sanatın Tarihi @SanatnTarihi 

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar