İnsanın İçindeki Kötülük (‘Kötülüğün Yükselişi ve Sıradanlığı’)

Yıllar önce Amerika’da bir idam cezası uygulanacaktı. Kadının biri zehirli iğne ile idam edilecekti. Günler boyunca ana haber bültenlerinde bu kadının hayat hikayesi anlatılmış, olay iyice dramatikleştirilip dikkat çekici hale getirilmişti. (Devamı Aşağıda)

  • Ulusal kanallarımızdan biri idam görüntülerinin canlı yayın hakkını almış ve insanlar saatini kurup gecenin bilmem kaçında kalkıp seyretmişti. Kalkmayanlara da sonraki günlerde tekrar tekrar seyrettirilmişti.
  • Daha sonra reality şovlar dönemi başladı. Kocası tarafından hunharca öldürülen kadın hikayeleri; kendisini aldatan kocasını baltayla doğrayan kadın hikayeleri gibi çok teferruatlı bir şekilde anlatılan cinayet haberleri ile zihinlerimiz hazırlandı.
  • Daha sonra internet çağı başladı. Bir virüs gibi yayılan vahşi görüntüler seyretme furyası bütün ülkeyi sardı. Kafa kesme görüntüleri, intihar görüntüleri, canlı bomba görüntüleri ile ölümler normalleştirildi.
  • Bu normalleşme hemen olmadı elbette. Kafa kesme sahnelerinden önce rahatsız oldu insanlar. Ancak insanın içerisindeki dokunulmayı bekleyen vahşi yan bir kere harekete geçmişti. Rahatsız olsa bile seyrediyordu insanlar bu görüntüleri.
  • Daha sonra Prime Time denilen, herkesin ailecek oturup televizyon seyrettiği saatlerdeki mahalle dizileri, apartman dizileri gitti, yerlerine bol ölümlü, kafa kesmeli diziler geldi.
  • İnsanın içerisindeki vahşi kısım öyle bir harekete geçmişti ki seyirciler seyrettiği dizilerdeki canını sıkan karakterin esas oğlan tarafından hemen öldürülmesini ister hale geldi. Kötü karakterin tevbe edip iyi bir insana dönüşmesi insanların akıllarından bile geçmez hale geldi.
  • Kısa süren sonra 11 Eylül saldırısı ve Irak, Afganistan işgalleri oldu. Bu hadiselerden sonra ölümler sadece sayıdan ibaret hale geldi. Öyle ki bu savaşlarda ölen insanların sayısı 2 milyondan fazla olmasına rağmen sayıyı bir çırpıda söyleyebilecek kadar hissizleştik.
  • Kabul edilsin ya da edilmesin insanın içerisinde harekete geçmeyi bekleyen ve bu yüzden de terbiye edilmesi gereken vahşi bir yan var.
  • Kurban bayramı ise bu vahşi yanın terbiye edilebilmesi için muhteşem bir nimet. Bir canlının ölümüne bizzat şahit olan normal bir insan, ölümün ve öldürmenin hafife alınabilecek bir şey olmadığını çok iyi anlar.
  • Bilgisayar oyunlarında patır patır cinayet işleyen, seyrettiği dizilerle insan öldürmeyi çok basit bir şey olarak gören neslin anlayabileceği bir şey değil bu. Bu vahşileşmenin en büyük panzehiridir kurban.
  • Ancak son yıllarda vekalet verilerek, bağışla yerine getirilen kurban vazifesi insanın bu vahşi yanını terbiye etmesi özelliğini engelliyor.
  • Kulunu çok iyi tanıyan ve rahmeti gereğince bize kurban bayramı gibi bir nimet veren Rabbimize ne kadar hamd etsek az.

Yazar; Erdem Sezer @TrErdemSezer

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com © 2016 | Pdf Kitap İndir | Video İndir | Yorumlar Libros Gratis | Free pdf download |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x
()
x