Şeytan Ayrıntıda Gizlidir!

Konserve Atatürkçülerinin ve Ulusalcılarının Anlayamadığı Konular!

Lin Yutang, Mao’nun Çin’de en güçlü olduğu 1955’de, Dünya’da yaşanan çok önemli bir olaya dikkat çekiyor: Marx’ın da desteklediği -doğa bilimlerine dayanak olan- “materyalist diyalektik”in altı oyuldu… Mekanik materyalizm iflas etti. Bunu yapanlar da, Einstein gibi fizikçiler!

  • Lin Yutang, 1927 yılını, yani Türkiye’de Cumhuriyet’in kurulduğu ve en hızlı reformların/devrimlerin yaşandığı dönemde Dünyada önemli birşey oldu, Bohr’un atom modeli aşıldı ve bunun gelecek için anlamı Türkiye’de de çok anlaşılır nedenlerle algılanamadı…
  • Görecelilik fikriyle birlikte çöken kaba diyalektik materyalizmin ve bu materyalizmin hayat verdiği kaba laiklik anlayışından tutun da bilime ve topluma yaklaşmak türünün de değiştiği dönem, Türkiye’ye ve Türkiye’nin angaje ortodoks Atatürkçülüğüne teğet geçti.
  • Sembol adam Einstein ile başlayan ve fiziğin kavrama biçimini tamamen değiştiren “1927 sonrası”, Lin Yutang’ın farkına vardığı ve “Dao De Ching” mealinin önsözünde, bundan 60 küsür yıl önce sözünü ettiği, ortodoks Atatürkçülerin aşamadığı -çağdaş olmayan- şey…
  • Atatürk, zamanının çağdaşı, hatta ondan ileri bir kişilikti… Ama O’nun zamanının en iyisi olmak çabasını, bugünün “konserve” Atatürkçülüğü ve ulusalcılığında görmek mümkün değil… Atatürk’ün özelliği çağdaş olmaktı, yani, zamanının en ilerisi, -“konserveci” olmak değil…
  • Bugünün onca tiyatrodan sonra Cumhuriyet gazetesinin içini boşaltan anlayışa bakınca -etik konulara hiç girmiyoruz, 2 temel özellikleri göze çarpıyor: 1. 1927 öncesinin kaba materyalizmini ve klişelerini aşamamak, 2. Gereksiz Kürt alerjisi/düşmanlığı. İkisi de birbiriyle alakalı.
  • Türkiye elbette Atatürk’ü sembol örnek alacaktır, ama onun sözlerini papağan gibi tekrarlayıp Lise Cumhuriyet Tarihi kitabını anlatarak değil, -O’nun cesaretini, aklını ve zamanına uygun hareket/düşünce ilkesini esas alarak… Ortodoks Atatürkçülük, hâlâ 1927 öncesinde yaşıyor…
  • Dünyada sadece Materyalizm ve tabii Leninist dandik “Diyalektik Materyalizm” değil, klasik fizik bile sizlere ömür… Ve onlara bağlı olarak bir çok şey gibi, yeni bir laik/seküler anlayış da gelişti. Türkiye’nin ortodoks “Atatürkçü” “konservetist”lerinin anlayamadığı konular.

Lin Yutang’ın yorumuyla -1927 öncesinden kalma anlayışları temsil eden- “Konservetistler”in “Umut” olması, ancak bilimkurgu filmlerinde mümkün olabilir. Ortodoks Atatürkçülük, bu nedenle, bir tür “Cumhuriyetçi Muhafazakarlık” demek oluyor ve eski tip “devrümcü” bile olamıyor. <<

Konuya, 1927’yi aşamamış/anlamamış “Ortodoks Atatürkçülük”ün Kürt kompleksi ve kendini neden Leninci “devrümcü” falan sanması gibi konularla devam edebilirdik, ama bunlara başka Thread’lerde değinebiliriz…

  • Lin Yutang’ın verdiği 1927 tarihi sonrasında Dünyada yaşanan (ama Einstein’ın 1916’da başlattığı) fizikte devrim, “Dialektik Tarihi Materyalizm”in aşılmasını da beraberinde getirdi. En hızlı dönemini yaşayan Türkiye’de çağdaş Atatürk sonrası Entelijansiya, çağdaşlığı anlamadı. >>
  • “Diyalektik Tarihi Materyalizm”de ifadesini bulan eski usûl kaba materyalizmin -eskilerin diliyle- “Doktrin” mahiyetinde kabulü ve bunun “Solculuk/Devrimcilik” diye (Komintern, Lenin, ‘Milli Kurtuluş Hareketleri’nin desteklenmesi kararı) post-Kemalist Atatürkçülüğe intikali… >
  • … Bütün bunlar, Türkiye’nin küllerinden yeniden doğduğu bir döneme denk geldi. 1950 sonrası Amerikan Çağı’nda Cumhuriyetçiler iktidarı kaybedince, korumacı/savunmacı bir çizgi benimsediler. Atatürk gibi çağdaş olmak yerine, ortodoks Sol’un eskimiş tezlerini içselleştirdiler…
  • Gece geç olduğu için, kısaca “Diyalektik ve Tarihi Materyalizm” konusuna kısaca değineceğim (ama bu konuyu daha sonra gene konuşacağız elbette)… Önce temel bilgi: 1. Marx’ın eserlerinin hiç birinde “Tarihi Materyalizm” diye bir şey yoktur… >
  • 2. Tarihi Materyalizme göre, “üretici güçler” tarihi “ileriye doğru” hareket ettiren temel kuvvettir ve toplumlar (“ilerlemecilik”in de anafikri babında); “İlkel komünal toplum, köleci toplum, feodal toplum, kapitalist toplum, sosyalist ve komünist toplum” silsilesini izler…
  • Marx, bu silsileden asla bahsetmez… Ama Friedrich Engels bunu, Marx’ın ölümünden 3 yıl önce 1880’de yazdığı “Die Entwicklung des Sozialismus von der Utopie zur Wissenschaft” (Türkçe: “Ütopik Sosyalizmden Bilimsel Sosyalizme”) kitabının 1892’deki inİngilizce önsözünde yazar…
  • Engels, bu yazdığını, ilk kez 1859’da yayınlanan “Das Kapital”in III. Cildine almıştır… 3. Bu silsilenin, Dünyanın her yerinde, Zulu kabilesinden Çin deryasına, oradan Avustralya’ya kadar geçerli olduğu saçmalığını Marx’ın yaşarken reddetmesi bir yana (buraya döneceğiz)… >
  • Asıl önemli ve de ilginç olan konu, Engels’in ilkel komünal toplumdan başlatıp ille de kapitalizme vardırdığı, oradan da illâ ki Sosyalizme uzanacağı “garantisi” verdiği silsilenin, Alman filozof Christian Wolff’dan (1679-1754) alınma TELEOLOJİK ÖZÜ’dür… >
  • Bir çizgi şekilde ilkel komünal toplumdan sosyalist topluma, “ileriye doğru” yolalan toplumlar, Engels’in (ve sonra Leninistlerin) tarihi “yeniden okumak” edimine göre, -tipik teleolojik- “Bir amaca uygun olarak hedefli hareket ederler” ve üretici güçler de bu olayın motorudur!..
  • … Ama toplumlar ve Dünya’nın böyle işlemediği, “Diyalektik ve Tarihi Materyalizm”i “zirvesine” taşıyan Stalin döneminde, Lin Yutang’ın deyimiyle “1927 sonrasındaki dönemde” Fizikte yaşanan devrim gösterdi… Mesela 1927’de Einstein, Niels Bohr’la kapıştı! <<

(“Diyalektik Tarihi Materyalizm” ve ona yaslanan -çağdaş olamayan- ortodoks Atatürkçülük konusuna sonra devam edeceğim…)

Bu Konu, Selçuk Salih Caydı @selcuksalih Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

2 Yorum

Yorum Ekle
  1. birisi bana atatürk’ün bu bilimle ilgili olan sözünün hangi kaynakta geçtiğini söyleyebilir mi ? nerede ve ne zaman söylemiş?

Bir Yorum Bırak! ('Küfür Yok Beyler, Küfür Yok!')

Mutlaka Oku! #Bilgiseli & #Flood © 2017 | Gizlilik Politikası | Tanıtım Yazıları | Pdf Kitap İndir | Yorum |