Erdoğan’ın Çöküşü! (‘ÇÖKÜŞ: “ERDOĞAN”‘)

Evet sevgili dostlar,YSK 31 Mart seçimleri sonrasında, AKP ve MHP’nin itirazları ile yılan hikayesine dönen İstanbul seçimleri noktasında nihai kararını açıklayarak seçimlerin yenilenmesine karar verdi…

  • YSK kararı açıklanmadan önce gerek bu mecrada gerekse YouTube yayınlarımızda İstanbul’da seçimlerin iptal edilmeyeceğini 3 ana argümana dayanarak savunduk:
  • İlk olarak böylesi bir seçim iptalinin zaten dibe vurmuş ekonomiyi daha da içinden çıkılmaz hale getireceği, 2.olarak sonucu kestirilemez ve kontrolden çıkabilecek sosyal kaos ortamın doğabileceğini ve çıkan İmamoğlu’nun böyle bir iptal sonrası “mağdur” ve “efsane” olacağını,
  • Ve son olarak “Yeni bir umut” olarak siyaset sahnesine çıkan İmamoğlu’na kendi iktidar hikayesi de böyle bir mağduriyet hikayesinden doğan Erdoğan’ın kendi elleri ile bu kozu vermeyeceğini söylemiş ve eklemiştik.
  • “Böyle bir iptal kararı çıkarsa Erdoğan, İstanbul’da kazanmak adına Türkiye’yi kaybeder” diye eklemiştik…
  • Biz bunları söylerken aynı zamanda Erdoğan’ın kendisi ve AKP etrafında giderek daralan çemberden kurtulmak ve zaman kazanarak hem partisini yenilemek hem de MHP prangasından kurtulabilecek yeni bir “Uluslararası uzlaşma” arayacağını öngörmüştük.
  • Bugün YSK’nın kararı ile birlikte biz yanılırken ortaya çıkan asıl şey ne oldu ve Erdoğan neden her şeyi göze aldı peki? Evet asıl şimdi başlıyoruz…
  • Seçim sonuçlandığından beri kamuoyunun büyük bölümünün odaklanmış olduğu 2 temel nokta vardı İstanbul’da… Birincisi belediyedeki yolsuzluk dosyaları,ikincisi İBB’den AKP sisteminin finanse edilişi…
  • Oysa ki bugün ortaya çıkan tabloda görünüyor ki Erdoğan için bunlar hiç ama hiç önemli değil…Zira mesele İstanbul değil…
  • Erdoğan seçim sonrasında oluşan havayı ve gelişmeleri son derece dikkatli biçimde takip etti…Öncelikle seçimi kazanan İmamoğlu’na yabancı medya kuruluşlarının ilgisi ile süreç başladı…
  • ABD Dışişleri Bakanlığı ve AB başkentlerinden henüz İmamoğlu mazbatasını almamışken gelen tebrikler Erdoğan için alarm demekti zira Erdoğan bu filmi bir yerlerden çok iyi hatırlıyordu …
  • Seçimlerden sonra Ankara’da Mansur Yavaş, İzmir’de Tunç Soyer şehirlerinin işleri ile ilgilenirken daha akıbeti belli olmayan İmamoğlu’na çıktığı yabancı medya kuruluşlarının soruları Suriye, K.Irak, Kıbrıs soruları oluyor, İmamoğlu da “Yetki alanım değil” demiyor ve fikir beyan ediyordu…
  • Bununla da kalınmıyor ve “İngiliz Devlet kanalı” BBC İmamoğlu’na “Cumhurbaşkanlığı’nı düşünüyor musunuz?” sorusunu soruyordu…
  • İmamoğlu Rum Ortodoks Patriği’ni ziyaret ediyordu ki bu patriğin önemi tüm Ortodoks Hristiyanlar’ın Dünya genelindeki ruhani temsilcisi olma iddiasında oluşuydu.Yani mesaj yine “Küreseldi”…
  • Tüm bunlar yaşanırken aniden yıllardır sesi soluğu çıkmayan, 17/25 Aralık sürecinde bakanlar Meclis’te gensoru önergesi ile karşı karşıya iken Londra’da soluğu alan Davutoğlu adeta manifesto ile bayrak açıyor…
  • Kısa süre sonra ise İngiliz Exeter ekibi Gül-Babacan devreye girerek yeni parti oluşumu söylentilerini artık ete kemiğe büründürüyordu…
  • Bu da yetmiyor, bir anda sanki bir el düğmeye basmışcasına parti içerisinde MHP ile ittifak yüksek sesle eleştiriliyordu. Bu aslında bu ittifakın kararını tek başına alan Erdoğan’ın liderliğinin ilk kez parti içerisinde sorgulanması anlamına geliyordu…
  • Yetmiyordu ve çember “daraltılıyordu” Seçimlerden bir gün sonra Moody’s ve 3 Mayıs’ta Fitch Türkiye’nin kredi notunu negatife çeviriyor/teyid ediyordu…
  • İngiltere’de Kraliçe’ye yakınlığı ile bilinen eski KGB ajanı Lebedev’in sahibi olduğu Independent, Türkiye’de yayına başlıyor, DW, VOA, BBC, FRANCE24 ortak YouTube haber kanalı kuruyordu…
  • Erdoğan hapisten şiir kasedi doldurmuştu, İmamoğlu’nun ise 2016 yılında yazılıp kimsenin haberi bile olmayan biyografi kitabı bir anda “Bestseller” oluyordu…
  • İmamoğlu’ndan daha fazla kanallarda boy gösteren ve “İstanbul Fatihi” edası ile gezen isim ise 10 Aralık Hareketi’nin ağır topu,CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’ydu ilginç biçimde ve her karede küresel bağlantılarını ayrı bir flood yaptığımız Buğra Kavuncu vardı…
  • Erdoğan’ın tasfiyesine uluslararası arenada 2014 yılında karar verildiğini ve bunun ince bir planla ve finali ekonomik krizle tasfiye olacak şekilde kurgulandığını 2008’DE TEĞET GEÇEN KRİZ ŞİMDİ NEDEN DELİP GEÇİYOR başlıklı floodumuzda bundan 1 sene önce yazmıştık…
  • İşte Erdoğan kendi iktidarına giden yolun adeta kopyası bir sürecin nasıl adım adım işlemeye başladığını ve 2014’te kararı verilen tasfiye sürecinin finaline gelinip kum saatinin kendisi için terse çevrildiğini gördü…
  • Erdoğan “tasfiye” süreci ve alternatif çekim merkezi İstanbul’da kurgulandığı için kendisi etrafında giderek kapana dönüşen bu kıskacı da İstanbul’u her ne bahasına elde tutarak kırabileceği “Kum saatini terse çevirenlerin” uzlaşma niyeti olmadığını ve kısa süreli bir uzlaşma olsa bile bunun kendisine sadece vakit kazandırarak sonucu değiştirmeyeceği kararını verdi.
  • İşte tam da bu noktadan sonra Erdoğan İstanbul için savaşma kararı aldı…Yoksa kendisini iktidara taşıyan şehir şimdi kendisini tasfiye edecekti… Erdoğan’ın bir “güç gösterisine ve meydan okumaya” ihtiyacı vardı…
  • YSK’nın yoğun baskılar ile aldığı karar işte bu “Meydan okumadır” Erdoğan sıkıştığı cendereden, kendisini İstanbul üzerinden tasfiye etmek isteyenler ile çok riskli bir İstanbul savaşına girmektedir…
  • Peki bu savaşın galibi kim olur? Erdoğan tüm gücünü bu “Olmak ya da olmamak” mücadelesinde kullanacaktır… Ancak…
  • Nasıl ki kendisi 2002’de iktidara yürürken harekete geçen dalgayı durdurmak mümkün olmadıysa bu kez de mümkün olmayacaktır…
  • Herşeyden önce Erdoğan’ın bu “meydan savaşı” kararı ile YSK’nın aldığı karar daha bugünden İmamoğlu’nun gerçek manada kitkesel bir lidere dönüşmesi sonucunu doğurmuştur.İmamoğlu artık İstanbul’un çok ötesinde bir isimdir.
  • Erdoğan için tasfiye kararı alanlar Erdoğan İstanbul’u yenilenecek seçimde alsa dahi ekonomik çemberi daraltacaklar,medya operasyonlarını sürdürecekler hatta Erdoğan’ın,-tartışmalı referandum üzerinden- meşruiyetini tartışmaya açacaklardır…
  • Bu arada Babacan-Gül ikilisi belki de Erdoğan’ı çok daha sert eleştirerek sahne alacaktır… Davutoğlu’nun ise önce AKP içerisinde bayrak açıp sonra bir parti oluşumuna gitmesi muhtemeldir…
  • Erdoğan’ı ekonomik ve dış destekli siyasal dinamikler kadar ufukta görünen ve AKP’nin önümüzdeki süreçte yakınlaşma zorunluluğu olan HDP konusu da zorlayacaktır…
  • Kürt oylarına talip olurken zaten istendiği kadar gelmeyen milliyetçi oylar küstürüldüğü gibi,AKP tabanını daha 2 ay önce terörist dediğiniz bir parti ile kurulan dolaylı/dolaysız ittifaka ikna etmek kolay olmayacaktır…
  • AKP seçmenini “Bakın 25 yıl sonra bir kez kaybettik neler yaşadınız” korkusu ile konsolide etmek isteyecektir…
  • Ancak bu tabanın bir kısmı şimdiye kadar “AKP giderse ortalık karışır” propagandası etkisi ile oy verip İmamoğlu’nun kazandığı seçim sonrası kaos olmadığını gördü.Bu nedenle tamamen konsolide mümkün değil…
  • -Erdoğan İstanbul’u kaybettiğini değil,İstanbul üzerinden tasfiye edildiğini görmüş ve son derece riskli olsa da tek seçeneği olan hamlesini yapmıştır…
  • Ancak bu hamle kısa vadede İstanbul’u kazansa dahi uzun dahi olmayacak orta vadede Erdoğan’ın “çöküşüne” atılan imzadır…
  • Sabahın bu ilk saatlerine kadar bizlerle olan veya daha sonra okuyacak tüm dostlara bin selam arkadaşlar olsun… Klasikleşmiş hali ile bitirelim floodumuzu:”Takdirleriniz beğenilere beğenileriniz RT’lere yolculuk etsin”

Yazar; Celal Eren Çelik

11
Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
10 Yorum Konuları
1 Konu cevapları
0 Takipçiler
 
En çok tepki verilen yorum
En sıcak yorum dizisi
8 Yorum yazarları
AnonimAnonimTak tak haydarFerit Şahinmustafa baskan Son yorum yazarları
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
trackback

[…] Bugün itibarıyla “Erdoğan yenilmezdir, ne yapar eder kazanır” ezberinin bozulduğunu görüyoruz. Dış politik/ekonomik başarısızlıkların algı oyunlarıyla örtülemeyeceğini; hepsinin geriye dönüşü olmayan kesin iç siyasi sonuçları olacağını görüyoruz. Özetle; AKP ve Erdoğan çöküyor. […]

MUSTAFA UÇAR
Ziyaretçi
MUSTAFA UÇAR

31 MARTTA KAYBEDECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORDU,KAYBETTİ..ZORLADI VE SEÇİMİ İPTAL ETTİRDİ
AMA ŞİMDİ KAYBEDEBİECEĞİNİ BİLİYOR VE HER TÜRLÜ YÖNTEMİ KULLANACAKTIR.NE OLURSA OLSUN KAZANACAKTIR
FAKAT BU ARADA E. İMAMOĞLU BOŞA ÇIKACAKTIR.BU DURUMDA PARTİNİ BAŞINA GETİRİP ERKEN SEÇİME ZORLAYABİLİRLER…GERİSİNİ SİZE BIRAKIYORUM

Ramazan
Ziyaretçi
Ramazan

İktidar yıpratır” tezinin doğruluğu kendini ifade ediyor. Halk kendisi için yapılanları, “yapılmayanları” da UNUTMAZ!

Tak tak haydar
Ziyaretçi
Tak tak haydar

Çöküş kaçınılmaz

Anonim
Ziyaretçi
Anonim

Eeeee herrseyin bir sonu çöksun yaptiklarini ceksin cekmeli turkuyeye

Anonim
Ziyaretçi
Anonim

Bu ülkenin başına kim gelirse gelsin proje dahilinde olacaktır.

Kemal
Ziyaretçi
Kemal

inşallah kazanamaz rte ama Ekrem İmamoğlu kazanırsa 2023 seçimi derhal yapılır!?Parti’nin başına Ekrem İmamoğlu mutlaka gelecektir buna inanıyorum.

Ferit Şahin
Ziyaretçi
Ferit Şahin

İmamoğlu klasik bir CHP li değil, CHP lideri olamaz. O bir lider ancak turkiye nin yeni yönetiminde Bahçeli’nin cinligiyle kamuoyuna ve Türk siyasetine dayatılan ittifaklar dan birinin lideridir. ABD tarzı Cumhuriyetçiler ve Demokratlar diye 2 ittifak partisini dayatti bize bahçeli. İmamoğlu zorlama bir CHP’li dir ve dokusunda CHP’lilik yoktur. Zaten olmaması da gerekir çünkü CHP tarzı partilerin tek başına iktidar olması imkansızdır. Yeni Türk siyasetinde artık partiler yok ittifaklar var, Millet ittifakı ve Cumhur ittifakı üst partileri vardır.

mustafa baskan
Ziyaretçi
mustafa baskan

yapılan haksızlıklar ve sürekli meydana getirilen küslükler değil ülkeyi düşünmek, insanları canından bezdirdiği için bu savurganlığın ahlaki çöküntünün giderek yaygınlaşan ateist felsefenin hesabını ötekileştirmeyi ayrıştırmayı mutlaka hesaplanan bir bedelle vereceklerdir.

trackback

[…] Erdoğan’ın Çöküşü! (‘ÇÖKÜŞ: “ERDOĞAN”‘) […]

trackback

[…] Ve sonra bu günlere geldik. Artık Ak Parti’de adalet, hukuk, demokrasi, özgürlük talebini gündeme getiren kapının önüne konuluyor. Çünkü Ak parti kendi hikayesini kendi eliyle bitirmiş bir parti olarak artık oyunun son sahnesinde gerçek yüzünü gösteriyor. Erdoğan’ın Çöküşü! (‘ÇÖKÜŞ: “ERDOĞAN”‘) […]

mutlakaoku.com | #Bilgiseli | #Flood | © 2016 | Tanıtım Yazıları |