Ebru; (‘Hikaye – Muhasebeci kızların dedikodusunu yapıyoruz’)

Editörün notu; Hikayede bazı takipçilerimiz için rahatsız edici olabilecek erotik bölümler içerir!

Annem; ‘seni seneye dersaneye yazacak para yok, okuldan sonraları bir iş bul paranı biriktir yoksa rezil olursun.’ deyince bir kaç günlük arama sonrası ofis boyluk gibi bir iş buldum. Yüksek bir binanın en üst katında, 20 çalışanlı bir yer, ben de sağa sola gidiyorum.

  • Fotokopi çekme, markete gitme, yemek siparişleri vs ben bakıyorum. Masam da yok, boşta kalınca çaycı bir abla çalışıyor yanımızda, iki sandanyeli çay ocağı var orda takılıyorum. Muhasebeci kızların dedikodusunu yapıyoruz kakara kikiri bir ortam.
  • Satın-alma’da bir Ebru var, işte onun patronla ilişkisi varmış vs adamın villasına girerken görmüşler, patron da evliymiş, ikinci karısıymış ooo ne muhabbetler. Benim de canıma minnet eğleniyorum. Gel zaman git zaman ablayla aramız baya ilerledi.
  • Dışarda da görüşüyoruz bir iki kere sinemaya gittik, türkü kafelerde ön masaya oturup türkülere eşlik ediyoruz , baya bi kanki olduk. Bu ablamız 29 yaşında ben de sınıfta kalmalar cart curt 19 yaşlarında falanım. Bir keresinde bununla bir parkta bira içtik.
  • Kadın ağlamaya başladı, meğerse neler yaşamış öyle böyle değil, sıkıntılar dertler anlattıkça anlatıyor ben de dinliyorum, çimenlere uzanmışız, peçeteyle ağzını yüzünü siliyorum vs ama kadın hüngür hüngür. Neyse dinledim epeyce ağlaması kesildi aramızda hafif bi yakınlaşma oldu.
  • Bunun annesi babası trafik kazasında erken yaşlarda ölünce erkek kardeşine bu bakmış, okula gidememiş, sonra amcaları evlendirmiş vs uzun mevzular. Evlenip mutlu bir yuva kurmuş kısmet bu ya görücü usulden harbi delikanlı bir koca çıkmış kısmetine, ailesi falan da iyilermiş.
  • Hamile kalmış bir oğlu olmuş, kocası erkek kardeşinin de kendilerinde kalmasına müsade ediyormuş derken her şey gönlünceymiş. Taa ki eşiyle oğlunu da kaybedene kadar. Kadın ve kardeşi işteyken oğlu, babası yatarken mumla vs oynamış, çocuk aklı işte çakmakla mum yakmış.
  • Mum devrilmiş, ev yanmış, oğlu ile kocası o yangında ölmüşler. Çaycı abla karaları bağlamış, acılar çileler gözyaşları baya hüzünler vs vs. Sonra erkek kardeşi ile yaşamaya devam etmişler, kardeşi bir fabrikada bu da bizim yanımızda çalışıyorlar.
  • En son bira muhabbetindeki yakınlaşmamız da biraz farklıydı hani ben de o aralar toyum elim kadın eline değmemiş. Kadını teselli etmek için kollarımla sardığım anda biraz ağladıktan sonra boynumu öpmeye başladı vs şaşırdım, bende tüyler diken tabi, yelkenler fora!
  • Hiç sesimi çıkarmadım, kılımı bile kıpırdatmadım, zaten parktayız biri görür ayıp olur derdindeyim, ama abla boynumda nefes alıp verme ile beni, gah çıkartyor gök yüzüne alemi seyrediyorum, gah indiriyor yer yüzüne alem inş bakmıyordur diyorum.
  • O günün hiç ses etmedim, akşam eve geldim pişman oldum canım sıkıldı, fırsatı kaçırdım diye kendimi yiyorum, hayıflanıyorum, bir yandan da kendime, sen malsın, malaksın, otuzbire mahkumsun diyorum. Epeyce dertlendim kimseye de bişey demedim. Bir kere daha yeltenir diye dua ediyorum.
  • Gün oldu, okuldan çıktım işe geldim, yorulmuşum, direk ablanın yanına gittim, çay var mı dedim, çay verdi içiyoruz, çeketimi çıkardım rahatla çay içeyim diye. Abla da saldalyesini yanıma aldı, bulmaca çıkardı, söz de beraber çözüyoruz, bir yandan da bir eliyle beni yokluyor.
  • Kadın elini bacaklarımın arasından geçirdikçe acayip oluyorum, ora sürtünüyor bura sürtünüyor vs derken magmada aktif sıvılar yeryüzüne doğru hareketlilik halinde ama kendimi zor tutuyorum. Hani biraz daha ileri gitse pınarbaşı burma burma yar yar yar diye bağırıp kaçacam 🙂
  • Neyse ben bi bahane ile ordan kaçtım ama ilerleyen günlerde kaçamadığım zamanlar oldu, çay ocağının kapısını kapısını kapatıp dudaklarıma yapıştı bir gün, dilini ağzımın içinde gezdiriyor bir yan da elleriyle yanardağ eteklerinde gezintiye çıkmış.
  • Çay ocağında sürekli öpüşüyoruz, bir keresinde memelerini açtı gösterdi, bak bak bunlara nasıl diye. Bir iki kere de asansörde götümü avuçladı, çok değişik cana yakın bir kadındı. Bazı zamanlar fotokopi çekiyorum bu da ordan boşları almaya gelmiş vs kaş göz ediyor gel diye.
  • Yangın merdiveninden asansöre çay ocağından erkekler tuvaletine ne kadar kuytu yer varsa öpüştük bununla, psikolojik durumu anlatmak istemiyorum akşam evde malesef.. Abla bir gün beni pazar kahvaltısına evine çağırdı. Sabah sekiz gibi ondaydım, gecekonduda oturuyordu.
  • Hava da hafiften ayaz, sobayı gümbür gümbür yakmış. İçeri girdim sağlam bi kahvaltı hazırlamış, cd kiraladık film izliyoruz. Kahvaltı edip sofrayı kaldırdıktan sonra odasına gitti, içeri bir geldi sadece iç çamaşırı ile kalbim yerinden çıkacak.
  • Sobanın arkasında minderde üstüme çıktı, ben de bir iki hareket çekmeye çalıştım abla sürekli benim falsoluyordu. Tshirt ümü pantalonumu vs çıkarsı. Bir tık ötesi rezillik, biliyorum, kas katı kendimi sıkıyorum. Öyle oldu böyle oldu derken, tamamen çıplak kaldık.
  • İşimi şansa bırakıp rezil olmamak için tüm gücümle üste çıktım. Ama kereste gibi kendimi kasıyorum. Penetrasyona yeltendim yeltenemedim derken ortalama 3sn geçti geçmedi alabora oldum. Abla nasıl gülüyor shdhhd ben de güldüm ama moralim bozuldu.
  • Neyse gemiyi asla terketmeyen kaptanlar misali dinlenip, açık denizlere tekrardan yol aldım. Pazartesi oldu okula gittim, sonra işe geldim vs biz yine çay ocağında öpüşüyoruz, takk içeri Ebru girdi. Bizi yakaladı ama ses etmeden, gördünüz mü dumanı dedi?
  • Zaten yüksek kattayız, uzaklarda çevre yolunda bir lpg taşıyan bir tanker devrilmiş. Tüm ofis oraya bakıyoruz. Tanker şoförü direksiyon hakimiyetini kaybedince, tanker devrilmiş ama patlamamış. O saat de tam vardiya servislerinin sanayi bölgelerine gittiği saatler.
  • Tanker devrilince yolun ortasında ikiye bölünmüş, içindeki gaz yoldaki bütün servislerin, arabaların içine dolmuş. Kokuyu alan insanlar arabalarından, servislerden çıkıp kaçmaya çalışırken, şırtt bi kıvılcım. Onlarca ambulans itfaye oraya doğru gidiyor.
  • Bu Ebru da biz bu olayları izlerken ofiste bir kızla fıs fıs dedikodu yapıyor, abla ile göz göze geldik, anladık hemen, dedikodumuz çıkmaya başlamıştı. Moralim bozuldu aşağı caddeye indim. Bir sürü yanmış insan götürüyorlardı arabaların arkasında, bagajlarda vs. Sigara yaktım.
  • Abla yanıma geldi, moralini bozma dedi, yalan deriz vs beni teselli ediyor. Dedim abla siktir et ya az önce duydum 33 kişi ölmüş yazık falan. Reno torosların arka bagajlarında onlarca yanmış insan gördüm, etleri dökülmüş, hayatımın en büyük şoklarından birini yaşıyordum o caddede.
  • Ablayla yukarı çıktık, çay ocağındayız bu Ebru geldi imalı bir şekilde bir çay verin de içelim, tabi müsaitseniz dedi, beynimden kaynar sular döküldü, yelloza bak, diline düştük. Neyse ses etmedik çayı verdi abla, Ebru gitti, ama abla iyi bilendi s*kecek.

Aradan iki üç saat geçti, abla plan yapıyor, Ebrunun orospuluğunu yayacak ofise, o ara telefon geldi. Abla hemen çıktı gitti, sonra duyduk erkek kardeşi akşam vardiyasındaki işine yetişememiş. Okuyanlardan. A.R.O

Bu Konu,  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar