Discount Market ne demek? (‘Çıkışından BİM’e Hikayesi’)

Madem alayımız fakiriz, çıkışından bim’e, şu discount marketlerin hikâyesini anlatalım.

  • Olay Almanya’da başlıyor, üstün Alman fakirliğinin bir sonucu. Albrecht kardeşlerin (Nazi saflarında askerdiler) II. Dünya Savaşı sonrası mağlup Almanya’da başlattığı bir teşebbüs: Aldi.
  • Albrecht kardeşlerin birkaç temel prensibi vardır: Barkot sayısını minimize etmek (bir ürün tipinde birden fazla marka bulundurmamak), ortalama kaliteyi en ucuz fiyata satmak, ambalaja para harcamamak, düşük kiralı yerler tutmak, tanzim teşhire masraf etmemek, az sayıda personel.
  • Az sayıda personel çalıştırmalarının sebebi sistemi basitleştirmiş olmalarıdır. Öte yandan, personelden kimi zaman çılgın taleplerde bulunmalarına neden olmuştur bu. Aldi yıllarca sadece 500 barkotla çalışmıştır ve personel 500 barkot numarasını ezbere bilmek zorunda kalmıştır.
  • Masrafların minimize edildiği bu model fakir fukarayı cezbederken Aldi’nin de cirosunu şişirmiştir. Artık temel ürünlerin tek adresi Aldi ve taklitleridir. Tabii oradaki Türkler de sıkı Aldi müdavimi olacaktır. Zapsu ailesi ışığı görür ve araştırmaya başlar.
  • Aldi’yi incelemesi için insanlar gönderirler, fotoğraf çekerken yakalanır bu insanlar, mağaza müdürü hasbelkader Türk çıkar, bunları kurtarır, derken, bakın kardeşim der, çok istiyorsanız biz size yol yordam öğretiriz. Bu işin kitabını yazan adam Dieter Brandes Türkiye’ye gelir.
  • Onun ve bahsi geçen Türk mağaza müdürünün danışmanlığıyla BİM Fatih’te ilk şubesini kurar ve hızla büyümeye başlar. Ardından diğer marketler pıtırak gibi… Ama asıl güç, yüklü miktarda üretim yaptırabilmektir. BİM’in rekabet gücü buradan gelir.
  • BİM üretim yaptırdığı bir firmayı zengin edebileceği gibi üretim yaptırmayı bıraktığı bir firmayı da batırabilir. Dolayısıyla mutlak güçtür. İsterse firmaları zararına satışa zorlayabilir. Piyasayı regüle etme yeteneği vardır. Ürün kalitesine gelince, eh, kullanıyorsunuz zaten.
  • Discount marketten yaptığınız alışverişten asla zarar etmezsiniz. Asla gereksiz ara kalemlerin maliyetini üstlenmek zorunda kalmazsınız. Asla piyasanın vasatından kötü mal almazsınız. Ancak halkçı bir model değildir elbette, pazar ilişkilerinin başka bir yönüdür sadece.

Bu Konu,  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar