Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan’a Yönelik Eleştiriler! (‘Siz artık patronsunuz!’)

Cem Yılmaz ve Yılmaz Erdoğan’ın bu kadar eleştiri almasının en büyük sebebi aslında değiştiklerini farketmemeleri ve hala 20 yıl önce oldukları adamlarmış gibi sevgi ve saygı beklemeleri. Halbuki, eskiden tek tabanca üreticilerken, şimdi patronlar. Bu gerçeği kabullenmeliler.

  • Çıkıp ” Kardeşim, ben yılda 10 film, sahnemde yılda 200 gösteri çıkartıyor, 100 milyon dolarlık ekonomiyi çeviriyor, 2500 kişi besliyorum , mecburen de bazen istemediğim şeyleri yapmak zorunda kalıyorum ” dese, tepki kesilecek anında.
  • Türkiye burası , büyük holdinglere bile ” insan besleme ” alt başlığında sempati duyulan bir ülke. Siz artık patronsunuz, ve patron gibi davransanız sorunlarınızın büyük çoğunluğu çözülecek. Ama 20 yıl önceki adamların gördüğü sevgiyi ve saygıyı istiyorsunuz. İkisi bir arada zor.
  • Çünkü ikimiz de biliyoruz ki 20 yıl önceki Yılmaz Erdoğan’ın veya Cem Yılmaz’ın ana problemi sansüre uğramayacakları içerikler üretmekken , şimdi etraflarındaki ekonomiyi çekip çevirmek.
  • O zaman da işte, nal gibi sansür maddesi olan yasaya , bilet payın 5 liradan 7 liraya çıkacak diye ” teşekkür ederim efendim ” yapıyorsun. Bu basit patron refleksidir, sen de artık patronsun.
  • Bu suçlanacak bir şey değil. İkisinin de mesleki kariyerleri 25-30 yıl civarı, ceplerindeki kurşunun çoğunu tükettiler, stand up’çı olarak çıkan Cem Yılmaz’ın son stand up’undan bu yana geçmiş 10 sene. Filmleri , 15-20 sene önce ürettiği karakterlerin re-make’i.
  • Yılmaz Erdoğan desen 15 yılda bir tane Vizontele spin-off’u kılıklı bir şey çekmiş, diğer filmi de 15 yıl önce çektiği filmin devamı. Şahan Gökbakar’ı hiç saymıyorum, o zaten Recep İvedik esnafı. 15 yılda üretilen tek özgün iş Kelebeğin Rüyası.
  • Eski Cem Yılmaz hastaneleri , eski Yılmaz Erdoğan otobüsleri anlatıyordu , yenileri Russell Crowe ile olan maceralarını anlatıyor. Eskiden 3 kuruş paraya iyi hikayelerini filme dökmek için çaba gösteriyorlardı.
  • Şimdi ise, Russell Crowe’un ” 50 milyon dolar bul da film çekelim” mesajıyla , ” Biz aslında uluslararası büyük yetenekleriz, paramız olsa bir ıslığımıza buraya Hollywood ünlüsü yıkarız ” cakası satıyorlar.
  • Hiç düşündünüz mü abiler, yazar, hikayeci olarak ortaya çıkan, bununla ünlenen insanlar olarak, niye son 15 yılda yer aldığınız en iyi işler kendi yazmadığınız , sadece oyunculuk yaptığınız işler diye? Velhasıl değiştiniz, 20 yıl önce olduğunuz adamlar değilsiniz.
  • Bu bir sorun değil, insanlar değişir. Sorun hala, emekçiymiş, halkçıymış , içerik üreticisi, mücadele veren adamlar gibi sevgi ve saygı görmek istemeniz, göremeyince de öfkeden kendinizi kötü kötü yapmanız. Siz artık patronsunuz, saygıyı da ” adil patron ” olarak görmelisiniz.
  • Sizin, bizlere ” entelektüel ” bir mücadele verdiğinizi bu kadar ısrarla anlatmanız sorunun temel kaynağı. Mustafa Koç’un, ” Ben bir ustabaşı olarak ” falan diye lafa başlamasından çok da farklı değil. Entelektüel mücadele , bilet parasına değil sansüre karşı mücadeleyle yapılır.
  • Siz patronsunuz, üreticilerin patronusunuz ama en nihayetinde patronsunuz. BKM’nin mücadelesi ile, güç bela film çeken, onu da muhtemelen sansürden geçiremeyecek , güç bela geçirse sinemacı tekelinde salon bulamayacak adamın mücadelesiyle aynı değil.
  • Ama, Bkm-Cem Yılmaz- Şahan Gökbakar vs hattı, kendi mücadelelerini aynı zamanda o adamın da mücadelesiymiş, 20 yıl önceki Yılmaz’ın mücadelesiymiş, sorun patronlar arası savaş değilmiş gibi paketlemeye uğraşıyor. O zaman da , yaptıklarının tepkisini görürsün abi, kusura kalma.

Bu Konu, Unsaly @unsaly Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir