Kadınlar Neden Zayıflamak İster? (‘Düşünceler nasıl oluşur?’)

Sistem kadınları kandırarak manyak para kazanıyor. Vücudu 40 parçaya bölmüş sistem ve her bir yer için krem, losyon, boya vs satıyor. Kendini beğenmeyen özgüveni düşük, kendi ile barışık olmayan kadınlar genelde bu tuzaklara çabuk düşüyor.

  • Kırık saçlar, yağlı saçlar, kuru saçlar… Hepsi için şampuan var. Erkek için kadın için de ayrı ayrı. Göz altı kremi, el kremi, basenler için kremler, saç kremleri, boya işlerine hiç girmeyeyim zira adlarını pek bilmem öyle. Kandırılmayın. Sadeliğin güzelliğini keşfedin.
  • Meselâ nedense zayıf, iskelet gibi kadınlar güzel, değerli gibi gösterilmeye başlandı medyada. Tabi bu yaklaşık 40 yıllık mazisi olan bir şey. Herkese zayıflama reçetesi yazılıyor. Kilolu kadın sağlıklı kadın olarak kabul görürdü bundan yaklaşık 100 sene önce.
  • Yaklaşık 100 sene önceye kadar geçen sürede kadınların kilolu olması bereketli, sağlıklı, zengin ve doğurgan olduğu anlamına gelirdi. Hatta tarihin bazı dönemlerinde zayıf kadın, erkek için utanç kaynağı olarak görülüyordu. Ne değişti?
  • Peki ne oldu da bu algı değişti? Birazcık kilosu olan kadın niçin dalga konusu veya gereksiz muhabbet konusu olabiliyor? Neden kadınlar/kızlar “kilo alırım, diyetteyim, kilo aldım, kilo vermem lazım” gibi söylemleri çok sık kullanıyorlar? Bu baskı nereden geliyor?
  • Küçük kız çocuklarının oynadığı sarışın, uzun ince bacaklı, mini etekli barbie bebekler neden model olarak gösterildi? Neden kızlar belli bir tipi örnek alarak büyüdüler? Neden filmlerde sarışın, iskelet gibi kadınlar ekranları süsledi? Neden erkeklerin beklentileri değiştirildi?

Çatalhöyük kazılarında bulunan kadın heykelciği de burada bulunsun. Tabi bu heykeli yapan abimiz de heybetli ve aşık olmalı. 🙂

  • Şu haberi de okuyun… Yukarıda pek çok soru yönelttim ve bütün bu soruların elbette cevapları da var.

  • Yıllar önce bir haberde okumuştum, araştırmaya göre ABD’de bir vatandaş günde yaklaşık 5 bin reklama maruz kaldığı yazıyordu. Bunun bir saldırı olduğunu hiç düşündünüz mü? Bizler bir şeylere maruz kalarak yaşıyoruz, hemde mütemadiyen. Okulda, sokakta, evde Tv karşısında…
  • Düşüncelerimiz, söylemlerimiz maruz kaldığımız şeylerden ne kadar etkileniyor hiç düşündünüz mü? Yediklerimiz içtiklerimiz düşüncelerimizi etkilediği gibi, okuduklarımız, gördüklerimiz maruz kaldıklarımız da düşüncelerimizi etkiliyor. Biz acaba sağlıklı düşünebiliyor muyuz?
  • Kufe etrafındaki Arapları yağma ederler ve bunlara ait koyunları çarşı pazarda satarlar. Koyunlar o civarda yayılır. Bunun üzerine İmam Âzam Ebu Hanife bir koyunun ömrünü öğrenir. İmam Âzam bu koyunlardan birine rastlarım diye bir koyununun ömrü kadar sürede koyun eti yemez.
  • Çünkü İmam Âzam Ebu Hanife yediklerinin içtiklerinin fıtratını, düşünce yapısını etkileyeceğini biliyordu. Vücuduna helâl olmayan bir şeyin girmemesi için bu denli dikkatli yaşıyordu. Şimdi üniversitelerden Ebu Hanife çıkar mı? Tabi ki hayır.
  • Medya ile toplumu dönüştürdüler. Arzularımızı, hayallerimizi bile şekillendirdiler. Sürekli hollywood filmleri izleyen bir insan elbette küvette yıkanmak ister, karısını aldatmak elbette sıradan gelecek adama, çünkü her izlediği filmde bunu görüyor.
  • Kısaca; Makyajla güzelleşilmez, ruha estetik yapılmaz, “O olmadan yaşayamam” dediğiniz şeyler olmadan da yaşayabilirsiniz. Medyanın sizi yönlendirmesine izin vermeyin. Balık etli kadınlar daha güzeldir. Kışın çilek, yazın portakal ve hiçbir şekilde de çiftlik tavuğu yemeyin.
  • Sodyum loril sülfat, triklosan, gibi kimyasallar içeren diş macunlarını değil, misvak kullanın. Doğal beslenin, eti temin ettiğiniz kasapların hayvanları nasıl kestiğini bilin, öğrenin. Fıtratınızı etkileyecek kimyasallardan uzak durun.

Bu Konu,  Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…

Sen, Bu konuda ne düşünüyorsun?

avatar
mutlakaoku.com | #Bilgiseli | #Flood | © 2016 | Tanıtım Yazıları |