Son yıllarda Akdeniz’de doğalgaz ve petrol haberleri sık sık karşımıza çıkıyor. Türkiye ise bu süreçte en fazla Güney Kıbrıs’la karşı karşıya geliyor. Peki nedir olayın aslı? basit bir şekilde anlatarak bu yıl olası riskler nelerdir ele alalım.
- Uluslararası deniz hukukuna göre kıyı şeridinden denize doğru 12 mile kadar olan kısmını karasuları ilan ediyorsunuz. Tabi karşınızda bu sınırlar içinde bir ülke yok ise. Yine kıyı şeridinden denize doğru 200 millik alana ise münhasır ekonomi bölgesi ilan edebiliyorsunuz.
- Gerek karasuları, gerek ise münhasır ekonomik bölge (MEB) ilan etmeniz aynı denizde bulunan kıyıdaş ülkelerle yapacağınız ikili ve çoklu anlaşmalarla sağlanır. Eğer bir bölgeyi kıyıdaş ülkelerle uzlaşmadan MEB ilan ederseniz, bu bölgenin güvenliğini sağlamalısınız.
- Bir ülke olarak MEB ilan ettiğiniz bölgenin gerek deniz üstü, gerekse deniz altı maden ve gaz kaynaklarının sorumluluğu size ait olup, caydırıcı ve koruyucu bir donanmaya sahip olmanız gerekiyor. Türkiye Karadeniz’de kendi MEB’lerini kıyıdaş ülkelerle uzlaşarak çözdü.
- Fakat Akdeniz’de bu sorunu çözemedi! Bu yüzden tek taraflı olarak aşağıdaki haritadaki alanları kendi MEB’i olarak ilan etti. Doğal olan Kıbrıs- Suriye- Mısır- Lübnan ile uzlaşarak çözülmesiydi. Fakat bu konuda tek çözme noktasına geldiğimiz ülke Mursi yönetimindeki Mısır’dı.

- Mursi’nin iktidardan ayrılması, Güney Kıbrıs’ı tanımamız ve İsrail- Suriye ile olan sürekli krizler bu çözümden Türkiye’yi kopardı. Bundan önce bölgede bir MEB sorunu yoktu. Zira doğalgaz keşfedilmemişti.
- BM göre ise Güney Kıbrıs adanın meşru ve tek temsilcisi olması ve Güney Kıbrıs’ın da Yunanistan – Mısır ve İsrail desteği ile kendi MEB’ini ilan etmesi krizi başlattı. Güney Kıbrıs kendi MEB alanını 13 parsele böldü.

- Haritada görüleceği üzere 1-4-5-6-7 numaralı Güney Kıbrıs MEB parselleri, Türkiye’nin tek taraflı ilan ettiği MEB alanı içinde olması krizi başlattı. Kriz sadece Kıbrıs ile değil Yunanistan’la da büyümeye başladı.
- Türkiye kendisinden izin alınmadan Güney Kıbrıs’ın 1-4-5-6-7 numaralı parsellerinde ekonomik ve araştırma çalışmaları yapılamayacağını ilan etti. Aşağıdaki harita bu MEB krizini detaylıca ve anlaşılır şekilde anlatıyor.

- Tabi Türkiye’nin bu uyarısını Güney Kıbrıs ciddiye almadı. Bir çok uluslararası petrol ve doğalgaz konsorsiyumları ile araştırma yapmaya, platform kurmaya başladılar.
- 2011 yılına gelindiğinde Türkiye tezini biraz daha ileri götürerek, Güney Kıbrıs’ın adanın tek temsilcisi olmadığını ve Güney Kıbrıs’ın tek başına ticari çalışma yapamayacağını ifade ederek, dönemin başbakanı Davutoğlu tarafından savaş nedeni sayıldı.
- Artık Türkiye 5 parselde hak iddia etmiyor üstüne Güney Kıbrıs’ın Kuzey Kıbrıs’la uzlaşmadan böyle bir ticari çalışma yapamayacağını ifade ederek, donanmalarını Güney Kıbrıs’ın MEB alanlarına gönderdi.

- Fakat Güney Kıbrıs kendisinin 12 numaralı parselinde doğalgaz bulduğunu ilan ederek burada platform kuracağını ilan etti. Afrodit doğalgaz yatağı ilan edilen bu bölge için Güney Kıbrıs, İsrail ve ABD’li firmalarla anlaştı.

- Türkiye aynı yıl sert reaksiyonlar gösterdi. Davutoğlu savaş nedeni saymasına rağmen ABD ziyareti sonrası yüksek perdeden siyaset birden diplere indi.
- Keza ABD ve İsrailli firmalar buradaki rezervin tek başına yeterli olmayacağını Mısır ve İsrail gazlarının da ticarileşmesi ve 3 bölgede çıkan gazın tek bir boru hattıyla taşınmasını kararlaştırdılar. Kriz büyümeden bitmiş oldu.

- Bu krizden sonra Güney Kıbrıs boş durmadı sürekli ikili ve üçlü ülkelerle görüşmeler anlaşmalar yaptı. Rezervlerini ölçmeye, pazarlamaya çalıştı. Türkiye ise önleyici çalışmalar sergiledi. Fakat aslolan bu bölgede Türkiye’nin sismik ve rezerv araştırması yapmasıydı.
- Türkiye Piri Reis Sismik Araştırma gemisini Güney Kıbrıs MEB bölgesine gönderdi. Fakat hem teknolojik olarak geri hem de arızalı olmasından araştırma yapamadan geri döndü. Üstelik bu araştırma yapacak gemiye güçlü bir donanma eşlik etmesi gerekiyor!
- Fakat Türk Deniz Kuvvetleri bölgede caydırıcılığı kalmadı ki Güney Kıbrıs çok rahat bir şekilde çalışmalarına devam etti. 2007’de TSK içinde başlayan operasyonlar, 15 Temmuz sonrası yaşananlar Türk Donanması’na en az 20 yıl kaybettirdiğini söylemek mümkündür.
- Güney Kıbrıs, Yunanistan- Mısır ve İsrail ile ortak tatbikatlar, ekonomik anlaşmalar yaparak çıkarılacak gaz için alternatif boru hat projesini bile belirlediler. Üstelik Mısır- Yunan donanmaları bu boru hattının güvenliğinden sorumlu ilan edildi.

- Aralık 2017’e geldiğimizde Güney Kıbrıs olayı daha da komplike hale getirerek, Türkiye’nin hak iddia ettiği parsellerde Fransız Total firması ile anlaşma yaptı. Bu firma burada araştırma yapabilecek, gaz çıkarabilecek yetkiye sahip oldu.

- Fransız Total firması ise anlaşma sonrası bölgede yapılacak çalışmaların güvenliğini Fransız Donanması sağlayacağını ilan etti! Tabi Türkiye bu olaya ses çıkarmadı. Bu anlaşma olduğu günlerde Türkiye’den bu durumu yazan ender hesaplardan birisiyiz.

- Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa’yı ziyaret etti! Şimdi size soruyorum; Bir Fransız firması, Türkiye’nin kendi münhasır ekonomik bölgesinde doğalgaz arayacak, bu çalışmaya engel olmaya düşünen var ise beni Fransız donanması koruyacak diyecek ve kimse ses çıkarmayacak!
- Peki bu gündem Fransa ziyaretinde ele alındı mı? Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlali sayılan bu durum ile ilgili kimse reaksiyon gösterdi mi? Bu konu ile ilgili medyaya bir şey düştü mü?
- Böylesine bir durum karşısında Türk Genelkurmay Başkanlığı bir resmi açıklama yaptı mı? Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bu çalışmalara karşı önleyici bir açıklama ile cevap verdi mi?
- Ya da bizlerden bir şey mi saklanıyor? Fransa’da bu konu askeri ve ticari olarak ele alındı, Fransız donanmasının gelmesine gerek yok mu diye kararlaştırıldı! Şimdilik Fransız Total firmasının Türk Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde araştırma yapılmasına göz mü yumulacak?

Bu konuyu yakından takip etmeye devam edeceğiz. Elbet duyumlar ve kulis bilgileri var! Ama Türkiye donanma gücü olarak kendi karasularına hapsedilecek ise, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın düzeyini bari kolordu düzeyine düşürün! Tarih bu vurdumduymazlığı unutmaz!
Bu Konu, Gökhan ÖZBEK@gokhanozbek Kullanıcı adıyla paylaşımlar yapan, bir Twitter hesabının, paylaşımlarından derlenerek oluşturulmuştur…


Pelikan Grubu | Pelikancılar Kimdir?
Menzil Tarikatı; Gavs Kimdir? Nasıl Çalışırlar? Mal Varlıkları Nedir?
Serkan Kurtuluş Kimdir?
Kesinleşmiş Cezanın ne kadarı Cezaevinde yatılır! (‘Cezamın yatarı ne Avgat Bey?’)
Corona Virüsü
Yeşil kod adlı; Mahmut Yıldırım Yaşıyor mu?
Türkiye’deki Cezaevi Tür ve Tipleri hakkında pratik bilgiler!
Kur’an-ı Kerim’de Bilim ile İlgili Ayetler? (‘Kur’an bilime yönlendirir!’)
Erkekler neden mesaj yazmaz? Kızlar neden mesaj atmaz?
Akp’nin Yasadışı silahlı eğitim kampları! (‘İç Savaş Hazırlığı, Görüntüler – İddialar’)
Osmanlıca Küfür
Twin Flame
Atatürk’ün dedesi kimdir? | Soy Ağacı
Dr. Mehmet Öz; Corona Virüsü
Türkiye Yunanistan Askeri Gücü Karşılaştırması
David Rockefeller, Servetinin sınırlarına yolculuk! Ve Türkiye’deki Temsilcileri!
Adolf Hitler’in Propaganda Bakanı Joseph Goebbels’in Sözleri
Şehidimiz Var; Albay Okan Altınay
Rabıta Nedir? Nasıl Yapılır?
Ölün İstiyorum Artık | Nejat İşler
[…] Akdeniz’de doğalgaz ve petrol Bölge Savaşı? Türkiye’de Konuşulmayan Gündem! […]