15 Temmuz sonrasında neler söylendi, gerçekte neler oldu?

Vaka-i Şer gününün sonrasında neler söylendi, gerçekte neler oldu? Önceki yazımın devamı niteliğinde resmi söylemlerden başlayarak devam edelim. (BÖLÜM-1) 15 Temmuz Gecesi ve Sonrasında Neler Oldu? (Vaka-i Şer’i Yaşayan Anlatıyor!)

  • @TC_Disisleri resmi internet sitesindeki ifadelerden başlayalım. @MevlutCavusoglu “Bazı ataşeler #15Temmuz‘da Büyükelçilere bildirimde bulunup, yönetimin kendilerinde olduğunu bildirdi.” girizgahı sonrasında konuyu bana getirerek toplumda bu eylemi yapmışım algısı oluşturdu!

  • Bunu başardı da. Şöyle ki tüm çevremdekiler benim Büyükelçiliği basıp ele geçirdiğimi konuşuyordu. Aslında bu algı #TSK içinde de üretilen dedikodular, koca generaller vasıtasıyla yayılarak ordu içinde de hakları gaspedilen binlerce subay suçlu gösterilecekti.
  • Vaka-i Şer sonrası ABD SK Ataşesi olarak atanan Hv.Per.Tuğg. Ümüt YILDIZ birliğine katılır katılmaz, benim darbe gecesi Büyükelçinin odasına girerek makam koltuğuna oturduğumu ve fotoğraf çekildiğimi net şekilde Genelkurmay’dan aldığı bilgi şekliyle personeline aktaracaktır.

  • Bunu Tuğg Yıldız’ın omzuna kondurulan beklemediği yıldızın sarhoşluğuna vereyim diyeceğim ama, 2008-2011 arasında Yunanistan’da da Ataşelik görevi yapmış birisi olarak Ataşelik ofisinin konumu ve Cuma günü mesai bitiminde Büyükelçilik binasındaki durumu en iyi bilen kişiydi.
  • Atina Ataşelik Ofisi diğer ülkelerden ayrı olarak Büyükelçilikten tamamen ayrı bir binada konuşludur. Yani ben dahi ataşe olarak elimi kolumu sallayarak Elçiliğe giremem. Dış kapıda zil çalınır.Güvenlik hizmeti veren silahlı Türk polisler kameradan sizi görerek müsade eder.

  • Dış kapıdan girseniz de içeride emniyet için ikinci kapı vardır. İkinci kapıdan geçmek için ayrıca izin verilir ya da arada sıkışırsınız. Cuma mesai sonrası Büyükelçilik binası kapalıdır. Yani sadece emniyet maksatlı silahlı polis bulunur.

  • Dahası ben zaten görevim 07 Ağustos da tamamlanacağı ve Büyükelçi @KerimUras bu tarih öncesinde izne ayrılacağından kendilerine veda için Büyükelçilik binasına en son giriş tarihim 12 Temmuz 2016’dır. (O gün e-mail ile attığı veda ziyareti resmi de hiç hoşuma gitmemişti.)

  • Dışarda koca siyasiler ve havuz medyası topluma; içerde ise komutanlarım bilerek, kasıtlı şekilde silah arkadaşlarıma yalan pompalıyordu. Bu tehdit algısının oluşturulması çok önemliydi, bu şekilde hem toplum hem de ordu mensupları söylenenlere kayıtsız katılacaklardı.
  • Çavuşoğlu 11 Ağustos’ta “Şimdi dün (10 Ağustos 2016) itibariyle dön dediğimiz kişiler için süre doldu, gelmeyenler için yasal işlemleri yapacağız.”dedi. Peki öyle miydi? Hayır çağrılan Ataşler için @TSKGnkur emrinde 13 Ağustos, en son 15 Ağustos miat olarak belirtiliyordu.

  • 10 Ağustos’ta @Sabah “13 Ağustos’a kadar @TSKGnkur‘a katılmam gerektiğini” yazarken, 11 Ağustos’ta koca Dışişleri Bakanı bana verilen sürenin dolmasını bile bekleyemeden “..da boncuk bulmuş gibi” sevindirik olacak, dünya kamuoyuna da “bakın gördünüz mü” mesajı verecekti!

  • @MevlutCavusoglu Başardı mı? “Evet” @ReutersWorld @AJTCanli @ekathimerini @timesofisrael @TheLocalItaly @XHTurkey @dw_turkce @OnAlertfeed ve çok sayıda yerel-yabancı kanallarda ve ajanslardan @HalisTuncNavy haber geçildi.

  • Koca Dışişleri Bakanı “Aracımla #yunanistan Igomenitsa limanından feribota binerek, #italya‘ya geçti, Italya’dan onu da isteyeceğiz” diyecektir. Umarım Italya’ya sormuşlardır. Çünkü ben #Ağustos 2016 ayında feribata hiç binmedim.

  • Bunun nedeni; Türk Ataşelerin Atina’nın 100 km dışına çıkmaları durumunda Yunan Genelkurmaya bilgi verme zorunluluğudur. Bilgi vermeden çıktığınızda ise Yunan polisiyle işiniz olması durumunda merkezi arayarak hakkınızda bilgi vermesidir.
  • Böyle bir durumda Atina’dan 344 km uzaklıktaki Igomenitsa limanından çıkış yapamazdım. Yunanlılara bilgi vermeden çıkış yapacağım en uygun nokta 15 km uzaklıktaki Atina Havaalanıdır. Uçuştan 1 saat önce bilet alıp, otomatik check-in en uygun yöntemdi.

  • Bu neden önemli? Benimle ilgili tek istihbaratları bu, o da kulaktan duyma #bilgi niteliğinde. Ama @Sabah @Aksam kontrollü #medyanındelilsizi̇ftiraları milleti ikna etmek için yeterli olacaktı. Ben bu yönüyle #Adalet süreci işletilmeden linç kampanyasına tabi tutuldum.
  • Tüm dünyaya ilan edilen en sağlam istihbaratınız buysa, varın mahkemelerde (kanunen delil niteliği yok)istihbarat diye binlerce silah arkadaşlarıma isnat edilen suçları ve bu mesnetsiz suçların toplumda inanır kılmak için kullanılan kontrollü medyanın güvenirliğini düşünün.
  • @Sabah @Hurriyet ve diğer gazeteler ne dedi “Albay Yaşıtlı ve Albay Tunç’un 29 Temmuz’da #atina yakınlarındaki Salamina Deniz Üssü’nde #NATO‘nun bir devir teslim törenine de davetli olmalarına rağmen katılmadıkları belirlendi.” En trajikomik olanı da bu haber.
  • Evet ben, #Türk komutanın Yunanlı subaya teslim edeceği #NATO Mayın Görev Grubu devir-teslim törenine davetliydim ve 29 Temmuz 2016 tarihinda katılmam bekleniyordu.Fakat Albay Yaşıtlı değildi. Bu davetiyenin gülünesi hikayesini anlatayım.

  • #yunanistan Türk Deniz Ataşesinin en önemli varlık sebebi #Türkiye‘nin temsil edileceği böyle bir faaliyete iştirak etmektir. Nihayetinde 1 yıl boyunca çok sayıda ülke gemisinin de içinde bulunduğu @NATO Görev Grubuna komuta eden bir Türk subay teslim edecekti.
  • Üç yıl görev yaptığım sürede benzer faaliyet planlanmadığı için kaçırılacak bir görev de değildi. @TSKGnkur veya Dz.K.K.lığı normalde benimle bu faaliyeti çok önceden koordine etmesi, TR’den katılacak heyet ve seyehat zaman bilgilerini iletmesi gerekiyordu.
  • #15Temmuz Vaka-i Şer sonrası #TSK doğal olarak çok meşguldü ve bana bu çok önemli etkinlik hakkında hiçbir bilgi verilmedi. Maalesef 22 Temmuz’da Yunan haber kanallarından öğreneceğim #NATO devir-teslim töreni için adıma davatiye hazırlatmak için girişimlere koyuldum.
  • Önce Dz.K.Hrk.Bşk Tuğa.Yankı Bağcıoğlu’nu arayarak #NATO devir-teslim törenine katılmam gerektiğini belirttim. Kendisi #15Temmuz sonrası karargaha atandığından konudan habersizdi. Ancak, öneminin farkında olacak tecrübeye sahip biri olarak “katılmam için onay verecekti”.
  • Bu onay sonrasında suratle devir-teslim töreni için Yunanistan’a gelecek heyetteki personelin geliş-gidiş, ikamet edecekleri yer, intikal konularını koordine etmek maksadıyla, heyet başkanı Albay Ramazan Keskin ile irtibata geçecektim.
  • 23 Temmuz’da arayarak”Adıma davetiye göndermelerini rica edeceğim Yunan Dz.K.leri #NATO faaliyeti olması nedeniyle, davetiyenin de oradan gelmesi gerektiği”cevabını alacaktım. Fakat @TSKGnkur‘nın #15Temmuz vakası sonrasında bununla ilgilenemeyeceğini belirtince davetiyeyi göndermeyi kabul edeceklerdi.
  • Davetiye gelince heyetin faaliyetlerini ayarlamak için işe koyulacaktım. Sonrasında 26 Temmuz’da aradığım @TC_Atina Büyükelçisi @KerimUras faaliyete katılmamın temsil açısından önemli olduğunu belirtecekti.
  • @TSKGnkur‘da prosedür hemen bitmediğinden 27 Temmuz’da faaliyet hakkında bilgi vermek maksadıyla arayacağım Ataşe Yönetim Ş Md. P.Alb.Alper ESER “#NATO faaliyetine katılmamam” yönünde direktif verecekti. Aslında bu”kimse mesaide ofisten ayrılmasın”şeklinde genel bir emirdi.
  • Bu emir Ataşelikte oldukça şaşkınlık yaratacaktı. Devir-Teslim yapılacak Salamis Deniz Üssü ofisimize yaklaşık 20 km mesafedeki ikamet ettiğim evimden çok da uzak değildi. Emri müteakip, gelecek heyet başkanı Albay R.Keskin’i arayarak faaliyete katılamayacağımı iletecektim.
  • Kendisi sahipsizmiş gibi yanlız başına devir-teslim törenine katılacaktı. Emekliliğini bekleyen P.Alb.Alper ESER generalliğe terfi etti. Bence Türkiye’nin başka bir ülkede onurunu kırıcı kararı nedeniyle terfi etmemeliydi. Ama artık yeni Türkiye ve yeni ordu!

  • @takvim‘in her diliminde @Sabah @Aksam toplumu kendilerinin de içinde yaşadığı pislik havuzuna çekmek isteyen medya “Benim soruşturma kapsamında çağrıldığımı” “7 Ağustos’ta bu kapsamda diplomatik kleransımın iptal edildiğini ve bu nedenle dönmediğimi” yazacaktı.

  • Bugün bile resmi yazılarıma rağmen “suçum ne, hakkımda savcılık çağrı pusulası, mahkeme kararı var mı, #KHK‘da ismim geçmediği için ordudan ilişiğim kesildi mi?” sorularının cevabını ben bilmezken (bu konuyu ayrıca yazacağım), bu gazetelerin kaynağı neydi?
  • Tamam gazeteciye kaynak sorulmaz da, bu kadar yalanın kaynağı da merak edilir! O güne geri dönelim. #15Temmuz şer vakasının hemen sonrasında ayrılmadım. Daha önceki paylaşımlarımda detaylandırdığım şekilde @TC_Atina ile güven ve saygı içerisinde çalışmalarımı sürdürecektim.

  • @TSKGnkur 03 Ağu akşamı “dönmesinde sakınca olmayan personel” notu düşülerek gönderdiği emirde; 07 Ağu tarihinde Ataşelikle ilişiğimi keserek 13 Ağu, en son 15 Ağu’ta @TSKGnkur‘a katılmam” istenecekti. 07 Ağu #pazar‘a geldiği için 05 Ağu #Cuma ilişiğimi kesecektim.
  • 07 Ağustos’ta Ataşelik personeli beni aramasına rağmen ulaşamayınca @TC_Atina‘ya bilgi vereceklerdi. Oldukça samimi olduğumuz Birinci müsteşar @BarisKalkavan beni arayarak “Albayım neredesiniz? SK Ataşesi size ulaşamadığını söyledi!” diyecekti.
  • @BarisKalkavan‘a benden ümidi kesmesi için #pazar günü her yer kapalı olduğu için “Praktiker mağazasındayım” cevabını verecektim. Bu cevabım sonrasında kendisi @TC_Disisleri‘ne durumu rapor etmesiyle diplomatik statümün iptali Yunan makamlarından talep edilecekti.
  • Ayrıldığımızın resmi faalite katılmamamla hiç alakası da yok, çünkü 29 Temmuz’da gerçekleşen resmi faaliyetten sonra, ilişiğimin kesildiği 05 Ağustos tarihine kadar bir hafta süreyle daha Ataşelikte çalışmaya devam ettim.

  • Dolasıyla, klerans iptali -sonraki yazılarımda detaylandıracağım- “dönmeme kararıma” @TC_Disisleri‘nin reaksiyonudur. Gazetelere yansıtıldığı gibi 07 Ağustos tarihinde benim dönmeme kararımın “akreditasyonumun iptali”yle ilgisi yoktur.
  • “Fetö soruşturması kapsamında çağrıldığı için…” diye not düşülecekti @takvim yaprağına. Halbuki @TSKGnkur‘un “…dönmesinde sakınca olmayan personel” diyen 03 Ağu 2016 tarihli emrinde 07 Ağu 2016 tarihinde ayrılış yaparak 15 Ağu’da @TSKGnkur‘a katılmam istenecekti.

  • Ama belki de “Birileri kendi askerine tuzak kuruyordu.” Ben dönmeme kararı alan ilk subaylardan olduğum için bundan habersizdim. Fakat “suçum yok diyerek dönenlerin tamamına yakınının zaman geçirmeden tutuklanması” @takvim‘i haklı çıkarıyordu.
  • Henüz ben görevdeyken, çağrılan Ataşelerden dönenlerin “havaalanında yakapaça kelepçelenerek” tutuklanması hizip planın başka bir göstergesi olacaktı. Buna Büyükelçilikte konuşulan; @TSKGnkur ile @TC_Disisleri yaptığı müşterek toplantıda görüşülen.
  • “Hangi gerekçelerle askerleri TR’ye döndürebiliriz?”sorusuna bulunan hal tarzlarından biri; @TSKGnkur‘nın içinde benim ismimin de bulunduğu 03 Ağustos 2016 tarihli emrinde “…dönmesinde sakınca bulunmayan personel..” şeklinde ifade edilecekti. Bu TSK terminolojisi değildi.
  • @TSKGnkur yazışma usullerini bilen herhangi 1 subay için “..dönmesinde sakınca bulunmayan personel” ifadesi dikkat çekecektir. Askeri yazışmada bu ifade”..görev süresi sona eren personel”şeklinde emir kipi barındırması gerekirdi. Sakınca yok denerek tuzağa düşürüleceklerdi.
  • Dönmeme kararımda hiçbir etkisi olmamasına rağmen şimdi; namertçe kurulan sinsi tuzaklarla bedenleri gibi ifade hakları da tutsak edilen “Leonadisler” için “Dilios” gibi “gerçek hikayeleri” anlatmayı, onlara karşı vefa borcu olarak kendime zorunluluk addediyorum.
  • Vaka-i Şer sonrası, diğer ülkelerdeki bazı ataşelerin Büyükelçileri arayarak “yönetimin kendilerinde olduğunu” söylediği gerekçesiyle @TC_Disisleri resmi yazıyla Atina dahil tüm ülkelerdeki durumu öğrenmek isteyecekti.

  • @TC_Atina Büyükelçisi @KerimUras da 1.Müsteşar @BarisKalkavan‘ı bu konuda görevlendirecekti. Atina’daki Ataşelerin kendilerini Vaka-i Şer günü aramaması nedeniyle vakayla ilgili hiçbir şeye müdahil olmadıkları bilinen bir gerçekti. Ancak yine de ihtiyaten soruşturulacaktı.
  • Büyükelçilik binasından 24 saat izlenen ofisimizdeki CCTV görüntüleri incelenecek, vakayla ilgili sorular sorulacaktı. Daha öncede detaylı şekilde paylaştığım gerçekler gün aydınlığı gibi ortada olduğundan @TC_Atina bu gerçeği; 15 Temmuz Gecesi ve Sonrasında Neler Oldu? (Vaka-i Şer’i Yaşayan Anlatıyor!)
  • “Ataşelerin darbeyi destekleyecek herhangi bir eylemine rastlanmamıştır, aksine etrafta endişe ve paniğe sebep olmamak için gayret sarfetmişlerdir” şeklinde @TC_Disisleri‘na raporlayacaklardı. Bir ihtimal daha var o da, bu yazılı evrakların değiştirilmesi mi dersin!
  • @BarisKalkavan‘ın inceleme sırasında yönlendirdiği “Bazı ülke ataşeleri gibi siz Büyükelçiliği neden aramadınız?” sorusuna “CB,BB ve komutanlarımızın o gece tv’den yaptığı açıklamalar ve bize gelen bilgiler bunun küçük bir grubun girişimi olduğunu gösteriyordu.” diyecektik.

  • “Neden siz bizi aramadınız?” sorusu “Bilerek Ataşeler de bu işin içine mi çekilmek istenmişti?” sorusunu akla getirmektedir. Uzun süre birlikte çalıştığım Tuğa.Sinan Sürer’den gelen bu mesaja, saçmalığından dolayı hiç reaksiyon göstermeyişimin sebebini sonradan paylaşacağım.

Şimdiye kadarki paylaşımlarımın satır aralarında kısmen belirtilse de, merakla sorulan aşağıdaki iki soruya sonraki paylaşımlarımda yer vereceğim. – Bunları söylüyorsun, peki neden dönmedin? – Neden 2 yıl bekledin de şimdi ortaya çıktın? – Halis Tunç kimdir?

Yazar; Halis Tunç

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm Yorumları Göster
mutlakaoku.com |
0
Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Yaz Mutlaka Okunsun...x