Üzülmemek için yapılması gerekenler! (‘En büyük yanılgılarımız!’)

Şu Hayatta bize verilen en tatlı sıkıntı da geç kaldığımızı sandığımız şeylere bakıp üzülmek. Aslında olması gerektiği gibi oldu herşey..

  • En büyük yanılgımız ise, 1 insanın canına zarar verirken veya üzülmesine sebep olurken kendimizi haklı sanmamızdır. Yok öyle bir hak dostum.
  • Yüreğimize en çok dokunan ise; sevdiklerimizin her sarılışında helalleşmesidir. Tek İyi ihtimal de, iyi yaşayıp cennette 1 daha sarılmaktır.
  • Kendimize yaptığımız en büyük kötülük ise Nefreti içimizde taşımamızdır. Bu kendimizi yılan dolu 1 kuyuya sürekli sokup çıkarmak gibi 1 şey.
  • Şu hayatta kendimize ait en büyük cahilliğimiz ise; %70imizin su’dan oluşmasının sebebinin bol bol arınmamız için oluşunu kavrayamamaktır.
  • Bir de şu var;insanların yaptıklarına veya yaptığını sandıklarımıza verdiğimiz tepkilerle başımıza gelecekleri biraz da kendimiz belirleriz.
  • İşlenen günahlar ise vücuda giren mikrop gibidirler.Vücudu da aşıp Ruhların ateşini yükseltip dengesini bozarlar..
  • Bizi çok üzen şeylerden biri ise;Hiç değmeyecek şeyleri gönlümüze değecek kadar yüceltip,sonra gerçek değerini görünce yaşadığımız hayal kırıklığıdır..
  • Allahın bizleri sürekli imtihan etmesinin sebebi ise, bizim başarısızlıklarımızdır! ‘O’ biz kullarına yeni yeni şanslar verir ki geçelim sınavımızı…
  • İnsanı düşündürmesi gereken bir diğer konu ise; eli açık, vermeyi bildiğinde sağlığın için dua alırken,biriktirip servet yaptığında ölümün için dua alıyorsun..
  • Üzüldüğüm bir diğer konu ise; kişinin başkaları yüzünden kendisiyle arasını açmasıdır..
  • Hayal kırıklığının sorumlusu ise; yaşam koşullarına dayanıksız ve kırılmaya müsait hayaller kuran kişilerin kendileridir.
  • Yaşamımızın en önemli deneyimlerinden biri ise; ruh ve bedenin iyi bir ikili olmadıklarını fark edebilmektir.
  • Yerli yersiz rüzgarına kapıldığımız öfkemiz ise; içinde bulunduğumuz imtihanın kaybedilmekte olduğunun ilk belirtisidir.
  • Bize en çok zaman kaybettiren anlar ise; bazı uhrevi şeylerin zaman kaybı olduğunu düşündüğümüz anlardır.
  • İnsanın dayanma noktası ya da suyun bardağı taşırma noktası ise salıncağın ipi gibidir; 100 kiloluk insan 1 yıl sallanır o ip incelse de kopmaz ama 10 kiloluk çocuk sallanırken kopuverir..
  • Asla mutlu olamayacağımızı düşündüren neden ise; Mutsuzluğumuza neden olanları hayatımızın vazgeçilmezleri yapmamızdır. İnsan en çok vazgeçmeyi öğrenmeli şu hayatta.
  • Bizleri en çok azaltan şey ise; kapımıza gelenlere, kulağımıza gelenler kadar hürmet etmeyişimizdir.
  • Asıl yenilgi ise; herhangi bir şey biterken yüzümüzdeki gülümsemenin de kaybolup gitmesidir.
  • Yokluk dediğimiz şey ise; çoğunlukla, insanın özlemlerinin imkanlarından fazla olduğu anlarda yaşadığı sahip olamama sancısıdır…
  • Bizi hüzünlere boğan bir diğer şey ise; aman kendini benim yanımdayken şu dünyada eğreti hissetmesin diye günlerce uğruna kendinizi paraladığınız kişinin, size hiç katlanamayacağını bir şekilde belli etmesidir.
  • Ara sıra çok uzaklara gitmek isteyişimiz ise; kendimize yakınlaşma arzumuzdan kaynaklanır. Bazen, o kadar kendimiz olmaktan çıkarız ki, kendimize varmak için bulunduğumuz yerden epey uzaklaşmamız gerekir.
  • Sevmek-sevilmek dediğimiz şey ise; kendi içimizde yetiştirdiğimiz tohumları ekecek başka bir yürek arayışıdır..
  • Gözüme sıkça çarpan bir diğer önemli durum ise; Gerçek dostu bulanın mutluluğu ve herkesle dost olmaya çalışanın yalnızlığıdır..
  • Öğütlerimizin etkin olmasını, anlaşılmasını sağlamanın yolu da uygulanmış halini kendi üzerimizde göstermektir.
  • Ömrünüzü uzatmak ya da bir kaç yıl fazladan yaşamak ise elimizde değildir. Ama zamanımızı çalan alışkanlıklardan ve kişilerden kurtularak ömrümüze bereket kazandırmak tam olarak bizim elimizdedir.
  • Tevazu ise; bazen hiçliğin idraki, bazen yüzde bir maskedir. Muhatabındaki tevazunun türünü anlamak da senin ferasetine kalmıştır.
  • Sahip olduğumuz dertlerimizin zihnimizi ve bedenimizi bu kadar meşgul etmesinin nedeni ise; daha büyük dertlermizin olmayışıdır. Allah her daim beterinden korusun.
  • Huzursuzluk ve can sıkıntısının uzun sürmesinin nedeni ise, ilk sığınmamız gereken yere en son sığınmamızdır.
  • En büyük yanılgılarımızdan biri ise; sorunlarımızı çözdüğümüz zaman sorunsuz bir hayatımızın olacağı zannıdır. Sorunları çözdükçe daha büyük sorunlar karşımıza çıkacaktır, çünkü insanın olgunlaşması ve imtihanın sırrı bunu gerektirmektedir.
  • Zihinde başlayan düşünceler ise; insanın karakterinin çizdiği yoldan ilerler ve insanın karakterinin durumuna göre şekillenip hayat bulur. Kısaca bazılarının düşünmesine dahi izin verilmemelidir.
  • Her daim rahat olan vicdan ise; kötü bir hafızaya sahip olunduğunun işaretidir.

Kaynak; Twitter, Zehra @Zehroncik

Güncelleme: 2 Nisan 2019 — 02:58

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir